KADINA DAYAK VE ANTİSEMİTİZM - Vedat KUŞAKLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









KADINA DAYAK VE ANTİSEMİTİZM - Vedat KUŞAKLI
Tarih: 10.09.2011 > Kaç kez okundu? 2029

Paylaş


Kayın valideler ve kayınpederler tarafından gelinlere şiddetin uygulandığı yerler var. Kadına ve çocuğa şiddet zaten var. Türkiye’den daha çok batı toplumlarında, doğu toplumlarında, Çin ve Rusya’da, Arap ve Afrika ülkelerinde, Avustralya’da bu şiddetin olduğunu bilelim ve bu sorunu öyle inceleyelim. Erkekleri eğitelim lafı artık hikaye. Nice profesörlerin, bilim adamlarının hanımlarını, çocuklarını dövdükleri malum. Sanat ruhu güzelleştirir, sanatla uğraşan şiddete meyilli olmaz da hikaye. Nice sanatçının sevgililerini, eşlerini dövdükleri de malum. Bireyler arası ilişkileri ben makro ilişki olan uluslararası ilişkilerin mikrosu, küçük ölçeklisi olarak kabul ederim. Bireysel ve uluslararası ilişkilerde aslında menfaatler söz konusudur. Güç dengeleri söz konusudur. Karı koca ilişkilerinde de bu böyledir. Diyeceksiniz ki sevgi yok mudur? Olmaz olur mu? Sevgi, şefkat de en büyük menfaatlerden biridir. Menfaat ille de para, hizmet kazanımı değildir. Manevi haz temini de menfaattir ve en büyük menfaattir. Bu yüzden sevgi, şefkat bittiğinde evlilik de biter. Şimdi herhangi bir ülke bize saldırabilir mi? Hiç sanmam! Çünkü çok güçlü bir ordumuz var, köklü bir devlet sistemimiz var ve hiç bir millette olmayan milli çılgınlığımız ve dayanışmamız milli bilinç altımızda mevcut ve ülkemize saldırı söz konusu olduğunuzda milli bilinç üstüne çıkmaktadır. Kadına ve çocuğa şiddet uygulayanları 3 grup kitleye benzetebilirim, benzetmekten öte o kitlelerin aynası olduğunu söyleyebilirim. 1-Irkçı İsrail Hükümeti, 2-‘’ Bize soykırım yapılmıştır ‘’ masalı ile bir asırdır dünyanın her tarafında lobi oluşturan ırkçı ve palavracı gruplar, 3-Terör Örgütleri. ’’ Ne alakası var? Yaptın gene yapacağını! Evirdin, çevirdin, eveledin, geveledin, kadına ve çocuğa şiddeti de bu kitleler ile bağdaştırdın, yuh be birader! ’’ Hiç de yuh değil! Şimdi size bu 3 grupta topladığım kitlelerin ve çocuğa, kadına sahte kabadayılık edip, dayak atan, işkence eden erkek müsveddelerinin ortak niteliklerini, sıfatlarını anlatayım. 1-Şefkatten,merhametten,sevgiden mahrumdurlar. 2-Olgunluk, hoşgörü, affetmek kitaplarında yoktur. 3-Var oldukları günden beri ezildiklerini, yetersiz olduklarını, işe yaramaz olduklarını düşünürler. Aşağılık duyguları had safhadadır. 4-Aslında çok korkaktırlar, Korkularının gereği olarak asabi, stresli ve saldırganlıdırlar. 5-Sürekli nüfuz, üstünlük, hükümranlık, yönetmek, güç, gösteriş peşindedirler. Her fırsatta kovalaklık yaparlar. Aşağılık duygularını, eziklik hislerini bu yollarla gidereceklerine inanırlar. Kendilerini hep güçlü, yenilmez, her işi halletmeye vakıf nitelikte gösterme peşindedirler. Ama saldırganlık ve korkaklık tüm benliklerine işlemiştir, ellerinden başka hiç bir şey gelmez. 6-Cinsel sapkınlıkları olanların, psikopatların, uyuşturucu müptelalarının, alkoliklerin, kumarbazların, kendini kırbaçlatmak gibi seks fantazileri olanların, seri katillerin, ensest ilişki yaşamış olanların, aile içi cinsel tacize uğrayanların,sapıkların hep bu gruplardan çıktığını söyleyebiliriz. 7-Korktukları veya karşılarında aşağılık duygularına kapıldıkları, ruhen ezildikleri şahıslara karşı, ki bu şahıslar kendi evladı dahi olsa, kin, nefret, intikam, öç duyguları içerisindedirler .Onları yok etmek, sindirmek için gerekirse şeytanla, yılanla bile işbirliği yaparlar. 8-Şükretmesini bilmezler. Allah’tan korkmazlar. Genelde ataisttirler. Dini inaçları ,imanları ya çok zayıftır veya hiç yoktur . 9-Huzursuzdurlar. Nankördürler. 10-Yansıtma, yansıtarak savunma mekanizmaları çok gelişmiştir. Yani kendilerine ait tüm bozuk, kötü, pis huyları karşılarındaki hasımlarına veya av olarak gördüklerine mal ederler ve böylece kendilerini rahatlatırlar, kendilerini temizlemiş gibi olurlar. 11-Sürekli yalan söylerler. Sahtekardırlar. 12-Çok sıkıştıklarında, son çare olarak kendilerini acındırırlar. Hatta kendilerini yok etmeye bile meyilli olurlar. Soykırım zırvalıkları, hayalleri ile bir asırdır bütün dünyanın kafasını ütüleyen bu ikinci gruptakiler, birinci gruptakiler ile bir asırdır hep dayanışma, iş birliği içindeydi. Birinci gruptakiler de ikinci ve üçüncü gruptakiler ile hep kol kola, sırt sırta idi. Türk Başbakanı Erdoğan’ın Van Minut ile posta koyması, Mavi Marmara cinayetleri, Heronlar konusundaki İsrail’in ticari ve askeri ahlaksızığı gelişmelerinden sonra bu 3 grup arasındaki ilişkiler daha da gelişti ve bu 3 grup artık birleşti. İşte bu gelişmeler karşısında Füze Kalkanı projesi olayı bize ne getirdi, bizden ne götürdü bunu doğrusu hiç anlayamadım ve İran, neden Türkiye’yi Orta Doğu’da gerginlik çıkartmakla suçladı? Bunu da hiç anlayamadım. Anlayabildiğim tek açık ve net hakikat var! Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Kadına ve çocuğa şiddet uygulayanlar ise, soy kütüğü Bilge Kaan’a, Osman Gazi’ye veya Müslüman Sahabiye kadar uzansa,gitse bile, benim nazarımda belirttiğim 3 gruptan farksızdırlar. Ancak binde bir defa çok sinirli bir anında ‘’ Yeter be! ’’deyip mutfaktaki sürahiyi yere çalan ve çocuğunun kulağına yapışan, karısının da poposuna 2 hafif şaplak atan kişinin bu davranışını da kadına ve çocuğa şiddet uygulayan tiptir teşhisini koymamamız gerekir. Ama bu hareket bile hoş görülmemesi gereken ve kınanması, ayıplanması lazım gelen bir aile içi kabahattir. Suçtur. Günahtır. Kadına ve çocuğa şiddet uygulayanların tedavi olmaları, ıslah edilmeleri mümkün değildir. Yapılacak iş böyle kişilerin ailesindeki kadınları ve çocukları, kendisinden kurtarmak, uzaklaştırmak ve kurtarılan kadınların, çocukların adres, telefon, kimlik ve nüfus bilgilerini, hatta estetik ameliyatla veya peruk, gözlük, lens gibi makyaj yöntemleriyle yüz görünümlerini değiştirmektir. Evet! Psikologları, sosyologları, psikiyatristleri, siyasal bilimcileri, halkla ilişki uzmanlarını, iletişim profesörlerini bu öne sürdüğüm iddia hakkında tartışmaya davet ediyorum. Ne de olsa onlar bu işin ilimini görmüş, bilimini yapmış arkadaşlarımızdır,hocalarımızdır. Bir de ‘’ Türkiye’de antisemitizm taraftarları artmıştır ’’ diyen ve böyle cicili, bicili, süslü, püslü, akademik söz olduğunu sandıkları lafları etmeye pek hevesli televizyon ahkamcılarına ve hafta içi 50 kuruşa, hafta sonu 75 kuruşa satılan gazetelerde köşesi olan ve yazan ve her şeyi bildiğini iddia eden büyük filozoflara şunu hatırlatayım. Bütün dünyada aslında Antitürkizm ve Antiislamizm var. Bu iki tabirin isim koyucusu da ben olayım. İlim literatürüne, akademik sözlüklere geçmesini rica, arz ve niyaz ederim. Türkçe olmayan laflarla laf ebeliği yaparak mest olanların belki hoşlarına gider diye şimdi uydurdum. Mest olmak; çok hoşlanarak, zevk duyarak kendinden geçmek, keyiften sarhoş olmak, acaip derecede haz almaktan dolayı yavşamak anlamlarına geliyor. Antisemitizm değil de Yahudi karşıtlığı derlerse o zatı şahaneleri ; karizmaları, prestijleri, akademik seviyeleri, ahkam düzeyleri, televizyonlardaki nüfuzları azalır, çizilir diye korkuyorlar herhalde! Aslında bu laf ebelikleriyle cahilliklerini örtüyorlar. Çünkü Türk ve Müslüman coğrafyalarında Yahudi değil, İsrail ülkesi değil,İsrail Devleti Hükümeti ve İsrail Ordusu askerleri karşıtlığı, hatta düşmanlığı artmaktadır. İkisi arasında ince değil, kalın, kocaman duvarlar vardır. Yahudilerle değil, İsrail halkıyla da değil, İsrail Hükümetiyle sorunumuz vardır ve zatı şahaneleri televizyonlarda, gazete köşelerinde bunu dahi ifade edememektedirler. Yeter mi arkadaşlar? Haydi yetsin! Selamlarımla.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 8
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 257
Toplam Tekil 1636551
IP 54.163.147.69






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.813 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu