ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE KARŞI ÇIKMAK… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE KARŞI ÇIKMAK… - Necdet SİVASLI
Tarih: 06.06.2013 > Kaç kez okundu? 1485

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE



KARŞI ÇIKMAK…



Günlerdir Taksim Gezi Parkı ile başlayan eylemleri yazıyoruz. Yazılarımızda özellikle de eylemcilerin şiddetten uzak kaldıklarını, kırıp dökmediklerini, çevreye zarar vermemek için büyük mücadele içinde olduklarını vurguladık. Özellikle de şiddete baş vurulmadıkça, herkesin demokratik hakkı olan eylemleri yapmasında bir sakınca olmadığı görüşümüzü de sizlerle paylaştık.



Bu arada bazı marjinal gruplar eylemcilerin içine sızmadı mı? Hiç kuşkusuz sızdı ve sızmaya da devam edecek. Bunlarla mücadele etmek, ayıklamak devletin işidir. Güvenlik güçleri bunlarla mücadele de etmelidir. Biz, her zaman, şiddet uygulayan, yakan, yıkan, çevreye, insanlara zarar verenlerle mücadele edilmesinden yanayız ve polisimizin de yanındayız.



POLİS DEĞİL EMİR VERENLER SUÇLU



Eyleme katılanlar nasıl demokratik haklarını kullanıyor, şiddete baş vurmuyor, polise çiçek veriyorsa, güvenlik güçlerinin de bu eylemcilere aynı sıcaklıkla, aynı anlayış ve hoş görü ile yaklaşması gerekiyor. Her önüne gelene b iber gazı sıkan, tazyikli su ile sindiren, şiddet uygulayan, orantısız güç kullanan, göz altılarında abartıya kaçan polisler de kendilerine çeki düzen vermelidir.



Burada doğrudan polisleri değil, onlara emir verenleri suçlamak gerekiyor. Ancak, buna rağmen, polislerin içinde de ayıklanması gerekenleri var olduğunu son yaşanan olaylarda açık biçimde gördük. Orantısız güç ile sadece ülke genelinde değil, ülke dışında bile polislerimizin tepki gördüğünü yazmaya gerek var m ı bilmiyoruz?



Nitekim Taksim’deki olaylardan sonra polis emir alınca çekilmiştir. Buradaki ince nokta, olaylara polislerin değil onları yönlendirenlerin verdiği emirler neden olmuştur. Eylemlerin başladığı noktada bir bayram havası estirilmeye başlanmış, eylem yapan lar meydanın temizliğini bile el ele kol kola gerçekleştirmişlerdir.



ORANTISIZ GÜÇ ENDİŞE YARATIYOR



Öyle ki, en büyük müttefikimiz Amerika bile bu konuda Türkiye’yi uyarıp “Polis, eylemcilere karşı aşırı güç kullanmamalıdır, bunu endişe ile izliyoruz” demiştir. AB’den de aynı şeki lde itirazlar gelmiştir. Bunların Türkiye’nin imajını zedelediğini görüyoruz. “Bir polis devletine doğru mu gidiyoruz?” endişelerimiz haklılık kazanıyor.



İzmir’de eylem yapanlara karşı, polislerin arasındaki sivil giyimli kişilerin ellerinde sopalarla önüne geleni altına alıp, acımasızca dövmesi, kabul edilir bir olay değildir. Kimdir bu kişiler? Sivil polislerse, ellerinde soplar ne arıyor? Polis, cop kullanır, kelepçe kullanır, mümkün olduğunca da şiddetten uzak durur. Üstelik sivil giyimlilerin polisin arasına karışıp, eylemcilere karşı şiddet uygulaması ve acımasızca dövmesi hiçbir şeyle izah edilemez.



Nitekim Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Vekili Arınç ve bazı Hükümet yetkilileri eylemcilerin mesajlarının alındığını, polisin orantısız güç kullandığını, şiddet uyguladığını kabul ettiklerini de söylediler. Buna rağmen, halen polis şiddet uygulamasını sürdürüyor. Biz, baştan bu yana söylediklerimizi yineleyelim: Eylemcilerin de, güvenlik güçlerinin de şiddetten uzak kalmaları çağrısını bıkmadan usanmadan söylemek istiyoruz. Şiddet, nereden gelirse gelsin herkesin de bunun karşısında olması gerekiyor. Çünkü, görülüyor ki, şiddet her zaman şiddet doğuruyor.



HERKES BARIŞ VE HUZUR ORTAMI İSTİYOR



Eylem yapanlara karşı orantısız güç kullanılması, hiç kuşkusuz olayların yayılmasına ve şiddetlenmesine de neden olmuştur. Toplumsal barışı, demokratik istikrarı, can güvenliğini, temel hak ve özgürlükleri tehdit eden bu olayların sona erdirilmesi, Hükümetin sağduyulu hareketi ile mümkün olabilecektir. Meydanla ra çıkanlar, Hükümet olanlara çok önemli mesajlar vermişlerdir. Bu mesajlar iyi değerlendirilir, doğru adımlar atılırsa, barış ve huzur ortamının bir an önce gelmesi de sağlanmış olur.



Yazımızın sonunda şu önemsediğimiz konuya da değinelim:



Bazı illerimizde sosyal medyada paylaşım yapan gençler birer suçlu gibi gözaltına alınmışlardır. Daha sonra bu gençlerin serbest bırakıldığı haberlerini aldık. Bu uygulamanın da ayrı bir sindirme, baskı ve şiddet olayı olduğunu görüyoruz. Şiddete baş vurulmadığı süre içerisinde sosyal medyada paylaşım yapmak, yazışmak, uyarı niteliğind e mail atmak demokratik bir haktır ve suç değildir. Uzmanların ve hukukçuların görüşünün de bu doğrultuda olduğunu söyleyelim.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 507
Toplam Tekil 1639259
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu