Dilde, Fikirde, İşde Birlik”(Türkçe Olimpiyatları) - Muammer Tunahan - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Dilde, Fikirde, İşde Birlik”(Türkçe Olimpiyatları) - Muammer Tunahan
Tarih: 09.03.2009 > Kaç kez okundu? 2353

Paylaş


İşte bu söz, bütün Türk dünyasındaki millî uyanış hareketlerinin büyük öncülerinden olan Gaspıralı İsmail Bey (1851 - 1914) tarafından 10 Nisan 1883 yılında Kırım Bahçesaray’da çıkardığı Tercüman gazetesinin sloganıdır. Bu yazımda “Dilde Birlik” üzerinde durmak istiyorum.

Gazetesindeki “Tercüman” başlık yazısının altında kullandığı “Dilde, Fikirde, İşde Birlik” sloganına uygun olarak Gaspıralı, ancak bu üç alanda birliğin sağlanmasından sonradır ki Türk Dünyasının özgürlük ve çağdaşlığa kavuşacağına inanıyordu. Bu üç olgudan en önemli basamak “Dilde Birlik” olduğu için o da bu konuyu öncelikli ele almıştır. İstanbul’un en büyük gazetelerinden “İkdam”da (27 Haziran 1914, No. 6245) yayınlanan söyleşisinde, Rusya Türklerinde Türklük bilincinin oluşmasının siyasal sınır tanımazlığını şu cümlelerle ifade ediyordu: “Eğer Türkler (Osmanlı Türkleri) lisanlarını biraz daha sadeleştirmiş, kıraet ve imlâyı (okuma ve yazmayı) teshil edecek (kolaylaştıracak) surette huruf-u savtiyeyi (sesli harfleri) istimal etmeğe (kullanmaya) başlamış olsalardı, beş altı seneye kadar Rusya müslümanlarile lisanları suret-i kat’iyede birleşmiş olurdu. Bundan husule gelecek faydaları izaha hacet yoktur sanırım”.

Gaspıralı İsmail Bey Türk lehçelerinin, yabancı diller yerine birbirlerinden kelimeler alarak zenginleşmesini ve İstanbul Türkçesini esas alınarak ortak bir yazı diline kavuşulmasını sürekli savundu. Onun "Dilde, fikirde,işte birlik" sözü bugün de bütün Türk dünyasının ülkü ve ilkesi olmak değerindedir.

Turanî imzası ve “Türk Dilinin Vazife-i Medeniyesi” başlığı ile iktibas edilen makalenin girişinde şu bilgilere yer verilmektedir. “Bir Türk edibi diyor ki, Arab’ın dili din ve mezheb dili oldu. Türk dili ise medeniyet-i cedide (yeni uygarlık) dili oluyor... Bu sözü biraz ıslah edelim: Arab dili din ve mezheb dili oldu. Fars dili şiir ve edep dili oldu. Türk dili ise devr-i cedid için terakki ve medeniyet dili oluyor. Bu hem zamanın hem mekânın ihtiyacındandır. Zamanca İslâm medeniyetinin üçüncü devri, yani son devri başlıca Türk tarihinden ibaret olduğu gibi, mekânca dahi dünya yuvarlağı üzerinde Türk dilinden daha yayılmış bir dil yoktur. Uzunlamasına, Mançurya’dan ve Sibirya’nın Uzak Doğu kuzeyinde akan LENA nehri sahilinden başlayıp, Altay, Karakurum, Pamir, Hindikuş, Kafkas, Kırım dağlarından geçerek Balkan dağlarının batısının sonuna kadar; genişlemesine, Ural dağlarının kuzey son noktasından, Afrika’nın Büyük Sahrası’na kadar olan yerlerde oturan ahalinin büyük kısmı Türk Dili ile konuşurlar.”

Osmanlı, bünyesinde çeşitli milletler barındırıken; Türkiye Cumhuriyeti Milli bir devlet anlayışıyla kurulmuştur. Atatürk bu konuları hasasiyetle uygulamış sonra gelen iktidarlar zaman zaman söylemleri ile uygulamaları ters düşmüştür.

Milli Bayramlarda stadyumlara asılan dövizlerin üzerine “Tek millet, tek parti, tek şef” yazarken, zamanında Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerde büyük oranda MARKSİST Öğretim üyeleri ile doldurulduğunu H. Nihal ATSIZ, ORHUN isimli dergisinden başbakan Şükrü Saraçoğlu’na açık mektup yazarak dile getiriyordu.

Ne olduysa ondan sonra olmuş ve Nihal Atsız, Z.Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nejdet Sancar, Dr. Fethi Tevetoğlu, Muzaffer Eriş, Hasan Ferit Cansever, Reha Oğuz Türkkan, Yusuf Kadıgil, Zeki Özgür Sofuoğlu, Hamza Sadi Özbek, İsmet Rasim Tümtürk, Fehiman Altın, Fazıl Hisarcıklı, Cemal Oğuz Öcal, Cebbal Şenel, Nurullah Barıman, Saim Bayrak, Sait Bilgiç, Cihat Savaşfer, Hikmet Tanyu, Orhan Şaik Gökyay ve Hüseyin Namık Orkun tutuklanıp büyük işkencelerden geçirilmiş hatta TABUTLUK denilen işkence hanelerden geçirilmiş ve dava 3Mayıs 1947’de beraatle sonuçlanmıştır.

Ne tecellidir ki Milli esaslarla kurulmuş bir ülke Milliyetçi düşünen gençlerine akıl almaz işkencelere tabi tutularak bastırılmaya çalışılmıştır. Gençlere bunu reva görenler bundan sonra asıl politikalarını açık açık söylemekten de çekinmemişlerdir. Aynı yöneticilere Türkiye’nin dışında yaşayan Türkler hatırlatıldığında onları yok sayarak 1990 yıllara kadar gelinmiştir.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla memleketimizde önemli yerlerde bulunan MARKSİSTLER Türkiye’den başka yerde Türk yok diye sunduğu tezler ve Türkiye’ye örnek model sunduğu MARKSİST SAVları çürümüş ve akabinde Türk Dünyası yeni Türk Devletleri, Özerk Cumhuriyetler ve muhtar topluluklarla tanışmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin günü kurtarma telaşları ve basiretsiz politikaları gelişen yeni pozisyona hazırlıksız yakalanmamıza sebep olmuştur. Bu ülkelerle ilişkilerimiz Türk Dünyası ve Türk Toplulukları Kongreleri ile “örs üzerinde demir dövmekten” ve “Adriyatik’ten Çin Setti’ne” sloganlarından öteye gitmemiştir. İlişkilerimiz zamanımızın gerçekleriyle başarılı sayılamaz. Bu saydıklarım dışında bir tek istisna var oda: Türkçe Olimpiyatları’dır.

Anadolunun Türk ve Müslümanlaştırılmasında önemli bir yeri olan Hoca Ahmet Yesevi ve ALPERENLERİ gibi kendini eğitime adamış ülke sevdalısı bir gurup insan; Güzel Türkçemizi dünyada hak ettiği konuma getirmek, dilimizin daha yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve Türkçeyi en iyi öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılında17 ülke katılmıyla başlayan “Uluslararası Türkçe Olimpiyatları” 2008 yılında da 110 ülke 550 öğrenci katılmıyla zirveye çıkmıştır. Hatta bu öğrenciler Konya’ya da gelerek şehrimizi şereflendirmiştir.

Bizim de öğrencilik yıllarımızda arkadaş gurubumuzla beraber Orta Asya Türk Devletlerinden gelen öğrencilerimiz ile dostluk ve kardeşlik üzerine çalışmalarımız olmuş ancak uzun soluklu bir faaliyet gerçekleştiremedik. Bu faaliyetleri sürekli ve dahada büyüterek yürüten kişileri yaptığı muazzam işlerden dolayı tebrik ediyor destek olanlara şükranlarımı sunuyorum.

Sonuç olarak: 1883 yılında Gaspıralı İsmail Bey ile yakılan “Dilde Birlik” ateşi tüm dünyayı sarmaktadır.

“Dilde, Fikirde, İşde Birlik ülküsü’nün” gerçek olduğu bir dünya dileğiyle.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 686
Toplam Tekil 1642857
IP 54.197.150.143






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.193 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu