EY GÖNÜL! - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









EY GÖNÜL! - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 25.09.2011 > Kaç kez okundu? 1856

Paylaş




Ey âsi gönül,



Biraz uslansan artık…

Yelkenlerini indirsen

Sakin denizlere…



Görmedin mi?

Kendini Kaf Dağı’nın zirvesinde sanıp,

Yüzüstü ovalara,

Derin vadilere düşenleri?



Görmedin mi?

Kartal gibi keskin gözlerle

Her yerleri tarassut altında tutanların

Neye uğradıklarını?



Görmedin mi?

Küçük dağları yarattıklarını

Sananların ve buna inananların

Kendilerini aldattıklarını?



Görmedin mi?

Her yerini tıraş ettirdiği halde

Burnundan kıl aldırmayanları?

Zehirlerinin kendilerini zehirlediğini?



Görmedin mi?

Dünyalık oyuncakların,

Tüm mevki ve makamların,

Geçici sahiplerini kandırdıklarını?



Görmedin mi?

Âleme nizâm verenlerin,

Kendilerinden başka karga tanımayanların,

Kendilerini ayakta tutamadıklarını?



Görmedin mi?

Dost ve arkadaşlarına ihânet edenlerin,

Her şeyi en iyi (!) kendileri bilenlerin,

Sudan çıkmış balıklara döndüklerini?



Görmedin mi?

Zavallıların kendi hâllerini göremediklerini,

Zamanın su gibi akıp gittiğini ve

Kralların çıplak olduklarının anlaşıldığını?



Görmedin mi?

Her zehirlenme olayına maruz kalan vaka’nın

Bir panzehirinin olduğunu?

Akreplerin kendilerini sokarak zehirlediklerini?



Görmedin mi?

Dinozorların, başlarını devekuşu gibi kuma soktuklarını,

Hantal gövdelerinin görünmediğini sandıklarını ancak,

Kıçlarına okkalı bir tekme yiyince uyandıklarını



Görmedin mi?

Sahte güçlerin ve sahte büyüklüklerin

Hiçbir hükmünün olmadığını

Ve yıllar yılı etrafındakileri kandırdığını?



Görmedin mi?

Gemilerini bir süre karada yürütenlerin,

Her türlü dolap ve entrika çevirenlerin,

Kendilerine de

Gerekenin yapılıp hakkının verildiğini?



Görmedin mi?

İlâhi adaletin,

Herkese hükmünü icra etiğini,

Mutlak adaletin gerçekleştiğini?



Görmedin mi?

Edenin, muhakkak ki bulacağını,

Yani

Men Dakka Duka kuralını?



Ey gönül,

Beni daha fazla kurcalama…

Ben daha ne söyleyeyim?

Nasıl figân edeyim?



Dilim varmıyor daha fazlasını

Söylemeye

Ve yazmaya…



Bırak artın kendini

Dinlen biraz…

Sus, artık biraz sus…



Ölenler öldü,

Sakatlananlar ve sağ kalanlar kaldı.

Doğanlar büyüdü, büyüyenler yok oldu.





Bırak kendini artık,

Sakinliğin kollarına…

Enginliğin dehlizlerine…



Bak, kendi işlerine…

Dön kendi dünyana…

Onu bunu, artık

Kendine dert etme…



Bırak artık,

Bırak…



Psikiyatrik vakaları,

Psişik tepki verenleri,

Astım krizine girenleri,

Hıçkırıklara boğulanları,

Şizofrenik şekilde gülenleri,



Davranış bozukluğu olanları,

Alerjik reaksiyon gösterenleri,

Melankolik şekilde ağlayanları,

Agresif tutum içinde kıvrananları,

Paranoyak davranışlar sergileyenleri,



Histeri şeklinde hafakanlar geçirenleri,

Korktukları insanlara zulmeden zalimleri,

İçinden çıktıkları yumurtayı beğenmeyenleri,

Manyetik alanlara tutulup, tir tir titreyenleri,

Küçücük çıkarları için büyük, küçük tanımayanları,



Üç kuruşluk menfaat için beş kuruşluk takla atanları,

Alçak gönüllü değil, alçak olmaya gönüllü düzenbazları,

Mutluluk ve kederin kokusu ve renginden haberleri olmayanları,

Kendileri başarısız oldukları halde partilerinin başarısı için çalışacak olanları,



Tüm sermayesini bitiren ve tutunacak yerleri kalmayan zavallıları,

Kendilerini kurtaramadıkları halde vatan kurtarmaya kalkanları,

Zillete razı olup hastalıklı olarak yaşamaya razı olanları,

Birilerinin gönüllü bedava-ucuz avukatlığını yapanları,

Üniversitelerde olup evrensel düşünme özürlülerini,



Olup bitenleri bilmeden dışarıdan gazel okuyanları,

Herkese talkın verip kendileri salkıma talip olanları,

Bir yerlere birilerince getirilince, havaya girenleri,

Allah’a değil de hayata, çıkarları için tutunanları,

Her türlü numarayı iyi bilen ayak oyuncularını,



Dallama’nın zamanında daha hür olanları,

Başkalarının doğrularını yanlış bulanları,

Küçücük dünyası allak bullak olanları,

Dıştan sağlam içten hastalıklı olanları,

Kraldan çok kralcı olan şövalyeleri,



İçten içe, ince ince hesap yapanları,

Hayatı, günlük tutmak sananları,

Kendi yanlışlarını görmeyenleri,

Bir yerlerine kına yakanları,

Yokluğu fark edilmeyenleri,



Deveden düşmüş sıpaları,

Akıl ve idrak kaçkınlarını,

Vesvese zebunlarını,

Zavallı şakşakçıları,

Şarlatanları,



Riyakârları,

Şaibeli olanları,

Güçlülük psikolojisine girenleri,

Büyüklük kompleksine kapılanları,

Güç zehirlenmesine maruz kalanları,



Kendilerini dev aynalarında aktör sananları,

Çıkarları için uzun atlama rekorları kıranları,

Sadece kendi işlerini dünyanın merkezi sayanları,

Bağlarını koparmayıp emir altında çalışacak olanları,

Kendi dünyaları dışında başka bir dünya yok sananları,



Var oluşunun hiç kimse için bir değeri olmayanları,

Kendilerini birine göstermek için fırsat arayanları,

Bedenleri sağlam, ruhları engelli ve sakat olanları

Yaşları kemâle erdiği halde hâlâ çocuk olanları,

Olur olmaz her yerde, kıvırtarak dansözleri,



Tüm dünyaları, küçücük çıkarları olanları,

Tekli-çoklu, çok-amaçlı tulûat yapanları,

İspiyonculuktan sadistçe zevk alanları,

Kimin güçlü, kimin güçsüz olduğunu,

Kimin suçlu, kimin suçsuz olduğunu,



Kimin haklı, kimin haksız olduğunu,

Dalkavukların, dalkavukluğunu,

Komplekslerine esiri düşenleri,

Memurundan çekinen amirleri,

Çıkarcıların, dalaverelerini,



Fırsatçıların, fırıldaklarını,

İskele babası korkulukları,

Yalakaların, yalakalığını,

Devedikenlerini ve

Dikenli kaktüsleri

Bırak!



Öfff be!...

Bırak be,

Bırak!!!



Bırak onları,

Kendi hâllerine bırak!…

Onlar kendi ördükleri dünyalarında,

Kendi çelişkileriyle baş başa olsunlar…

Yaşayıp yaşamadıkları önemli değil,

Hastalıklı ruh halleriyle boğuşsunlar,

Nasıl görünüyorlarsa, öyle devam etsinler…



Bırak onları

Kendi dertlerine yansınlar!...

Kendileri çalıp kendileri oynasınlar,

Felsefi, bilişsel ve oriyantal şiirler yazsınlar,

Olur-olmaz, yerli-yersiz tepkiler versinler,

Gülsünler, ağlasınlar,

Kahretsinler kendilerine…



Bunların hepsinin çaresi bulunur,

Dert etme kendine…



Tüm hayatları boyunca,

Dar dünyaları,

Kendi özel çalışma alanları dışında

İki cümle yazıp çizmeyenler,

Senin yıllardır yazıp çizdiklerini

Beğenmeseler, dudak bükseler,

Alay etseler ve küçümseler bile,

Aldırma,

Takma kafana…

Onlar utansınlar!

Hasetlerinden

Çatır çatır çatlasınlar!



Aldırma gönül aldırma!

Artık aldırma!

Faydası yok…

Hipotenüs gibi uzayanlar,

Dar açı gibi yamulanlar,

Nokta kadar çıkar için

Virgül gibi eğilip

Rükû ve secdeye kapananlar

Bırak yapsınlar,

Bırak etsinler,

Bırak geçsinler!

Bırak kendilerini tatmin etsinler!

Teselli bulsunlar

Kendi âlemlerinde!



Uyarmaktan vazgeç artık.

Faydası yok.

Faydası olmayan ameller ise

Anlamsız ve lüzumsuz…



Bırak,

Montofonlar montofonluk yapsın,

Logorinler logorinlik…

Holştaynlar, holştayn olsun

Anguslar angus…

Sana mı kaldı,

Onları düzeltmek…

Bırak onları

Fıtratları üzere

Yaşasınlar!



Bırak,

Dert edenler,

Dertlenenler,

Dert edinenler

Artık başkaları olsun.

Sen gez, dolaş,

Hep yollarda ol…

Yollar senin olsun!



Kara toprağa

Dost olanlar olsun,

Ama

Sen yollara dost ol,

Yollar senin sadık dostların olsun.

Yollar seni müşfik

Bağırlarına basar

Hiç merak etme!



Bir yerlere

Varman gerekmez…

Sadece ve sadece

Yollarda ol yeter.



Derdin ‘varmak’

Olmasın,

Varanlar başkaları

Olsun,

Sen yollarda ol

Yeter…



Hiç ama hiç

Durma!

Sürekli yürü…

Bil ki,

Yürüyen,

Durandan daima iyidir!



Hiç kimseyi bulamazsan da yanında

Gölgen sana yeter,

Refakatçi olarak…



Hadi,

Durma!

Yolun ve dahi

Bahtın

Açık olsun…





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 30
Toplam Tekil 1641265
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu