BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Her zaman, her koşulda yanımızda olan tek güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Her zaman, her koşulda yanımızda olan tek güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”
Tarih: 31.07.2016 > Kaç kez okundu? 498

Paylaş


Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın resmi davetlisi olarak Ankara’da bulunan Başbakan Hüseyin Özgürgün, Anıtkabir’i ziyaret etti.

Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Başbakan Hüseyin Özgürgün, özel deftere; “Her zaman her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olan, tek güvencesi Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağını” yazdı.

Başbakan Özgürgün, “Kıbrıs Türk halkının dün olduğu gibi yarın da Anavatanı ile kardeş sıcaklığında her türlü işbirliği içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişmesi ve güçlenmesi hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini” kaydetti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:

“Büyük Devlet Adamı, tarihimizin dehası, Türk Ulusu ve onun ayrılmaz parçası Kıbrıs Türkü’nün ilham kaynağı Yüce Atam,

Rehberliğinizde kavuştuğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak huzurunuzdayım, Aziz hatıranız önünde saygı ile eğiliyorum.

Yüce Atam,

Bizlere sözlerinizle, eylemlerinizle, eserlerinizle ve vasiyetlerinizle öğrettikleriniz akıl ve yüreklerimizde, geleceğimizin rehberi olarak yaşıyor, ilelebet yaşayacaktır.

Her zaman, her koşulda yanımızda olan tek güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak, Kıbrıs Türk Halkı dün olduğu gibi yarın da Anavatanı ile kardeş sıcaklığında her türlü işbirliği içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişmesi, güçlenmesi hedefi ile çalışmalarını sürdürecektir.

Silah arkadaşlarınızı ve Türk Milleti’nin bu topraklardaki ebedi varlığını tescilleyen şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Ruhunuz Şad Olsun.”

Başbakan Hüseyin Özgürgün ve beraberindeki heyet daha sonra Milli Mücadele Müzesi’ni gezdi ve müze hakkında ilgililerden bilgi aldı.

Başbakan Özgürgün’e, Ankara ziyaretinde Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu eşlik ediyor.



Özgürgün: “Anavatan Türküye ne kadar iyiyse Kıbrıs Türk halkı da o kadar iyi olacaktır”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Ankara temasları çerçevesinde dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ziyaret etti.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından kabul edilen Özgürgün, TBMM Genel Kurul Salonu ile 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında savaş uçakları tarafından bombalanan ve hasara uğratılan bölümleri gezdi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün ziyarette yaptığı konuşmasında, TBMM’nin, halkın seçtiği vekillerle ne kadar güçlü ve sağlıklı durursa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkının da o kadar güçlü olacağına vurgu yaparak, “Anavatan Türkiye ne kadar iyiyse Kıbrıs Türk halkı da o kadar iyi olacaktır. Bunu da demokrasiye bağlılığıyla, güçlü iradesiyle ve güçlü ekonomisiyle yapacaktır” dedi ve 15 Temmuz darbe girişiminde yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Özgürgün, hükümeti adına beraberindeki 4 bakan ve heyetiyle birlikte TBMM Başkanı’nı ziyaret etmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, TBMM’nin Türk milletinin demokrasisinin temsil edildiği yer olduğuna vurgu yaptı ve şöyle devam etti:

“Egemenlik kayıtsız şartız milletin ise, TBMM de bu egemenliğini halkın vekilleri eliyle kullandığı yer olarak büyük Türk milletinin bu anlamda bir mabedi. Biz burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Büyük Türk milletinin kopmaz bir parçalı olan Kıbrıs Türk Halkı da TBMM’ye hep bu gözle bakıyor.”

Başbakan Özgürgün, görüşmenin ardından TBMM’nin 15 Temmuz darbe girişimde bombalanan bölümlerini gezdi, TBMM Genel Kurul Salonu’nu ziyaret etti ve yetkililerden bilgiler aldı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman da, kabulde yaptığı konuşmada, KKTC Başbakanı’nı TBMM’de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Şeref verdiniz, hoş geldiniz. Sizi Türkiye’de görmekten bahtiyarız, Ha Kıbrıs’ımız ha Türkiye’miz bir aradayız, beraberiz” ifadelerini kullandı.

Kahraman, TBMM’nin 15 Temmuz’da uğradığı saldırı ve darbeyi halkın önlendiğini, milletin demokrasiyi sahiplendiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bu demokrasi kültürünün yerleşmiş olmasının bir uzantısıdır. Meydanlar hala bildiğiniz gibi ayakta. Halbuki askerler, millet devletsiz, devlet ordusuz olmaz. Ama kışlasında olacak. Maalesef bir sıkıntı yaşadık ama çok dersler var bunda. Bundan sonra bir silahlı güç sahibi kişi, ‘hadi gideyim darbe yapayım diyemeyecek. Niye? Toplum kabul etmiyor. Bu, onun ispatı oldu. Bir daha inşallah böyle bir gün olmayacak, önümüz kesilmeyecek. Türkiye’mizin sıkıntısı sadece kendinin değil, bölgenin ve dünya barışının sıkıntısı demektir. Atlattık, geçti. Bundan dersler alarak ona göre hazırlık yapıyoruz.”



Özgürgün, Avcı’yı kabul etti



Ankara’da resmi temaslarda bulunan Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'yı kabul etti.

Görüşmeye Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da katıldı.

İki ülke arasında karşılıklı işbirliği ve ortak projelerle çalışmaların görüşüldüğü toplantıda TC Kültür ve Turizm Bakanı Avcı KKTC'ye her türlü yardıma hazır olduğunu belirtti.



Özgürgün: “Fetullahçı terör örgütüne karşı deniz ve havalimanlarında ciddi önlemler alındı”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Fetullahçı terör örgütüne karşı deniz ve havalimanlarında ciddi önlemler alındığını belirtti. Ankara’da TRT Haber’in sorularını yanıtlayan Başbakan Özgürgün, 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümetinin attığı adımlarla ilgili bir soru üzerine, olayın hemen akabinde Hükümetin aldığı güçlü bir kararla Fetullah oluşumunu “Terör Örgütü” ilan ettiğini anımsattı. Kararın ardından başlatılan soruşturmalar neticesinde KKTC’de şu ana kadar FETÖ ile ilgili bir yapılanma tespit etmediklerini ifade eden Özgürgün “Her şeye rağmen bu konuda en ufak bir taviz vermeyeceğiz, Türkiye istihbaratı ile tam bir işbirliği içerisinde soruşturmayı sürdüreceğiz, herhangi bir boşluk bırakmamız söz konusu değil” dedi.

Kıbrıs’ta devam eden müzakere sürecine de değinen Başbakan Özgürgün, “48 yıldır bu sorun çözülemiyorsa bunun sorumlusu Rumlardır” sözünü hatırlatarak bir anlaşmanın ancak iki tarafın iyi niyetiyle olabileceğini vurguladı. Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmadan Rum tarafıyla bir anlaşmaya varmalarının mümkün görünmediğine de işaret eden Özgürgün, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın adaya getirdiği barış ve demokrasiyi hatırlattı. Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü milliyetçi zihniyetinden sıyrılarak geleceğe daha farklı bakması gerektiğini söyleyen Başbakan Özgürgün, “Irkçı zihniyetlerini Trodos dağlarında çıkan büyük yangında dahi Türkiye’nin yardım talebini reddederek ortaya koydular, bu durumda nasıl bir anlaşmaya varacağız, bunu merak ediyorum, her şeye rağmen Kıbrıs Türkü olarak müzakere masasında başarı için çaba sarf ediyoruz” ifadelerini kullandı. 48 yıldır devam eden müzakerelerde her şeyin görüşüldüğünü anımsatan Başbakan Özgürgün, “Her işin başı niyet” dedi. Avrupa Birliği’nin Hayır diyen tarafı Kıbrıs’ın bütününü temsil edecek şekilde üye yaparak büyük bir hata yaptığını bu da yetmezmiş gibi Evet diyen Kıbrıs Türküne vaad ettiği sözleri yerine getirmediğini anımsatan Özgürgün, “2016 yılı sonuna kadar bir anlaşma olmazsa herkes kendi yoluna gider” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Özgürgün, Türkiye’den gelen su konusuna da değinirken, suyun projeden öte talihi değiştiren bir olay olarak algılanması gerektiğini, 478 kilometre yol kat ederek Kuzey Kıbrıs’a ulaşan suyun adanın geleceğine yön vereceğini söyledi. Başbakan, Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gaza ise ekonomik katkı olarak bakmak gerektiğini belirtti. Başbakan Hüseyin Özgürgün, gazın KKTC’den geçirilerek Türkiye üzerinden dağıtılacağını bunun da Türkiye, KKTC ve İsrail’e ciddi bir ekonomik katkı yapacağını anlattı. Derinya ve Aplıç kapılarının durumuna da açıklık getiren Özgürgün, bu kapıların bulunduğu noktaların çok önemli olduğunu dolayısıyla Rum tarafını tedirgin ettiğini söyleyerek, her iki kapının eş zamanlı açılmasının önemine işaret etti.



Özgürgün: “Ekonomi, turizm, tarım ve mali konularda oldukça yararlı ve yoğun tempoda görüşmeler yaptık”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Ankara’da resmi temaslarını tamamlamasının ardından beraberindeki 4 bakanla birlikte dün akşam yurda döndü. Başbakan Hüseyin Özgürgün’ü Ercan Havalimanı’nda Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun ve Bakanlar karşıladı. Başbakan Hüseyin Özgürgün Ercan Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyerek Ankara temasları hakkında bilgi verdi. Özgürgün, Ankara’daki temasları çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile bir araya geldiğini, ayrıca heyetler arası toplantılar gerçekleştirildiğini belirtti. Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın hükümeti kurmasının ardından KKTC’ye ziyaret gerçekleştirdiğini anımsatan Başbakan Özgürgün, Ankara ziyaretinin de iade-i ziyaret çerçevesinde gerçekleştiğinin altını çizdi. Ankara’da sıcak ve yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını söyleyen Özgürgün, ekonomi, turizm, tarım ve mali konularda oldukça yararlı ve yoğun tempoda görüşmelerde bulunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde Kuleli Askeri Lisesi’ndeki 3 KKTC’li öğrenciyi gündeme getirdiğini belirten Özgürgün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ancak konuyla bizzat ilgilendiğini ilettiğini söyledi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşmesine de değinen Özgürgün, bu görüşme neticesinde TSK’nın ve Kıbrıs’ta barışı korumakta olan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’nin güçlü ve sağlıklı olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha karşılıklı olarak teyit ettiklerini, herhangi bir sıkıntı olmadığını memnuniyetle gördüklerini söyledi. Ankara temaslarının detaylarına da değinen Başbakan Özgürgün, ülkede yaşanan kuraklığın üretime engel olmaması için üreticilerin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi ve üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi konularının ivedilikle sonuçlandırılması konusunda karşılıklı mutabakata vardıklarını kaydetti.

Özgürgün KKTC’ye Su Temini Projesi kapsamında Güzelyurt Sulama Projesi’yle ilgili sulanacak alan ve sulama projesi konularında da mutabakata vardıklarını kaydederek, bu konunun süratle gündeme alınması için hükümetin derhal çalışmaya başlayacağını vurguladı. Özgürgün, sulama projesinin ikinci aşaması olan Mesarya Sulama Projesi’nin yeniden değerlendirilmesi ve hızla tamamlanması için iki tarafın komite oluşturarak çalışma başlatmasının kararlaştırıldığını söyledi.

Özgürgün 2 ay önce imzalanan Mali ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması’nın uygulama sonuçlarının yavaş yavaş ortaya çıktığını ve sonuçların memnuniyet verici olduğunu belirterek, ivmenin aynı şekilde devam etmesi konusunda da mutabakat sağladıklarını söyledi. Başbakan Hüseyin Özgürgün, 15 Temmuz sonrası yaşanan gelişmelerden turizm ve eğitim alanlarında yaşanabilecek sorunların giderilmesine dönük konuların ele alındığı görüşmelerde turizm ve eğitim alanında sıkıntı yaşanmaması için rahatlatıcı tedbirlerin ele alınmasının kararlaştırıldığını, bunların başında da sıkıntılı dönem geçene kadar KKTC’ye uçuşların iç hatlardan yapılabilmesi çalışmalarının geldiğini vurguladı. Başbakan Özgürgün, turizm ve eğitimi canlandırmak için yeni uçuş destinasyonlarıyla ilgili çalışma başlatılması konusunda mutabakata vardıklarını, bunların nereler olacağının Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından daha sonra açıklanacağını ifade etti. Başbakan iki hükümet arasında tam bir uyum içerisinde başlatılan çalışmaların aynı şekilde devam edeceğini, hiçbir sorun bulunmadığını sözlerine ekledi. Başbakan Hüseyin Özgürgün’e Ankara ziyaretinde Bakanlar; Tahsin Ertuğruloğlu, Sunat Atun, Nazım Çavuşoğlu ve Fikri Ataoğlu eşlik etmişti.



Dışişleri Bakanlığı : “Kıbrıs’ta eşit iki taraf olduğu gerçeği göz ardı ediliyor”



Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Barış Gücü’ne ilişkin kararlarında Kıbrıs'ta eşit iki taraf olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği ve sadece Rum tarafının rızasının arandığını belirterek, yaşanmakta olan ciddi eksiklik, yanlı ve yanlış tutumun sona erdirilmesi için BM yetkililerine çağrıda bulundu.

Dışişleri Bakanlığı, BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılma kararına ilişkin yaptığı açıklamasında, “Bilinmelidir ki, Kıbrıs'taki eşit taraflardan birine devlet, diğerine toplum muamelesi yapılmaya devam edildiği sürece adada kabul edilebilir adil ve kalıcı bir anlaşmaya varılması mümkün olmayacaktır” denildi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)’nin adadaki BM Barış Gücü’nün (BMBG) görev süresini 31 Ocak 2017 tarihine kadar uzatan kararını önceki gün oy birliği ile onaylayarak kabul ettiğini hatırlatan Bakanlık, kararda Rum Yönetimi’nden “Kıbrıs Hükümeti” olarak bahsedilmesinin adadaki gerçekleri yansıtmadığını kaydetti.

Bakanlık, “1963 yılı itibarıyla meşru hükümeti silah zoruyla gasp etmiş bulunan Kıbrıs Rum yönetiminden ‘hükümet’ olarak bahsedilmesi Kıbrıs Türk tarafı açısından kabul edilebilir bir tanımlama değildir. Kıbrıs Rum Yönetiminin Ada’nın güney kesimini idare ve temsil ettiği, Ada’nın kuzeyinde hiçbir otoritesi bulunmadığı, Kuzey Kıbrıs’taki tek yetkili otoritenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarının olduğu ve Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türkleri hiçbir şekilde temsil etmediği aşikârdır” dedi.

Kararda BMBG’nün görev süresinin sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin rızası çerçevesinde uzatılmakta olduğunun belirtildiğine dikkat çeken bakanlık, benzer şekilde BMBG’nün adada görev yapacak yetkililerinin atanma prosedürlerine de Kıbrıs Türk tarafının müdahil edilmediğini belirtti.

Kararda, Kıbrıslı Türk ve Rum Lider’in müzakere sürecine bağlılığı ile müzakere sürecinde kaydedilen ilerlemenin memnuniyetle karşılandığının da ifade edildiğini ifade eden Bakanlık, bununla birlikte, 2016 yılı sonuna kadar bir çözüme ulaşılması yönünde Liderler tarafından beyan edilen ortak niyete kararda açıkça atıfta bulunulmamış olmasının maddi bir eksiklik teşkil ettiğini vurguladı.

Güvenlik Konseyi’nin, iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı kapsamlı bir çözüme henüz ulaşılmadığını hatırlatarak bir önceki kararında olduğu gibi uluslararası toplumun müzakerelere atfettiği öneme değinmiş olmasının olumlu olarak değerlendirildiğini kaydeden bakanlık, “Bu çerçevede, kararda özlü müzakereleri yoğunlaştırması yönünde her iki tarafa çağrı yapılmaktadır. Açıkça belirtmek gerekir ki, Kıbrıs Türk tarafı bu yönde üzerine düşeni yapma kararlılığını muhafaza etmektedir. Bu konuda telkinde bulunulması gereken taraf Kıbrıs Türk tarafı değil, Kıbrıs Rum tarafıdır” dedi.

Güvenlik Konseyi Kararı’nda, bir önceki kararda olduğu gibi henüz hayata geçmemiş olan Güven Artırıcı Önlemlerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldığına da işaret eden Bakanlık şunları kaydetti:

“Ancak anılan Güven Artırıcı Önlemlerin neden bir türlü hayata geçirilmediği veya bu konuda anlamsız bir şekilde Rum tarafının gerekli adımları atmadığına değinilmemektedir. Bu vesileyle, iki taraf arasında mutabık kalınan ve henüz hayata geçirilmemiş Güven Artırıcı Önlemlerin bir an önce uygulamaya konulabilmesi için gerek yapıcı önerilerimiz gerekse uzlaşıcı yaklaşımımıza Kıbrıs Rum tarafının da benzer tutum sergilemesi gerektiğini vurgulamakta yarar vardır. Kuşkusuz ki, Güven Artırıcı Önlemlerin Ada’da nihai bir anlaşma sağlanmasına ve varılacak anlaşmanın uygulanmasına önemli katkısı olacaktır”.

Bakanlık, kararda, Ara Bölge’nin statüsüne ilişkin yapılan atıflarda yalnızca askeri statükonun ihlali iddialarına yer verilirken, Kıbrıs Rum tarafının gerek Pile’deki izinsiz olarak faaliyet gösteren üniversite, gerekse kumarhanelerin yarattığı ihlaller göz önünde bulundurularak bu çağrının daha ziyade Kıbrıs Rum tarafına yöneltilmemiş olmasının dengesiz bir yaklaşım teşkil ettiğini de kaydetti.

Ara Bölge’de halen bulunan mayınların temizlenmesine yönelik yapılan çağrı bağlamında ise, Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafıyla işbirliği yapılarak tüm mayınların temizlenmesi yönündeki önerisinin baki olduğu ancak karşı taraftan yanıtsız bırakıldığının hatırlanması gerektiğini de vurgulayan Dışişleri Bakanlığı, açıklamada, “Kararda her yıl mutat olduğu üzere BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü ile ilgili son (S/2016/598) ve (S/2016/599) Raporlarının memnuniyetle karşılandığı ifade edilmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyondan yalnızca Kıbrıslı Türklerin bir endişesi olarak bahsedilmesine ilişkin hususlar BM nezdinde yeniden kayda geçirilmiştir. Kıbrıs Türk halkının günlük hayatını ciddi şekilde etkileyen kısıtlamalardan sadece bir endişe olarak bahsedilmeye devam edilmesi Kıbrıs Türk halkı tarafından kaygı ile karşılanmaktadır” dedi.

Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kıbrıs Türk tarafı olarak, muhataplarımızdan aynı tutumu görmememize rağmen izlemekte olduğumuz yapıcı ve çözüm hedefli tutumun BM Güvenlik Konseyi kararlarına yansıtılmasını ve uzun yıllardır haksızca dünya arenasından koparılan Kıbrıs Türk halkının hak ettiği konuma getirilmesi yönünde tavır sergilemesini murat ettiğimizi hatırlatmayı elzem görmekteyiz.”



Atun, Albayrak ile görüştü



Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Ankara’da görüştü.

Başbakan Hüseyin Özgürgün ile birlikte Ankara’da temaslarda bulunan Atun, TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’la bir araya geldi.

Görüşmenin içeriğine ilişkin açıklama yapılmadı.



BM, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü'ne yeni komutan atadı



Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Kıbrıs'taki BM Barış Gücü (UNFICYP) komutanlığı görevi 29 Temmuz'da sona erecek BM’nin ilk kadın komutanı Norveçli Tümgeneral Kristin Lund'un yerine Bangladeşli Tümgeneral Mohammad Humayun Kabir'i atadı.

Tümgeneral Kabir, 1989 yılından bu yana Bangladeş ordusunda komuta görevlerinde bulundu.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Kıbrıs'taki BM Barış Gücü'nün (UNFICYP) görev süresini 6 ay uzattı.

BMGK, UNFICYP'nin görev süresinin 31 Ocak 2017 tarihine kadar yenilenmesine ilişkin kararı oy birliğiyle kabul etti.

Karar metninde, Kıbrıs Türk ve Rum liderleri arasında Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulmak amacıyla yürütülen müzakerelerdeki ilerlemeden memnuniyet duyulduğu bildirildi.

BMGK üyeleri, Kıbrıs Türk tarafı ve Türk Silahlı Kuvvetlerine, Akyar'daki (Strovilia) askeri statükoyu 2000 yılı haziran ayı öncesinde var olduğu şekilde yenilemeleri çağrısında bulundu.

Taraflara yapılan çağrıda, her türlü güven artırıcı önlemlerin alınmasını isteyen BMGK üyeleri, ileriye dönük yeni adımlar atılması konusunda anlaşmaya varılmasını istedi.

BMGK ayrıca, Türk ve Rum tarafına, gözaltındakilerin erişimine izin verilmesi, tampon bölgedeki madenlerin çıkarılmasının kolaylaştırılması ve bu bölge dışındaki gözaltı operasyonlarını uzatmaları çağrısı yaptı.

BM'nin en uzun süreli faaliyette bulunan barış gücü misyonlarından biri olan UNFICYP, 1964 yılından bu yana adada görev yapıyor.



Kayıp Şehit Kemal M. Emin, köyü Çamlıca’da defnedilecek



1964 olaylarında kaybolan ve Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmalarıyla kalıntılarına Paralimni bölgesindeki bir kuyuda ulaşılan Kemal Mehmet Emin, bugün köyü Çamlıca’da düzenlenecek askeri törenle Çamlıca Mezarlığı’na defnedilecek.

Kayıp şehit Kemal Mehmet Emin, askeri törenle Çamlıca Mezarlığı’nda, merhume eşi Ayşe Kemal’ın yanında toprağa verilecek.

Paralimni bölgesinde 3 kişiyle birlikte bir kuyuda bulunan Kemal M. Emin, kaybolduğunda 39 yaşında ve 5 çocuk babasıydı.



Üçüncü tur ihaleye başvuran şirketler açıklandı



Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesinde doğal gaz arama ihalesinin üçüncü turuna başvuru yapan şirketler ve başvurdukları parseller resmen açıklandı.

Rum radyosunun haberine göre, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotirpis konuya ilişkin açıklamasında, üçüncü tur ihaleye katılan şirketleri ve başvurdukları parselleri şu şekilde duyurdu:

“ENI/Total konsorsiyumu 6’ncı parsel, ENI şirketi ve Delek Drilling/Avner Oil/Capricorn Oil konsorsiyumu 8’inci parsel ve ENI/Total, Exxon Mobil/Qatar Petroleum konsorsiyumu ve Statoil şirketi ise 10’uncu parsel.”



Karabay, KKTC adını 2. kez Guinness Dünya Rekorları Kitabı'na yazdırdı



"Su altında en uzun süre yaşayan insan" rekorunu, 142 saat, 42 dakika, 42 saniyelik derecesiyle 4. kez geliştiren Cem Karabay, Guinness Dünya Rekorları Kitabı'na girdi.

Guinness Dünya Rekorları Kitabı'na su altı sporları branşında giren ilk ve tek Türk olan Cem Karabay, 4. kez dünya rekoruna imza attı. Daha önce 2009, 2011 ve 2015 yıllarında su altında üç dünya rekoru kıran Karabay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kutlanan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 42. yılında, su altında 142 saat, 42 dakika, 42 saniye kalması sonrası Guinness Dünya Rekoru resmi sertifikasını aldı.

Guinness hakeminden sertifikasını alan Karabay, yaptığı açıklamada, "Dünyanın en tuzlu denizinde 142 saat yaşamak ve dünya rekoru kırmaktan daha fazla gurur veren, KKTC adını ikinci defa Guinness Dünya Rekorları Kitabı'na yazdırmak oldu." ifadelerini kullandı.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi





Instagram













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 1032
Bugün Tekil 284
Toplam Tekil 1936332
IP 54.81.108.205






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu