AYDINLANMACI DÜŞÜNCE VE ROMANTİZM - Prof. Dr. Nurullah AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









AYDINLANMACI DÜŞÜNCE VE ROMANTİZM - Prof. Dr. Nurullah AYDIN
Tarih: 11.02.2013 > Kaç kez okundu? 1801

Paylaş


Aydınlanmacılığı eleştiren üç temel akım vardır.



Bunlar; romantizm, Marksizm ve Din’lerdir.



Yeninin karşısında şaşkınlığa düşen ve eski iyi zamanlara, değiştirilemez politik istikrara yeniden dönmek isteyen romantizm ve düşüncelerini hem aydınlanmacılığın açmazlarını hem de romantizmi eleştirerek formüle eden ve yönünü geriye değil geleceğe çevirmiş, burjuva toplumunun çelişkilerini aşarak yeni daha uygar bir toplum kurmayı amaçlayan Marksizm ve binlerce yıl öncesine dayalı akıl ve duyu ötesi alan açıklaması yapan Din’lerdir.







Aydınlanmacıların Nietzsche'den esinlenen hedefsiz postmodernist eleştirisi, romantizmin izlerini taşır. Varolan düzenin sınırlarını aşamamıştır. Bazı açılardan savunucusudur.







Romantizm; Marksist anlayışın zayıflamasına paralel olarak güç kazanmaya başlamıştır. Aydınlanmacılığın kazanımlarını ortadan kaldırmak için, onun açmazlarını eleştiren fakat tarihsel kazanımlarını korumak isteyen Marksist eleştirinin de zayıflatılması, hatta mümkünse ortadan kaldırılması gerekmektedir.







Aydınlanmacılık tartışmalarında, Marks vardır. Burjuva toplumunun karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin yapılan tartışmalarda en temel sorunların üzerine eğilmiş olması nedeniyle Marks ciddiye alınır.







Bazılarına göre; Marks'ı göz ardı ederek tek bir ciddi bilimsel, felsefi, siyasi ya da toplumsal sorunun aklı başında, ciddi ve anlamlı tartışılması mümkün değildir.







Tartışma konusu edilen toplumsal eşitsizliğin eleştirisidir. Bütün eşitsizliklerin temelinde, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetten kaynaklanan toplumun sınıflara ayrılmış olmasının yattığı, dolayısıyla toplumdaki eşitsizliklerin ortadan kalkması için üretim araçları üzerinde toplumsal mülkiyetin sağlanması gerektiği düşüncesi yeni değildir.







Bu düşünce ilk olarak Marks tarafından yorumlanmıştır. Bu düşünce değişik biçimlerde çok önce savunulmuştur. Bu düşüncenin bilimsel olarak gerekçelendirilmesi ve uygulanır kılınabilmesi için mümkün yollarının gösterilmesi konusunda birçok akım vardır.







Hegel diyalektiği; burjuva toplumunun temel sorunlarına eğildiği, bunları bilimsel olarak açıkladığı ve mümkün olabilecek alternatif önerileri geliştirdiği için, kendini sürekli yenilemekte canlı kalmaktadır.







Immanuel Kant; kendi aklını kullanma cesaretine sahip ol der. Bunun temel gerekçesi ise; o yıllarda özellikle Prusya ve diğer Alman krallıklarında entelektüeller arasında Fransız devrimine ilişkin yoğun tartışmalarda ortaya atılan bir soruya, Fransız devrimine ideolojik dayanak oluşturan Aydınlanmacılık düşüncesinin ne olduğu sorusuna cevap vermektir.







Aydınlanmacılığı savunanları birleştiren düşüncelerden birisi, insanın akıllı olduğu kabulüdür. İnsan akıllı olduğu için, doğa ve topluma hükmeden yasaları öğrenerek, bilgilenerek aydınlanabilir. Aydınlanmak, insanın yaşamsal yoludur.







İnsan, kötü değildir; aksine insan ilkesel olarak iyidir. Ancak insanın iyi olabilmesi için aydınlanması gerekmektedir.







Romantizm de, Marksizm de, diğer eski ve yeni dinsel akımlar da; doğmalara dayalı insanı, toplumu bütün olarak kavrayamayan akımlardır. Bu akımlar tartışma konusu edilmeye devam ediyor. İnsan ve toplum karşılığı olmayan düşünceler, tartışma düzeyinin ötesine geçememektedir.







Değişime dönüşüme gelişmeye kapalı olan, dogmalara dayalı yaklaşımların, insanlığa düşünce bazında katkısı olmuştur olacaktır. Onun ötesinde yaşamın bizzat içinde anlamı olmadığı olamayacağı açıktır.







İnsan ve toplum değişmekte dönüşmekte, gelişmektedir.







Günün Söz: Çok yönlü düşünceyle beslenen insan, gerçeği algılar.





Yorumlar















Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 946
Bugün Tekil 304
Toplam Tekil 1805501
IP 54.81.152.30






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Ramazan 1438
Mayıs 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Deme bana Kayı, Oğuz, İlhanlı,
Türküm; Bu ad her ünvandan üstündür.
Yoktur Azeri, Kırgız, Özbek, Kazanlı,
Türk Milleti bir bölünmez bütündür.
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu