“Türkiye, ne Suriye’de attığı adımlardan ne de Libya ile vardığı mutabakattan kesinlikle geri dönmeyecektir” 22.12.2019 - TC Cumhurbaşkanlığı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“Türkiye, ne Suriye’de attığı adımlardan ne de Libya ile vardığı mutabakattan kesinlikle geri dönmeyecektir” 22.12.2019 - TC Cumhurbaşkanlığı
Tarih: 22.12.2019 > Kaç kez okundu? 208

Paylaş


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gölcük Tersane Komutanlığı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Türkiye, ne Suriye’de attığı adımlardan ne de Libya ile vardığı mutabakattan kesinlikle geri dönmeyecektir. Meşru Libya hükûmetini yıkmaya yönelik çabaların yoğunlaşmasının sebebini gayet iyi biliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Tip Denizaltı Projesi 1. Gemisi Pirireis’in Havuza Çekilme ve 5. Gemisi Seydialireis’in İlk Kaynak Töreni’ne katıldı. Gölcük Tersane Komutanlığı’ndaki törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma da gerçekleştirdi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, havuza çekilecek Pirireis Denizaltısı’nın inşasının yaklaşık dört yıl önce başladığını, 2022 yılında hizmete gireceğini söyledi. Gelecek yıl bitmeden serinin son gemisi olan Selmanreis'in inşasına da başlanacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 yılından itibaren her yıl bir denizaltının daha hizmete gireceğini, 2027 yılında altı denizaltının tamamının Deniz Kuvvetleri'nin emrinde hizmete başlayacağını aktardı.





Hedefin bu süreçte elde edilen tecrübe ve birikimle, Millî Denizaltı Projesi’ni süratle hayata geçirmek olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, denizaltılara isimleri verilen denizcilerin her birinin abide kişilikler olduğunu vurguladı.



“HEM DOSTLARIMIZ HEM DE TÜM İNSANLIK İÇİN GECİKMİŞ BİR HAK TEMSİLİ MÜCADELESİ İÇİNDEYİZ”



Türkiye olarak geleceğe güvenle bakabilmek için önce maziden atiye güçlü bir köprü kurulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Sadece Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen devletlerimizin 2200 yılı aşkın köklü bir mazisi bulunuyor. Bu devletlerin yönettikleri toprakların haritasını şöyle bir gözümüzün önüne getirdiğimizde ortaya gerçekten muhteşem bir manzara çıkıyor. Anadolu'yu merkez aldığınızda, en kuzeydeki Baltık ülkelerine, en doğudaki Çin'e, en güneydeki Hindistan'a, en batıdaki Kuzey Afrika topraklarına ve Cebelitarık Boğazı'na kadar her yerde izimiz vardır” ifadelerini kullandı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin izlediği politikanın, boyundan büyük işlere kalkışarak başını belaya sokma veya hakkı olmayan yerle müdahalede bulunma olmadığının altını çizerek, “Tam tersine, hem kendimiz hem dostlarımız hem de tüm insanlık için gecikmiş bir hak temsili mücadelesi içindeyiz. Suriye'de yürüttüğümüz harekâtların amacı budur. Doğu Akdeniz'de izlediğimiz politikanın gayesi de budur. Son olarak meşru Libya yönetimiyle yürüttüğümüz çalışmalar da bu çerçevededir” dedi.



“TÜRKİYE, SİNSİ VEYA AÇIK SALDIRILARA KARŞI KENDİ HAKKINI KORUYABİLECEK GÜCE VE İMKÂNA SAHİPTİR”



Türkiye'nin, Doğu Akdeniz ve Libya meselesiyle ilgili politikalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yunanistan ve onu destekleyen kimi ülkeler, uzunca bir süredir Türkiye'yi adeta denize adım atamaz hâle getirmenin hazırlıkları içindeydi. Akdeniz'e komşu kimi Arap ülkeleri ile İsrail'in de benzer çabalar içinde olduğunu biliyoruz. Bizim, durduk yere kimseyle maraza çıkarmak, kimsenin hakkını, hukukunu gasp etmek gibi bir niyetimiz yoktur. Bıçak gırtlağa dayanana kadar da sükûnetimizden asla taviz vermedik ancak geldiğimiz noktada artık bu suskun ve çekingen politikayı sürdürme lüksümüz yoktur. Şayet KKTC ve Libya ile başlattığımız süreçlerden vazgeçersek bırakınız ekonomik faaliyetleri, bize denize girecek kıyı, olta atacak sahil bile bırakmayacaklar. Karşımızdakilerin hak, hukuk, adalet, ahlak, insaf diye bir dertleri kesinlikle bulunmuyor. Türkiye'ye ve Türk milletine karşı öyle bir kinleri var ki ellerinden gelse bizi sadece Anadolu'dan söküp atmakla kalmayacak, dünyadan kökümüzü kazıyacaklar. Hamdolsun ülkemiz artık bu tür niyetlere, bu tür sinsi veya açık saldırılara karşı kendi hakkını, hukukunu, çıkarlarını koruyabilecek güce, iradeye, imkâna sahiptir. Ülkemizin KKTC ve Libya ile yaptığı anlaşmalar, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler sözleşmelerine ve diğer yerlerdeki benzer örneklere tamamen uygundur.”



“MASA BAŞINDA ÇİZİLEN HARİTALARLA ÜLKEMİZE EMRİVAKİ YAPILMASINA İZİN VEREMEYİZ”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak, balıkçılıktan ancak yüzde 1 oranında pay alabileceği bir düzene razı olmayacaklarını vurguladı. Denizaltındaki hidrokarbon kaynaklarının aranması ve işletilmesinden de Türkiye’nin dışlanmasına rıza göstermeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ege'deki egemenliği, kendilerine ait olmayan ada adacık ve kaya parçaları üzerinden hazırladıkları proje ile Türkiye'nin haklarına göz dikenler, meydanın boş olmadığını bilmelidir. Masa başında, çizilen haritalarla çevre hassasiyeti veya bilimsel faaliyet kisvesi altında ülkemize emrivaki yapılmasına izin veremeyiz. Bizim gerek kıta sahanlığı gerek münhasır ekonomik bölge ve deniz yetki alanları meselesinde yerleşik uygulamalara aykırı hiçbir adımımız yoktur” diye konuştu.



Libya ile yaptıkları Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına Dair Mutabakat Muhtırası’nın uluslararası hukukla çelişen yönünün bulunmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konudaki çalışmaların bir anda ortaya çıkmadığını, Türkiye olarak deniz yetki alanları konusunda Libya ile 10 yıl önce ilk adımları attıklarını söyledi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dönemin Libya Devlet Başkanı Kaddafi ile bu meseleyi harita üzerinde konuşmuş, kendisiyle anlayış birliğine varmıştık. Ülkemizin Libya'ya bakan kara bölümü ile Libya'nın ülkemize bakan kara bölümü arasındaki deniz yetki alanı çakışması uluslararası mevzuata ve uygulamalara göre bize bu hakkı veriyor. Bölgedeki karışıklıklar sebebiyle mutabakat metninin hukuki zemine taşınması biraz gecikti” ifadelerini kullandı.



Bu anlaşmanın gereklerini tümüyle yerine getireceklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ege'nin de Akdeniz'in de sahibi bu denizlere kıyıları olan ülkelerin tamamıdır. En uzun kıyı sahibi ülke olarak biz de buradaki haklarımızı korumak için sonuna kadar tüm imkânlarımızla mücadele etmekte kararlıyız” şeklinde konuştu.



“SURİYE'DE GERÇEKLEŞTİRİLEN HAREKÂTLARLA BÜYÜK BİR OYUN BOZULDU”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokraside, ekonomide, altyapıda kat ettiği mesafe yanında bölgesinde ve dünyada geliştirdiği olumlu politika ile Türkiye'nin zincirlerini kırmaya başladığını görenlerin adeta paniklediğini dile getirdi.



Suriye'de gerçekleştirilen harekâtlarla büyük bir oyunun bozulduğu ortadayken bunları kötülemek için çırpınanların içeride ve dışarıda hâlâ mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Şimdi de tarih ve hukuk bilmez bazı gafiller, kimi zaman içlerinden kimi zaman da açıkça ‘Libya nere, Türkiye nere?’ diyebiliyorlar. Güya ülkelerimizi ve bizi maceracılıkla suçluyorlar” dedi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in tanıdığı meşru hükûmet yerine belli güçlerin piyonu olan bir savaş baronuna illegal bir şahsa sahip çıkıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâlbuki Türkiye ile Libya denizden komşudur. Deniz yetki alanlarımızın çakıştığı nokta itibarıyla biz Libya ile Akdeniz'de her türlü iş birliğine, her türlü ortak çalışma yürütmeye hak sahibiyiz. Aynı şekilde cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in Libya'da verdiği mücadeleyi de unutmamalıyız. Madem Libya'nın bizimle ilgisi yok öyleyse Gazi Mustafa Kemal orada ne arıyordu? Canını tehlikeye atma pahasına hangi mücadeleyi veriyordu? Demek ki Libya bizim için gerekirse canımız pahasına yanında yer almamız gereken bir yerdir. Bugün Kuzey Afrika'nın her yerinde olduğu gibi Libya'da da sayıları milyonla ifade edilen ve kendilerini Anadolu halkıyla kardeş gören soydaşlarımız bulunuyor. Kuzey Afrika'daki Arap kardeşlerimizin ülkemize olan derin muhabbetini bölgeyi ziyaret etmiş herkes görmüştür, yaşamıştır. Netice itibarıyla Türkiye ne Suriye'de attığı adımlardan ne de Libya ile vardığı mutabakattan kesinlikle geri dönmeyecektir. Meşru Libya hükûmetini yıkmaya yönelik çabaların yoğunlaşmasının sebebini gayet iyi biliyoruz. Son dönemde meşru Libya yönetimine çok ciddi desteklerimiz oldu. Gerekirse bu desteklerin askeri boyutunu arttıracak karada, denizde ve havada her türlü imkânı değerlendireceğiz."



Cumhurbaşkanı Erdoğan, havuza çekilen Pirireis Denizaltısı ile ilk kaynağı yapılacak olan Seydialireis Denizaltısı’nın ülkemize, millete ve orduya hayırlı olmasını diledi.



Konuşmasının ardından, Seydialireis Denizaltı’nın temsili olarak ilk kaynağını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Pirireis Denizaltısı’nı da “Bismillah Vira” diyerek suya indirdi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Akyüz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın katıldı.



Kaynak:

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/114055/-turkiye-ne-suriye-de-attigi-adimlardan-ne-de-libya-ile-vardigi-mutabakattan-kesinlikle-geri-donmeyecektir-





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 22
Dün Tekil 892
Bugün Tekil 762
Toplam Tekil 3138464
IP 18.207.106.142






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:





























































10 Safer 1442
Eylül 2020
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Ne mutlu Türk’üm diyene!
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2020 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu