CHP-CEMAAT YAKINLAŞMASINA DOĞRU… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









CHP-CEMAAT YAKINLAŞMASINA DOĞRU… - Necdet SİVASLI
Tarih: 25.12.2013 > Kaç kez okundu? 1363

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail. necdetes@mynet.com



CHP-CEMAAT YAKINLAŞMASINA



DOĞRU…







Son “Rüşvet ve yolsuzluk” operasyonu ile başlayan süreçte Başbakan Erdoğan, gittiği her yerde konuşuyor, konuyu başka yönlere çekmeye çalışıyor. Hükümete iç ve dış mihrakların komplo kurduğunu söylüyor. “Gezi olaylarıyla nasıl başa çıktıksa, bu komplo ile de başa çıkacağız”diyor. Diyor da, ortaya çıkarılan “rüşvet” ve “yolsuzluk”la ilgili tek kelime etmiyor.



Ortada, Cumhuriyet tarihimizin en büyük rüşvet ve yolsuzluk olayı ile karşı karşıyayız. Olayın patlak verdiği günden bugüne kadar Başbakan’ın telaşı, acelesi, savunmaya geçmesi, olaylara adı karışan Bakanların hala koltuklarında oturması ne ile izah edilebilir? Bu, bir paniğin, korkunun ve endişenin ortaya dökülmüş halidir. Operasyonun dalga dalga yayılmasından endişe edilmesidir.



BU KEZ BU İŞ FARKLI



Acele ile emniyette başlatılan görevden alma ve yer değiştirme operasyonu, savcılara karşı başlatılan psikolojik savaş, bundan sonra amirlere ve Başsavcıya haber verilmeden operasyon yapılmaması konusunda yapılan değişiklikler bir paniklemenin, endişendin ve korkunun nedenleri olarak da değerlendirilebilir. Şimdi de basının emniyete girmesi yasaklandı. Bakalım bu yasaklara bundan sonra daha neler eklenecektir?



Açık ve net biçimde görebildiğimiz tablo şudur:



Geçmişte Deniz Feneri Yolsuzluğu olayı fırtınalar koparmıştı. Alman savcılar “Bu işin ana ayağı Türkiye’dir” demişlerdi. Raporlar ve bavullar dolusu belgeler gönderildi. Deniz Feneri Yolsuzluğunun birçok noktaya dayanacağı bilindiği için üstü kapatıldı. Savcılar görevden alındı, haklarında dava açıldı. Başbakan, Deniz Feneri olayı atlattı ama bugün karşı karşıya kaldıkları “Rüşvet ve Yolsuzluk” olayını öyle kolay kolay atlatamayacaklardır.



AKP, birçok konuda ortaklık yaptığı cemaatle çatışma halindedir ve yollarını ayırmıştır. Bu ikili, birbiri hakkında çok şey biliyor. Şimdi bunlar ortaya dökülecek, kamuoyu daha çok geçmişte neler olmuş neler bunları daha açık biçimde görmüş olacaktır. Bu da, taban seçmeni yol ayırımına getirebilir, bunu unutmamak gerekiyor.



BU ÇATIŞMA BURADA BİTMEZ



“Parelel devlet” anlayışı ile cemaatle işbirliği yapan, devlet içinde güçlendiren, birçok operasyonu birbirinin desteği ile yapan bugünkü iktidar değil mi? Başbakan “Ne istediklerse verdik” demedi mi? Çıkar çatışması gündeme gelince nalsı birbirini boğazlamaya başladılar. Bunu millet görmüyor mu? Bunlardan seçmen etkilenmeyecek mi?



Bu kez karşılarında en az kendileri kadar muhafazakâr olan cemaat vardır. Cemaatle olan bağlantıları bundan sonra çok daha sıkıntılı dönemleri de beraberinde getirebilir. Cemaatin ve taraftarlarının oyları ne kadardır,bu oy aranı ile Hükümet sallanır mı,bunu Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerde daha net görebileceğiz. Her ne kadar Başbakan “Hesabınız varsa bunu Mart ayında yapılacak olan sandıkta yapın” diye meydan okuyorsa da, bunun sonucunun daha önemli dalgalanmalara neden olabileceğini biz şimdiden söylemeliyiz. Çünkü cemaat bugüne kadar dışarıdan ortak olduğu iktidar partisi için çalışmayacak, aksine kampanyalar bile düzenleme yoluna gidecektir.



CEMAAT” BEN DE VARIM” DİYOR



İkincisi de, tabanlarına belgelenmiş olan bu rüşvet ve yolsuzlukları anlatmaları, ikna etmeleri kolay olmayacaktır. AKP tabanından da kaymaların olabileceğini sanıyoruz. Ortaya çıkan gerçeklerden uyanan ve etkilen enler de mutlaka olacaktır,bunu kaçınılmaz görüyoruz.



Gezi ile başlayan deprem, şimdi rüşvet ve yolsuzluk operasyonları ile doruğa çıkmıştır. Bunlar, Başbakan’ın kimyasını bozmaktadır. Daha çok hata yapılıyor, hata yapıldıkça da batağa daha çok batılıyor. Bugün, Başbakan’ı yandaşlarının da eleştirmeye başlaması boşuna değildir.



Cemaat, etki alanını genişletmek, yerel seçimde AKP’nin burnunu sürtmek istiyor. Dikkat ediniz, özellikle İstanbul’da Mustafa Sarıgül’ün, Ankara’da Mansur Yavaş’ın CHP’den aday gösterilmesinde biz cemaatinin etkisinin olabileceğini düşünüyoruz. Bu, cemaatin CHP’ye destek vermesi anlamına gelmemelidir. Ancak, şunu da ekleyelim: Son günlerde CHP-cemaat yakınlaşmasında önemli adımlar atılıyor. Mustafa Balbay’ın bırakılmasını da cemaat tarafından CHP’ye bir jest olarak değerlendirilmelidir. Burada bir oyun oynanıyor ve bu oyunda cemaat “Bu işte biz de varız” ağırlığını hissettirmek istiyor. Özetle, cemaat İstanbul’da Sarıgül’ü, Ankara’da da Yavaş’ı destekleyecek, ortaya sürpriz sonuçlar çıkarsa bu da kimseyi şaşırtmasın.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 204
Toplam Tekil 1639746
IP 54.146.176.35






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.311 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu