Kurumlar Arası İlişkiler - Süleyman GÖK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Kurumlar Arası İlişkiler - Süleyman GÖK
Tarih: 09.01.2010 > Kaç kez okundu? 3288

Paylaş






Çağdaş demokratik ülkelerde anayasal kurumlar denildiği zamanlar aklımıza yargı organları(Yargıtay,Sayıştay,Danıştay,anayasa mahkemesi ve bağımsız mahkemeler),yasama organı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi ve yürütme organı ise Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu gelmektedir.Bu kurum ve kuruluşlar dışında demokratik bir ülkede olması gereken siyasi partiler,sivil toplum kuruluşları,ülkenin iç ve dış düşmanlarına karşı yılmaz bekçisi olan Silahlı Kuvvetleri bulunmaktadır. İşte bu çizdiğim resim”in hepsini bir bütün olarak görürsek ülkemizdeki kurumlaşmayı da görmüş oluruz.Yukarıda saydığım kurumlar arasında anayasanın kanun ile vermiş olduğu yetkiler gereği kendi görev ve sorumluluk alanlarının farklı olmasının yanında birbirleri ile olan ilişkileri önemlidir.Domino etkisi olarak düşündüğümüzde Meclisten Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine veya lehine çıkarılacak bir yasa da bu kurumun da görüşlerinin alınması,o konu ile ilgili sivil toplum örgütlerinin,muhalefet partilerinin ve kamuoyunun görüşlerinin alınması bir etki tepki meselesidir.

Bu konuda yazı yazmamın amacı son günlerde gündemde olan bir tartışmadan esinlenmemdir.Bugün ülkemizde bazı kesimler tarafından demokrasi,insan hakları,özgürlük gibi liberal felsefeyi taşıyan söylemlerle herkesin dikkat ettiği üzer Türk Silahlı Kuvvetler üzerindeki akıl almaz baskısını hepimiz görmekteyiz.Bu arkadaşlar demokrasinin nimetlerinden sadece kendileri ve kendi çıkarları gereği yararlanmaktalar,başka kesimin haklarını savunmamaktadırlar.Bugün çok savundukları insan hakları kavramı içini boş sözlerle doldurmaktan başka bir şey bulamayan bu arkadaşlar her fırsatta gündemde önemli konular olmasına rağmen silahlı kuvvetlerle uğraşmaktan kendilerini alamamaktadırlar.Geçmişte bütün kesimlerin silahlı kuvvetler tarafından şiddete maruz kalması tartışılması bir gerçektir.Fakat,tarihi zamana ve koşullara göre değerlendirmek gerekir.Örnek vermek gerekirse 12 eylül 1980 ihtilalını yapan ordu komutanlarının kimlerden emir aldıkları daha sonra ortaya çıkmıştır.Her kurumda olduğu gibi silahlı kuvvetlerde de bazı çürük elmaların çıkması doğaldır.Bu normatif düşünceyi bütün silahlı kuvvetlere bağlamak son derece yanlış ve haksız bir davranıştır.Fakat,demokrat geçinen kesimin amacı Yeni Osmanlıcılık adıyla geliştirdikleri bir teori ile Türk Silahlı Kuvvetlerine kendi biçtikleri rolü vermektir.İşte sorun burada ortaya çıkmaktadır.Neyse bu konu üzerinde daha sonra tartışma ve yazılarımla düşüncelerimi açıklamak isterim bu yazımda benim asıl değinmek istediğim nokta farklıdır.Türkiye cumhuriyeti Başbakanı R.Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ”un haftalık görüşmelerinden sonra birlikte çektirdikleri fotoğrafın basına yansıması sonrasında aldığım izlenimlerim kadarıyla güzel bir hava oluştuğudur.Çünkü ülkemizin en önemli iki kurum arasında bir yanlış algılanmanın gerek ülkemizin iç politik çevresinde gerekse dış politikadaki imajımızı eksi yönde etkilemektedir.Ancak bazı yerlerde okuduğuma göre bir kıyaslama yapan arkadaşlarımızın da varlığı yok değil.Örneği,Başbakanın Genelkurmay Karargahına gitmesini çok değişik açıdan algılayan bu takım görüşleri benimseyenler Başbakanın Genelkurmay Başkanını sert bir dille uyardığını,onun için bir tepki göstermek için gittiğini yazıp söylemektedirler.Bu kadar ütopyacı bir görüşü ancak bu dar pencereden,demokrat geçinip hiçbir eleştiriyi kabul etmeyen herhangi bir eleştiride ağızları bozan liberal-demokrat tosuncuklarımız umarım bir gün hakkettikleri şekilde yönetilirler.Çünkü demokratlık bu değildir.Demokratlık kendine Müslümanlık değil,toplum için,toplum yararına gözetilen olay,olgulardır.Bugün Tekel işçilerine yapılan insanlık dışı müdahalelere laf edemeyenler,onların giriştikleri ekmek davasındaki haklı davranışlarına yanlış sözlerle tepki gösterenler neden Başbakanımızın oğlunun gemi(cik)aldığında,bakanlarımızın çocuklarının milyon dolarca servetinden bahsetmemektedirler.Bu ülkede darbe sadece ordu tarafından mı olur.Bugün yaşadığımız süreç bir sivil darbe sürecidir.Herkesi dinleyerek,yargı organlarını baskı altına alarak,daha suçları kesinleşmemiş insanlar hakkında kesin hüküm vererek bir sonuç bulamayız.Eğer herkes kendine göre demokrat olacaksa varsın ben olmayayım böyle demokrat.

Sonuç olarak,kurumlar arasındaki ilişkinin mutlaka sağlıklı bir şekilde yürütülmesi gerekilmektedir.Çünkü,burada kişiler gidici kurumlar kalıcıdır.Ben son olarak ülkemizin yöneticilerine seslenmek istiyorum.Bu ülkenin temel dinamikleriyle oynamayın.Sosyal,Laik ve Hukuk Devleti ilkelerini çiğnemeyin.Yargının kararlarına saygı duyun.Hukukun verdiği kararları eleştirin fakat o kararları veren yargıçlar üzerine baskı kurmayın.Çünkü,bu devir böyle gitmez.Herhangi bir olumsuz durumda nereye kaçacaksınız?Onu da düşünün beyler.Bu ülke hepimizin.





SÜLEYMAN GÖK

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ULUSLAR ARASI İLİŞKİER BÖLÜMÜ





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 506
Toplam Tekil 1639258
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu