“Rauf Denktaş ve Fazıl Küçük’ün öyle bir mektubu yok” - Yurdagül BEYOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“Rauf Denktaş ve Fazıl Küçük’ün öyle bir mektubu yok” - Yurdagül BEYOĞLU
Tarih: 01.05.2013 > Kaç kez okundu? 1678

Paylaş


Politis gazetesi yazarı Vangelis Vasiliu’nun Maraş Evkaf’sız başlıklı yazısındaki, “Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük 1960 yılı öncesinde İngiliz Hükümeti’ne, Evkaf’ın sadece Maraş’ta değil, diğer başka bölgelerde olan ve İngiltere adına Evkaf tarafından istimlak edilen taşınmazlara ilişkin hiçbir talebi bulunmadığını bildiren bir mektup sundu” ifadelerini değerlendiren Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Kemal Kaymakamzade böyle bir mektubun olmadığını, şayet mektup olsa dahi Vakıf Mallarının kimse tarafından verilemeyeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun da mektup iddialarının doğru olmadığını, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ek Bölüm U’ sunda (Appendix U), söz konusu 1,500,000 sterlinin ne amaçla Türk Cemaatine verildiğini açık ve net olarak açıklanmakta olduğunu kaydetti.

“Appendix U”da belirtilen bu amaçlar; “Eğitim, Vakıf Mallarının iyileştirmesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına göre kurulacak olan Türk Cemaat Meclisinin Kültür ve benzeri faaliyetlerin içine girdiği amaçlar doğrultusunda harcanması şeklinde belirtilmiştir” diyen Atun, bu paranın “sus payı” veya “Vakıf Mallarından Feragat edilmesi” amaçlı verilmediğinin altını çizerek gerekli belgeleri Star Kıbrıs’a sundu.

Politis gazetesi yazarı Vangelis Vasiliu’nun “Maraş Evkaf’sız başlıklı yazısında “Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük 1960 yılı öncesinde İngiliz Hükümeti’ne, Evkaf’ın sadece Maraş’ta değil, diğer başka bölgelerde olan ve İngiltere adına Evkaf tarafından istimlak edilen taşınmazlara ilişkin hiçbir talebi bulunmadığını bildiren bir mektup sunuldu” şeklindeki ifadelerini değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, Vakfın, bir malın, her türlü yararının insanlara ait olacağı şekilde “Allahın malı” anlamına geldiğini, mülk edinilmesinin yasak olduğunu kaydetti. Vakıf malının birinin mülkiyetine geçmesinin mümkün olmadığının altını çizen Atun, “Vakfeden kişi, kendine ait olan bir malı mülkü olmaktan çıkarıp, onu Tanrı’nın bir mülkü gibi kabul edip, ilgili malın gelirini ve getirisini insanlık adına herhangi bir hayır amacı için kullanır” dedi.

“VAKIF MALI NORMAL BİR MAL GİBİ DEĞERLENDİRİLMEZ”

Vakfedilmiş bir malın, normal bir mülk gibi kabul edilemeyeceğini ifade eden Ata Atun, Kıbrıs vakıf mallarının önce İngiltere, daha sonra da Rum-İngiliz işbirliği sonucu, büyük zarara uğratıldığını, haksız uygulamalar sonucu şahsi mülke dönüştürüldüğünü, mülkiyet yasaları tahtında işleme tabi tutulduğunu vurguladı.

***

“İSTİMLAK ETTİ, PEŞKEŞ ÇEKTİ”

İngiliz Sömürge Yönetiminin 1878-1960 yılları arasında Türk vakıf mallarını istimlak ettiğini, sattığını ve Rumlara peşkeş çektiğini ifade eden Atun sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte büyük yangınlar nedeniyle zarar gören vakıf mallarının tamir edilmesindeki mali yetersizlik nedeniyle, bir takım kişilerce ucuz ve az ücretlerle uzun vadede icarı gerekmiştir. Ne yazık ki, bu şekilde vakf binaları uzun vade ile icar edenler, bahis konusu binalara oturup bir daha çıkmamışlar ve mülkü sahiplenmişlerdir. Ancak icar sisteminde yapılan yasa değişiklikleri daha sonra istismar edilmiş ve babadan evlada intikal eden ve icardan kaynaklanan tasarruf hakları, zaman içinde, haksız bir şekilde mülkiyet hakkına dönüştürülmüştür.

“MALIN SAHİBİ ALLAHTIR”

Davalarla gündeme Rumların şahsi mülk olarak edinip sahiplenmeye çalıştıkları vakıf mallarımız, köklü araştırmalarla yeniden belgelendiğinde, sahiplerinin vakıflar olduğu anlaşılacaktır. Osmanlı döneminden kalan ve de halen geçerliliğini koruyan Vakıflar Yasasına (Ahkam-ül Evkaf) göre vakfedilen bir taşınmaz malın sahipliliği, dünyevi olan özel veya tüzel kişiden çıkmakta ve malın sahipliliği ruhani kişiliğe sahip Allah’a devredilmektedir. Bu nedenle de herhangi bir vakıf malı satılamaz, hibe edilemez veya hediye verilemez.”

“YÜZDE 90’I ABDULLAH PAŞA VAKFININ”

Ata Atun, Adada Osmanlı döneminde kayıtları Şeriye Defterine yapılmış 131 Vakıf bulunduğunu, Abdullah Paşa Vakfı ile Lala Mustafa Paşa Vakfı Maraş’tan İskele’ye (Larnaka) kadar olan bölgenin yüzde 90’nının sahibi olduğunu belirtti. Lordos’un varisi Konstantinos Lordos’un da içince olduğu Maraş kökenli Rumların topluca Maraş’ta kalan taşınmaz malları için AİHM’ye 20 Aralık 1989’da yaptıkları başvuruyu da değerlendiren Atun şu ifadeleri kullandı: “Artık Maraş’ın Türk toprağı olduğu iddiasını masaya koymamızın zamanı geldi. Güneyde kalan Vakıf Mallarımız 20’nci yüzyılın başında İngilizlerin yardımı ile Rumlarca yağmalandığı gibi günümüzde de kılıfına uydurulup Rum arazisi olarak tescili yapılmaktadır.

“EVKAFA AİT ARAZİLERİ İSTİMLAK ETTİLER”

Evkafa ait araziler istimlak ediliyor. Vakıf malının önce yeşillendirilerek park haline getirilmesi sonra da iç edilmesi için Rum İçişleri Bakanlığı’na bağlı Kıbrıs Türk Mallarını İdare Birimi’nin yazılı onayından geçti. Onay çıkınca Vakıflar İdaresine ait mülk, Rumların tapusuna geçti. Biz bu kılıfına uydurulan haksızlıkları çok yaşadık. Örneğin Arestis davasında… AİHM’deki Arestis davasında, Maraş sakini olan Arestis’in Türkiye aleyhine AİHM’de dava açarken Kıbrıs Rum Hükümetinin niye Arestis’e koçan vermediğini ve İçişleri Bakanlığından yalan beyanla, 1974 Barış Harekatı sırasında Tapu kayıtlarının kaybolduğu gerekçesi ile sadece mal sahibi olduğuna dair bir evrak verdiğini hakimlere sormalıydık.

“AİHM’E ORJİNAL KOÇAN VEREMEDİLER”

Bir yazımda da belirttiğim gibi, AİHM’e orijinal koçanı verselerdi, Mülhak bir Vakıf olan, yani mal sahibinin Osmanlı Yasalarına göre Hak’kın (Allah’ın) olduğu Abdullah Paşa Vakfının taşınmaz malının nasıl olup ta, 15 Eylül 1913 Pazartesi günü Arestis’in dedesi Mavroudi Hacı Hambi Mavreli’ye Koçan No. 680 ile miras olarak kaldığını açıklamak zorunda kalacaklardı. Ki, bölgede yaşayan insanlardan aldığım duyumlara göre Orams’ın evinin üstünde bulunduğu arazi, bir dönem Türk Vakıf arazisiydi.



Mağusa Mahkemesinin Maraş’taki Türk Vakıf Malları ile ilgili 2 tane tespit kararı var. 271/2000 no.lu ve 27.12.2005 tarihli Abdullah Paşa Vakfı ve 272/2000 no.lu ve 27.12.2005 tarihli Lala Mustafa Paşa Vakfı ile ilgili olan bu tespit kararları, 80 bin dönüm taşınmazın söz konusu Vakıflara ait olduğunu söylemektedir. AİHM’de, yıllar önce gasp edilmiş mallarını geri isteyecek olanlar Rumlar değil, Kıbrıslı Türkler Osmanlı Vakıflarının varisleri olacaktır.”

“MEKTUP YOK”

Kıbrıslı Türk Lider Fazıl Küçük ile kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın hak iddia etmeyeceklerine dair bir mektup vermediklerini ifade eden Atun, Rumların yeni bir şey bulmuşçasına sevinç gösterilerinde bulunduğunu, yazıda geçen “hak talep etmeyeceğiz” ifadelerinin de doğru olmadığını kaydetti. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın Appendix U, yani “Ek Bölüm U” bölümünde İngilizlerin söz konusu 1,500,000 sterlinin ne amaçla Türk Cemaatine verildiğini açık ve net olarak açıklamakta olduğunu dile getirdi.

“VAKIF MALLARINDAN FERAGAT AMAÇLI PARA ALINMAMIŞTIR”

“Appendix U”da belirtilen bu amaçlar; ‘Eğitim, Vakıf Mallarının iyileştirmesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına göre kurulacak olan Türk Cemaat Meclisinin Kültür ve benzeri faaliyetlerin içine girdiği amaçlar doğrultusunda harcanması’ şeklinde belirtilmiştir” diyen Atun, “yıllardır kulaktan kulağa yayılmış olan ve neredeyse Kıbrıs Türk Halkının yüzde 99’unun inandığı gibi bu para ‘Sus Payı’ olarak veya ‘Vakıf Mallarından Feragat edilmesi’ amacıyla verilmemiştir ve bu amaçla da alınmamıştır” ifadelerini kullandı.

KAYMAKAMZADE: “BÖYLE BİR MEKTUP YOK”

Vakıflar İdaresi Müdürü Mustafa Kemal Kaymakamzade de Politis Gazetesi’ndeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını kaydederek şöyle dedi: “Böyle bir mektup yoktur. Bunlar tamamen uydurma ve kafa karıştırma amaçlıdır. Ki böyle bir mektup olmuş olsa bile bir Cumhurbaşkanının, liderin veya şahsın Vakıf Mallarını verme, Vakıf Mallarını devretme hakkı yoktur. Maraş konusu tüm detaylarına vakıf olduğum bir konudur. Bununla ilgili olarak daha detaylı açıklama yapacağım.”

***

APPENDIX U

Item 3.

I also have to request your confirmation that the Turkish community, including the High Council of Evcaf, have no financial claims against the Government of the United Kingdom, or against the Government of the Colony of Cyprus, arising or purporting to arise out of or in connexion with either the administration of Cyprus or the establishment of the Republic of Cyprus or othervise, and that no such claims will be made hereafter by or on behalf of the Turkish community. It is understood that this paragraph shall not affect the provisions, on its entry into force, of the Treaty concerning the

Establishment of the Republic of Cyprus initialled at Nicosia on the 16th of August 1960, and in particular the provisions of Annex E thereto.

Madde 3.

Aynı zamanda sizden Evkaf Yüksek İdare Kurulu da dahil olmak üzere Türk Cemaatinin, İngiliz Hükümetinden veya Kıbrıs Koloni İdaresinden, Kıbrıs’ın yönetimi veya Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulması nedeni ile veya bu nedenlerle bağlantılı olarak kaynaklanan veya zuhur eden Mali talepleri olamayacaktır ve bu tür taleplerin bundan böyle Türk Cemaati tarafından veya adına yapılmayacağının teyidinizi rica ederim. Bu paragraf yürürlüğe girdiği vakit, Lefkoşa’da başlangıç günü 16 Ağustos 1960 tarihi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş ile ilgili hükümleri, özellikle de EK E’nin hükümlerini etkilemeyecektir.



****



İŞTE VASİLİU’NUN YAZISI



“Andreas Lordos, 2010 yılı sonlarında Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuruda bulundu. Bu başvuruyla, kapalı şehirdeki tüm mallarının iadesini ve aynı zamanda 100 milyon sterline ulaşan kullanım kaybına ilişkin tazminat talep ediyor.



Ancak, Taşınmaz Mal Komisyonu, ordunun, Lordos’un taşınmazlarının değerinin biçilmesi için ‘Tapu Dairesinin’ Maraş’a girip çalışmasına izin vermediğini söyleyerek, başvurunun incelenmesini olabildiğince geciktirdi. İki yıl sonra Komisyon, nihayet, başvurunun incelenmesinin taşınmazların sahipliğini talep eden taraflarla, gerek Lordos gerekse Evkaf’la, yapılması gerektiğini açıkladı. Bunun ardından Andreas Lordos, ‘yüksek mahkemeye’ başvuruda bulundu, 24 Nisan 2013 tarihinde davanın görülmesi tamamlandı ve bu günlerde kararını yayınlaması beklenmektedir.



MEKTUPLAR



Davanın görülmesi esnasında, Taşınmaz Mal Komisyonu tarafı, Evkaf’ın, davanın/başvurunun bir parçası olması gerektiği yönündeki iddiada ısrar etti. Ancak Lordos tarafı, ‘yüksek mahkemeye’ İngiliz Hükümetine hitapta bulunan Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın imzalarını taşıyan mektuplar (1960 yılından önce gönderildi) sundu. Bu mektuplarda Küçük ve Denktaş, Kıbrıs Türk tarafının İngiltere adına Evkaf tarafından istimlak edilen taşınmazlara ilişkin herhangi bir talebinin olmadığını kabul ediyorlardı.



Ayni bilgilere göre, İngiliz sömürgesi döneminde, büyük bir kısmı Maraş içerisinde bulunan bazı taşınmazlar için bir miktar para verildi. Bu taşınmazlar şahıslara (özlü bir şekilde hedef taşınmaz malın yeniden dağıtılması idi) verilmiş olmasına karşın, Türk tarafı ilgili belgelerin kaybolduğunu gerekçe göstererek, son zamanlarda Evkaf mallarından söz etti. Bu mektuplar, çok önemli olarak değerlendiriliyorlar, çünkü muhtemelen Türk tarafını, Kıbrıslı Türklerin bugün bu arazileri kullanmamasından ötürü Komisyon’un, kapalı bölge içerisindeki taşınmazların iadesini reddedemeyeceği verisi altında, Maraş’la ilgili bazı hareketlerde bulunmaya mecbur edecek.



OLASILIKLAR



Hukuk çevreleri ‘Politis’ gazetesine, ‘yüksek mahkemenin, önünde iki seçeneği olduğunu ifade ettiler: Ya, Komisyon’u taşınmazların iadesine ve kullanım kaybına ilişkin tazminat ödemeye mecbur bırakarak, Evkaf’ın başvuruda taraf olamayacağını kabul etmek, ya da, Evkaf’ın sahipliğinde ısrar ederek, bu şekilde Lordos’a AİHM’e başvuruda bulunmaya izin vermek.”





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 744
Toplam Tekil 1636275
IP 54.163.94.5






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu