Dr. Elnur Hasan MİKAİL"le GünAZTV muhabiri Elnur ELTÜRK"ün Röportajı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Dr. Elnur Hasan MİKAİL"le GünAZTV muhabiri Elnur ELTÜRK"ün Röportajı
Tarih: 12.01.2010 > Kaç kez okundu? 2409

Paylaş


Son vaxtlar güclənən Türkiyə-İran münasibətləri, Güney Azərbaycanda gedən proseslər, Güney Azərbaycanın həlli modeli, bu yaxınlarda İran Azərbaycanla bağlı viza rejimini ləğv etməsi hazırda bu, amillər gündəmdə olan məsələlərdən biridir. Bu, haqda suallarımızın cavabını almaq üçün “TURAN” Strateji Araşdırmalar Mərkəzinin (www.turansam.org) başqanı, siyasi elmlər doktoru Dr. Elnur Həsən Mikail”in Günaz TV Mətbuat Xidmətinə verdiyi müsahibəsini sizlərə təqdim edirik.



- Elnur bəy xöş gördük Sizi! Son illər güclənən Türkiyə-İran münasibətlərini siyasi analitik olaraq təhlil etmənizi istərdik və həmdə bu əlaqələrin Azərbaycana nə kimi təsirləri ola bilər?



Hoş gördük sizleri. Biliyorsunuz, Türkiye iktidarında şu anda dini muhafazakar bir parti bulunmaktadır. Bu yüzden İran”ın da İslam devleti olması nedeniyle Türkiye”de AKP iktidarı İran”la sıcak temaslar halindedir. AKP iktidarı Türkiye”ye işbaşına gelenden beri tüm İslam devletleriyle güzel münasebetler kurmak için elinden geleni yapmaktadır. Bu ilişkiler normal karşılanmalıdır ve Azerbaycan için de hem pozitif hem de negatif sonuçlar doğurabilecek argümanlar içermektedir. Şöyle ki, İran”da 50 milyon Azeri Türkü yaşamaktadır. Türkiye İran münasebetlerinin iyileşmesi hem de bu Türklerin üzerinde sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan güzel neticeler verecektir. Türk İran münasebetleri tarihin her devrinde merak edilmiştir ve Safevi-Osmanlı savaşını çıkarsak Türkiye ve Azerbaycan Türkleri her zaman kardeş olmuşlardır.



- Hazırda Güney Azərbaycanda gedən proseslərlə bağlı baxışlarınız nədən ibarətdir?

Güney Azerbaycan”da çeşitli akımlar meydana çıkmıştır. Bunlardan bizim için önemli olanı Türk”lerin İran”da kurduğu partilerdir. Yalnız İran”ın son bin yıldaki şahları hep Azerbaycan Türklerinden olduğu gerçeği de unutulmamalıdır. Maalesef bu gerçeği Türkiye”de çoğu kişi bilmemektedir ve Azeri, İran dedinmi akla hep şii Müslüman, sapık mezhep sözcükleri gelmektedir. Halbuki İran Türkleri Caferi mezhebine üyedirler ve İmam Caferi Sadık, Hz. Ali”nin 6. göbekten torunu olmuştur. Aynı zamanda Caferi mezhebinin kurucusu olan İmam Caferi Sadık Hazretleri İmam hanefi Azam hazretlerinin hem üvey babası hem de din hocası olmuştur. Şimdi Türk-Sünni kardeşlerimize soruyorum, eğer bizim mezhebimiz sapıksa ve batılsa bu zaman Caferi Sadık”ın öğrencisi olan sünni mezhebi hanefinin kurucusu olan İmam Hanefi Azam hazretlerinin kurduğu mezhep nasıl doğru olabilir? Eğer hoca sapıksa ve Batılsa, onun öğrencisi hak olabilir mi? Bu hangi mantığa sığıyor sevgili Sünni Türkü kardeşlerim benim? Bu meseleler hassas konular olduğu için, ayrıca Türkiye”de okur yazar oranının %45”in altında olması sebebiyle ayrıca Türkiye”de CIA”ın operasyonlarıyla Türk kardeşlerimizin adeta beyinlerine format atılmış durumda ve robotlaştırılmış ve sadece önyargılarla düşünen bir toplum oluşturulmuştur Türkiye”de. Düşünün ben Üniversite yıllarımda hocalarıma ermeniden dost olamıyacağını anlatamıyordum. Ermenilerin Türkleştiğini savunuyorlardı Üniversite”deki koskoca profesör öğretmenlerim. Halbuki unutmayalım ki, ermeniler biz Türklerden farklı olarak hiçbir zaman Türkleşmez ve kolayca asimile edilemezler. Ermeniler ta çocuk belekteyken ona senin düşmanın Türktür. Büyüyünce Türklerden kısasımızı almalısın gibi öğüt nasihatlerle büyütüyorlar. Ayrıca Osmanlı döneminde de ermenilere Milleti Sıddıka yani Sadık millet ünvanı verilmiştir. Fakat, nankör ermeniler Osmanlıya ihanet ederek cephede Ruslara satılmış ve 2 milyon Türke soykırımı yapmışlardır. Buna rağmen Türkler bize soykırımı yaptı diyerek bangır bangır dünyaya aslı esası olmayan iddialarla anırıyorlar.



- Maraqlıdır ki, biz Türkiyə mediasında Güney Azərbaycanda gedən proseslər, həbs edilən milli fəallar, pozulan insan hüquqları ilə bağlı məlumata rast gəlmək olmur. Sizcə, bu məlumatsızlıqsan irəli gəlir, yoxsa burada başqa amillər var?



Elbette ki, başka amiller de bulunmaktadır. Bu amil-faktörlerin en başlıcası az önce de bahsettiğim gibi Azeri Türklerinin çoğunluk olarak Şii mezhebine bağlı bulunmasından ileri gelmektedir. Türkiye”de nerdeyse ilkokuldan itibaren okul kitaplarında Tarih dersinde çaldıran savaşı öğrencilere öyle empoze ediliyor ki, Türk gençliği Azerbaycan-Safevi Türklerine karşı kin ve nefretle büyüyorlar. Bugün iktidarda bulunan AKP hükümetinden örnek verirsek: Kerkük Türkleri de Şiidir biliyorsunuz, Bu yüzden AKP hükümeti Kerkükte kürt peşmergeleri ve ABD yönetimince kasıtlı yapılan soykırımına da sesini çıkarmadı. Aynı zamanda bizim Şii Türkü olmamız nedeniyle Türkiye Azerbaycan”a Karabağ savaşı için hiçbir somut doğru dürüst yardımı etmemektedir.

Bu yüzden artık bazı engellerin aşılması lazım. Bence keşke Yavuz Selim Şah İsmail Hatayi arasındaki savaş hiç olmamalıydı ve bu iki kardeş halkın devlet hakanları savaş yerine ittifaka gitselerdi bugün dünyada karşımızda kimse duramazdı. Ya, görüyor musunuz, işte dedelerimizin yaptığı tarihi hatadır bu. Maalesef bugün Türk medyası halen aynı hatayı yapmaktadır. Çünkü Türk medyası şu anda Türkiye”de lanetlenmiş millet ve ümmet olan siyonist yahudilerin elindedir. Bu yahudi medya sabahtan akşama kadar dezenformasyon görevi yapmaktadır. Örneğin 5-6 yıl önce Azerbaycan”la Türkiye futbol maçında Show TV, namı değer ermeni medyasının sunucusu olan Reha MUHTAR”ın olayları nasıl çarpıttığını Türkiye”de Türk kardeşlerimizde Azerbaycan Türklerine karşı kin ve nefret duymaları için yalakalığını en yüksek seviyede öttürmüştür. Buna örnekler çoktur. Örneğin KanalD siyonist bilderberk uşağı Aydın DOĞAN”ın elindedir. Bu kalanda Azeri Türkleriyle dalga geçen Yarım Elma dizisi Türkiye”de yaşayan öğrencilerin itiraz mektuplarına rağmen Türk Medyası Kanal D”ye senelerce yayınlanmıştır. Buna benzer olaylar çok, ama burada hepsinden bahsedim kimsenin canını sıkmak niyetim yok. Şimdi Türk medyasının neden güdümlü medya ve yandaş siyonistlerin elinde olduğu gerçeğini daha iyi anlamış bulunuyorsunuz sanırım.



- Gələcəkdə, Güney Azərbaycanın həlli modelini neçə görürsünüz?



Güney Azerbaycan bizim yaralı kalbimizidir. Zaten her nedense Azerbaycan Türklerinin bahtı son 2 asırdır hiç getirmiyor. Tarihe bir göz atarsanız Kaybedilen topraklar Gökçe Zangezur, Karabağ, Güney Azerbaycan, Borçalı, Revan hanlığı... Bu topraklar Şah İsmail”in döneminde Savefi-Azerbaycan topraklarıydı. Halkımıza yine yeni Şah İsmail”ler lazım. Biz gençlerin arasından çıkacak olan bu yeni Şah İsmail”lere şimdiden başarılar dilemekten başka çaremiz bulunmamaktadır.



-Bildiyiniz kimi İran İslam Respublikası Azərbaycanla viza rejimini ləğv edib, neçə düşünürsünüz ki, belə bir addımın atılması gələcəkdə hansı proseslərə gətirib çıxardacaqdır?



Bu süreç çok iyi bir süreçtir. Zaten Türkiye de Azerbaycan”dan vize istemiyor ama Azerbaycan Türkiye”den halen ısrarla vize istemektedir. Bu hataların da Azerbaycan yönetimince acilen düzeltilmesi gerekmektedir zannımca.



- Elnur bəy sonda Sizə öz təşəkkürümüzü bildiririk suallarımızı cavablandırdığınıza görə və gələcək fəaliyyətlərinizdə uğurlar arzu edirik.





Söhbətləşdi: Elnur Eltürk





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 690
Toplam Tekil 1636221
IP 54.159.197.114






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu