Veyis Güngör HABER’de yazdı - Yeni Türkiye’ye teşekkürler… - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Veyis Güngör HABER’de yazdı - Yeni Türkiye’ye teşekkürler…
Tarih: 27.05.2012 > Kaç kez okundu? 1826

Paylaş




info@veyisgungor.com



On yıllardır Hollanda’daki seçimlerde oy kullanıyoruz. Oysa vatandaşı olduğumuz Türkiye’de sadece gümrüklerde oy kullanabiliyorduk. Artık bundan böyle Türkiye’deki seçimler için yaşadığımız yerde oy kullanacağız. Küreselleşmenin, çifte aidiyete sahip olmanın nimetleri bütün bunlar. Bilindiği gibi, geçtiğimiz günlerde Ankara’da Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın koordinasyonunda Adalet, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları ile Yüksek Seçim Kurulu'nun(YSK) ortak çalışması ile hazırlanan bir tasarı TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Cumhurbaşkanının onaylamasıyla yürürlüğe girecek ve artık yurtdışındaki Türkler, bulundukları ülkelerde Türkiye için oy kullanabilecekler. İtalya’nın hatta daha yeni devlet olmuş bazı devletlerin yurtdışındaki vatandaşlarına uyguladığı bu hakkı, Türkiye vatandaşlarına çok uzun yıllar sonra verdi. Oysa yurtdışındaki Türkler ülkelerine her zaman sadakat içindeydiler. Eski Türkiye bu sadakatten çok korkmuş olacak ki, yıllarca etkin seçme hakkını bize layık görmedi. Yeni Türkiye elli yıl sonra bu hakkı bize verdi. Modern Türkiye’ye teşekkürler.

Hollanda seçimlere gidiyor

Koalisyon hükümetleriyle yönetilen Hollanda’da seçim eksik olmuyor. 12 Eylül’de milletvekili seçimleri için yine sandığa gideceğiz. Müthiş bir hareketlilik var. Bu hareketlilikten Hollanda’da yaşayan Türkler’de nasiplerini alıyorlar elbette. Örneğin etkinliklerinde siyasi katılımı öne çıkaran UETD Hollanda diğer seçim dönemlerinde olduğu gibi Hollanda’daki siyasi partilere bir mektup yazarak, milletvekili adaylarının belirlenmesinde ülkedeki farklı grupların da dikkate alınmasını istedi. Özelde de listelerde Hollanda ve Türk toplumunu iyi anlayan Türk kökenli Hollandalı isimlere yer verilmesini talep etti. Her yerde olduğu gibi Hollanda’lı Türkler de genelde siyaseti seviyorlar. Kendilerine yakın hissettikleri partilerin hazırladıkları aday listelerine girebilmek için seçim döneminde lobi yapıyorlar. Türklerin ilk ve son hedefi milletvekili olmak. Aşağısı kurtarmıyor. Adını sanını kimsenin duymadığı bir çok isim seçim döneminde ortaya çıkıp siyaset yapmak istiyor. Tabii sonuç, hüsran… Oysa şu günlerde, Yeşil Sol Partisinin liderliği için çetin ve zorlu bir mücadele veren Fas kökenli Tofik Dibi uzun yıllar sivil toplum örgütlerinde temizlik, çaycılık yaptı, hizmet etti. Terledi. Uğraştı. Sabretti. Yetişti. Şimdi de liderlik için Hollandalı adaylarla çarpışıyor. Böyle bir süreçten geçmeyen birisi milletvekili olsa ne kadar etkili olur ki…

Hollanda gümrük polisi ve geri

Uzun zamandır Türklerin gündeminde olan, gümrük polisinin Türklere karşı uyguladığı anlamsız muamele Arif Sağ'ın Hollanda’yı terk etmesiyle Hollanda gündemine de geldi. Uzun zamandır diyorum, çünkü bu şikayet biz sivil toplum örgütü yöneticilerine defalarca iletildi. Hatta Hürriyet’in Hollanda muhabiri Ünal Öztürk, bu yılın başında Schiphol’da Türkiye Cumhuriyetinin Valisine, polikacısına uygulanan muamele üzerine harekete geçmiş ve çalışma yapmıştı. Arif Sağ’la ilgili yapılan basın açıklaması üzerine Hollanda basın mensupları olağanüstü bir tavır sergilediler. Sivil Toplum Kuruluşu başkanlarıyla söyleşi yapıp haber yaptılar. Het Parool gazetesinden ve ANP’den arayanlar ısrarla, havaalanında her vatandaşa karşı aynı uygulamanın yapıldığını buna rağmen Türklerin neden rahatsız olduklarını soruyorlardı. Gazetecilerin sorularından ve tabiiki havaalanındaki muameleden Hollandalıların şimdiki Türkiye’yi algılamada zorlandıkları anlaşılmaktaydı. Gazeteciye uzun uzadıya, Türkiye’nin Somali olmadığını, Türk bürokratlarının, sanatçılarının ve iş adamlarının, istesenizde Hollanda’da kalmayacaklarını söyledim. Ancak Hollanda İçişleri Bakanının konuyla ilgili açıklaması klasik bir tekrardan ibarettir. Ne yazıkki, Schiphol’de böyle bir sorun vardır ve devam etmektedir. Bu soruna Türk Dışişleri bir an önce el atmalıdır. Öyle görünüyor ki, yeni Türkiye’yi Hollandalılara anlatmak bir hayli uzun sürecek...

400. Yıl Anadolu etkinlikleri

2012 Hollanda Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. Yılı. İşte bu çerçevede UETD Hollanda ve kardeş kuruluşlarının 400. Yıl Türkiye etkinlikleri Anadolu’dan başladı. Hollandalı sanatçıların hazırladıkları 33 resim Konya’da, günlük binlerce vatandaşın ziyaret ettiği KULESITE’de beğeniye açıldı. Resimler Hollanda Türkiye arasındaki tarihsel ilişkileri anlatıyor. Eserlerde en çok eleştiri alan bir derviş’in elindeki iPhone ile halı üzerinde Mevlana resmi olan halı oldu. Konya’nın günlük gazetelerinden Memleket gazetesi genel yayın yönetmeni ve köşe yazarı Uğur Özteke kendisini ziyaretimiz esnasında şunları söyledi: `İkinci kata çıktım. Bir müddet sergiyi ziyaret eden Konyalıları seyrettim. Hayretle gördüm ki, özellikle genç bayanlar sergideki resimlerin fotograflarını çektiler. Bu kadar ilgiyi doğrusu beklemiyordum.` Konya’dan başlayan Anadolu etkinlikleri 6 Haziran Çarşamba günü Ankara Keçiören’deki Estergon Kalesi Türk Kültür Merkezinde devam edecek. Aynı etkinlikler Temmuz ayında Üsküdar’da da yapılacak… Yaz sonrası ise yoğun bir şekilde Hollanda’da 400. Yıl etkinlikleri yapılacak.



Veyis GÜNGÖR

Mayıs 2012









suatnl@gmail.com

Cornelis Haga bundan tam 400 yıl önce Sultan I. Ahmet’in huzuruna çıkmak için aylarca beklemek zorunda kalmıştı. Araya Sultan’ın mürşidi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri girmeseydi ya daha fazla bekleyecekti ya da hiç bir zaman huzura çıkamayacaktı.



Şimdi bu da nereden çıktı diyeceksiniz belki! Gümbür gümbür 400. Yıl kutlamaları yaptığımız bir yılda, hem de bu kutlamalar çerçevesinde Hollanda’ya gelen usta saz virtüözü, besteci, yorumcu ve aynı zamanda eski milletvekili Arif Sağ Schiphol Havaalanında gördüğü onur kırıcı muameleden dolayı ülkeye giriş yapmadan aynı uçakla gerisin geriye gitti. Usta Hollanda’ya 13 Mayıs, Pazar günü Amsterdam’da icra edilecek konser için gelmek istemişti. Konserin afişleri, duyuruları, davetleri, biletleri ve bilimum etkinlikleri aylar öncesinden hazırlanmış ve konserin başlaması için beklemeye geçilmişti. Derken gelen haber herkesi şaşkına çevirdi. Zira Arif Sağ’a öyle kaba muamale edilmişti ki, o da bunu protesto ederek, gururu incinmiş bir şekilde ülkeye girmekten vaz geçip Türkiye’ye geldiği uçakla geri dönmüştü. Üstelik aynı muameleyi bir kaç gün önce prova için geldiği zaman da görmüştü. Bu da gösteriyor ki bu münferit bir olay olmanın çok ötesinde bir tavırdır.



Her ne kadar her ülke gümrüklerinden giriş yapanları kontrol etme hakkına sahiptir. Ancak kontrolden amaç gerçekten kontrol etmek olmalıdır. Kişilerin uyruğu, cinsiyeti, inancı, v.s. her ne sebeple olursa olsun kontrol için gerekçe olamaz ve olmamalıdır da. Arif Sağ’a yapılan muamele sadece onun şahsıyla sınırlı değildir. Bu aynı zamanda bütün Türklere yapılmış bir muameledir. Kaldı ki Arif Sağ gibi dünyaca ünlü bir müzisyeni, yanında konserle ilgili dökümanlar olduğu halde, sözüm ona böyle bir rutin kontrole tutmanın ne anlamı olabilir. O ki, dünyaca ünlü müzisyen ve orkestralarla birlikte sanat icra etmiş ve alanında kendini kabul ettirmiştir. Acaba ona bu muameleyi yapan memurlar aynı muameleyi bir Batılı müzisyen veya sanatçıya yapma cesaretini gösterebilirler mi? Sanmıyorum. Bırakın kötü muameleyi, ondan bir gülümseme veya bir imza alabilmek için yapmadıkları şaklabanlık kalmazdı.



Bu tür hareketler bir toplumun bir başka toplum nezdindeki itibarıyla alakalıdır. Schiphol’daki memurun Türklere bakışının nasıl olduğunu anlamak için sosyolog olmaya gerek yoktur, maalesef her şey apaçık ortadadır. Olay sadece Arif Sağ’a yapılanla kalsa sineye çekip oturacağız, ama bu tavrı, ülkeye çeşitli vesilelerle gelen iş insanı, siyasetçi, sanatçı, misafir ve turistlere de göstermektedirler. Bunun bir devlet politikası olmadığını düşünüyorum, ancak o kadar sistemli bir şekilde yapılmaktadır ki, insan ister istemez acaba devlet politikası mı demeden edemiyor.

Sultan I. Ahmet’in Cornelis Haga’yı huzura almamasının sebebi şüphesiz ajandasının yoğun olması değildi. Bir imparator’un, her ne kadar kendisi tarafından tanınsa da, Avrupa’da hiç bir devlet tarafından tanınmamış bir ülkenin temsilcisini hemen huzura alacak değildi. Tabii ki biraz ağırdan alacaktı. Üstelik onu zamanın önemli ülkelerine karşı bir koz olarak elinin altında bulundurucaktı. Ancak mürşidi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin devreye girmesiyle bu diplomatik oyuna son vermişti. Gün oldu devran döndü ve şimdi dünyaca ünlü bir Türk müzisyeni bir gümrük memuru ülkeye sokmamak için huzurunda bekletiyor!



Tabii ki Arif Sağ’a Holnada’da bir Aziz Mahmud Hüdayi gerekmiyor. Zaman da aynı zaman değil. İlişkilerin boyutu değişmiş, Hollanda ile Türkiye bir çok uluslararası kurumda birlikte hareket etmektedirler. Üstelik diplomatik olarak da iki ülke arasında bırakın sorun olmasını, her şey güllük gülistanlıktır. Bunu daha geçen ay Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e yapılan muhteşem proğramla müşahade ettik. Bütün bunlar bir tarafa, bu ülkede büyük çoğunluğu Hollanda vatandaşı olmak üzere 400 binin üzerinde Türk yaşamaktadır. En azından onların hatırına adam gibi bir muamele gösterilmesi gerekir(di).



Bu duruma Hollanda Türk toplumu tepki göstermelidir, ki ilk tepki UETD ile birlikte Kulsan ve Mozaik Vakfından geldi. İçişleri Bakanına hitaben yazdıkları mektupta durumdan duydukları rahatsızlığı belirtip, gerekenin yapılmasını talep ettiler. TC Lahey Büyükelçiliğinin de Dış İşleri Bakanlığı nezdinde gerekeni yapacaklarından eminim. Şimdi beklenen Hollanda Temsilciler Meclisi (İkinci Meclis) üyesi Türk kökenli milletvekillerinin kendilerinin veya meclis gruplarındaki sözcülerinin Bakan’a konuyla ilgili soru önergesi vermeleridir. Bu onların Türk toplumuna bir borcudur. Yok bu benim görevim değil diyeceklerse kendileri bilir!



Ahmet Suat Arı

Mayıs 2012





Not: Bu yazı bittikten sonra görüştüğüm CDA Milletvekili Coşkun Çörüz’den, konuyla ilgili bakanlar Gerd Leers ve Hans Hillen’in cevaplamaları için Meclise soru önergesi vereceğini öğrendim. Umarım diğer milletvekilleri de ona bu konuda destek olurlar.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 106
Toplam Tekil 1642277
IP 54.87.114.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu