Türk olmanın bedelini çok Ağır ödüyorlar… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türk olmanın bedelini çok Ağır ödüyorlar… - Necdet SİVASLI
Tarih: 04.09.2014 > Kaç kez okundu? 1632

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI

e.mail: necdetes@mynet.com



Türk olmanın bedelini çok

Ağır ödüyorlar…



Aylardır Irak ve Suriye’deki Türkmenler üzerine dikkatleri çekiyoruz.

Çünkü Türkmen kardeşlerimiz, IŞİD’ın kucağına itilmiş, katliamlarla

karşı karşıya kalmışlardır. Sahipsiz bırakılmışlardır.

Katledilmelerine bütün dünya gibi Türkiye’nin de seyirci kalması

Türkmen katliamını adeta vahşete düşürmektedir. Özetle, bu

kardeşlerimiz bugün Türk olmanın bedelini çok ağır biçimde ödüyorlar.

IŞİD, önüne geleni kurşuna diziyor, kafalarını koparıyor. Çocuklar

sıcaktan, açlık, susuzluk ve ilaçsızlıktan ölüyor. Türkmen kızlarını

IŞİD’ın tecavüzünden kurtarmak isteyen babaların, kız çocuklarını

öldürmek zorunda kaldıkları da belirtiliyor. Göç etseler sığınacak bir

güvenli limanları bulunmuyor. Türkiye bile kardeşlerimize sınırı

açmıyor, kaderleri ile baş başa bırakıyor.

Şimdi bize Irak’a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük Kitabı’nın yazarı Ali

Kerküklü, konu ile ilgili bir yazı gönderdi. Yazıda “Türkmenler sessiz

biçimde ölün” diyor. “Bu yazıyı yazarken içim acıyor, çünkü Türkmenler

etnik temizlik ve soykırımla karşı karşıyadır. Türkmenler ölüm kalım

savaşı veriyor” diye de ekliyor.

Biz, Ali Kerküklü’nün gönderdiği bu çığlık yazısını özetleyip

yayınlayarak, bizi yönetenlerin bu konuya dikkatlerini bir kez daha

çekmek istiyoruz:

“Bugün Irak Türkleri, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ve peşmerge

arasında kültürel soykırım ve kitlesel soykırım tercihleri arasında

bırakılmış, yüz binlerce Irak Türk’ü, ölüm ve zorunlu göç arasında

kalmıştır. Irak Türklerinin can ve mal güvenliği yok, Türkmeneli’nin

şeref, namus ve iffeti hedef alınıyor. Türkmenleri dünyanın gözü

önünde bölgeden arandırılıyor. Türkmenlerin yüz yüze kaldığı olaylar

açıkça kıyımdır ve etnik temizliktir ama kimse ses çıkarmıyor. Gazze,

Suriye, Rabia için hüngür hüngür ağlayanların, katledilen Türkmen’ler

için neden gözlerinin yaşı bile akmaz? İşte böyle iki yüzlü bir

dünyada yaşıyoruz!

ABD ve AB (Avrupa Birliği), IŞİD’ın Yezidi ve Kürtlere dokunduğu anda

dünya ayağa kalktı. ABD Yezidi ve Kürtlere yardım etmek amacıyla

Irak'a hava saldırısı düzenledi ve onlara havadan insani yardım

desteği sağladı, korunmaya alındı ve yaraları anında sarıldı. Kürtleri

IŞİD’tan korumak için, hemen silah yardımına koşan ABD, İsrail,

Almanya, Fransa…, Söz konusu Türkmenler olunca Batı’nın Türkmen

katliamlarına sesi çıkmıyor. İran bile Kürtlere silah yardımında

bulundu.

IŞİD’in saldırıları Türkmenleri bu bölgede iki defa göçe maruz

bıraktı. IŞİD’in Musul ve Telafer’e saldırılarından sonra buralardan

canını kurtaran on binlerce Türkmen Yezidilerin yoğun yaşadığı Sincar

kasabasına sığınmıştı. IŞİD’in Sincar’ı işgal etmesinden sonra

Türkmenler Yezidiler ile bir kez daha zorunlu göçe maruz kaldı. Göçün

nereye kadar süreceği, ne zaman biteceği ya da bitip bitmeyeceği belli

değil.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi: “Dünyada bir tek

Yezidilerden konuşuluyor. Sanki orada bir tek Yezidi var, Türkmen

dramı yaşanmamış. Bu da bilinçli olarak yapılan bir meseledir. 300 bin

Türkmen göçe maruz kaldı. Coğrafyası elinden alındı. Filistinlilerin

konumuna düştüler. BM Güvenlik Konseyi aldığı kararlarda sadece

Hıristiyanlar, Yezidiler ve Şebekler’den bahsettiler. Bir tek

Türkmenleri söylemediler. Bu konu bilinçlidir tabii ki. Bunun ardında

tabii ki farklı güçler vardır. Türkmenleri bilinçli olarak göz ardı

etme politikası yürütülüyor. Kesinlikle bu da dünya siyasetinin bir

parçasıydı. Herkesten fazla zararı gören Türkmenlerdir.” dedi

Bölgede silahsız ve korumasız olan tek toplum Türkmenlerdir.

Türkmenler hariç her kesimin silahlı gücü var. Bu coğrafyada güçlü

olan hayatta kalıyor. Çünkü burası İsviçre veya Norveç değil. Bugün

Türkmenlerin insani yardımdan çok acil olarak silaha ve korunmaya

ihtiyacı var. Diğer kesimler gibi Türkmenler de Emniyetleri ve

kendilerini korumak için silahlanmalıdır. Bu topraklarda var olmak

isteniyorsa buna ihtiyaç var.

Türkmenler: “Bize de Kürtler veya diğerleri gibi silah yardımı

yapılsın kendimizi korumak istiyoruz yoksa yok olacağız. Kimseye karşı

değiliz, sadece saldırılara karşı kendimizi korumak istiyoruz.

Bağdat’tan destek istediğimizde size Ankara yardım etsin diyorlar”

demektedir.

Ama resmi açıklamalara bakarsanız AKP Hükümeti Türkmenlere “çok büyük

yardımlar” gönderiyor. Adana’da TIR’lar durdururulunca da hükümet

“Türkmen kardeşlerimize giden yardımlardı onlar” diye savunmaya

geçmişti. Ama o TIR’lar Irak’a değil, Suriye’ye gidiyordu, ama

gerçekte o TIR’lar Türkmenlere gitmiyordu, o zaman kime gidiyordu?

Onu da lütfen siz bilin! Irak Türkmenlerinin silahlanmak için

girişimlerde bulunduğu bir sırada Türkiye Başbakan Yardımcısı Bülent

Arınç: “ITC (Irak Türkmen Cephesi) Türkiye'den silah istemeyeceğini

bilir” diyerek, Türkmenleri Türkiye'nin korumayacağını bütün dünyaya

duyurmuş oluyordu. Bunun anlamı da, Türkmenler sessiz bir şekilde

ölün!

Türk Hükümeti, El-Nusra Cephesi, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ve

Müslüman Kardeşler gibi radikal İslamcı örgütlere silah, eğitim,

lojistik destek, para ve istihbarat yardımı yapmıyor mu, bu radikal

İslamcı örgütlerin yaralıları Türk hastanelerinde tedavi görmüyor mu?

Türkmenler, ölüm kalım mücadelesinde şeref, namus ve kendilerini

korumak için anavatanından destek ve yardım istemesinden daha doğal ne

olabilir? Kürtler gibi Türkmenler de, destek ve yardımı İsrail’den mi

istesinler? Diğer etnik gruplar çeşitli güçler tarafından korunurken,

yani herkesin sahibi varken, Türk Hükümeti, Türkmenlerin yaşadığı bu

insanlık dramı ve felaketi karşısında Türkmenleri korudu mu, siyasi

destek verdi mi? Türkmenler yalnızlığa ve çaresizliğe mahkûm edildi.



2 Ağustos 2012 Türkmen şehri Kerkük’ü ziyaret eden Türkiye'nin eski

Dışişleri Bakanı ve yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu Türkmenlere

seslenerek (Bende o salonda bulunuyordum); "Sizin burada tırnağınıza

küçük bir diken batsa, onun acısını 75 milyon Türk Anadolu'da

hisseder.” demişti. Hani Musul ve Kerkük Türkiye'nin milli meselesi ve

kırmızı çizgisiydi. Hani “Kerkük'e ve Telafer'e dokunan Türkiye'ye

dokunur” sözü nerde kaldı? Türkmenleri, kırmızı çizgi ve Irak’ın

toprak bütünlüğü yalanı ile aldattılar ve Türkmenlerin bugünkü

insanlık dramına zemin hazırladılar. Peki yaşanan bu felaketi ve

insanlık faciasının hesabını kimden soracağız? Gerçek şu ki, Bugün

petrol ve Radikal İslamcı örgütleri, Türkmenlere tercih eden bir

iktidar var Türkiye’de!

Türkmen Birliği sorumlularından Türkeş Mahili, “Türkiye (Hükümet) bizi

petrol ile tarttı ve sanırım petrol ağır geldi!” sözü Aslında her şeyi

açıklıyor. Yüz binlerce Türkmen ölüm ve göç arasında kaldı. Coğrafyası

elinden alındı. Filistinlilerin konumuna düşürüldü.”

e.mail: necdetbuluz@gmail.com

necdetes@mynet.com





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 30
Dün Tekil 992
Bugün Tekil 963
Toplam Tekil 1984951
IP 54.234.247.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































28 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Başka dile uymaz ananın sesi, Her sözün ararsan vardır Türkçesi
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu