SİYASETÇİLERE TAVSİYELER – İsmail Hakkı KAR - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









SİYASETÇİLERE TAVSİYELER – İsmail Hakkı KAR
Tarih: 16.09.2009 > Kaç kez okundu? 2352

Paylaş








Merhaba sevgili dostlarım!



Eleştiri, çok önemli ve gerekli bir durumdur. Bir anlamda fikir alışverişinde bulunmaktır. Ama “eleştiriyorum” derken saygı sınırlarını aşmak, işte bu hoş değil. Şunun için söylüyorum. Gelen bazı maillerdeki üslup, oldukça onur kırıcı oluyor. Özellikle sevmedikleri partiler hakkında en ağır hakaretleri içermesi çok üzücü. Hemen belirteyim, burada sizlerle paylaştığım bilgiler sadece siyasetçi dostlara hitap etmiyor. Özelde idarecilik pozisyonunda olan herkese, genelde sorumluluk sahibi olan tüm insanlara buradan çıkacak önemli püf noktaları var. Belki burada siyasetçilere mahsus spesifik konular olsa da, genel durum budur. Zaten eğitimlerde aktardıklarımız, bunun daha detaylandırılmasından başka bir şey değil.



Tekrar şu düşük üsluplu maillere dönersek, bunlar maksadını aşarak karşı tarafla uzlaşı kanallarını kapatmaktan, tatsız münakaşadan başka bize ne verebilir ki? Hatırlarsanız bazı yazılarımda kullandığım bir slogan var; “sevgi tercih, saygı mecburiyettir”. Şu atasözlerini bilmeyen yoktur: “Ne ekersen, onu biçersin”, “Ne doğrarsan çanağına, o gelir kaşığına”. Grup eğitimlerimizde tartışma ortamı gerildiğinde katılımcılara: “- Arkadaşlar öfkelendiğinizde saygı frenine basmayı unutmayın” derim. Meslektaşlarım bu eğitimlerin verildiği her yerde şunu sıklıkla tekrarlarlar: “Davranışlar, davranışları doğurur. Duygular bulaşıcıdır ”. Aslında hepimiz karşımızdakinde kendimizi görüyoruz da, bazılarımız farkında değiliz. Kişi, kişinin aynasıdır. En acımasız ve tavizsiz eleştirileri yapsak da, muhatabımızın onurunu düşünerek saygılı olma tutumumuzdan asla vazgeçmeyelim. Lütfen bunu unutmayalım ki, tartışıp daha iyi sonuçlar alabilen uygar, medeni bir toplum olma yolunda emin adımlarla ilerleyelim.



Eğitimlerde deriz ki, beden dili, bizim duygu ve düşüncelerimizin eldiveni gibidir. Nasıl bir mesaj vereceğimize öncelikle nasıl bir kılık-kıyafet seçtiğimiz ve nasıl bir beden dili sergilememizle karar veririz. Bazen arkadaşların buna yönelik itirazları ile karşılaşırız. Derler ki, “- Hocam ben bunu kastetmedim ki! “ İyi de karşı taraf bunu genellikle böyle anlıyorsa ne yapabiliriz? Şunu asla unutmamamız gerek: ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimiz ve sonuçta nasıl anlaşıldığımız önemlidir.



Tabi daha kolay yol varken daha zor bir yöntem kullanmak isteyenlere sözümüz yok. Eğitimlerimden biride bana bedenimizin nasıl konuştuğunu sormuşlardı. Hepimiz biliriz ki, girdiğimiz yeni bir ortamda, toplulukta şöyle etrafımızı süzer, oradaki insanlar hakkında bir kanaat oluştururuz. Yakın çevremizde ise daha detaylı kanaate ihtiyaç duyarız. Sorarım size bunu herkesle konuşarak mı yaparız? Elbette hayır. Sadece gözlemleriz. Karşımızdaki insanlar eski deyimle lisan-ı halleriyle bize kendileri hakkında farkında olmadan bilgi verirler. Genellikle çok azı beden dilini doğru kullanırlar. Olduğundan farklı görünmeye çalışanların abartılı hareketlerini hemen fark ederiz. Denemesi bedava.. hodri meydan!.. Bu makaleyi okuduktan sonra siz de bu gözlemi yapın, maillerim aşağıda sonuçları paylaşmanız için sizi bekliyor.



Dostlarım, bir önceki yazımızda bahsettiğimiz beden dili konumuza kılık üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda kaldığımız yerden devam edelim. Özellikle önemli toplantılarda ve bizi ilk defa tanıyacak olanların bulunacağı ortamlarda kılık gibi kıyafet seçimi çok önemlidir.



Kıyafet Seçiminde:

— Kilolu olanlar ve zayıf vücutlular, desen seçimine dikkat etsinler. Şişmanlar boylamasına çizgili olan ve daha çok koyu renkleri tercih etsinler. Zayıf olanlar için çok fazla mahsuru olmasa da, boylamasına çizgili olan kıyafetlerden kaçınsınlar. Özellikle aşırı zayıf ve uzun boylu olanlar buna daha çok dikkat etmeliler.



— Renk uyumunda ahenk, oldukça uzun izaha muhtaçtır. Ama erkek adaylar eşlerinden veya bayan olan yakınlarından yardım alabilirler. Bu arada zevk sahibi beylerin hakkını yememek gerek. Katıldığınız toplantı ve aktivitelere göre renk seçimi farklılık gösterebilir. Aynı zamanda vereceğiniz mesaj açısından da oldukça önemlidir. Biliyor musunuz, bedenin dili olduğu gibi renklerin de dili vardır. Bu durum, çalışma ortamında da çok önemdedir. Ama ayrıntıları bununla ilgili bir yazıda vereceğim.



— Kıyafet içi aksesuarlar, bilinçli kullanılmalıdır. Kravat, broş, kravat iğnesi vs. bilen biri tarafından seçilmelidir. Ne aşırı fantezi, nede aşırı gösterişsiz olanlar modeller tercih edilmemelidir. Bu arada bazı partilerin rozetleri, ebat ve tasarım yönünden çok berbat görünüyor. Bunların seçicilerinin işin ehli olmadıkları çok belli oluyor.



— Prestij için kıyafet harici aksesuarlar, titizlikle seçilmelidir. Çantanın renk, model ve ebadı, yapılan o anki çalışma ile ilgilidir. Mesela dosyalarla gidilen bir saha veya toplantı çalışmasına el çantası yanında diğer elde dosyalarla gidenleri gözlemledim. Bu son derece amatörce bir yaklaşımdır. Tabi kendi gruplarımızda bunları giderdik.



Olumlu beden sinyalleri:



— Muhatabınıza içten, sıcak bir tebessüm ile bakın. Bunu size nasıl izah edebilirim diye düşündüm. Mesela, çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla uzun bir aradan sonra tekrar karşılaşırsanız ne hissedersiniz? İşte o ruh halinde nasıl tebessüm ediyorsanız, çevrenize böyle gülümseyin.



— Destekleyen baş hareketleri, karşıdaki kişiye verilen en anlamlı mesajlardan biridir. Bu sizin düşündüğünüzden tamamen zıt yönde olsa bile, karşınızdakinin fikrini ifade etmesine gösterdiğiniz saygının kalitesini yükseltir.



— Avuç içini, açık bir şekilde yana açmak, samimiyetinizi pekiştirir. Zaten gayrı ihtiyari olarak samimice düşündüğümüz şeyleri açıklarken yaptığımız harekettir. Bu arada hiçbir zaman avuçlarınızı yumuk saklamayın. Konuşurken sahiplenme duygusunu ifade etmek için ellerinizi öne doğru uzatarak yapılan avuç yumma hareketi, normal durumda ve uzun süre bu pozisyonda tutulursa karşı tarafta “Benden bir şeyler gizliyor” hissi verir.



— Oturduğu yerde öne doğru eğilmek, özellikle otururken dinleme pozisyonunda karşı tarafı son derece memnun eder.



— Göz bebeğinin içine bakmak, muhatabınıza verdiğiniz önemi ifade etmenin en belirgin hareketidir.



— Başın, vücuda 90° açıda olması, dinamik ve özgüvenli olduğunuzun karşınızdakine ifade edilmesidir.



— Konuşana karşı tam cephe oturmak, sahih hadislerde geçen çok çok önemli davranıştır. Peygamber efendimizin her daim önemle dikkat ettiği bir davranıştır. Karşı tarafı ne olursa olsun önemli görmenin anlamlı bir mesajıdır.



— Tokalaşırken yeterince sıkmak, ama kemik kırarcasına yapmamak gereklidir. Ayrıca bakışlarınız başka bir taraftayken yapılan tokalaşmak, farkında olmadan hakaret etmektir. Bunun için her şartta en az 2-3 saniye muhatabınızla göz göze gelmeye özen gösterin.



— Kucaklaşırken yeterince sıkmak, ama bunda da ölçüyü kaçırmadan ve ilk siz kucaklamışsanız, karşı tarafın bırakmasını bekleyerek ayrılmanız gerekir. Bu, eğitimlerimizde en fazla eğlendiğimiz seremonidir. Çünkü bazılarımız, kucaklaşmanın estetiğini unutmuş görünüyor.



— Konuşurken - dinlerken, elle dokunmak, muhatabınıza verilen olumlu bir duygusal mesajdır. İyi olan diyalogu pekiştirirken, kötü giden iletişimi iyiye doğru çevirmenize yardım eder. Ancak, bunu yaparken tebessümü unutmayın.



— İki omuzu yandan kavramak, karşı tarafa “Sen benim için çok özelsin“ hissini verir.



— Mimikleri aktif kullanmak, altı duygu çeşidini ustaca kullanmaktır. Bunun için ayna karşısında bol bol egzersiz yapmalısınız.



— Başı aşağı - yukarı seri şekilde sallama, abartılı olmadan tasdik veya “Seni anladım” manasına gelir. Şüphesiz anlamak, hak vermek değildir. Ama en az onun kadar önemlidir. Bunun iletişim boyunca dinlerken yapılması, zaman zaman “Hı hıı” veya “Evet anladım” v.s. sesleriyle desteklenmesi sizin karşı tarafça “Uzlaşmacı bir kişi” olarak algılanmanızı pekiştirir.



Bu tekniklerin yanı sıra sizin tespit ettiğiniz bir takım yöntemleriniz varsa, onları da dinlemek isterim. Biliyorsunuz.. “ben oldum (mükemmelim) diyen, ben öldüm der” Ben bu anlamda ölmek istemem.. ya siz? Gelecek yazıda kaldığımız yeren devam ederiz. Hepinize sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dilerim. Umut ve sevgiyle…







İsmail Hakkı Kar

İnsan İlişkileri Ustası





“Bu yazı, mahalli idareler seçimleri arifesinde yazılmıştır.”





(devam edecek)



İletişim:

www.edimer.net

bilgi@edimer.net





Not: Sizden çok yoğun eğitim talebi alıyoruz. Ancak grup eğitim talepleri, firmalar haricinde grupları oluşturma açısından zordur. Bunu belediyeler, okullar, vakıf ve dernek vb. gibi kurumlarca organize edilebilir. Bizim grup oluşturmamız oldukça zordur. Çok ısrar eden arkadaşlar için grup eğitim taleplerini (İstanbul için) almaya karar verdik.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 164
Toplam Tekil 1639706
IP 54.161.128.52






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.621 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu