İÇ-MUHASEBE YORUMLARI - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İÇ-MUHASEBE YORUMLARI - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 26.12.2012 > Kaç kez okundu? 1737

Paylaş


Geçtiğimiz hafta bu sütunda, bir dostun bana yönelttiği sorulardan yola çıkarak,

‘Bir Öz-Eleşkiri Ya Da İç-Muhasebe’ başlıklı bir yazı kaleme almış ve İslâm Dünyası’nın mevcut durumuna dikkat çekmiştim.

Yazının sonunda da okuyucularımıza:

- Buyurun! Söz ve düşünme sırası sizde… demiştim.

Bu yazı üzerine gelen cevap ve yorumların bir kısmını bu hafta dikkatlerinize sunuyorum:



1. İlginç…

Çok cesurca davranıp malûm görüşleri kaleme almışsınız. Sizi cesaretinizden dolayı kutlarım. Ama bazı kişilerin size olumsuz tepki vereceğini şimdiden hissedebiliyorum. İnşallah makûl ve mantıklı yanıt verenlerin sayısı daha çok olur da, biz de toplum olarak milletin görüşlerinden yararlanırız, feyz alırız. Bir bilgi notu: bu malûm yazının kaynağının Müslümanları sevmeyen Hindular olduğu rivayet edilir. Öyle olsa bile sorulan soruların yanlış olmadığı düşüncesindeyim. Kaynak, kim ve ne olursa olsun "bilge" kişilerin yorumlarının toplumumuza yararı olacak, daha da olgunlaşmasına katkı yapacaktır, diye düşünüyorum. Kolaylıklar diliyorum.

H. Gür



2. Temel Problem

Temel problem kendimizde!

Ama, bunu kat'iyyen kabul etmiyor ve dillendirmiyoruz.

Bir türlü "adam gibi adam" olamıyoruz.

Her şeyi biliyor, istişareye ihtiyaç duymuyoruz.

Merhum Akif'in dediği gibi; işimizi, gayr-ı müslimlerin dini gibi yapıyoruz. Onlarsa, işlerini bizim dinimiz gibi yapıyorlar..

Mete Dogru



3. Ehliyet

Çünkü, müslüman ülke yöneticileri emanet, adalet ve merhamet fikir ve duygusundan beridir.

G. Aktaş



4. Bir nakil

“Allah'ın dini öyle bir hale getirilmiş ki, tersine çevrilerek giyilen elbiseye dönmüş”...

Y. Şahin



5. Hocam yapmayın!

Bu sorunun cevabı çok net…

Sorun (bakalım) bunu bilen mü-tefekirlerimiz, neden ortada yok?

Bir şeyden mi korkarlar?

Günümüz İslam Âlemi yercekimi kanununu hesaba katmadan (tekvini yasayı) akrobat gibi hareket ediyor ve çakılıyor.

Peki, o ülkelerde müslümanlar rahat da, o ülke insanları neden mutlu değil?

Onlar da teşri yasada kaybetmiş olmasın?

A. Maden



6. Hazır olanı kullanmak

İslam ülkeleri mutsuzlar, evet ama bunun bana göre en büyük nedeni hiç şüphesiz, sürekli olarak birilerinin boyunduruğu altına girmeleri diye düşünüyorum.

Ya da kapitalizmin İslam ülkelerinin manevi yönünden faydalanması da diyebilirim.

Yine hiç şüphesiz İslam ülkeleri içinde lider ülke olan Türkiye bile böyle bir mutsuzluk tablosuyla karşı karşıyayken çok daha gerilerde kalmış diğer ülkelerin böyle olması olağan bir tablo. Yanlış anlaşılmasın bunun sebebi tabi ki İslam değil. Yalnızca Müslüman Dünyanın kendini geliştirmek yerine hazır olanı kullanmak kolaylığına kaçması diye düşünüyorum...

C. Öz



7. Dikkat!

"Allah katında din İslam’dır."

"Bütün izzet Allah'a aittir."

"Eğer inanıyorsanız, üstün olan sizsiniz."

"Allah'a kaçın."

Eğer “din” diye yücelttiğimiz nefislerimize taparsak, "reçete" yok!

A. Atılgan



8.Yaşanmış bir olay:

Çok büyük bir ilimizin önemli bir teknolojik kuruluşuna bir teknik eleman alınacak. İlana çıkıyorlar. Özgeçmişler, CV’le toplanıyor. Gelen CV’ler içinde birisi vardır ki çok ilginçtir. Batının önemli bir üniversitesinden mezun bir genç… Birincilikle bitirmiş. Sonra Master yapmış ve yüksek onur öğrencisi olarak seçilmiş. Şimdi de söz konusu kuruluşa iş girmek için başvuruyor. Hayret... Seçici kurulun 3 elemanı da aynı alanda çalışmışlar. İstişareler sonuu seçici heyetin başkanı diyor ki:

— Bu da şimdu nereden çıktu? Biz en iyisu 7 yılda mezun olan bizim uşağı işe alalum. Bu nasul olsa iş bulur! Ve 'bizim uşak'ı işe alıyorlar… İyi mi?

R. Sarı



9.Kendi vatanı dışında mutluluk bir züldür.

Ecnebi ülkelerde mutlu olup olmadıkları da tartışılır. Küfrün ve şeytanın egemen olduğu,bazen sınırları içinde, genelde ise sınırları dışında müslümanlara yaptıkları işgal,katliam, tecavüz, taciz ve işkenceleri ortada iken, oralarda yaşayan müslümanların mutlu olabilmeleri mümkün mü? Dünyayı merkez alan, dünyalığı önceleyen, dünyayı haz ve tad almadan ibaret gören müslümanlar için bir nebze doğrudur. Kendi vatanında huzur bulamayan bir günümüz müslümanının, oralarda bulsa bile, kendi toprakları dışında yaşaması ve huzuru araması bile ayrıca ne büyük bir züldür. Ancak, bir cihediyle maalesef öyledir.

O korkunç değişmeler yok mu o korkunç değişmeler? İdareye geldikten sonra manyetik bir alana kapılıp, 360 derece dönen ve değişenlere, etrafımızda bilfiil bulunan bu üstün zekalılara!! sormak lazım. Ne çekdiysek onlardan çekiyoruz. Bizden dediklerimizden. ‘Bizden ve sizden’ ayırımı da bir başka yanılgı. Temel problem; önce insan olmadan,insani erdemleri kazanmadan, hazmetmeden, bir üst sınıfa atlamamız, yani müslüman mertebesine yükselmemiz, haksız sınıf geçmemiz.O büyük sınıfta ise dökülüyoruz.

O. Kara



10. Cevabı çok basit...

Şeriatı öğrenmek Müslümanlara farz, Tarikat ise nafile düzeyinde bir emirdir.

Şeriata uyabilmek için, âlimlerin Hz. Peygamberin yolunda vekiller olması gerekir. Âlimler, daha Peygamberin sıcaklığı soğumamışken biri birleriyle riyaset kavgasına girdiler ve hiç bir kâfirin veremeyeceği zararı biri birlerine verdiler. Bu yüzden İslam âleminde ;" Müslüman’ın en büyük düşmanı yine müslümandır" paradigması canlılık kazanmış ve bu canlılık zaten yazıda da soru haline getirilmiş.

Bunun sonucunda yukarıda ilk yazdığım cümle hayatımıza yön verir oldu ve halen de veriyor.

Baksanıza, Alevi kardeşlerimizin temsilcilerini dikkatle dinleyin. Şeriat cephesinden hiç bir savunmada bulunabiliyorlar MI? HAYIR... Neyi savunuyorlar? Ahmed Yesevi'nin öğretilerini, Hacı Bektaş-ı Veli’nin ve son günlerde revaç bulan Mevlâna’nın öğretilerini...

Dikkat edin Hocam....

Şeriatın en belirgin emri namazı -kendilerince- red edenler, Mevlâna dergâhında neredeyse kendilerinden geçiyorlar. Sıradan benim sizin gibi Müslümanlara bakın… Her birimiz kendi algılamalarımıza göre birbirimize Müslümanlığı öğretiyoruz. Hangimiz Namazın farzlarını, abdestin farzlarını, sorgulayabiliyor? Hangimiz sadece İslam ilmihâline ortak /homojen itibar gösterebiliyor? Göstermeye kalksanız, hemen gösterdiğiniz kişi de size kendince algıladığı yönde bir şeyler öğretir.

Kısaca, İslâm’ı şeriat cephesinden değil, Tarikat cephesinden yaşıyoruz. Ama sakın ‘Tarikat ehli olmuşuz’ şeklinde anlamayın. ‘Tarikat ehli’, Şeriat ehli olmadan zaten tarikat ehli olamaz. Gâvur memleketinde Müslüman, özlediği şeriatı yaşama imkânını buluyor. Ülkesinde ise Tarikatla karışık kuruşuk hale getirilmiş şeriatı görüyor ve tabi karışık kuruşukluktan kendini kurtaramıyor.

Yanlış anlaşılmasın...

Hâşâ...

Tarikatı kötülemiyorum.

Sadece her babayiğidin kârı değildir tarikat... diyorum.

Bizler şeriat ehli olmadan tarikat ehli olmuşuz.

Çünki bu yönde ehlileşenler, daima diğerinin bilmediğinden faydalanarak biribirlerine İtibar ederler.(etmek zorunda da kendilerini bulurlar)

Ne de olsa tarikat şeriatın ötesidir, doğruları vardır. ama o doğrulara şeriate yapışmadan varılırsa, işte sizin arkadaşınızın yakınması ortaya çıkar.

M. Kebir



11. Hayyam Diyor ki:

“Büyükse de isyanım, kötülüklerim,

Yüce Tanrı'dan umut kesmiş değilim;

Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın

Rahmete kavuşur elbet kemiklerim”.

S. Sâika



12. Soruya soruyla karşılık:

"Ne tür mutluluk?" "Kastedilen mutluluk hangi açıdan?"

T. Atar





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 9
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 220
Toplam Tekil 1636514
IP 54.158.119.60






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu