SİYASETTE HESAP SADECE SANDIKTA SORULMAZ… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









SİYASETTE HESAP SADECE SANDIKTA SORULMAZ… - Necdet SİVASLI
Tarih: 29.12.2013 > Kaç kez okundu? 1394

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



SİYASETTE HESAP SADECE



SANDIKTA SORULMAZ…



Başbakan da, etrafı da son yapılan “Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonları” ile ilgili olarak şöyle diyor:



“Kimin ne hesabı varsa, 30 Mart’ta seçim yapılacak, sandıkta hesaplaşırız.”



Sandık, hiş kuşkusuz demokrasilerde belirleyicidir. Biz de herkesin hür iradesini sandığa yansıtmasından yanayız. Bu ayrı bir konudur. Şimdi, ortada AKP Hükümeti üzerinden yürütülen bir “Yolsuzluk” söylentileri var. Ortada bilgi, belge, kasetler uçuşuyor. Daha önce yapılan operasyonlarda 24 kişi tutukla ndı. Yeni dalgalar da geliyor. Ancak, bunlar Başbakan ve taifesi tarafından sürekli engelleniyor. Yargının çalışmasının önüne set çekiliyor.



Yolsuzluk, rüşvet, vurgun, talan suçtur. Bu suça kim karışmışsa yasalara göre yargılanır. Bunu bugünkü siyasiler de, yöneticiler de yapsa bir şey değişmez. Daha da açıkçası, siyaset sorumsuzluk olmamalıdır.



Şimdi, muhalefet de, millet de bu yapılan yolsuzluk ve rüşvetten iktidar partisinden hesap soruyor. Millet, sokaklara çıkıp, protesto gösterilerinde bulunuyor. Pankartlarda “Hırsız var” yazıları ve atılan sloganlarda yansıtılıyor. Haklı tepkilere bile polisin tazyikli su, biber gazlı saldırıları sürüyor. Göz alt ılarla korku salınıyor.



Şunun altını çizelim:



Bütün dünya kamuoyunda olduğu gibi, bizim kamuoyunda da yolsuzluklara, talana, rüşvete ve vurguna karşı büyük tepki oluşmuştur. Bu tepkiler hiç kuşkusuz zamanı gelince sandığa mutlaka yansıyacak. Ancak, milletin bu tepkilerini meydanlara, sokaklara çıkarak demokratik hak çerçevesi içinde ortaya koyması kadar do ğal bir şey de olamaz. Bugün, bu yapılıyor.



Görüyoruz ki Gezi eylemlerinde olduğu polisin yolsuzluklara tepki gösterenlere karşı uyguladığı tutum ve davranışlarda da bir farklılık yoktur. Dış dünyada da büyük tepki yaratan bu görüntüler bugünkü iktidarın muhalefete hoşgörülü olmadığını, şiddet ve korkutmadan yana tavrını sürdüreceğini ortaya koyuyor. Bu da hiç kuşkusuz toplumsal barışı yok ettiği gibi, toplumun hızla ayrıştırılmasında da katkı sağlıyor.



Sandık önemlidir ama siyasette hesabın sadece sandıkta sorulamayacağı da bilinmelidir. Eğer ortada bir yolsuzluk varsa, bunun üstü de örtülmek isteniliyorsa, hesabı da sorulacaktır. Bugün sokaklara, meydanlara taşanlar sandık öncesi hesaplaşmanın içindeler. Hukuk sisteminin önünün tıkanmasının karşısındadır lar. “Suskun bir toplum değiliz” demek istemektedirler. Ortada eğer suç varsa, ceza da kaçınılmazdır. Bugün polisi, savcıları çalışamaz hale getirmek, çıkarılan kararlarla Anayasa’yı hiçe saymak, eğer gerçek suç varda bunların üstünü örtmek tam anlamı ile bir Anayasal suçtur ve bu işleyenler de Yüce Divan’da yargılanırlar.



Anımsayacak olursak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konu ile ilgili yaptığı açıklamada “İktidara geldiğimizde bunları Yüce Divan’a göndermek boynumuzun borcudur” diyerek, yapılanların da yaşananların da kabul edilemez olduğunun altını çizmiştir.



Bugüne kadar adaletten, hak’tan, hukukun üstünlüğünden söz eden Başbakan’ın, şimdi dün savunduklarına karşı bugün savaş açması polis ile savcıları birbirine düşürmesi ülkeyi siyasi ve ekonomik açıdan çıkmaza sürüklüyor. MHP Genel Başkan Yardımc� �sı Celal Adan da konu ile ilgili açıklamasında “Başbakan bundan böyle adaletten bahsedemez” demiştir. Yazımızı Adan’ın bu konudaki sözleri ile noktalamak istiyoruz:



“Sayın Başbakan canhıraş bir biçimde yolsuzluğun üstünü örtmeye çalışmaktadır. Ancak bunu yaparken, rüşvetin üstünü örtmeye çalışırken, Türkiye'nin kurumlarını tarihte görmediği biçimde birbirine düşürmektedir. Savcı ile polisi birbirine düşüren bir Başbakan Türkiye'ye hiçbir şey vaat edemez. Kendi bakanlarının, bürokratlarının yolsuzluğunu örtmeye çalışan bir Başbakan bundan böyle adaletten bahsedemez.

Artık görülmüştür ki Sayın Başbakan dönülmez akşamın ufkundadır.

Ne AKP'nin, ne Sayın Başbakan'ın ne de Hükümet'in; bundan böyle Türkiye'ye vereceği hiçbir şey yo ktur. Bir devletin, bir milletin omurgası olan adaletle oyun oynayanlar; bir gün gelir o adalete sığınırlar. Adaletten hiç kimse kaçamaz.



Sayın Başbakan her sıkıştığında olduğu gibi yine mağdur edebiyatına sığınmıştır. Sözüm ona " bu mücadele istiklal mücadelesi imiş! " Lütfen birisi Sayın Başbakan'a şunu hatırlatsın: Türkiye'nin istiklali bundan sonra sadece adalet mücadelesi ile mümkündür. Hırsızı koruyanlar, hatta bunun için bir gecede polis teşkilatını dağıtanlar; adalet mücadelesi veremez. Bunlar adalet soyguncusu, adalet kapkaççısıdırlar.

Sayın Başbakan muhalefetle uğraşacağına, muhalefeti takip edeceğine; hırsızlarla, rüşvetçilerle, yetimin hakkını yiyenlerle uğraşsaydı kendisi için de, millet için de daha ha yırlı olurdu. Bir gecede çıkarılan ve hırsızı koruduğu açıkça belli olan değişiklik neyin nesidir? Dünyanın neresinde savcıların eli kolu bağlanır?

Açıkça soruyoruz; Sayın Başbakan bilmediğimiz daha hangi rezaletlerin üstünü örtmektedir?”





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 11
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 165
Toplam Tekil 1639707
IP 54.161.128.52






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu