Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu - Umut BULUT - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu - Umut BULUT
Tarih: 06.09.2009 > Kaç kez okundu? 2189

Paylaş


Nurettin Topçu, ahlak meselesinin merkezine sorumluluk kavramını koyar. Ona göre sorumluluk anlayışının kaynağı şuurdur. Şuur, sorumluluk karşısında harekete geçmemekten dolayı kendini suçlar. Bu hareketi evrensel nizama itense insani endişedir. Tıpkı hareket gibi düşünce de bu endişeden doğmaktadır.

İnsani endişe, size normal şartlar altında normal insanların vermeyeceği tepkiler verdirebilir. Daha yalın ifadesiyle diyebiliriz ki; dert adamı söyletir... Bazı dertler vardır ki yüksek sesle ve büyük harflerle söylenmesi gerekir. An gelir sözün çatallı yol ağzına dayanırsınız, ‘söylesem öldürürler, söylemesem ölürüm’ dersiniz kendi kendinize... Söylemeniz gereken yerde susup yutkundukça, kirlendiğinizi hissetmiyorsanız sizin Müslüman ahlakla irtibatınız kopmuş demektir. Kendimizi kirlenmiş hissetmemek ya da bir şekilde temizlenmek ihtiyacı hissediyorsak ağız dolusu söylemek zorundayız.

Duruşu, kendine has sesi ve muhalif tavrıyla Mehmet Bekaroğlu benim hayranlık ve saygıyla takip ettiğim bir isim... Bu saygı siyasi ve ideolojik kaygıların dışında bir yerde duran bir saygı, Gandhi’ye,Kemal Tahir’e Nihat Genç’e ve bütün hak ve onur mücadelesi veren güzel insanlara duyduğum saygı gibi bir şey bu... Hadi söyleyeyim dediğim pek çok şeyi kendisinden duymuş olmak da benim için ayrı bir bahtiyarlık... Kendisiyle belki benzer şeyler söyleyen insanlara karşı çok sert bir üslup kullanması, araya fark koymak isteyenler tarafından hiç de yadırganmamaktadır. Söylemleriyle birbirine benzese de biz mantık derslerinden biliyoruz ki; bir şeyin benzeri kendisi değildir.

Yine Nurettin Topçu’ya göre:’’Ahlaki davranış kendi bilgisini tayin eder. İyinin gerçekleşmesini belirleyen şey, iyilik fikri değildir. Sırf fikir olarak vazife fikri insanı harekete geçirmekte yetersizdir.’’ Yine bunun gibi, çok sıklıkla kullandığımız bir mısra var ya; ‘’Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz...’’ Teorik anlamda benzerlikler olsa da suyun öte yakasındakilerle çok ciddi bir çatlak var ve bu çatlak her geçen gün giderek yarılıyor...

Seçim öncesinde bölünmeyin böldürmeyin diyerek Bekaroğlu’nu üslupsuzlukla suçlayanlara Temel’in mezar taşına yazdırdığı şu cümleyle cevap verelim:’’ Hastayım dedim inanmadınız ya şimdi ne oldu?’’

Mehmet Bekaroğlu gibi bir değer adamı, tez tüketip kolayca gözden çıkaranlara ne diyelim eee şimdi ne oldu? Bu ülkede ekmek bekleyen bu kadar aç ağız varken, tartışmaları hep başka yerlere çekmek topu taca atmaktan başka bir şey değildir. Hadi şimdi yüksek sesle homurdanma zamanı...

Bize ait bir çıkış üretmek için Mehmet Bekaroğlu gibi mücadele adamlarına çok ihtiyacımız var. Yığınlar gözleriyle düşünür, oysa bizim için önemli olan hakikatle kurduğumuz birebir ilişkidir. Daha açık konuşacak olursak hakkın hatırı âlidir, hiçbir hatra feda edilemez... Mehmet Bekaroğlu’nun bu ülke gerçeklerini bağıra bağıra haykırması, yığınları suratlarına tüküre tüküre uyandırmaya çalışması, benim için binlerce seçim kazanmaktan çok daha önemlidir. Bir ülkeyi yönetme iddiası, bir dünyayı yönetme iddiası bu türden itirazların üzerinde yükselir. Eski İngiliz Başbakanı Çorçil’in kelimeleri savaşa sürmesi gibi, biz de isyanımızı, itirazımızı, kavgaya ve geleceğe dair umudumuzu meydanlara sürmeliyiz. Bizim öyle, mıymıy, ağlak, korkak sünepe bir üslupla yapabileceğimiz tek iş, dört koyun alıp köyümüze geri dönmektir. Oysa biz, İsmet Özel’in bir zamanlar ifade ettiği gibi ‘’toparlanın gitmiyoruz’’ dedik bir kere... Kalıp kendini mücadele hattına atanlar için tek çıkış yolu da bu üslup üzerinden geçmektedir. Bu kavgada bize umut ve heyecan pompalayan, kelimelerimizi ateşleyen o kadar çok imkân var ki elimizin altında...

Her ne kadar içerden birileri ‘bu bizim üslubumuz değil’ deyip Bekaroğlu’nu yalnızlaştırmak istese de şahsen ben, Bekaroğlu’nun duruşunu Müslüman ahlakın isyanı olarak tarif ediyor ve sahipleniyorum. Bekaroğlu’nun sevdiğim bir diğer tarafı hesap kitap yapmadan lafı kitabın orta yerinden konuşmasıdır. Bizim her şeyden önce insani endişelerimiz var. Bizi lafın gittiği yeri bilmeden konuşturan bu endişe, ihlasımız ölçüsünde de yankısını bulacaktır.

Hayata karşı hep yenilsek de hiç mühim değil, yenmek ve yenilmek bize göre izafi şeyler. Hazreti Hüseyin Efendimiz Yezid karşısında yenilmiş ve şehid olmuştur. Madde gözüyle baktığımızda bu bir yenilgi gibi dursa da aslında içinde koca bir zaferi de barındırıyor bana göre. Bu yenilgi Hazreti Hüseyin Efendimizden haksızlık karşısında susmayıp itirazlar yükselten bir kahraman çıkarmıştır. Yani Sezai Karakoç’un dediği gibi:’’Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır’’

Mehmet Bekaroğlu bir seçim kaybetmiş olsa da benim gözümde parlak bir isim kazanmıştır.

Karadeniz kadınının dediği gibi: ‘’çakal tarlamı yedi ama ben de ona iyi laflar söyledim...’’ Çakallar tarlamızı yese de biz inadına, iştahla ve öfkeyle iyi laflar söylemeye devam edeceğiz...





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 11
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 767
Toplam Tekil 1639519
IP 54.204.198.71






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.621 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu