İNANÇ ve KÜLTÜLTÜRÜMÜZ AÇISINDAN MUHARREM AYI - Yakup TUFAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İNANÇ ve KÜLTÜLTÜRÜMÜZ AÇISINDAN MUHARREM AYI - Yakup TUFAN
Tarih: 14.11.2013 > Kaç kez okundu? 1376

Paylaş


"Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın yazdığı şekilde, on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır, dosdoğru hesap işte budur" Tövbe :36

Muharrem ayı, inanç tarihimiz ve değer yargılarımız açısından baktığımızda, bizim için önemli bir mana ifade etmektedir. Bu ayda Allah (cc) tarafından insanlığın kurtuluşu için gönderdiği Peygamberlere izzeti ikramı vardır, Aşure vardır, Hicri takvimimin ilk ayıdır, yine bu ayda Muharrem orucu ve ‘’Kerbela Vakası’’ vardır.

Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği için ‘’Aşure’’ günü Allah (cc) on peygambere on değişik ikram ve ihsanda bulunmuştur. Hadis kitaplarından öğrendiğimize göre:

1. Allah (cc), Hz. Musa’yı (a.s.) Firavunun zulmünden Aşure Günü kurtarmış, Firavun ile ordusunu denizde boğmuştur.

2. Hz. Nuh (a.s.) gemisi Aşure Günü karaya demirlemiştir.

3. Hz. Yunus (a.s.) balağın karnından Aşure Günü kurtulmuştur.

4. Hz. Adem’in (a.s.) tövbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.

5. Hz. Yusuf (a.s.) kardeşleri tarafından atılan kuyudan Aşure Günü kurtulmuştur

6. Hz. İsa (a.s.) Aşure Günü semaya yükseltilmiştir.

7. Hz. Davud’un (a.s.) tövbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.

8. Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu İsmail Aşure Günü doğmuştur.

9. Hz. Yakub’un (a.s.) oğlu Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri yine Aşure Günü görmeye başlamıştır.

10. Hz. Eyyüb (a.s.) hastalığından Aşure Günü şifaya kavuşmuştur.

Muharrem ayının onuncu günü yani Aşure Günü vuku bu bulan hadiselerin her biri bizim için uzun uzun üzerinde durulması ve ibret alınması gereken olaylardır.

Hicret hadisesi ve onun akabinde meydan gelen Hicri takvimin İslam dünyası olarak bir başlangıç ifade etmesi ve Müslümanların istiklal ve istikbali noktasından oldukça önemli bir mana ifade etmektedir.

İslam tarihinden edindiğimiz bilgiye göre: Allah Resulü (sav) Medine’ye geldiğinde orada yaşayan Yahudiler’in oruç tutuklarını gördü ve günlerden Muharrem ayının 10. günüydü. Allah Resulü (sav) Yahudilere bu tuttukları orucun ne orucu olduğunu sordu. Yahudiler, ‘’ Bugün, Allah’ın Musa’yı Firavun’ un zulmünden bir kurtardığı gündür, Hz. Musa (a.s.), bir şükür olarak bugün oruç tutmuştur’’ dediler. Peygamber Efendimiz onlara, ‘’ Biz, Musa’nın sünnetini yaşatmaya sizden daha çok yakınız ve hak sahibiyiz’’ diye karşılık verdi. Allah Resulü ve Müslümanlar o gün oruç tuttular. O yıl henüz ‘’Ramazan Orucu’’ farz kılınmamıştı. Bir yıl sonra ‘’Ramazan Orucu’’ farz kılınınca Müslümanların oruç ayı ‘’Ramazan’’ (İslam’ın 5 şartından birisi Oruç) oldu. Aşure konusunda ise Peygamber Efendimiz Müslümanları serbest bıraktı, ‘’İsteyen tutar, isteyen tutmayabilir’’ dedi. Bunun üzerine bu oruç, ‘’mustehab’’ bir oruç olarak kaldı. Yine İbni Abbas’ın (ra) rivayet ettiği bir hadiste de ifade edildiği gibi, Yahudilere benzememek için Aşure gününü önceki ve sonraki gün ilave edildi ve böylece üç gün oruç tutmak ‘’sünnet’’ olarak uygulanır oldu.

‘’Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur’’(Müslim)

Sevgili Peygamberimiz ‘in (sav) torunu Hz. Hüseyin (r.a) ve evlatlarının şehit edilmesi, ‘’Kerbela’’ meselesine gelince, Müslümanlar için çok üzücü hadisedir. Muhakkak şehitler Allah katında mükafatını almış ve en yüksek mertebeye ulaşmışlardır. Zalimlere ise Allah hak ettikleri cezayı en adil bir şekilde vereceğinden hiç şüphemiz yoktur. Aklı başında her Mümin ‘’Kerbela’’ hadisesine üzülür, fakat soğukkanlılığını kaybetmez ve bunu Müslümanlar arasında bir kin ve nefrete dönüştürmez.

Aşure geleneği inanç ve kültür değer yargılarımız açısından mühim bir yer tutar. Hz. Nuh’un (a.s.) gemisinin karaya demir atması ve tufandan kurtuluşunun bir hatırlatılması ve bir sevinç, bir şükür nişanesi olarak ‘’Aşure’’ yapılır. Yapılan Aşureler eşe dosta, komşu ve tanıdık tanımadık herkese ikram edilir, dağıtılır. Aşure günü toplantılar düzenlenir, sohbetler yapılır. Bu inanç ve kültür değerlerinin yaşatılması bir taraftan toplumumuzun kaynaşması bakımından büyük önem arz ettiği gibi diğer yönden hoşgörü, barış ve huzurun tesisi içinde büyük bir öneme haizdir.

‘’Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.’’ Hucurat:10

Muharrem ayı ve bu ay içerisinde vuku bulan hadiseler bütün Müslümanlar için büyük önem arz eder. Aşure nasıl bir şükür bir sevinç vesilesi olarak anlaşılıyor ve yad ediliyorsa, Kerbela hadisesi de bütün Müslümanları derinden üzer ve mateme boğar. Muharrem bütün Müslümanlar için mübarek bir aydır, ayırıcı ve ayrıştırıcı bir ay değildir. Muharrem ayı Sünni Müslümanlar için ne kadar önem arz ediyorsa, Şii Müslümanlar için de o kadar önem arz eder. Hz. Ali Efendimiz (r.a.), Peygamber Efendimizin (sav) torunları Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.) Efendilerimize Şiiler ve Aleviler tarafından ne kadar saygı ve sevgi gösteriliyorsa, onlar Sünni Müslümanlar tarafından da en az o kadar sevilip sayılmaktadır. Aksisini düşünmek mümkün değildir.

Muharrem ayı inanç, birlik ve berberliğimizin güçlenmesi için önem arz etmektedir. İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimizin damadı, ilk çocuk Müslüman, İslam’ın Halifesi Hz. Ali Efendimiz (r.a.) ve onun çocukları Hz. Hasan (r.a.) ce Hz. Hüseyin (r.a.) Efendilerimiz, Ehli- Beyt hepimizin sevgilisi ve ortak değeridir. Asla ayırıcı, ayrıştırıcı bir değer yargısı değildir ve olamaz.

Hangi renkten, hangi ırktan, hangi dilden olursak olalım, gerek Ramazan ve gerekse Muharrem ayını bir fırsat bilelim. Dini ve kültür değerlerimize ortak sahip çıkalım. Sevinç ve kederimizi birlikte paylaşalım. Birbirimize karşı sevgi, saygı ve muhabbet besleyelim. Özelliklerimizi (İslam’a ters düşmeyen) zenginlik kabul edelim, birbirimize karşı hüsnü zan besleyelim, hoşgörülü olalım…

‘’ Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu yalnız bırakmaz. Zulme teslim etmez.’’ H.Ş.

Günümüz insanlığını, günümüz İslam alemini iyi analiz edelim. İslam coğrafyasında olup bitenleri, Somali, Sudan, Mısır, Irak, Suriye gibi İslam beldelerini iyi okuyalım ve doğru anlayalım. İslam kardeşliğinin ve Müslümanların birliğinin ne kadar zaruri ve önemli olduğunun şuuruna varalım.

Müslümanlar olarak Muharremi, Aşureyi, Kerbela’yı doğru anlayalım ve doğru anlatalım. Asıl mana ve hedefinden saptırıp Müslümanlar arasında fitne, fesat, husumet, kin ve nefrete dönüştürmeyelim. Ayrı bir inanç, hatta ayrı bir din olarak takdim etme gafletine düşmeyelim. Haddi aşmayalım, ‘’sıratel müstakim’’ den ayrılmayalım. Aynı Peygamberin Ümmeti olduğumuzu, kıblemizin, kitabımızın bir olduğunu ve kardeş olduğumuzu asla unutmayalım…



Dinslaken, 6 Kasım 2013/3 Muharrem 1435

Yakup Tufan





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 629
Toplam Tekil 1639381
IP 54.166.89.187






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu