Edebiyat ve Politik hitabet üzerine - Umut Bulut - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Edebiyat ve Politik hitabet üzerine - Umut Bulut
Tarih: 12.12.2009 > Kaç kez okundu? 2126

Paylaş


Edebiyat ve politik hitabet üzerine doğrudan bir ilişki vardır. Shakespeare gibi bir yazarı yetiştiren bir milletin bağrından, Churchil gibi kelimeleri savaşa süren bir hatibin çıkması hiç de şaşırtıcı değildir. Büyük adam yetiştirmek hemen bu günden yarına olacak bir şey değil, bu belki kitapların, kelimelerin ve insanların birikmesiyle olur. Büyük adam aslında büyük hikâyesi de olan adamdır. Edebiyatçı, “aslan yediklerinden mürekkeptir” derken, ne ile beslendiysek bizim bilincimizi de o şeyin şekillendirdiğinden bahseder.

İyi bir hitabet hiç kuşkusuz sağlam bir metin üzerinden gelişir. Sağlam bir metin lazımdır ama kâfi değildir. Bunun yanında hiç kuşkusuz esaslı ve derinlikli bir hitabet mayasına ihtiyaç var. Kitlelere yön tayin edecek bir kafanın çizgi dışı bir yerde durması altı ısrarla çizilmesi gereken bir gerçektir. Kullandığınız dilin sıcaklığı ve gerçekle irtibatı başarınızın kederini büyük oranda belirleyecektir. Edebiyatla sağlam bir ünsiyet kuramayan politik dil, geleceği kurmakta ciddi zaaflar yaşayacaktır. Soyut şeyler söyleyip belki de sözü askıda bırakmak, ne demek istediğimizin muhatabımıza ulaşmasını güçleştirecektir. Ne demek istediğimizi daha da parlatacak olursak, iyi bir edebiyat Amerika”da ““umudun cesareti”“ olurken, Türkiye”de ““ durmak yok yola devam ““ olarak tezahür eder.

Karizmatik bir lideri besleyen sır yine içinden çıktığı toplumun bilinçaltında emdirilmiş olarak vardır. Bütün mesele toplumun heyecanlarını kışkırtacak o damarı yakalamaktır. Yakaladığınız o damarı sıkı sıkıya tutmak onun üzerine üzerine gitmektir. Bu biraz da bir saatli bombada hangi renk teli keseceğini hissetmekle alakalı bir şeydir. Riski olan bir şey olsa da bu olması gereken bir şeydir. Kafayı tatlı su zeminine yayan liderlerin kalabalık kitlelere ilham vermesi beklenemez. Biraz kafayı kırmış olmak, yedeğinde hep bir deli taraf tutmak büyük liderlerin mayasına katılmış bir özelliktir. Edebiyat ve politik hitabet ilişkisinden bahsederken, kütüphanelerden çıkmayan mıymıy adamlardan bahsetmiyorum, itiraz eden, bağıran, çağıran, ses veren ve ses getiren bir adamdan bahsediyorum.

Benim bahsettiğim bir anlamıyla imalat hatası ve kafayı kırmış adamdır. Fısıltıyla da konuşsa bağıra bağıra da konuşsa sesi kitlelere ilham vermeye yetecektir. Örnekleri alt alta sıralamak isimlere takılmak yerine kafamızı kaldırıp dünyayı başka gözden seyretmeye kalkıştığımızda bu gerçeğin farkına varmış olacağız.

Mesela Obama Amerika”da seçim kazanınca bunu nasıl tanımlarım diye kendime sorduğumda aklıma ilk slogan olarak ““umudu kışkırtan siyah ateş ”“ içimden hemen gelip geçti. Kelimeler, sloganlar bazen öyle hemen ilk akla geldiği gibi, bir şarapnel parçası gibi ağzınızda patlar, bazen teflon tavaya dökülmüş zeytin yağı gibi dökülür gider. Mühim olan işte bu sözü nerede patlatıp nerede akıtacağınızı bilmenizdir. Bunu da en iyi öğrenebileceğimiz yer kitaplar ve kalabalık meydanlardır. Meydanlar söz atını kışkırtan at sinekleridir. Bir saatten sonra ne “gele gele” der, gideceği yere kadar serbest bırakırsınız. Bazan bir kangal köpeği gibi dikenli taşlı yerlere bodoslama dalar, yüzünüzü gözünüzü yara içinde bırakırsınız. Bazen bir yalnız kurt gibi en zirvede özgür özgür bağırırsınız. İşte ne olacağınız biraz da kendi seçimlerinize kalmış bir şeydir.

Sert demirin kolayca çatlatıldığı bir yerde, ipek gibi bir dil kullanmaya başladığınızda, her kılıcın kolayca kesemeyeceği bir yumuşaklığa ulaşacaksınız. Sanırım bu herkes için tablet bir çözüm olmasa da, bunun için derinlikli edebi metinlere sık sık ihtiyacınız olacak...

Burada biraz duralım ve düşünelim; kafaya kitap tuğlaları yığmak yerine kelime balyozuyla tuğla kırıp yeni bir dünya inşa etmekten bahsediyorum. Kitlelerin ruhunda sözle tahrip ettikleri yeri, yine sözle tamir edecek olan sözün mimarı olacaktır. Daha çok konuşacak daha çok bağıracağız. Şuna kesin bir şekilde iman ediyorum ki; ülkemde büyük yazarla büyük liderin izdivacından büyük bir rüya doğacak. Bu her büyük milletin uyumadan gördüğü bir rüyadır. Amerikan rüyasını, Yunan mucizesini ya da İstanbul”un fethini başka ne ile izah edebiliriz?

Biz bu büyük rüyayı yeniden görmek zorundayız. Unutmayalım ki en iyi hitabet etkilemek için değil ifade etmek için yapılandır. Gelecek ağlayan ya da yalvaranların değil, kendini en iyi ifade edebilenlerin olacaktır. Büyük hayallerimiz varsa büyük edebi metinler inşa etmek zorundayız. Yüreğini bir çatala asmış büyük yazarlar bu topraklar üzerinde yaşıyor ve dönüp baktığımızda bu büyük adamlara her yerde rastlayacağız.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 630
Toplam Tekil 1639382
IP 54.166.89.187






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu