11. DÖNEM İRAN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ - Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









11. DÖNEM İRAN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ - Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI
Tarih: 27.05.2013 > Kaç kez okundu? 2088

Paylaş


14 Haziran Cuma günü milyonlarca İranlı yeni cumhurbaşkanlarını seçmek için sandık başına gidecekler. Bu seçim İran’daki iç siyasal dengeler açısından olduğu kadar, bölgesel ve uluslararası denklemler açısından da büyük önem arz etmektedir. İran’ın nükleer faaliyetlerinin uluslararası gündemi meşgul ettiği bu dönemde, başta ABD olmak üzere batılı devletler bu ülkeye karşı can alıcı yaptırımlar ve ambargolar uygulamaktadır. Üstelik Suriye, Filistin, İsrail, Irak, Bahreyn ve Afganistan gibi İran’ın yakın çevresinde devam etmekte olan önemli kriz ve buhranların yaşandığı hassas bir ortamda yapılacak olması, seçimin önemi arttırmaktadır. Bilindiği gibi İran İslam Cumhuriyeti izlediği aktif dış politikasıyla komşularında ve bölgede meydanda gelen bütün siyasal gelişmelere doğrudan veya dolaylı olarak müdahil olmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, İran’ın kaderini etkileme potansiyelinin yanında bölgedeki yaşanan gelişmelerle de doğrudan ilintilidir. Adayların başvuru, ilgili kurumlarca tespit ve açıklanma süreçleri sancılı başlamıştır. Bazı etkin ve önemli adayların başvurularının reddedilmesi ise daha şimdiden tartışmalı bir seçim yaşanacağının göstergesidir. İran İslam Cumhuriyeti Anayasasının 99. maddesine göre cumhurbaşkanlığı seçimleri, Parlamento (Meclisi Şura ye İslam-i) seçimleri, Uzmanlar Meclisi (Meclisi Hubregan) seçimleri, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (Şura ye Teşhise Maslahatı Nizam) seçimleri ve yerel konseyler dahil bütün seçimlere katılacak adayların seçilme yeterliliğini ve seçimlerin anayasaya uygun yapılıp yapılmadığını denetim görevi, anayasal bir kurum olan Anayasayı Koruma Şurası (Şura ye Nigehban) tarafından yapılmaktadır. Anayasanın 98. maddesi ise adayların salahiyetlerinin kabulü veya reddi dahil seçimle ilgili bütün karar yetkisini bu konseye tanımıştır. Ülkemizdeki anayasa mahkemesine benzer bir görev üstlenmiş olan İran Anayasayı Koruma şurasının yapısına göz atacak olursak;

Anayasayı Koruma Şurası adayların tespitinin yanı sıra önemli başka görev ve yetkilere de sahiptir. İran İslam Cumhuriyeti’nde, İslami Şura Meclisi’nin onayladığı kararların Anayasa’ya aykırı olmamasını sağlayarak, İslam ahkamı ile Anayasa’nın korunması için Koruma Şurası (Şura ye Nigehban) adı altında bir konsey kurulmuştur. Bu şura, görev ve yetkileri bakımından bizim Anayasa Mahkemesiyle benzerlikler taşımakta ve Anayasa Mahkemesinin işlevlerine benzer görevler üstlenmektedir. Buradaki en önemli benzerlik çıkarılan yasaların Anayasanın ruhuna uygun olup olmadıklarının denetlenmesi işlevidir.

Koruma Şurası 12 kişiden oluşmaktadır. Bunların altısı zamanın icaplarına ve günün sorunlarına hakim ve adil din adamları içerisinden, Rehberlik Makamı tarafından atanır. Diğer altı üye ise İslami Şura Meclisi (Meclis-i Şura ye İslami) tarafından hukukun çeşitli dallarında uzman hukukçular arasından, gizli oy ile seçilirler. Görev süreleri 6 yıldır. Milletvekillerinin seçim mazbatalarının kabulü ile denetleme konseyi üyelerinden 6 tane hukukçunun seçimi hariç, Koruma Şurası olmaksızın Milli Şura Meclisi’nin kanuni yetkisi yoktur. Ana Yasanın 91. ve 92. Maddelerinde bu şuranın görev ve yetkilerini tanımlamıştır.

Kabul edilen kanunların ve kararların İslami Şura Meclisince İslam kurallarına aykırı olup olmadığı belirlenir. Anayasayı Koruma Şurası fakihlerinin çoğunluğunun Anayasa’ya aykırı olmadığının tespiti ise Anayasayı Koruma Şurası’nın bütün üyelerinin çoğunluğu ile yapılır. Milli Şura Meclisince kabul edilen kanunlar ve mevzuatın tamamının Anayasayı Koruma Şurası’na gönderilmesi gerekir. Anayasayı Koruma Şurası, kendine ulaştığı tarihten itibaren en fazla on gün içinde bu kanunları İslam esaslarına ve Anayasa’ya uygunluğu yönünden incelemekle ve aykırı gördüğü takdirde tekrar görüşülmek üzere Meclis’e iade etmekle yükümlüdür. Aykırı görülmediği takdirde, Meclis tarafından kabul edilen kanun ve mevzuat icra edilebilir.

Denetim Şurası, İslami Şura Meclisi’nin onayladığı kanunların anayasaya aykırı olduğuna veya şeri kanunlara uygunsuzluğuna kanaat getirirse, rejimin menfaatleri doğrultusunda Meclis, kanun maddesinde belirtilen hususlar ve ödevler emri ile Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyine gönderir. Konseyin geçici ve daimi üyeleri Rehberlik makamı tarafından tayin edilir. Konseyin aldığı kararlar Konsey üyeleri tarafından tasvip edilir, hazırlanır ve Rehberlik makamının onayına sunulur. Koruma şurasının başkanlığını Din adamı kontenjanından seçilen Ayetullah Ahmet Cenneti, sözcülüğünü ise hukukçu kanattan Dr. Abbas Ali Kedhudai yapmaktadırlar. 12 kişiden oluşan şura bir üyenin vefatı ve yerine halen yeni üye seçilmediğinden 11 üye ile görevini sürdürmektedir.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için 650 aday başvuruda bulunmuştu. Anayasayı Koruma Şurası adayları inceleyerek içlerinden 8 kişinin adaylığını onaylamış ve kamuoyuna açıklamıştır. Bu adaylar;

1. Eski İran dışişleri bakanlarından halen dini lider Ayetullah Ali Hamineyi’nin dış politika baş danışmanlığı görevini de yürüten muhafazakar kanattan Ali Ekber Vilayeti,

2. Eski İran Meclis Başkanlarından İslam ansiklopedisi (Danişnameye Cehane İslam) başkanı, aynı zamanda dini lider Ayetullah Seyid Ali Hameneyi’nin dünürü, muhafazakar kanattan Dr. Gulam-Ali Haddad-Adil,

3. Halen Tahran Belediye Başkanlığı görevini sürdüren, muhafazakar kanattan Muhammed Bagir Galibaf,

4. Muhafazakar kanadın son adayı İran nükleer baş müzakerecisi, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri (Debire Şura ye Aliye Emliyete Milli) Dr. Sayid Celili,

5. Reformcu kanattan, yenilikçi Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin cumhurbaşkanlığı birinci yardımcılığı görevinde bulunan Muhammed Rıza Arif,

6. Reformcu kanattan, yenilikçi Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı ve İran Nükleer Baş Müzakerecisi olan Hasan Ruhani,

7. Bağımsız olarak nitelendirilen eski devrim muhafızı komutanlarından, 2009 cumhurbaşkanı adaylarından ve halen Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi‘nin (Şura ye Teşhise Maslahatı Nizam) Genel Sekreterlik görevini yapmakta olan Muhsin Rıza-i,

8. Bağımsız olarak nitelendirilebilecek Haşim-i Rafsencani’nin Cumhurbaşkanlığı döneminde çeşitli bakanlıklar görevinde bulunan Muhammed Garezi.



Adayların başvuru ve onaylanma safhasında İran siyasal hayatında çok önemli görevlerde bulunmuş, hatta döneme damgasını vurmuş siyasilerin adaylığı büyük heyecan yaratmış ve seçime ilgiyi arttırmıştır. Aday adaylarının en önemlisi olan 2 dönem cumhurbaşkanlığı görevini de yapmış, yani 1997 ile 2005 yılları arasında cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş, İran İslam Cumhuriyeti çekirdek kurucu kadrosunda yer alan 1979 İran İslam Devriminin kurucusu ve ilk dini lideri İmam Humeyni’nin yakın çalışma arkadaşı olan, halen Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi‘nin (Şura ye Teşhise Maslahatı Nizam) başkanlığını yapmakta olan ve yakın zamana kadar Uzmanlar Meclisinin başkanlığını da yapan (Meclis Hubregan) Ayetullah Ali Ekber Haşim-i Rafsencani’nin adaylığının onaylanmaması ise halkta hayal kırıklığı yaratmıştır.

Haşimi Rafsencani’nin yanı sıra halen görevdeki cumhurbaşkanı Mahmut Ahmet Nejad’ın desteklediği dünürü ve özel kalem müdürü İsfendiyar Rahim Meşai’nin de adaylığının onaylanmaması seçim sürecinin tartışmalı olaylarından birisidir.

Seçime kısa süre kala yeni gelişmelerle karşı karşıya kalınacaktır. Ancak kuşkusuz seçimin en tartışmalı konusu A. E. Haşim-i Rafsencani ve İsfendiyar Rahim Meşai’nin adaylıklarının reddedilmesidir. Anayasayı Koruma Şurası’nın bu kararı büyük yankılar yaratmıştır. İran’ın önde gelen din adamları, kanaat önderleri ve siyasiler bu kararın gözden geçirilmesi gerektiği tezini ileri sürmüşlerdir. İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu İmam Humeyni’nin kızı Dr. Zehra Mustefevi, torunu Hasan Humeyni, Şii dünyasının en saygın dini otoritelerinden Irak’ta yaşayan Ayetullah Uzma Ali Sistani, Ayetullah Uzma Cavat Amuli, Ayetullah Vahide Hurasani, Ayetullah Beyatı Zencani, Ayetullah Museviye Erdebili, Ayetullah Sanei ve Anayasayı Koruma Şurası üyelerinden Adalet Eski Erki Başkanı Reise Guvveye Gezaiye, Ayetullah Haşimiye Şahrudi ve Ayetullah Mümin gibi dini otoriteler, bu kararın usulsüzlüğü ve yanlışlığına dikkat çekmişlerdir.

Söz konusu otoritelerden bazıları dini lider Ali Hamini’ye yazdıkları mektuplarla Anayasayı Koruma Şurası’nın bu kararının gözden geçirilmesi ve Haşim-i Rafsencani’nin tekrar adaylar arasına konulması gerektiği tezini ileri sürmüşlerdir. Yine eski cumhurbaşkanlarından Muhammed Hatemi İslami Şura Meclisi’nin yenilikçi kanadı (Usulgera) Başkanı Ali Mutehari de Rafsencani’nin kesinlikle adaylar arasında yer alması gerektiği düşüncesini savunmuşlardır. Bu otoriteler dini liderin müdahil olarak anayasayı Koruma Şurası’nın kararının gözden geçirilmesi gerektiğini, bunun da dini liderin emriyle yani hükümet fermanı (Hokme Hukumeti) yoluyla gerçekleşebileceğini savunmaktadırlar. Zira İran Anayasası ve devlet geleneğine göre dini lider gerektiğinde bir ferman yayınlayarak son sözü söyleme hakkına sahiptir.

Basına sızan haberlere göre Anayasayı Koruma Şurası’nın ilk toplantısında Haşim-i Rafsencani’nin adaylığının onaylanması düşüncesi hakimdi. Ancak İstihbarat Bakanı(Veziri İttilaat) Hayder Muslihi ve devrim muhafızları komutanlarının bazılarının toplantıya katılarak üyeleri etkiledikleri bilinmektedir. Söz konusu kişiler kamuoyu araştırmalarına göre, daha seçim atmosferine girilmeden Haşim-i Rafsencani’nin %56 oy potansiyeline sahip olduğunu, seçim faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte bu oranın %15 daha artarak %71’e varacağını bilmektedirler. Dolayısıyla seçimin ilk turunda Rafsencani cumhurbaşkanı seçileceğinden adaylığının engellenmesi gerektiğini savunmuşlardır(1).

İmam Humeyni’nin kızı Dr. Zehra Mustefevi’nin dini lider Ali Hamaneyi’ye hitaben yazdığı açık mektubunda şöyle diyor: “Lütfen bu önemli konuya müdahale ederek, bütün çabalarımızın tahrip edecek bu hareketin ve gelişmelerin önünü kesiniz. Esasen Vilayeti Fakih makamı herkesin istediğini yapmasına engel olmak için vardır. İslam devletinin kurucusu olarak sizin adınızın yanı sıra Rafsencani’nin adı da İran’ın dini lideri olarak zikredilmektedir. Anayasayı Koruma Şurası’nın bu eylemi, İmam Humeyni’nin 2 yarenini birbirlerinden ayırma niyeti taşımaktadır. Lütfen hüküm vererek bu girişimi durdurunuz(2)”

Anayasayı Koruma Şurası A. E. Rafsencani’nin cumhurbaşkanlığı adaylığının onaylanmamasının, ilerlemiş yaşıyla ilgili olduğu tezini savunmaktadır. Oysaki Rafsencani 79 yaşındadır. Buna karşın bu kararın verilmesinde etkin olan kişiler, yani; Uzmanlar Meclisi (Meclis-i Xubregan) Muhammed Riza Mehdeviye Keni 82, Anayasayı Koruma Şurası Sekreteri Ayetullah Ahmed Cenneti 87, İran Yüksek Adalet Divanı üyesi (Divan-i Aliye Keşver) Ayetullah Ahmet Muhsiniye Gurgani 87 yaşındadırlar.

Esasen Ayetullah Haşim-i Rafsencani ile dini lider Ali Hameni’nin ilişkileri tartışmalı olarak 2009 cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında bozulmaya başlamıştır. Hatırlanacağı üzere o dönem cumhurbaşkanı adaylarından Eski Başbakan Mir Hüseyin Musevi ve Meclis Eski Başkanı Mehdi Kerrubi, seçim sonuçlarına itiraz etmişlerdir(3). Rafsencani ise Musevi ve Kerrubi’nin yanında yer alarak seçim sonuçlarına itirazı haklı bulmuş ve Tahran Üniversitesi’nde seçimlerin arifesinde katıldığı ilk Cuma namazında, Cuma namazı imamı olarak verdiği hutbede bu durumu dile getirmiştir. 2009 seçimlerinden sonra meydana gelen sokak çatışmaları ve ayaklanmayı andıran hareketlerin ardından, Rafsencani’nin kızı ve oğlu da gözaltına alınmış ve sorgulanmışlardır. Ardından Rafsencani devrimin başından beri sürdürdüğü çok önemli bir siyasi-dini görev olan Tahran Cuma imamlığı listesinden çıkartılmıştır.

Daha sonra dini lider Hameneyi’ye yakın çevrelerin Rafsencani ve ailesine yönelik baskıları giderek şiddetlenmiş ve sonunda Rafsencani, uzun yıllardan beri sürdürdüğü İran siyasal sisteminin en üst dereceli meclisi konumunda bulunan Uzmanlar Meclisi (Meclisi Hubregan) başkanlığından da uzaklaştırılmıştır. Bu süreçte Rafsencani, İran’ın en büyük özel eğitim kurumlarını bünyesinde barındıran Azad Üniversitesi (Danışgahe Azad) mütevelli heyeti başkanlığından uzaklaştırılma gibi aşırı bir baskıya maruz bırakılmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti’nde seçimler, İçişleri Bakanlığı’nda kurulan Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılmaktadır. Seçimlerin denetim görevi ise, Anayasayı Koruma Şurası’na verilmiştir. Adaylıkları, Anayasayı Koruma Şurası tarafından uygun görülen adaylar 20 günlük propaganda süresince eşit şartlarda İran Radyo Televizyonu’nu (Seda Sima) kullanma hakkına sahiptirler.

Seçim, 14 Haziran Cuma günü oluşturulan 47.000 seçim şubesinde yapılacaktır. Seçmenler nüfus cüzdanlarını göstererek oy kullanacaklardır. Yurtdışında yaşayan İranlılar için de dış temsilciliklerde 290 sandık oluşturulmuştur. Seçmen sayısı resmi makamlarca 44.800.000 olarak açıklanmış ise de son genel nüfus sayımına göre İran’ın 18 yaş üstü nüfusu 53.250.000 kişidir.

Seçim kanununa göre sayılan oyların %50’sini geçen seçimin galibi olur. Anayasayı Koruma Şurası’nın temsilcisinin bulunmadığı seçim sandığı iptal edilir. Seçimler bittiğinde, 10 günlük sürede itirazları değerlendiren A.K.Ş., itirazları haklı bulmadığı takdirde seçim sonucu kesinleşmiş olur. Cumhurbaşkanı seçilen kişi mazbatasını A.K.Ş.’den alarak, İslami Şura Meclisi’nde ant içip görevine başlar. Adaylardan biri %50 barajını aşamamışsa seçimin yapıldığı haftayı takiben ilk Cuma günü en çok oy alan iki aday arasında ikinci tur seçimleri gerçekleştirilir. Bugüne kadar yalnız 9. dönem Cumhurbaşkanlığı Seçimi ikinci tura kalmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti’nde, 1979 yılından günümüze dek 30 yılda on kez Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmıştır. Birinci Cumhurbaşkanı, Abdulhasan Benisadr 1980 yılında 10 milyon oyla seçildikten sonra 2 yıl görev yapmıştır. Mecliste çoğunluğu oluşturan İslami Cumhuriyet Partisi’nin (Hizbi Cum huriyi İslami) milletvekilleri tarafından siyasi yetersizlik suçlamasıyla İslami Şura Meclisi’nde yapılan oylamayla görevinden alınan cumhurbaşkanı; vatana ihanetle suçlanınca, gizlice yurt dışına kaçmıştır ve halen Paris’te sürgün hayatı yaşamaktadır.

İkinci Cumhurbaşkanı, monarşi döneminin siyasi tutuklularından Muhammet Ali Recai, yapılan seçimlerde 12 milyon oyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmış ve görevinin ikinci ayında Başbakanlık binasında meydana gelen bir patlamada teröre kurban gitmiştir.

Üçüncü Cumhurbaşkanı, şimdiki Rehber S. Ali Hameneyi yapılan seçimlerde 15 milyon oyla İran’ın üçüncü Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. Görevinin 4. yılının sonunda ikinci kez seçimleri kazanarak görevini sürdürmüştür.

Dördüncü Cumhurbaşkanı, şimdiki seçimlerde adaylığı Anayasa şurasınca reddedilen A. Ekber Haşemiyi Rafsencani de 15 milyon oyla seçimleri kazanmış ve iki dönem bu görevini yerine getirmiştir.

Beşinci Cumhurbaşkanı Muhammet Hatemi, 1997 de yapılan seçimlerde 20 milyon oyla seçimleri kanamış; ikinci dönemde de bu görevini sürdürmüştür.

Altıncı Cumhurbaşkanı M. Ahmedi Nejad, 2005 yılında seçimlerin ikinci turunda A. E. Haşemiyi Rafsencani’ye karşı galip gelerek 17 milyon oyla seçimleri kazanmıştır.

2009 yılında yapılan seçim ise en tartışmalı seçim olarak İran siyasal hayatında yerini almış ve İran İçişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre kullanılan 39.165.195 geçerli oydan 24.527.516 oy (toplam oyun %62.63’ü) alan Mahmut Ahmedi Nejad cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir(4).

Mevcut Adayların Kazanma Şansı:

Muhafazakar kanadın dört adayından bazılarının diğer bir adayın lehine, seçim yarışından çekilme ihtimali söz konusudur. İran siyasal dengelerini yakından takip eden uzmanlara göre halen bu ülkede en güçlü siyasal örgütlenme, dini lider Ali Hameneyi’nin çevresinde oluşan güç odağıdır. Beyt-i Rehberi (Liderin Evi) diye adlandırılan bu akım son 10 yılda İran’daki bütün iç ve dış gelişmelere damgasını vurmuştur ve ancak son sözü (Fesl Elxitap) yine dini lider söylemektedir.

Dini liderlik makamı ve örgütlenmesiyle ilgili çeşitli haber ve yorumlar kamuoyuna yansımaktadır. Genel kanıya göre dini lider Ali Hameneyi döneminde büyük bir genişleme yaşayan liderlik konumunda en etkin ve nüfuslu kişilerin başında, dini liderin oğlu Muctebah Hameneyi (Muhafazakar Cumhurbaşkanı adaylarından Gulam-Ali Haddad-Adil’in damadı) gelmektedir. 2009 seçimlerinde Ahmedi Nejad ile yakın münasebetler içinde olan dini liderin çevresi zamanla kendisinden uzaklaşmıştır. Son 2 yılda cumhurbaşkanı Ahmed Nejad ile dini lidere yakın kurumlar arasında önemli anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Bu ihtilafları zirveye ulaştıran olay Cumhurbaşkanı Ahmed Nejad’ın desteklediği İsfendiyar Rahim Meşai’nin cumhurbaşkanlığı adaylığının reddedilmesi olayıdır.

Görünen o ki İran’da hakimiyeti ellerinde bulunduran siyasi otorite, reformist (islahtaleb) yenilikçi kanadın yanı sıra Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejad ve yakın çevresine yönelik siyasetten uzaklaştırma politikası izlemekte, reformistleri fitneci (fitnegera); Ahmet Nejad’ın çevresini ise yolları sapmış (ceryane inhirefi) olarak nitelendirmekte ve bu kanattan kişilerin, siyasal anlamda Anayasayı Koruma Şurası eliyle, seçimlere iştiraklerini engellemeye çalışmaktadır. Egemen güçler bu uygulamaya giderken silahlı bürokrasinin de desteğini almaktadır. Devrim muhafızları, ordu ve güvenlik güçleri geleneksel olarak dini lidere bağlıdırlar. Zaten İran anayasasının 110. maddesi gereğince silahlı kuvvetlerin başkomutanlık görevi ve üst düzey komutanları atama yetkisi de dini lider makamındadır. Silahlı kuvvetlerin tavrını ise Genel Kurmay Başkanı General Hasan Firuz Abadi ortaya koymuştur. General Firuz Abadi Anayasayı Koruma Şurası’nın cumhurbaşkanlığı adaylarının tespiti hususunda izlediği yolu takdirle karşıladığını ve şura üyelerine verdikleri bu kararla İran halkını mutlu ettikleri için müteşekkir olduğunu beyan etmiştir(5).

Silahlı kuvvetlerin zirvedeki isminin, Haşim-i Rafsencani ve İ. R. Meşai’nin adaylıklarının reddedilmelerine verdiği bu destek, silahlı bürokrasinin Anayasayı Koruma Şurası ve dolayısıyla egemen güçlerin yanında olduğunun bariz bir göstergesidir. Onaylanan adaylar hızlı bir seçim maratonuna girmiş, düzenledikleri mitingler, toplantılar, basın toplantıları ve görüşmelerle seçim faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Benim kişisel kanaatim dini liderin yakın çevresinden olan, üstelik devrim muhafızlarına da yakınlılığıyla tanınan muhafazakar adaylardan nükleer baş müzakereci Sayid Celili’nin İran cumhurbaşkanlığına en yakın isim olduğu yönündedir.

İran İslami şura Meclisi yani İran Parlamentosu milletvekillerinden 201 kişi yayınladıkları bir bildiri ile Anayasayı Kuruma Şurası’nın Cumhurbaşkanlığı adaylarının tespitinde göstermiş oldukları akılcı ve dik duruştan dolayı kutlama mesajı yayınlayıp ilan edilen listeyi desteklediklerini beyan etmişlerdir. (6) Milletvekillerinin bu girişimi bile egemen güçlerin kararlılığının önemli bir göstergesidir. İlerleyen günlerde bu aday ve diğer adaylarla ilgili daha ayrıntılı bilgi ve değerlendirmelerimi sizlerle paylaşacağım.





*Giresun Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

BİLGESAM Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü





DİPNOTLAR:

1. http://www.rahesabz.net/story/70427/

2. http://www.sahamnewz.blogspot.com/p/blog-page_3822.html

3. http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=386:iran-secim-krizinin-taraflari&catid=77:ortadogu-analizler&Itemid=150

4. http://www2.irna.ir/tr/news/view/menu-444/0906146429194301.htm

5. http://www.bbc.co.uk/persian/iran/2013/05/130524_mgh_ir92_rafsanjani_disqalification_reactions.shtml

6. http://www.kebnanews.ir/?p=61023





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 861
Bugün Tekil 789
Toplam Tekil 1635495
IP 54.166.48.3






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey Türk Beyleri, Milletim, İşitin! Yukarıda Gök Çökmedikçe aşağıda yer delinmedikçe, TÜRK Ulusu senin ülkeni kim alabilir? Töreni kim Bozabilir?
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu