DİYÂR-I FIKRA’DAN İKİ FIKRA - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









DİYÂR-I FIKRA’DAN İKİ FIKRA - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 28.02.2012 > Kaç kez okundu? 2004

Paylaş


1. BEN NE YAPTIM Kİ?



Şeytan’ın mutlu günlerinden bir gün… Aylak aylak dolaşırken yolu bir köye düşmüş.



Geçerken bakmış ki ileride buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadın var... Bir süre uzaktan olup bitenleri izlemiş… Biraz tefekkür etmiş… İçinden pek çok düşünce gelip geçmiş… İnsanlara niye hep kötülükler yaptırdığını, niye doğru bir işe vesile olmadığını bir süre düşünmüş… Artık ‘şeytanlık yapmaması’ konusunda kendisini ikna etmeye çalışmış… Hatta büyük ölçüde başarmış da… Dürüst olmaya karar vermiş. Tam kalkıp düşündüklerini uygulamaya koyacakken seyrettiği kadına bir iyilik yapmaya da karar vermiş…



Şeytan, kadını bir süre daha izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş… Amacı buzağının rahat etmesi imiş! Buzağı bu… Nihayetinde bir canlı… Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş. Serbest kalan buzağı, az ötede, genç kadın tarafından annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış.



Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve sütün hepsi yere dökülmüş.



Sağdığı süt ziyan olunca siniri tepesine çıkan genç kadın, eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru buzağı kan içinde yere yıkılmış…



Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.



Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş.



Silah sesini duyan koca, koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatar, babasını da elinde tüfekle görünce, belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş.



Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam; bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış.



Bütün bu olayları bir kenardan izleyen Şeytan içten içe hayıflanmış:

— Ben tüm içtenliğimle, artık ‘Şeytanlık’ yapmayacağıma karar vermeme ve bağlı olan buzağıya bile bir iyilik yaptığımı düşünürken, şimdi bu felâketi de bana yüklerler. Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım ki şimdi?



Alınacak Ders:

Ben alınacak ders bulamadım. Okuyucularımız yazsınlar.

Ancak ‘Şeytan, her zaman şeytandır’, diye yorum yapmasınlar!



2. VATİKAN’DA BİR GEZİNTİ

Adı hep fıkralarda yer alan Temel, bu durumdan sıkılıp Avrupa’ya gider. Adını da değiştirip kendisine yeni bir de isim ve bir kimlik kartı alır… Yeni adı, ‘Adı Temel Olmayan Kişi’…

Adı Temel Olmayan Kişi, pek çok ülke gezdikten sonra yolu Vatikan’a düşer… Koca meydanda dolaşan insanları seyreder. Bir ara aylak aylak dolaşırken bir de bakar ki ileride upuzun bir kuyruk var… Merak içinde ve kuyruğa yaklaşır.

— Nedir bu kuyruk? Diye kuyrukta olan birine sorar ama meramını anlatamaz.

Başka birine sorar, ama sonuç yine başarısızlık. Kuyruğa paralel bir şekilde başa doğru bir süre yürür… Kime sorduysa dil yüzünden anlaşamaz. İçinden de kızar:

— Be adamlar, ‘adam’ olup da Türkçe öğrenseniz ölür müydünüz?”



Adı Temel Olmayan Kişi, ısrar edip kuyruğun diğer ucuna kadar yürür… Bir de bakar ki kuyruğun başı kiliseye kadar uzanmaktadır. O da gider… Tam kapıya geldiğinde dilinden anlayan bir vatandaş bulur. Ondan öğrenir ki Vatikan Kilisesi, cennetten arsa satmaktadır. Papalık tarafından parseller hazırlanmış ve alıcılara sunulmuştur. Her parselin bedeli de 1000 dolar olarak belirlenmiştir. Pazarlık payı bırakılmamıştır. Ödemeler nakit yapılacak ve tapu anında verilecektir.



Kendisine dil konusunda yardımcı olan kişiye takılıp kuyruğu takip eder ve kiliseye ulaşır, kapıdaki görevlilere:

— Ben Cehennem’in tamamına satın almak istiyorum. Bedelini de peşin ödeyeceğim, der.

Böyle bir taleple hiç karşılaşmayan görevliler itiraz ederler:

— Olmaz! Burada Cehennem satışımız yok, Cennet’ten bir parça almak istiyorsan sıraya gir ve sıranı bekle, derler.



Adı Temel Olmayan Kişi, talebinde çok ısrar eder… Cehennem’i almakta kararlıdır ve bu konudaki ısrarını da sürdürür.

Kendisini kapıda ikna edemeyen görevlilerden biri, içeri gidip Papa'ya durumu anlatır…

Böyle bir taleple ömründe hiç karşılaşmayan Papa gülerek:

— Gidin sorun bakalım, cehennemin tümüne ne kadar veriyormuş, bu akılsız Adam… Der.



Görevli, kapıya gidip Adı Temel Olmayan Kişi’ye sorar:

Papa Hazretleriyle görüştüm. Cehennem’in tamamı için ne kadar verebileceğini sordu. Eğer makul bir fiyat verirsen talebinizi değerlendirecek!

Adı Temel Olmayan Kişi heyecanlanır:

— 10.000 dolar veririm... Der.

Papa’ya haber verirler. Papa kendisini içeri çağırtır, hazırlattığı belgeleri iki nüsha olarak imzalatıp 10.000 dolarını da aldıktan sonra arkasından gülerek uğurlarlar.



Dışarı çıkan Adı Temel Olmayan Kişi, mutludur… Kapıda kuyrukta, günlerdir Cennet’ten bir parça satın almak için bekleyen binlerce kişiye elindeki belgeyi gösterip bağırır:

— Eyyyy uşaklar! Cehennem’in tümünü ben satın aldım. Artık Cennet’ten arsa almak için uğraşmanıza gerek kalmadı, paranız da size kaldı. Nasıl olsa mecburen Cennet’e gideceksiniz. Boş yere beklemeyin. Artık dağılabilirsiniz?



NOT: Sonra ne olmuştur, dersiniz?



Cennet’ten arsa satışlarını sıfırlayan ve artık gelir elde edemeyen Papa ve ekibi, 10.000 dolara sattıkları Cehennem’i, Adı Temel Olmayan Kişi’den geri alabilmek için hâlâ pazarlık etmektedirler…



Adı Temel Olmayan Kişi, 10.000 dolara aldığı Cehennem’i 100 milyon dolardan satabileceğini belirtmekte ve bir kuruş da aşağı inmemektedir… Papa 100.000 dolar teklif etmektedir ve Israr karşılıklı olarak sürmektedir…



Alınacak Ders:

Ben alınacak ders bulamadım. Okuyucularımız yazsınlar.

Ancak, ‘Temel’in adı ne zaman ‘Adı Temel Olmayan Biri’ olarak değişti?’ diye sormayın!







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 676
Toplam Tekil 1636970
IP 54.147.236.192






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu