Özbekistan-Türkiye ilişkilerinde yanlışlık nerede? - Kürşad ZORLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Özbekistan-Türkiye ilişkilerinde yanlışlık nerede? - Kürşad ZORLU
Tarih: 23.09.2009 > Kaç kez okundu? 3018

Paylaş


23 Eylül 2009 Çarşamba



Özbekistan Cumhuriyeti, Türkiye ve Türk dünyası için son derece önemli bir ülke konumundadır. Geçmişte de böyle olmuştur. Bakmayın ilişkilerimizin bugün askıda olduğuna…Özbekistan ve Türkiye”nin, kültür, dil, din, örf ve alışkanlıklar itibariyle birbirinden tamamen ayrışması mümkün değildir. Zaman ve şartlar iki ülkenin ilişkilerini belki geçici süre askıya alabilir; ama gün geldiğinde mevcut yabancılaşma kısa sürede sona erer. Tarihe dönüp bakıldığında ise iki medeniyetin de dünya sınırlarını zorlayan bir Rönesans ve büyüme hamlesi başlattıkları söylenebilir. Söz konusu coğrafyada Türk kökenli halkların mevcudiyeti 5. Yüzyıla kadar uzanır. Bugün bile Semerkand, Buhara ve Taşkent”te Türk-İslam sentezine ilişkin yansımaları rahatlıkla görmek mümkündür. Sanırım Timur ve Beyazıd”ı karşı karşıya getiren sebepler olmasaydı ve o mücadele yaşanmasaydı bugünkü dünya düzenin şekli bambaşka olabilirdi.

Bugünse iki ülkenin ilişkileri resmi anlamda yok denecek seviyededir. 2003 yılında Başbakan Erdoğan”ın yaptığı resmi ziyaretten beri karşılıklı üst düzey bir temas olmamıştır. Fransa”da gerçekleştirilen AB-Orta Asya forumunda iki ülke Dış İşleri Bakanlarının bir araya gelmesinden bu yana taraflar arası görüşmeler bakan düzeyinde bile gerçekleşmemiştir. Özellikle bazı diplomatların ifadelerine göre Türkiye”den birkaç kez yapılan randevu talebi de reddedilmiştir. Bu sonucun temelinde karşılıklı yanlış anlama ve kişisel boyutta değerlendirilebilecek tarihi hatalar yatmaktadır.

ÖZBEKİSTAN”IN BÜYÜK POTANSİYELİ

Baktığımızda Özbekistan Orta Asya bölgesinin, 30 Milyon ile en fazla nüfusuna sahip olan ve Afganistan dâhil diğer bölge ülkelerinin tümüyle sınırları bulunan tek devletidir. Ülkede ortalama yaşam süresi 64,19 yıldır. Nüfusun yaş ortalaması 26”dır. Ülkede nüfusunun %80”ini Özbekler, %10”unu diğer Orta Asya ülke vatandaşları, (%5 Tacik, %3 Kazak, %2,5 Karakalpaklar, %1 Kırgızlar) %5,5”ini Ruslar, %1,5”i Tatarlar, geri kalanı ise Ukraynalılar ve Yahudiler oluşturmaktadır. Özbek nüfusunun diğer ülkelerdeki durumuna bakıldığında ticarette oldukça başarılı oldukları gözlenebilir. Üstelik ülke dışındaki nüfusun stratejik durumunu göz ardı etmek mümkün değildir. Örneğin Afganistan”ın özellikle kuzeyindeki Özbek nüfusu siyasetten, ekonomiye ve hatta küresel gelişmelere kadar etki edebilme gücüne sahiptir. Özbekistan toprakları tarım, hayvancılık ve maden bakımından ciddi bir potansiyele sahiptir. Pamukta dünya üçüncüsü, altın üretiminde, BDT ülkeleri içerisinde Rusya”dan sonra ikinci sıradadır. Özbekistan altınının niteliği dünya standardının da üzerindedir. Doğalgaz, petrol ve özellikle kömür ithalatında artan bir grafik söz konusudur.

YALNIZLAŞMA TEHLİKESİ

Özbekistan”ın dinamik, girişimci işgücü ve yer altı zenginlikleri bir tarafa, ülkede son zamanlarda artma eğilimine girmiş olan “terör ihtimali ya da korkusu” dikkat çekici bir gelişmedir. Çok değil…1 Eylül bağımsızlık bayramı ve Taşkent”in 2200”üncü kuruluş yıldönümü sebebiyle ülkenin sınırları geçici olarak kapatılmıştır. Özbekistan yönetimi ülkedeki yabancı misyona ilişkin her türlü gelişmeye kuşkuyla yaklaşmaktadır ki bunda bölgede gerçekleşen ve adına “renkli devrim” denilen süreçlerin etkisi büyük olmuştur. Özbekistan ABD ve Rusya üslerini kapatmıştır. Devlet Başkanı Kerimov”un bu konudaki kararlılığı Kırgızistan”ın Rusya”ya ikinci bir üs verme isteğini kınaması ile ortaya konulmuştur.

Özbekistan coğrafi bakımından bugünkü Ortadoğu ve Orta Asya mücadelesinin kilit ülkelerinden birisi olarak içe kapalı, güçlü reflekslere sahip yönetim anlayışını sürdürmektedir. Öyle görülüyor ki Kerimov, ABD ve Rusya dahil dünyanın küresel güçlerine “içe kapalı” olma özelliği ile karşı durmaya çalışmaktadır. Tabi…Bu anlayış kısa vadede sonuç verebilir. Orta ve uzun vadede kapalı sistemlerin olumsuzluklarının gelmesi kaçınılmazdır. Ekonomi, dış ticaret, turizm ve sosyal yaşamın bu olumsuzluklardan etkilenmemesi mümkün değildir. En önemlisi de zaman içerisinde dünya sathında yalnız kalabilme tehlikesidir. Muhakkak ki bütün bunlar birer varsayımdan ibarettir.

KERİMOV”UN TEREDDÜT ETMESİNE GEREK YOK

Türk dünyası ya da son dönemde söylendiği gibi “Türkçe konuşan devletler” arasındaki organizasyonların hiç birisinde Özbekistan yoktur. Büyükelçi düzeyinde bile temsil edilmemektedir. Bu konuda son bir uyarı da Türkiye ile ilişkilerin gerilemesinin nedeni olarak yalnızca Türk tarafının gösterilmesi gibi bir anlayışın hiç kimseye kazanç sağlamayacağıdır

Doğrudur…Türkiye uzun süre üzerine düşeni yapmamış ve gerçeklerden uzak “monşer” projeleri ile Özbekistan yönetimini küstürmüştür. Ancak Özbekistan yönetiminin de eleştirilecek pek çok yanı vardır. Bir defa Türkiye”ye olan güvensizlik kişisel boyutlardan ülke siyasetlerine taşınmıştır. Türkiye”nin “Özbekistan devletine karşı olması” gibi bir iddia kayda değer bile değildir. Belki bireysel karşı duruşlar olabilir ama bu sonuç Türkiye”yi bağlamaz. Özbek Lider Kerimov”un önce görüşme ve karşılıklı birbirimizi anlama imkanını yeniden sağlaması gerekmektedir. Bu defada muhalif liderlerin Türkiye tarafından desteklendiği savı ortaya konulmaktadır. Acaba gerçekten böyle midir ? Eğer böyleyse Türkiye”nin gerekçesi nedir ? Örneğin ölüm, işkence gibi tehditler söz konusu mudur ? Peki bu çözülmesi mümkün olmayan bir problem midir ?

İnanın değil…Ama bunun için karşılıklı irade, istek ve teşebbüs gerekir. Bunların dağılımına bakıldığında ise Türkiye”nin bir adım önde olduğunu söylemek mümkündür.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 390
Toplam Tekil 1640745
IP 54.204.247.205






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.598 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu