VECİZELERE SORULARLA YORUMLAR - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









VECİZELERE SORULARLA YORUMLAR - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 18.01.2012 > Kaç kez okundu? 1924

Paylaş


— Hani sık sık derler ya: Tarih Sizi affetmeyecek, diye…

Peki, tarih kimi affedecek?



— Derler ki: Adam ‘mal’ olursa, ‘Mal Müdürü’ ne yapsın?

Peki, devletin ‘Mal Müdürleri’ nelerle uğraşırlar ki?



— Derler ki: Düşünmez misiniz? Doğan ölür, hayat bir gün son bulur.

Peki, hiç merak edilir mi gidenler nereye gider? Neden hiç dönen olmaz?



— Birileri şöyle demişti: Her şey, insanın kafasında biter!

Peki, kafasızlar veya ‘kafası’ olmayanlar ne yapacaklar?



— Birileri şöyle demişti: Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız korkaksınız…

Peki, her cesur, muhakkak korkusuz mudur?



— Derler ki: Kadın vardır, çerden çöpten aş eder; kadın vardır, pişmiş aşı taş eder!

Peki, bunun dışında bir kadın yok mudur? Dünya siyah- beyaz mıdır?



Samuel Johnson 1775’te demiş ki: Vatanperverlik tüm alçakların son sığınağıdır…

Peki, bu hüküm hangi ülke vatandaşları içindir veya geçerlilik tarafı var mıdır?



— Derler ki: Bir deliye bir veli rolü verin, hayat güllük gülistanlık olur!

Peki, Veli’ye deli rolü verilirse ne olur? Veli sapıtır mı?



— Derler ki: Ali’nin külâhını Veli’ye, Veli’nin külahını da Ali’ye giydirmişler…

Peki, diğer külâhları kim giymiş olabilir?



— Derler ki: Kimlerle arkadaşlık ettiğinize, kimlerle gezdiğinize dikkat edin! Çünkü Bülbül sizi güle, Karga çöplüğe götürür!

Peki, Yarasa nereye götürür?



— Derler ki: Kulluğun bilincinde olmak gerek!

Peki, iyi de diktatörlerin kulları vardır, şarlatanların ve despotların da kulları vardır… Bunların mı yoksa Başka Biri’nin kulu olmak için midir bu uyarı?



— Derler ki: Biz birlikte yol çıktığımız hiç kimseyi yarı yolda bırakmayız. Geride kalanlar, ya hızımıza yetişemezler ya da insanlığımıza…

Peki, Hıza yetişip insanlığa yetişemeyenlerin durumu nasıl yorumlanacak?



— Derler ki: Günlerini nafilelerle dolduranlar, farzlara vakit bulamazlar…

Peki, ya dertleri ‘farzı bulmak olmayanlar’ ne yaparlar? Onların meşguliyetleri hep nafile midir?



— Ölenler için derler ki: Mekânı Cennet olsun, nur içinde yatsın… Kabri nur dolsun…

Peki, Cennet’e inanmayanlar, nuru kabul etmeyenler ölürse, nasıl dua etmek gerekir? Ya da arkasından dua edilir mi?



— Derler ki: Önünden gelen mızraktan korunmak kolaydır. Fakat arkandan atılan oktan korunamazsın... Peki, yandan atılan oklar olursa, bunlarla ilgili ne söylenebilir?



— Derler ki: Havalara giren birisini görürseniz hiç dokunmayın. Bırakın, ne kadar yükselirse, o kadar sert düşecektir.

Peki, bunu ispat eden nev’i şahsına münhasır örnekler var mıdır?



— Derler ki: Yüzme biliyorsan 1 metre de aynıdır 1000 metre de…

Peki, Yüzme bilenler içi bu tespit, 1 metre ile 1000 metrenin farkının olmadığını mı söylüyor?



— Derler ki: Nedir bu gurur? Nedir bu gaflet? Nedir bu haşmet? Nedir bu istiğna ve nedir bu azamet? Elindeki ihtiyar, bir kıl kadardır ve iktidarın bir zerre kadardır. Ve hayatın söndü, ancak bir şûle kaldı. Ömrün geçti, şuurun söndü, şöhretin gitti, ancak bir an kaldı. Zamanın geçti; kabirden başka mekânın var mı? Biçare! Emellerin nihayetsizdir, ecelin yakındır.

Peki, durup dururken bunları söyleyen kime söylüyor olabilir ki?



— Derler ki: Gerektiğinde, gereksiz insanları hayatından çıkaramayanlar veya çıkarmayanlar; hiç gerekmediğinde, sevdiğin insanlarla arana girebilirler...

Peki, Hitabın muhatabını da söyleseler iyi olmaz mıydı?



— Bir Şair der ki: Bıçak soksan gölgeme/ Sıcacık kanım damlar/ Gir de bir bak ülkeme/ Başsız başsız adamlar…

Peki, günümüzde böyle ‘başsız başsız’ adamlar var mı? Varsa nerelerde yaşarlar?



— Derler ki: İnsanı eğitirseniz eğitimli insan olur... Eğitimsiz bırakırsanız câhil kalır…

Peki, eşekleri eğittiğimizde eğitimli eşek mi olur? Eşek, eşeklikten kurtulur mu?



— Derler ki: Her insan ölecek yaştadır…

Peki, hiç ölmeyecek gibi havaya girenler, koska koska yürüyenler, küçük dağları kendilerinin yarattıklarını sananlara, hatta ölümü hiç aklına getirmeyenlere ne demeli?



— Derler ki: Bazen en bilmediğimiz şey, en bildik şeyin içinde saklıdır. Dikkat etmeyiz, fark etmeyiz. Anlaşılması en zor şeyler, en basit şeylerdir.

Peki, bunu bildikten sonra her şeyi biliyor mu oluruz? Hiç problem kalmaz mı?



Ve son olarak diyelim ki: Şu veya bu sebepten dolayı, ‘başarısız olmak için çalışan’ ve nihayet buna muvaffak olan birini düşünün… ‘Olur mu?’ demeyin olur… Başarısız olmak ister ve gerçekten de başarısız olur…

Peki, şimdi söyleyin: Bunu yapan kişi, ‘başarılı’ mı olmuş olur yoksa ‘başarısız’ mı?



Hâsılı Vel Kelâm:

Kimin

Ne dediği,

Ne yaptığı

Ve

Ne söylediği

Hiç de önemli değildir.

Allâme-i Cihân olanlar bile,

Ancak

Dışarıdan

Algılandıkları kadardır…

Gerisi laf ü güzaf…

Takmayın kafanıza…









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 529
Toplam Tekil 1636823
IP 54.211.191.72






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu