Burdur, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde büyüme ve yenilenme sevinci - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Burdur, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde büyüme ve yenilenme sevinci - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 13.09.2013 > Kaç kez okundu? 1629

Paylaş


Burdur ilimizde 2006 yılında kurularak, her geçen gün önemli mesafeler kaydeden, kısa adı MAKÜ olan, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesindeki son gelişmelerden söz etmek istiyorum:

Burdur ilimiz merkezinde ofset tekniğiyle günlük yayınlanan Çağdaş Burdur Gazetesinin eki olarak hazırlanıp yayınlanan ‘İstiklal’ adlı, büyük boy 12 sayfalık Bültenin (Derginin) 2.sayısı, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi özel sayısı olarak okurlarıyla buluştu, buluşturuldu. MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı ‘Başlarken’ başlığı altındaki değerlendirmesinin bir yerinde;”2006 yılında kurulmasına rağmen, temelleri 1965’lere dayanan birimlerimizle, sürekli büyüme ve yenilenme ile ülkemizin en saygın fakültelerini oluşturarak, çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” cümlesiyle, geçmişle bugün arasındaki köprünün varlığını, sağlamlığını bir kadirbilirlik anlayışıyla ortaya koyuyor.

MAKܒyle ilgili değişik haberlerin,faaliyetlerin görüntüleriyle birlikte yer aldığı ‘İstiklal’ adlı bültenin 4 ve 5.sayfalarında, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı ile yapılan bir röportaj dikkat çekiyordu.. Burada, Üniversitenin gelişimiyle ilgili farklı ve sevindirici cevaplar yer alıyordu. Üniversite ismiyle ilgili soruya sayın Rektör;” Her şeyden önce milli şairimizin adını taşıyor olmak, Üniversitemiz için bir gurur vesilesi olmuştur. Üniversitemiz olarak kendimize Mehmet Akif Ersoy’un düşüncelerini ve ideallerini rehber edinmiş bulunmaktayız” diyor.

Üniversite bünyesinde açılması planlanan fakültelerden söz ederken, Tıp Fakültesinin açılması için YÖK’e başvuruda bulunulduğunu, Tıp Fakültesi binasının hayırsever Ercan Akın tarafından yaptırılacağının protokolünün imzalandığını, şuan, İlahiyat Fakültesiyle, Bucak Sağlık Yüksekokulunun yeni açıldığını anlatan MAKÜ Rektörü Saatcı, Hukuk, Tıp, Uzay ve Havacılık Fakültelerinin açılması için YÖK’e başvuruda bulunduklarını anlatıyor.

Rektör Saatçi ayrıca, Eczacılık Fakültesi için de YÖK’e başvuru için dosya hazırladıklarını, Mühendislik Fakültesi bünyesinde İnşaat Mühendisliği Bölümünün bu yılaçılacağını, açma düşüncesinde oldukları, Polimer Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümleri ile, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde ise Bankacılık ve Finans Bölümü, Maliye Bölümü, Sağlık Yönetimi Bölümü, Sosyal Hizmetler Bölümü ile Uluslararası İlişkiler Bölümünün açılacağını müjdeliyor.

Üniversitenin daha geniş bir alanda hizmet vereceği ‘İstiklal Yerleşkesi’yle ilgili de konuşan Rektör Saatçi; “Sadece yeni kuracağımız fakülte ve yüksekokullarla değil, bölgemizin tek hayvan hastanesi, tarımdan hayvancılığa, sanayiden madenciliğe kadar her alanda hizmet verecek bölgemizin en büyük laboratuarıyla ve bir çok yeni tesisiyle modern bir kampus alanı olacak.Bu yıl içerisinde izinlerini aldığımız teknokentimiz de orada kurulacak.Artık sanayicimizle üniversite olarak, birlikte çok daha büyük araştırma faaliyetleri yapabileceğiz.Burdur için çok büyük teknolojik yatırımlarında önünü açan bir gelişme olacaktır. Bunların gerçekleşmeye başlamasıyla da Burdur halkına ve şirketlerine de yeni iş kapıları açılacaktır” cümleleriyle ,bilim , iş çevrelerinin ve toplumun sevinç ,heyecan ve mutluluğunu artırıyor..

Burdur’un ve Burdurlunun gurur kaynağı MAKܒnün kuruluş günlerinde büyük emeği geçen, Üniversitenin ilk Rektörü Prof. Gökay Yıldız’dan yönetim ve hizmet bayrağını alarak, başarıyla dalgalandıran şimdiki Rektör Prof. Dr. Mustafa Saatcı yönetimindeki Üniversite personelinin başarılarının sürekli olması dilek ve tebriklerimle, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim.

***

Osman Oktay’ın Serdengeçti duyguları

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Kısa adı KOOP-KUR olan, merkezi Ankara’da bulunan, Türk Kooperatifçilik Kurumu’nun bir yayın çınarı olan, Kooperatif Postası Karınca Dergisinin 913. sayfasında yer alanlar arasında, hemşehrim, araştırmacı-yazar Osman Oktay imzalı bir yazı vardı. Başlığı: Prof.Dr. Camel Kurnaz’dan bir Serdengeçti belgeseli, Deli Rüzgâr: Osman Yüksel Serdengeçti.

1. Buradan alacağımız Osman Oktay duygularından bazı cümle sıralamaları yapmak istiyorum bu yazımda:

2. Böyle eserler bizim camiada neden az, neden yazılmıyor ve Serdengeçti misali pek çok değerimiz gelecek nesillere neden aktarılmıyor diye söylenip durdum.

3. Deli Rüzgâr, tam 7 bölümden oluşan 731 sayfalık dev bir eser. Bölüm başlıkları şöyle sıralanıyor: Sayfalara sığmayan ömür, Yayın hayatı, 3 Mayıs tufanı, Politikanın içinde, Serdengeçti’nin mahkemelerle imtihanı, Kişiliği-daima bir yanı açıkta kalan adam, Düşünce dünyası.

4. Hayat hikâyesinin anlatıldığı birinci bölümü okurken ve 35. sayfada Akseki’deki evinin resmini görünce yeniden 1970’li yıllara gittim.

5. 12 Eylül tufanı beni de Ankara’dan koparıp Isparta’ya savurduğu için Ankara’daki cenazesine katılamamış, ölümünden 3–4 ay sonra ruhuna ithaf ettiğim “Akseki’de bahar” isimli şiirimde de bunu ifade etmiştim:





İlkbaharı severdin,

Gel ağabey, gel hadi.

Bahar gelse bir derdin,

Gel ağabey, gel hadi.

Bademler açtı şimdi,

Örnekler suda çimdi,

Akseki’yi gör şimdi,

Gel ağabey gel hadi.





1. Orada yetişen adamlardan biri de, aynı zamanda Serdengeçti’nin akrabası olan ünlü İslam â limi ve Diyanet İşleri Başkanlarımızdan Ahmet Hamdi Akseki’dir.

2. Aslında kitabın sayfalarında ilerlerken Osman Yüksel Serdengeçti ile Galip Erdem’in hayat hikâyelerindeki ortak yanlar hemen kendini gösteriyor.

3. Resmi ve özel pek çok arşivden derlenen belgeler, resimler okuyucuyu alıp geçmişe götürüyor ve hatıralar canlanıyor.

GÜNÜN HABERLERİ:

1. Burdur İlimiz merkezinde Muharrem Tuncel’in sahipliğinde günlük yayınlanan ‘Yenigün’ gazetesi 60. yayın yılına merhaba dedi.

2. Hatay’ın Samandağ ilçesinde Şahiye Say yönetiminde günlük yayınlanan ‘Samandağı’ gazetesi 26. yayın yılına girdi.

***

Prof. Dr. Elçin İskenderzade’den:

Gurbet hücresinde

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’den faaliyet gösteren, VEKTOR Neşirlerevi’yle, VEKTOR Beynelhalg Elm Merkezinin Başkanı, Genel Koordinatörü, şair, yazar, araştırmacı ve bilim insanı Prof. Dr. Elçin İskenderzade, yazdığı yayınladığı kitaplarla, makalelerle, dikkat çekiyor.

Yenilerde bir şiir kitabı geldi. Adı: Gurbet Hücresinde. 208 sayfayla VEKTOR neşirlerevi yayınları arasında günyüzü görmüş. Uzunca bir önsöz, sunuş var Arif Emrahoğlu imzalı. Buranın bir yerinde:

“Elçin İskenderzade geleceğini, taleyini, ömür yolunu, yaradıcılık alanındaki faaliyetini teşkil etmeye çalışmayan ziyalılardan biridir. Daha doğrusu o, normal hayatını yaşıyor. Şiirini yazıyor, neşriyatını yapıyor, gücü yeterince de insanlara yardım yapıyor” deniyor.

Arif Emrahoğlu aynı zamanda kitabın Redaktoru. Kitap Azerbaycan Türkçesiyle yazılıp yayınlandığı için, yer yer Türkçe anlatımında zorluk çekiyoruz.

Elçin İskenderzade hocamız, hece vezni ve serbest tarzdaki şiirleriyle, kitabın sayfalarından bize sesleniyor, okuyucularıyla selamlaşıyor, merhabalaşıyor. Sayfa 44’deki ‘İsterim’ adlı başlıklı, şiiri 4 ayrı dörtlükten oluşuyor.

İki dörtlüğü bu şiirin:





Yeniden sevmeyi öğreneyim diye,

Tazeden dünyaya gelmek isterik,

Bu dünya seninle güzeldi gülüm,

Dünyanın sırrını bilmek isterim.





Yine bu yollardan geçip gideydim,

Ayna bulağlardan içip gideydim,

Garip turnalarla uçup gideydim,

Bir gün gökyüzünde ölmek isterim.





Görülüyor ki, Prof. Dr. Elçin İskenderzade hocamızın dünyası geniş, tertemiz. Bu tertemiz dünyada, herkese yer var.

Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim. Elçin İskenderzade hocamızdan yeni kitaplar, yeni yayınlar bekliyoruz.

***

Şiir pınarı Halil Soyuer ustadan

iki şiir damlası

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Rahmetli Halil Soyuer ağabeyim için kullanılan ‘Şiir pınarı’ deyimi çok doğru ve ona yakışan bir addı. O’nun şiir pınarı hiç kesilmedi, eksilmedi. Her zaman gürül gürül aktı, akmaya devam etti.

Halil Soyuer 1921 yılı Ocak ayında, Balıkesir’in Havran ilçesinde doğdu. 17.01.2004 tarihinde Ankara’da vefat eden Halil Soyuer, 20.01.204 tarihinde doğum yeri olan Harran ilçesinde Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Halil Soyuer, Ankara’ya geldiğimde ilk tanıdığım şairdi. Onda “Sevginin hiç izne çıkmayışı” şiirimizin berraklığını koruyan bir pınar gibiydi. O, “Şiirin mülkiyeti yeteneğin üstüne kayıtlıdır” diyerek, gerçeklerle sahtelerin ayırımını açık olarak anlatan, beyaz saçlı bir delikanlıydı.

Halil Soyuer ağabey, dostlarına karşı çok hassastı. Rahmetli Ahmet Tufan Şentürk ağabeyimize ithaf ettiği “Eskimeyen dost” adlı şiirinde bu gerçekler net olarak görülüyordu.

“Dünyada senmişsin dost dedikleri / Yüzüme bakışı eskimeyen dost / Kasketin içinden sarı saçını / Alnına döküşü, eskimeyen dost” mısralarıyla söylemek istediklerimizi doğruluyordu, tasdik ediyordu. Ve bu şiirin bir başka dörtlüğünde de şöyle sesleniyor Halil Soyuer ağabey Ahmet Tufan Şentürk ağabeyimize:





Hayatla bozmamış hiç arasını,

Hep kendisi sarmış iç yarasını,

Cebinden çıkarıp sigarasını,

Kibritle yakışı, eskimeyen dost...





Halil Soyuer ağabey bir sevgi ve aşk şairi olduğu için ondan sevgi hiç izne çıkmadığı için, “Bir tanem” adlı, başlıklı şiirinde de gördüğümüz sevgi gerçekleri vardır. Üç ayrı dörtlükten meydana gelen bu şiirin, Bir tanem adlı şiirin iki dörtlüğü şöyle efendim:





Hep gönül gözümle bakmışım sana,

Bundan şaşmam, hiç olmadı bir tanem.

İki sözün biri sensin, biri ben,

Bu söz daha üç olmadı bir tanem.





Şaşırmışım hem günleri, hem vakti,

Akşam olur çıkar gelir dem vakti,

Dem vaktiyle sen de gelsen tam vakti,

Zaman daha geç olmadı bir tanem.

***

AGİKAD Bülteninin ilk sayısı

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Kısa adı AGİKAD olan, Ankara Girişimci Kadınlar Derneği Bülteninin ilk sayısı yayımlandı. Bülten sevimli görünümüyle, okurlarının karşısına çıkarken, ilk adımıyla güçlü bir ses olduğunu gösterdi. Dikkat çekti.

AGİKAD Bülteni kapak hariç l2 sayfalık görünümüyle, zengin içeriğiyle sütunlarının dopdolu oluşuyla, Bültenin gelecekte daha bir önemlilik içinde karşımıza çıkacağını göstermesi bakımından önem taşıyor.

Bülten AGİKAD’ın kimliğine bakalım öncelikle:

Dernek adına sahibi: İnsaf Kılıç,

Yazı İşleri Müdürü: İsmail Kara,

Koordinatörler: Derya Öztürk, Azime Ünal.

Üç ayda bir okurlarının karşısına çıkan,çıkarılan Bülten AGİKAD’ın idare merkezi: Kent Koop Mhl.Batıkent Bulv.Batıkent Kültür Merkezi AVM No.255,Kat.l,Daire.18 Batıkent-Ankara.

Dernek olarak önce kendilerini tanıtıyorlar ilk sayfada.”Biz kimiz?”diye sorduktan sonra,bu sorunun cevabını kendileri veriyor,şöyle söze başlıyorlar:Atatürk’ün Türk kadınına verdiği büyük önemden ve ondan istediği görevlerden esinlenerek yedi kurucuyla birlikte 08 Kasım 2004 tarihinde yola çıktık.

AGİKAD’ın yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:Başkan İnsaf Kılıç,Başkan Yardımcısı Şükran Kitiş,Genel Muhasip İsmail Kara,Sayman Selma Ergen,Üyeler;Azime Ünal,Leyla Bektaş,Derya Öztürk,Fikriye Arslan,Suna Erpak.

Derneğin amaçları arasında;Kadın girişimci sayısını artırmak,kadınların iş dünyasındaki statülerini sağlamlaştırmak mevcut kadın girişimcilerini güçlendirmek,dernek üyeleri arasında işbirliği ve dayanışmayı geliştirmek,iş ve istihdam olanağı sağlamak,kamu kurum ve kuruluşlarıyla,sivil toplum örgütlerini dayanışma ve işbirliği içinde tutmak,konularıyla ilgili projeler üretmek ve gerektiğinde birlikte yürütmek gibi önemli çalışmalar yeralıyor.

Başkan İnsaf Kılıç imzalı bir mesaj var 3. sayfada “Kadınım mecburiyetim var” başlığı altında.Bu mesajda;Devletin eksikli yasalarına duyarlı olmaya,kadının mutsuzluğuna çare aramaya,kadınların ikna tekniklerini kullanabilecekleri adımların atılmasına,ortak akıllarla,iyileşmeye çaba harcayarak katkı koymaya mecburiyetim var ,deniliyor.

Bülten içerisinde etkinliklere yönelik bol fotoğraflı sayfalar dikkat çekiyor, Gerçekleştirilen etkinlikler bir bir sıralanıyor.

Ozan ve şairlerin buluşması gibi kültürel etkinlikler de ayrıca kaydedilmesi gerekenler arasında yeralıyor.Derneğin Basın Müşaviri,şair,yazar ve araştırmacı İsmail Kara’nın bu tür etkinliklerde payının büyük olduğunu da kaydetmeliyiz.

Arka iç kapakta, Devletimizin kurucusu yüce Atatürk’e ait değişik, farklı fotoğraflarla, kadın hakkında söylediği sözlerden yapılan seçmelerin sıralaması yapılıyor.

Bu görüşlerden biri:

Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 296
Toplam Tekil 1639838
IP 54.158.173.184






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu