MÜFREDAT VE TEDRİSAT (1) - Mustafa Nevruz SINACI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









MÜFREDAT VE TEDRİSAT (1) - Mustafa Nevruz SINACI
Tarih: 25.03.2012 > Kaç kez okundu? 1954

Paylaş


Bilindiği üzere “müfredat” eğitim-öğretim programı; “tedrisat” ise eğitim ve öğretim faaliyeti anlamına gelir. Kelime ve kavramlar, insan formu baz alınarak analiz edildiğinde;



Öğretim: Herhangi bir çocuk veya yetişkin’e plânlanan ilmî teorik olarak öğretme, anlatma ve açıklama eylemi; Özellikle çocukta karakter oluşturma, doğrusal yönde konuşma, söz söyleme ve davranış biçimi kazandırma, yaradılış amacı, (fıtrat ve tabiat) istikametinde hayata hazırlama ve ‘iyi insan, iyi vatandaş’ yetiştirme, geliştirme sürecinin tümüne denir.



Eğitim: Öğretilen ilmî bilgilerin, farkında ve kendinde olarak, bilinçle yaşanması ve yaşatılması için, uzman eğitici nezaretinde örnek uygulamalar yapılarak; İnsan davranışlarını iyi, doğru, güzel ve yüksek ahlâk formu (insani boyut ve bilinç toplumu) yönünde oluşturma, geliştirme, pekiştirme ve duruma göre değiştirme sanatı. Yani, İnsan’da olumlu davranışların yerleşmesi, olumsuz ve kötü, zararlı davranışların sonlandırılması faaliyetidir.



Öncelikle ve evvelâ insan olmak üzere; Bütün yaşam formları ile bunların hayatlarına doğrudan veya dolaylı etken tüm unsurların bu anlam, amaç ve bağlamda düşünülmesi şattır.



Yani İnsan, Yüce Yaratıcının halifesi sıfatıyla “merkez” varlık olup adeta bir atom; İnsan dışında yer alan bilumum mahlûkat ise; Hazreti İnsan’a hizmetle memur ve mükellef nötron, proton ve sair hizmet unsurları mesabesindedir.



Daha açık bir deyim, açıklama ve anlatımla: Devlet, hükümet, tapınak veya para, pul vs değil; Sadece İnsan “kutsal” varlıktır. Her insan bir devlettir. Başta hükümet olmak üzere, bütün kurumlar, kuruluşlar insan içindir. İnsan-ı insanca yaşatma, eğitim, öğretime muktedir ve ehil olmayan bir hükümet (devlet) kesinlikle meşru olamaz, yaşama hakkı yoktur.



Eğitim ve Öğretim’i bu açıdan görmek ve insanca okumak şarttır.



Kaldı ki; Varlık sebebi, yaradılış amacı, yani “Fıtratına” sahip, öz’üne saygılı ve “evet, ben insan’ım” diyen, bunun gerçekten farkında, bilincinde olan hiçbir kişi; kimlik ve karakter sahibi: yalan söylemez, aldatmaz, kandırmaz, dedikodu, fitne, iftira, küfür, haset ve hakaretle iştigal etmez. Banka soymaz, hortumlamaz, gasp, irtikap, sahtecilik ve suiistimal yapmaz. Din tüccarlığı, siyaset simsarlığı, hürriyet, eşitlik, adalet, hukuk ve demokrasi düşmanlığı, vicdan sömürüsü ile iştigal etmez. Hiçbir alanda suiistimal, istismara tevessül ve tenezzülü yoktur.



Doğrusu İnsan, kabahat ve taksirat yapabilir. Ama asla suç işlemez.



İnsanlık suçu işleyenler alt varlıktır, onlara insanca muamele edilemez!..



İnsan Namusu için yaşar. Namussuzluk düşünemez. Bu yolda ve uğurda bir fiile teşebbüs etmez. Asla iffetsiz olamaz. Anarşi, terör ve bölücülükle iştigal etmez. Cinayet işlemez. Katil olmaz. Kanunları çiğnemez. Yasalara karşı mücadelesini; yine mevcut yasal nizam içinde yürütür. Başta; rüşvet, iltimas, ayırma-kayırma, yolsuzluk, hırsızlık, gasp, can ve mal güvenliğini tehdit, hürriyeti tahdit, çıkar ilişkileri tesis, imtiyazlı sınıf oluşturmak ve sair; insanlık, adalet, hukuk ve ahlâk dışı cürüm ve canice, menfur emel sahipleri ile anarşist, terörist ve katiller, devleti parçalamaya ve milleti bölmeye teşebbüs edenler asla “insan” olarak kabul edilemez ve cezalarını çekip, Islah olmadıkça, asla insanca muameleye tabi tutulamazlar. İnsan hakları sadece ve yalnızca İnsanlar içindir…



Özellikle bu insan “Müslüman-TÜRK” ise;



Bütün insanlardan tutun madde ve manâ plânında var olan her şeye ve herkese karşı önyargısız, saygılı, terbiyeli, yüksek ahlâklı, davranış biçimi düzgün, söz ve eylemleri doğru, dürüst, kâmil ve mükemmel olmak zorundadır. Halk ve devlet içinde en muteber, sevgili, saygın ve muhterem olması gereken insanlar muhakkak ve mutlaka gerçek Müslümanlardır. Bunun başka yolu ve çıkarı yok. İslâm dini her ne kadar bazı eylem ve söylemleri kategorik “günahlar” biçiminde tavsif ve tasnif etmiş ise de; Bunlardan, topluma ve kamuya (devlete) karşı işlenenler “kul hakkı” kavramı ile ağırlaştırılmış ve Yüce Yaratıcının af kapsamı dışında tutulmuştur. Sözgelimi “% 99’u Müslüman” denilen toplumumuzda bu idrak, şuur ve bilincin hakim olması halinde suç oranlarının sadece kalan % 1’e münhasır olması gerekmez mi!?..



İşte, antiemperyalist TC’de, Milli müfredat ve tedrisatın amacı bu olmak zorundadır.



Ayrıntılar: “Müfredat ve Tedrisat” konulu ikinci ve son makalemizde;











./...









MÜFREDAT VE TEDRİSAT (2)



Mustafa Nevruz SINACI



İnsan, bu âleme öğrenim, eğitim, bilim ve dua yoluyla tekâmül etmek için gelir.



Dinî yaşam, yani dindarlık; Her ne kadar cemiyetten dışlanmış ve içselleştirilmiş olsa bile; Gerçekte din ilmin ruhu, kaynağı, evrensel hukuk, hak ve adalet’in hikmeti, açıklayıcı ve tamamlayıcı disiplinidir. İlim/bilim ikileminde din’e farklı rol ve anlamlar yükleyerek; güncel hayat ve kısmen kamudan soyutlamak gericilik, ihanet, bozgunculuk, yobazlık ve irticadır.



Ancak şunu da bilmek gerek;



Dinin sahibi Rab’in rahmeti, gazabını örtmüş; ilâhi aşk ve muhabbetle bütün âlemleri kuşatmış, merhametle kucaklamış olmasına rağmen O, sadece iyiliği emir ve kötülükten men eder. Halife sıfatıyla insanın daima iyi, namuslu, dürüst, onurlu, sorumlu, adaletli ve marifetli olmasını ister. Fert ve toplumları doğrudan denetler, kayda alır, yerine göre dünyada veya bir sonraki boyutta sorgular, yarlıgar (kul hakkı hariç, af ve mağfiret eder), yargılayıp şiddetli bir azapla cezalandırır. Çünkü insan’ı Ahsen-i takvim üzere, yeryüzüne halife olarak yaratmıştır.



İşte, insani boyut ve bilinç (şuurlu/müdrik) toplumu bunu bilmekle kabildir.



İnsani değerlerin tamamı doğrusal (rahmani) olup; Karşıtı apaçık şeytanlık (yalancılık, sahtecilik, haksızlık, zalimlik) ve kötülük adına ne varsa tamamıdır. Dolayısıyla insan “emr-i bil maruf, nehy-i anil münker” kaidesi üzere (iyiliği emreden ve kötülükten men eden) olmaya memur ve mecburdur. Aksi takdirde insan olarak kabul ve telâkki edilemez; Bir yaşam formu sıfatıyla suç işlemesi halinde, İnsan hakları adalet ve hukuka muhatap kabul edilemez.



İşte hayatın ve insan olmanın hali, hakikati kısaca budur.



Şu hale nazaran: İnsan’a dair müfredat ve tedrisat’ın (eğitim ve öğretim’in): İyi insan; Namuslu, dürüst, demokrat, meslek, meşrep (ahlâk ve fazilet) sahibi iyi vatandaş yetiştirmeye matuf olması şarttır. Aksi takdirde sistem, insanlık dışı, kamu yararı ve mâşeri vicdana aykırı demektir. Böylece sistem; İyi insan, iyi vatandaş yerine kötü tohum üreten şeytan tapınağına dönmüş demektir ki; Onlar ancak, yeryüzünde fesat çıkaran, lânetli bozguncu üretir.



Yukarda açıklanan ilim-irfan, insani boyut ve evrensel hakikat ışığında:



Müfredat ve tedrisat’ın aşağıdaki şekilde rehabilite edilmesi şarttır. Buna göre:



1. Eğitim sistemine ilişkin yasa, ek ve değişiklikler aceleye getirilemez. Plânlanan ek veya değişiklikle konusunda ilgili okul idaresi, aile ve velilerin görüşleri dikkate alınır.



2. Eğitim süresi kademeli ve çeşitli olmak şartıyla (5 + 3 + 3 ) = 11 yıl zorunludur..



3. Kayıt, 5 yaşını doldurmuş olmak veya kayıt yılı içinde doldurma şartına bağlıdır.



4. Resmi, özel ve Vakıf okullarının tamamı Devlet denetimine tabi olup görevleri:, “Millî eğitimin asli amaç ve ilkeleri doğrultusunda öğrencileri; Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan, geliştiren ve yaşayan; Aile, vatan ve milletini seven, daima yücelten; İnsan hakları, adalet ve hukuka sahip; Demokrat, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını müdrik, millî değerleri davranış hâline getirmiş; İyi insan ve iyi vatandaşlar olarak yetiştirmek; Özel ilgi, yetenek ve başarılarına göre iş hayatı, meslek alanları ve üst öğretime hazırlamaktır.”



5. Her derece ve düzey okulda eğitim ve öğretim dili Türkçedir. Okullara yabancı isim verilemez. Yeterli talep ve Filolojik formasyona sahip uzman öğretmen olması halinde; Başta Osmanlıca ve Arapça olmak üzere, ana dillerden her hangi biri seçmeli ders olarak verilebilir.



6. Temel eğitim dâhil, lisans sonuna kadar İlmi Ahlâk, Davranış Bilimi dersleri bütün öğrenciler için zorunludur. Ayrıca, İsevi ve Museviler hariç olmak üzere diğer öğrencilere 18 yaşına kadar Kur’an, Hadis ve İlmi Hal dersleri verilir. Gayrimüslim öğrencilerin din eğitimi ve öğretiminden cemaat vakıfları ve ibadethaneleri sorumludur.



7. Halen Üniversite ve Yüksek Okul düzeyinde verilen mesleki eğitim; Zorunlu haller dışında, Ortaokul sonrası sanat, meslek, bilim, endüstri ve yüksek teknoloji okulları biçiminde Lise ve muadili düzeyine çekilir. İmam-Hatip Ortaokul ve Liseleri DİB başkanlığınca kurulur.



8. Her ne sebeple olursa olsun “yaşayan vatandaş” ad’ları, eğitim-öğretim kurumları, ibadethane ve kamu teşekküllerine verilemez. Mevcut isimler, en geç 3 ay içinde değiştirilir.



9. Üniversiteye giriş sınavsız; YÖK ve tüm “sınava hazırlık” dershaneleri mülgadır.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 656
Toplam Tekil 1641011
IP 54.159.129.152






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu