UYUM YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ - Yakup TUFAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









UYUM YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ - Yakup TUFAN
Tarih: 16.02.2012 > Kaç kez okundu? 1886

Paylaş






Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya (KRV) bir ilke daha imza atarak, eyalet meclisinden yeni bir “Katılım ve Uyum Yasası”( Teilhabe- und Integrationsgesetz) geçirdi. Eyalet Meclisinde yapılan oylamada (08.02.2012) Sosyal Demokratlar (SPD), Hıristiyan Demokrat Partisi (CDU), Yeşiller (Grüne) ve Hür Demokrat Partisi (FDP) evet oyu verirken, Sol Parti (Die Linke) yine dışarıda kaldı ve çekimser oy kullandı. Kanun, Nordrhein Westfalen`de (NRW) yaşayan yabancı kökenliler için “daha fazla katılım, sosyal adalet ve fırsat eşitliği” ön görmekte. Yabancı kökenlilerin yönetim ve kamu kurumlarda daha çok istihdam edilmesinin yolunu açmaktadır.



NRW Uyum Bakanı Guntram Schneider (SPD), çıkarılan kanunu bir “bir kilometre taşı” (Meilenstein) olarak görmekte. Mecliste yaptığı konuşmada Schneider, ayrımcılığın Almanya’da bir gerçek olduğunu dile getirdi ve bu kanunla göçmen kökenli insanlara: “Sizde bu ülkeye aitsiniz diyoruz” dedi. Öte yandan -kanunun çıkmasında alt komisyonda görev alan- KRV Yeşiller Milletvekili Arif Ünal: “Bu öncelikle, tüm Almanya için örnek teşkil edecek bir yasa olması açısından ve tüm partilerin (Sol Parti/DIE LINKE hariç) desteğini alması bakımından çok önemli. Ayrıca, ilk defa yerel yönetimlere -bunu yapın- demek yerine, -buyurun 14 milyon euro, bu parayla iş yapın- deniyor. Umarım federal düzeyde bir örnek teşkil eder. Çünkü bu alanda yapılan ilk yasa, öncü bir rol oynuyor” dedi.



Toplam 13 maddeyi içerisine alan “Katılım ve Uyum Yasası”nın ana maddesine göre, önümüzdeki üç yıl içerisinde, yerel yönetimler bünyesinde 54 yerde “Uyum Merkezleri” kurulacaktır. Bu merkezler şehir ve mahallelerde “gerilimsiz birlikte yaşama” (spannungsfreie Zusammenleben) destekleyecek ve “göçmen dernekleri” ile birlikte çalışacaktır. Bununla birlikte “Mahalli Uyum Merkezleri”(Komunalen Integrationszentrum) göçmen kökenli insanların eğitim düzeylerinin yükselmesinde ve iş sahibi olmalarıda destek olacktır. İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde bu konuda 14,1 milyon Euro bütçe ayrılmıştır. Ayrılan bütçenin büyük bir bölümü”Mahalli Uyum Merkezleri” (KIZ) kurulmasında harçanacaktır.



Bugüne kadar KRV’de yabancıların veya göçmen kökenli ailelerin çocuk ve gençlerini destekleme gayesiyle mahalli çalışma kurumları (Regionalen Arbeitsstellen zur Förderung von Kindern und Jugendlichen aus Zuwandererfamilien) faaliyet göstermekteydi. Yeni çıkan kanuna göre bu kurumlar (RAA) geliştirilecek, sayısı 54’e çıkarılacak ve bundan böyle “Katılım ve Uyum Merkezleri”(Teilhabe- und Integrationszentrum) olarak yerel bazda çalışmalar yapacaktır. Esas itibariyle genç göçmenlere eğitim alanında destek verecek bu kurumlar, aynı zamanda mahalli bazda yapılan tüm uyum çalışmalarının da muhatabı olaçaktır. Kanunda yer alan diğer önemli bir madde ise, “göçmen kuruluşlarının güçlendirilmesi” hususudur. Buna göre göçmen kuruluşları yerel bazda uyum merkezlerinin muhatabı olacaktır.



Almanya’da hemen hemen her alanda ırkçılığın; ayrımcılığın ve dışlamanın olduğu bir bilinen gerçektir. Bu noktadan hareketle KRV’de (Nordrhein Westfalen) çıkarılan “Katılım ve Uyum Yasası”(geç kalınan bir adım olmasına rağmen) isabetli bir adımdır. Fakat eksiktir ve eyalette yaşayan göçmen kökenli bütün insanların, özellikle de Müslümanların mağduriyetini giderecek mahiyette değildir maalesef. İnancından dolayı mağdur edilen Müslümanların mağduriyetleri yeterince göz önüne alınmamıştır. Başörtülerinden dolayı öğretmenlik mesleğini içra edemeyen Müslüman kadınların mağduriyetlerinin ortadan kalkacağına dair bir belirti yoktur. Malum, ayrımcılık ve dışlanmaktan en çok mağdur olan Müslümanlardır. Haklarını almaktan en fazla mahrum bırakılan Müslümanlardır, dolaysiyle nüfusu 3 milyonu bulan Türkler, yıllarca bu tür haksızlıktan nasibini alan kesimdir. Bu ülkede en sadık vatandaşlar olmalarına rağmen.







Almanya’da yaşayan Müslümanlar, özellikle inançları gereği giyim ve kuşamından dolayı bu ülkede dışlanmakta ve mağdur edilmekteler. NRW’de “başörtülü Müslüman hanımlar” öğretmenlik mesleğini icra edememektedirler. Almanya’da doğmalarına, bu ülkede tahsil görmelerine, Almanya yüksek öğrenim kurumlarından mezun olmalarına rağmen, bir çok kadın öğretmenlik mesleğini icra etmekten mahrum edilmiştir. Bu yasa, bu ve benzeri kesimlerin mağduriyetlerinin giderilmesine bir açıklık veya bir öncelik getirmemekte. Öte yandan Müslüman genç kızların iş ve meslek edinme konusunda, inanç ve başörtüleri yüzünden mağdur olmaktadırlar. Onların da mağduriyetlerini giderecek de bir açıklık gözükmemekte. Bunların ötesinde, temizlik işlerinde çalışan Müslüman kadınlar dahi dini inanç, anlayış ve başörtülerinden dolayı sıkıntı çekmekteler. Kısacası bu ülkede yaşayan Müslümanlar, dini inanç ve hayat anlayışı yüzünden dışlanmakta ve yıllarca ikinci sınıf muamelesi görmekteler. Bu noktadan hareketle, KRV’de çıkarılan “Katılım ve Uyum Yasası”(KIZ) eyalette yaşayan Müslümanların mağduriyetlerini giderecek, onları rahatlatacak ve gerçekten de onların yönetime katılımını sağlayacak bir görünüm arz etmemektedir. İnanç ve vicdan hürriyetinin ötesinde insan haklarına mugayyir olan başörtü yasağı kalmadıkca, “eşitlik ve adalet” nasıl sağlanacaktır ve “katılım” nasıl olacaktır?...



İşin başka bir botu daha var. Almanya’da uyum konusu yıllardan beri bir ticari sektöre dönüşmüş durumundadır. Gerek AB, gerek Federal Hükümet ve gerekse eyaletlerin konuyla ilgili ayırdıkları bütçe, çoğu kez hedefine ulaşmadan başka kanallara akıp gitmektedir. Profesyonel olarak kurulmuş bir çok kurum ve kuruluşlar, vakıflar, dernekler ve benzeri teşekküller, çok zaman (işi kılıfına uydurarak) aslan payını almaktalar. Esas mağdur olan göçmenler ve onların kudukları dernekler, kurum ve kuruluşlar ise bu imkandan mahrum kalmaktalar. Çünkü, göçmen teşkilat ve teşekülleri çoğu kez prosedür, işleyiş, kaide ve kuralı bilmemektedirler. Bunların içerisinde de bu konuyla ilgili en geride olan Müslüman teşkilatlardır, Türk kuruluşlarıdır. Yani camiler ve cami cemiyetleridir...



Bu kanun uygulanması muhakkak göçmenlerin durumlarının düzelmesinde müsbet ilerleme sağlayacaktır. Gereken katılımın sağlanmasında ve doğru anlamda uyumun gerçekleşmesinde mutlaka fayda sağlayacaktır. Tabiki iş ehline verilir ve mağdur gerçek manada gözetilirse ve ayrılan kaynak yanlış kanallara kanalize edilmezse...



Katılım ve Uyum Yasası’nın uygulanması konusunda elbette Müslüman cemaat ve cemiyetlere de önemli görev düşmektedir. Toplumun önemli bir parçası olan Müslümanlar; cemiyet çalışmalarında, cami hizmetlerinde, yeni düzenlemeler yapmalılar ve profesyonelliğe önem vermeliler. Fahri hizmetler vazgeçilmezdir, fakat yer yerde yeterli değildir. Bazı çalışmalar profesyonellik ister. Sabah çalışan ve öğleden sonra cami ve cemiyet işlerine koşturan başkan, üyeler veya elamanlar ile her iş iş başarılmaz. Birtakım işleri proje bazında takip edecek, planlama ve proğramlamayı yürütecek profesyonel bir elemana ihtiyaç vardır. Resmi makamların, kurumların ve bu manada “Mahalli Uyum Merkezleri”nin (KIZ) muhatabı olacak bir eleman şart. Bugünkü haliyle burada da önemli bir sıkıntı vardır. Cami cemiyetleri, sosyal ve kültürel faaliyet yapan dernekler, uzman ve profesyonel bir elemanı istihdam edecek güce sahip değillerdir. Zira, ödenen üye aidatı ve yapılan bağışlar ile cemiyetler ayakta kalmakta ve zor şartlar altında hizmet yapmaktadırlar...



















Şunu da açıkca söyleyeyim: Bir çok etsikliğine rağmen iyi niyetle çıkarılan “KATILIM VE UYUM YASASI”nın uygulmada başarılı olması büyük arzumuzdur. Fakat, en çok mağdur ve en fazla dışlanan kesim olanlar Türkler, bu kanunun getirdiği imkanlardan en fazla istifade edenler olmalıdır. Dini hizmetlerin yanında sosyal, kültürel ve eğitim alanında faaliyet yapan ve böylece uyuma gerçekten katkı yapma çabası içerisinde olan İslami cemiyetler, “Mahalli Uyum Merkezler”nin (KIZ) en önemli muhatapları olmalıdırlar. Cami cemiyetlerin bünyesinde en az bir eleman profesyonel olarak istihdam edilmeli ve bütün giderleri yasa çerçevesinde karşılanmalıdır. Cami ve cemiyetlerin; sosyal, kültürel, eğitim ve uyum konusundaki faaliyetleri ve projeleri yine bu merkezler tarafından deteklenmeli ve finanse edilmelidir.



Bu noktadan hareketle, Müslüman kuruluşlara, Türk teşkilatlarına, cami ve cemiyetlerine de önemli görevler düşmektedir. Ellerini çabuk tutmaları lazımdır. Mutlaka yasanın uygulanmasında aktif rol almalılar. Kurulacak „Mahalli Uyum Merkezleri”nin en önemli muhatabı olmalıdırlar. Yoksa ‘Atı alan Üsküdar’ı geçer...





Dinslaken, 10 Şubat 2012

Yakup Tufan









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 32
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 493
Toplam Tekil 1642664
IP 54.197.150.143






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu