TERÖRİST, DEVLETE MEYDAN OKUMAYA BAŞLADI… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TERÖRİST, DEVLETE MEYDAN OKUMAYA BAŞLADI… - Necdet SİVASLI
Tarih: 29.11.2012 > Kaç kez okundu? 1642

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



TERÖRİST, DEVLETE MEYDAN



OKUMAYA BAŞLADI…



PKK ile mücadelede bugünkü anlayış ile bir çözüme kavuşmanın mümkün olamayacağını birçok yazımızda dile getirdik. Başbakan Erdoğan’ın “açılım” saçmalığı ile başlattığı terör ve teröriste verdiği cesaretten sonra dikkat edilecek olursa, PKK daha da palazlanmış, PKK’nın başı devletle pazarlık yapabilecek tek muhatap haline getirilmiştir. Çok başlılığın sürdüğü terör örgütü içinde dün olduğu gibi bugün de farklı sesler yükselmektedir.



PKK’nın Kandil’deki elebaşısı Murat Karayılan, Başbakan Erdoğan’ın “Silah bırakılması halinde PKK’lılar başka ülkeye gidebilir” açıklamasına yanıt verirken adeta devlete de meydan okumuştur. Karayılan “Gündemimizde silah bırakma yok, aksine daha çok silahlanmak istiyoruz” diyerek, mücadeleden yana olduklarını söylemek istemiştir. Bir de şu var ki, PKK silahlı mücadelede büyük kazanımlar elde ettiği görüşü içindedir ve isteklerine silahlı mücadele ile kazanacaklarını görmektedirler.



GERÇEKLERİ GÖREBİLMEK



Terör örgütünün istekleri bellidir. Türkiye’nin bölünmesi, bölgede Irak, Suriye, İran ve Türkiye’deki Kürt’lerin de içinde olacağı Bağımsız bir Kürt Devleti’nin kurulmasıdır. Buna iç ve dış bölücüler de destek veriyor. Öncelikle bu gerçeği görmezden gelemeyiz. Suriye’deki iç çatışmalar ve PKK’nın bu ülkedeki uzantıları PDK’lıların varlığı ve ağırlığı bir noktada terör örgütü PKK’ya moral de veriyor. Biz, ne acıdır ki, Suriye politikalarında bu gerçekleri bile göremedik. Halen de Suriye politikalarında yanlışları sürdürüyoruz.



PKK, Kuzey Irak’ta yuvalanmış, burada eğitimini, silahlanmasını ve desteğini sağlamış bir örgüttür. Kuzey Irak bataklığı kurutulmadan da bu örgütle mücadelede bir başarı zor görünüyor. Çünkü ağır silahlar buradan Türkiye’ye getiriliyor, topraklarımızda güvenlik güçlerimize karşı planlanan baskınlar buradan yönetiliyor. Öncelikle bunların önlenmesi gerekirdi, önlenemedi.



Yanlış mücadele şekli ve verilen tavizler de bu örgütü daha da şımarttı, bugünkü konuma getirdi. Bunun tek sorumlusu olarak biz bugünkü Hükümeti görüyoruz. 2002 yılında sıfır terör sorunu ile ülkede yönetime gelenlerin, bugün terör konusunda Türkiye’yi hangi noktaya getirdiklerine baktığımızda bu gerçeği açık biçimde görmüş oluruz.



BU TEHDİT DEĞİL Mİ?



PKK’nın Kandil’deki elebaşısı Karayılan’ın şu açıklamalarını biz devlete bir tehdit olarak değerlendiriyoruz:



“ Bugün Ortadoğu çok karışık, biz niye silah bırakalım? Biz, ne için silah aldık? Bugün niye bırakalım? Bugün, Suriye Kürtleri önceden yaşananları tahmin etmeyi etmeyip, silahlanmayıp, savunma gücünü kurmasaydı perişan olurlardı. Böyle bir durumda biz niye silah bırakalım? Silah bırakmanın da şartları vardır. Bugün Türkiye dese ki “Bugüne kadar Kürtlere baskı yaptık, zulüm yaptık. Ortadaki sorunu silahsız çözelim.” Böyle bir diyaloga varız. Yoksa biz silah gücümüzle haklarımızı almaya kararlıyız.”



Görüleceği gibi, PKK silaha güveniyor. İç ve dış desteğe güveniyor. Bugünkü Hükümetin istekleri giderek kabul eder hale geldiğini, bunu da silah gücü ile gerçekleştirdiklerinin mesajını vermeye çalışıyor. Ortadaki sorun olarak gördükleri konu PKK’nın özerklik isteğidir. Daha sonra bu isteğin, bölgede Bağımsız bir Kürt Devletine dönüşeceği planıdır. PKK’nın siyasi uzantıları BDP’lilerin, sivil örgütü KCK’lıların isteklerinin de aynı doğrultuda olması bunların gerçek niyetlerini ortaya koymuyor mu?



KANDİL’E BAYRAK DİKİLMEDİKÇE



Bu isteklere biz hiç şaşırmıyoruz. Çünkü Başbakan Erdoğan ve kadrosu, PKK ile mücadeleyi iyi yönetemedi. Örgüte tavizler verildi. Oslo görüşmeleri, ardından İmralı canisi ile doğrudan görüşmeler ve PKK’nın isteklerinin adım adım yerine getirilmesi bu süreci hızlandırdı. Sonunda da görüldüğü gibi, terörist artık devleti tehdit eder, devlete meydan okur hale geldi.



Şu gerçeğin de görülmesi gerekiyor:



PKK, Kuzey Irak’ta yuvalanmış, bir noktada Barzani’nin, Amerika’nın şemsiyesi altındadır. Güvenlik güçlerimizin Kandil’i silip süpürmesine ise izin verilmiyor. Bunun enine boyuna düşünülmesi gerekmiyor mu? MHP Genel Başkanı Bahçeli, konu ile her konuşmasında “Kandil’e Türk bayrağı dikilmeden, bu sorun çözülemez” demiyor mu?



Kaldı ki, dış güçler PKK’da çok başlılığın sürdürülmesini de istiyorlar. Bu konunun kendi çıkarlarına hizmet etmeye devamı için çalışıyorlar. PKK ile mücadele edilirken, bütün bu gerçekleri de görmek ve adımlarımızı da buna göre atmak durumundayız.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 714
Toplam Tekil 1637775
IP 54.87.119.171






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.503 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu