ÇİLİMLİ TARİHİ - Abdülkadir KALAY - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÇİLİMLİ TARİHİ - Abdülkadir KALAY
Tarih: 13.02.2013 > Kaç kez okundu? 1999

Paylaş


Çilimli'nin tarihi; Orhan Gazi'nin yol arkadaşlarından Konur Alp Gazi'nin fetih hareketinin yönünü Bizans Prusias'ına ( bugünkü Konuralp beldesi) çevirmesiyle 14.yüzyılın ilk çeyreğinde başlar. Daha öncesinin Çilimli bölgesindeki yaşama ait eser, kalıntı ve kaynak mevcut değildir.

Osmanlı Tarihinin ilk yazılı tarih kitabı olarak kabul edilen ve tüm tarihçilerin birinci elden kaynağı olan Aşıkpaşazâde'nin Tevarih-i Âli Osman'ında (Prusias) Düzbazar'ın fethi bahsi şöyle anlatılmaktadır.

"Konur Alp, kılıcı Bolu'ya saldı

Veli, Akyazı' da, Düz Bazar'ı aldı

Uzunca Bel' de kafirle buluşdı,

İki gün, iki gece hoş dürüşdi

Oradan kafiri döndürdü, kovdu

Konur Alp, döndü Düz Bazar'a geldi."



Burada Çilimli ile alakalı olan kısım muhakkak ki; 1321 yılında savaşın yapıldığı yer olup, bugün yeri tespit edilemeyen "Uzunca Bel'in, Çilimli bölgesi olabileceğidir.



Evliya Çelebi'nin 1640 yılında kaleme aldığı Seyahatnâmesi'nde bu bölgeden kısaca bahsetmekte; " Gümüşabad (Gümüşova), Üskübü (Konuralp) ve Akçaşar'ı (Akçakoca) yol güzergâhı olarak vermektedir.



Düzce'nin manevi odak noktası olan Çilimli'de; Fatih Medresesi Müderrisi (Profesör) olup, daha sonra Bolu'da medfun Hayreddin Tokadi hazretlerinin talebelerinden olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) torunlarından Muhammed Bakır neslinden , Aliyyü'l Muslihiddin Hazretleri, pirdaşı olan Şeyh Şaban-ı Veli hazretleri ile birlikte 1526 yılında Çilimli Yukarı Karaköyü'ne gelmişler ve bugün türbesinin bulunduğu mahale yerleşmişlerdir. Oranın o dönemde Cuma mescidi olduğu, çevresinde küçük yerleşimler olduğunu, Şeyh Saban-ı Veli Asitanesi Postnişinlerinden 1636 yılında vefat eden Kastamonulu Ömer Fuadî Efendi kaleme aldığı Menakıb-ı Şeyh Şaban-ı Veli ve Türbenâme isimli eserinde bu bahsi anlatmakta ve Çilimli'nin adını Kokape olarak vermektedir.



Çilimli sınırları içerisinde Aliyyü'l Muslihiddin Türbesi, Yabalı Dede, Hasan Dede, Hızır Dede türbeleri ve Kaplan Dede Dağı zirvesinde Kaplan Dede kabri ile birlikte Osmanlı dönemi'ne ait on adet tarihi mezar taşı bulunmaktadır. Bu tarihi mezar taşlarının tarihleri

1700 - 1800 yılları arasını kapsamaktadır.



Yine Halvetiyye Tarikatı, Şabaniyye Şubesi, Karabaşiyye Kolu Piri olarak kabul edilen Mutasavvıf Aliyyü'l Alaaddin Atvel Karabaş-ı Veli'nin (1611-1686) her ne kadar Arapkir doğumlu olduğu bilgisi verilmekte ise de çocukluğu ve gençliğini Çilimli Muslihiddin Efendi tekkesinde geçirdiği son araştırmalarımızla kesin ve kat'i olarak netleşmiştir. Düzce Tasavvuf Tarihi içerisinde Muslihiddin Efendi Tekkesi Düzce bölgesindeki üç tekkeden biri olup, diğerleri bugün yerleri belli olmayan Konuralp merkezde bulunan Şeyh Şibli Tekkesi ve Mengencik bölgesinde bulunan bir zaviyedir.



Çilimli halk rivayetlerinde Gümüşabad'dan (Gümüşova) çıkarılan gümüşün Çilimli'de işlenmesinden dolayı buraya Çilmi dendiği anlatılmaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki evraklarda da isim Çilmi , Çilmi Karyesi (köyü)olarak geçmektedir. Bu evrakların muhteviyatı ; asayiş, arazi anlaşmazlığı, şahsi davalar, Tahrir Defteri Öşür Vergisi kayıtlarıdır.



Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Reji (Tekel) İdaresinin işlettiği, Düzce'nin tütün deposunu oluşturan Çilimli Tütün Deposuna, İkinci Abdülmamid dönemi 1902 yılında soygun amaçlı büyük bir saldırı yapılmış ve İstanbul merkezli bir tedbir ve tahkikat başlatılmış, neticeye varılamamıştır. Bu olay Sultan Abdülhamid'in journal defterlerine dahi yansımıştır. Diğer bir Çilimli sorunu ise; İstanbul Tersanesinde gemi yapımında kulanılan kerestelerin Çilimli ormanlarından çekildiği, malesef o dönemde kerestelik ormanların aşırı derecede katledildiği bahsi ve derhal tedbir yoluna gidilmesi anlatılmaktadır.



Milli Savunma Bakanlığı Arşivlerinde ise; Birinci Dünya Savaşı dairesi içerisinde başta Çanakkale Cephesi, Galiçya cephesi, Şark Kafkas Cephesi ve Irak Cephelerinde Çilimli'nin onaltı vatan evladının şehit düşmüş olduğu künye kayıtları ile birlikte yer almaktadır.



Sultan Abdülmecid dönemi ve Sutan Abdülaziz döneminde başlayan göç hareketlerinde Kafkaslardan, Balkanlardan, Orta ve Doğu Karadeniz'den yoğun göç alan Çilimli, değişik kültürlerin buluşma noktası olmuştur.



Cumhuriyet döneminde 23 Ocak 1930 tarihinde; Bolu ili, Düzce İlçesine bağlı olan Çilmi, Hasancılar, Gürcü Hüseyin Ağa köyleri ve Mahir Ağa Mahallesi birleştirilip, nahiye kurulmuş, Çilmi adı ise "Gündoğdu" olarak değiştirilmiştir. 19 Temmuz 1934 tarihinde ise nahiyeliği kaldırılmış, tekrar köy statüsüne döndürülmüştür. 16 Aralık 1955 tarihinde ise bahsi geçen bu köyler birleştirilerek Çilmi Köyünde belediye kurulmuş ve artık adı "Çilimli" olarak kayıtlarda yer almaya başlamıştır.



1990 yılında ilçe olan Çilimli, 1999 yılında peşpeşe meydana gelen 17 Ağustos Marmara depremi ve 12 Kasım Düzce depremlerinde ağır kayıplar vermiş, sıkıntılı günler yaşamıştır. 1999 yılı Aralık ayında Düzce'nin il olması ile Düzce iline bağlanmıştır.





Abdülkadir KALAY

Araştırmacı - yazar

"Çilimli Tarihi"nden"



Kaynakça:

1- Aşıkpaşazâde - Tevarih-i Âli Osman - Osmanlıca orjinal metin

2- Mevlana Mehmed Neşri - Cihannüma

3- Ömer Fuadî - Menakıb-ı Şeyh Şaban-ı Veli

4- Tasavvufi Gelenekte Miyarlar ve Karabaşı Veli'nin Miyarı

-Mustafa Tatcı - Cemal Kurnaz

5- T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü

- Osmanlı Arşivi

- Cumhuriyet Arşivi

6- Milli Savunma Bakanlığı Arşivi

7- Evliya Çelebi - Seyahatnâme





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 805
Toplam Tekil 1637866
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu