TARİH İSTEDİĞİNİZ ZAMAN OYNAYACAĞINIZ BİR OYUNCAK DEĞİLDİR - Dr. Feridun YILDIZ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TARİH İSTEDİĞİNİZ ZAMAN OYNAYACAĞINIZ BİR OYUNCAK DEĞİLDİR - Dr. Feridun YILDIZ
Tarih: 06.09.2009 > Kaç kez okundu? 6654

Paylaş


14.08.2009

Yazımıza Erhan Başyurtun Bugün Gazetesinde bugün(14.08.2009) yayınlanan yazısı ile başlıyoruz:

“MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vuralın, Bitlisin Güroymak ilçesinin ismini eski adı Norşin olarak telaffuz eden Cumhurbaşkanı Güle tepkisi halen tartışma konusu.

Cumhurbaşkanı Güle “Sen Bizans tekfuru musun?” diye soran Vural şu çıkışı yapmıştı:

“Demokratik olduğunuzu göstermek için İstanbulun adına da Konstantinopolis diyelim. Böyle bir gaflet olmaz. Bir Cumhurbaşkanı kalkıyor Bizanstan bahsediyor.””

Oktay Vuralın çıkışını çok ürkütücü bulan Başyurt, Vurala Kanuni Sultan Süleymanın esir Fransa Kralına yazdığı mektuptan alıntılar yaparak cevap vermiş.

Kanuninin mektupta Fransa kralına hitap paragrafını aynen almış:

“Ben ki, sultanus selâtin ve burhanul havakin tac-bahş-i husrevan-ı ruy-i zemin zillulllah fil-ardayn Akdenizin ve Karadenizin ve Rumelinin Anadolunun ve Karamanın ve Rumun ve vilâyet-i Zulkadriyyenin ve Diyarbekrin ve Kürdistan ve Azerbaycanın ve Şamın ve Halebin ve Mısırın ve Medinenin ve Kudüsün ve külliyen diyar-ı Arabın ve Yemenin ve dahi nice memleketlerin ki... sultanı ve padişahı sultan Beyazıd han oğlu sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Hanım.

Sen ki, França vilayetinin Kıralı Françeşkosun...”

Başyurt hitapta “Diyarbekr” ve Kürditan”dan ayrıca bahsedilmiş olmasına dikkat çekerken Kanuninin mektubunun sonundaki Osmanlı dipmomatik yazışmalarının sonunda yer alan yer belirtme cümlesini de aynen almış:

“Bi makam-ı darus-saltanat-il aliyye el-Kostantiniyye el mahmiyye el mahruse.”

Bu hitap şekillerini kendisi için bir dayanak noktası sayan Başyurt okuyuculara şu soruları soruyor?

“Tarihi mektupta hem Kürdistan deniyor hem de Konstantiniyye. Şimdi ne olacak?

Bu durumda Sultan Süleyman da Bizans tekfuru denilebilir mi?

Sultan Süleyman Kürdistan, Diyar-ı Arab ya da Rum diyerek bölücülük yaptı denilebilir mi?”

Erhan Başyurtu cevaplandırmadan önce Kanuni Sultan Süleymanın babası Yavuz Sultan Selimle ilgili bir tarihî anekdotla yazımıza devam edelim.

Yavuz Sultan Selimin 28 Ağustos 1516 da Ridaniye seferine giderken susuzluk çeken halkı görünce askere emir verir ve tam 12 musluklu büyük bir hayrat olarak Muşta bir çeşme yaptırır. Sultan Selim giderken yaptırdığı çeşmeyi dönüşte suyu kesilmiş ve harap vaziyette bulunca; tekrar eskisi gibi inşa eder ve üzerine de aşağıdaki mısraları, bizzat kendisi kaleme aldırarak yazdırır.



Kürde fırsat verme Yarâb,

Dehre sultan olmasın,

Ayağını çarık sıksın,

Gönlü huzur bulmasın.

Vur sopayı, al haracı,

Karnı bile doymasın,

Ol çeşmeden gâvur içsin,

Kürde nasip olmasın

Vasiyetim oldur kim,

Kürd bin kerre yalvarsın, inanma kanma,

Yakana bit, kapına Kürd dadandırma.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde(Zuhuri Danışman Derlemesi, C.3, s.80) yer alan bu anekdotta bahsedilen çeşme hala yerinde ve yerel halk suyundan yararlanmaktadır ancak, üzerindeki kitabe tekrar tahrip edilmiştir.

Mektıpta Diyarbekr, Kürdistan ve Konstantiniyye isimleri geçiyor diye Kanuni Sultan Süleymanı evrensel değerlere sahip bir padişah olarak ilân eden Başyurta şimdi de ben sormak istiyorum: Yavuz Sultan Selim bir ırkçı, kafatasçı mıydı? Kanuni bir Kürt dostu iken Yavuz bir Kürt düşmanı mıydı?

Tabii ki, hayır. Tarihin bir metodolojisi vardır ve tarihî olaylar ancak zamanın şartlarına göre değerlendirilebilirler. Geçmişteki olayları bugünün şartlarıyla değerlendirirseniz yanlış sonuçlara varırsınız.

Yavuz ve Kanuninin dönemlerinde bugünkü anlamda millet, milliyetçilik ve ulus-devlet kavramları yoktu. Osmanlı devleti zamanının imparatorlukları gibi bir imparatorluktu ve hanedanın ortak malıydı.

Osmanlı Devleti toprakları üzerinde bugün onlarca bağımsız devlet kurulmuştur. İhtişamlı dönemlerinde Osmanlı üzerinde pek çok milletin yaşadığı geniş bir coğrafyaydı. Osmanlı padişahları yazışmalarında bu coğrafyadaki o devrin ünlü olan bölge ve şehirlerini tek tek sayarak ülkelerinin azametini sergilemek isterlerdi. Bu Osmanlı yazışmalarının temel kalıbıdır. Dikkat ederseniz Kanuninin mektubunda sadece Diyarbekr yok: Şam, Haleb, Medine ve Kudüs de anılıyor. Sadece Kürdistan yok; Rumeli, Anadolu, Karaman, Rum, vilâyet-i Zulkadriyye, Azerbaycan, Mısır, külliyen diyar-ı Arab ve Yemen de var.

Osmanlıda Türk, Kürt, Arap vb. diye ayrı millet kavramları yoktur. Müslim ve gayri Müslim vatandaşlardan oluşan bir Osmanlı tebaası vardır. O günün şartlarında bu gerçek Osmanlının çağdaşı bütün imparatorluklar için geçerlidir.

Günlük söylemlerinizi kuvvetlendirmek için tarihi istediğiniz zaman oynadığınız bir oyuncak gibi oynayamazsınız. Kendinize uydurmaya çalışırsanız elinizi yakar.









Yorumlar











Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 827
Bugün Tekil 551
Toplam Tekil 1164517
IP 54.237.98.229






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:























































5 Safer 1436
Kasım 2014
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
TURAN-SAM

Sayfanızı Da Tanıtın


Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2014 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu