Türk Kooperatifçiliğinin son çınarı Nurettin Hazar’ı da sonsuzluğa uğurladık - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türk Kooperatifçiliğinin son çınarı Nurettin Hazar’ı da sonsuzluğa uğurladık - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 26.08.2011 > Kaç kez okundu? 2894

Paylaş


26 Ağustos 2011 Cuma

15 - 29 Ağustos 2011



Türk Kooperatifçiliğinin son çınarı, duayeni olan Nurettin Hazar’da vefatla aramızdan ayrıldı. “Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun” dileklerimizle uğurladığımız Nurettin Hazar’ın biyografisini aşağıda sunuyoruz:

NURETTİN HAZAR:

1917 yılında Azerbaycan’ın Gence şehrinde doğdu. 1942 yılında Siyasal Bilgiler Okulunun Maliye Bölümünü bitirdi. 1942-1947 yılları arasında Maliye Bakanlığında çalıştı. Ve bu arada askerlik görevini ifa etti. 11.03.1947 ile 31.03.1982 tarihleri arasında sırayla T.C. Ziraat Bankası Müfettişliği, Müdür Muavinliği, Kooperatifler Müdürlüğü, Kooperatifler Teftiş Kurulu Başkanlığı, Kontrol Müdürlüğü, Batı Almanya Dış Temsilciliği ile Genel Müdürlük Müşavirliği, Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası Dış Muameleler ve İştirakler Müdürlükleri görevlerinde;, T.C. Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğinde ve Başbakanlık Müşavirliğinde bulundu.

Staj için Batı Almanya’ya inceleme ve görev maksadıyla Kıbrıs’a, Birleşik Amerika’ya, İsrail’e, Hollanda’ya, Danimarka’ya, İsviçre’ye, Avusturya’ya ve Almanya’ya gitti. Bankacılık ve Kooperatifçilik alanlarında inceleme ve araştırmalar yaptı.

1964- 1971 yıllarında Ankara’daki Özel Yüksek Ticaret Okulunda öğretim görevlisi olarak bulundu.

“Tarım Kredi Kooperatifleri Memurları Emekli Sandığı”, “Tarım Kredi Kooperatifleri Yardımlaşma Birliği” ve “Tarım Kredi Kooperatifleri Sosyal Yardım Sandığı” Vakıflarını kurarak yıllarca Yönetim Kurulu Başkanlıklarında bulundu. Nisan 1964’den Aralık 1966’ya kadar” T.C. Ziraat Bankası Kooperatifçilik Dergisi” nin sahipliğini ve yöneticiliğini yaptı.

16 Ocak 1981- 10 Mart 1985 tarihleri arasında Türk Kooperatifçilik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı’nda bulundu.

Bu süre içinde Kurumun Yayın Organları “Karınca”, “Kooperatifçilik” ve “Cooperation In Turkey” dergilerinin kurum adına sahipliğini yürüttü.

16 Aralık 1983’de kuruluşu tamamlanan Türk Kooperatifçilik Eğitim Vakfı’nın 1 Numaralı kurucusu olup, adı geçen Vakfın Yönetim Kurulu üyesi olarak çalıştı. 6 Aralık 1984- 30 Kasım 1990 tarihleri arasında Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim kurulu üyeliği’nde bulundu.

Evli olup bir çocuğu bulunan Hazar, Almanca biliyordu.

Yazıları, “Banka”, “Not”, “T.C. Ziraat Bankası Kooperatifçilik Dergisi”, “Kooperatifçilik”, “Karınca”, “Kooperatif Dünyası” ve “T.C. Ziraat Bankası Postası”da yer alan Nurettin Hazar’ın Kooperatifçilik alanında 14 ayrı kitabı yayınlandı.

Türk Kooperatifçiliğine yaptığı anlamlı ve kalıcı hizmetleriyle tanınan, ayırıcı değil birleştirici olan Nurettin Hazar, 20 Ağustos 2011 tarihinde Ankara’da vefat etti, 23 Ağustos 2011 tarihinde Kocatepe Camiinde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığında toprağa verildi.

GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Bir gram nükte, bir kilo acıya bedeldir. (Richard Baxter)

2. Akıllı olmak bir şey değil, önemli olan o aklı yerinde kullanmaktır. (Descartes)

3. Doğru ve başarılı çalışmanın sırrı; hızlı çalışmada değil, dikkatli çalışmada saklıdır. (İsa Kayacan)

***

İsmet Hürmüzlü’den:

Ve Şeytanlar Yeryüzüne İndiler

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Yazılanlar, yayınlanan, gerçeklerin içinden çıkar, çıkarılır, gazete ve dergilerde yayınlanır, kitaplaştırılırsa daha bir önem ve anlam taşıyorlar.

Kerkük’ten dünyaya yükselen güçlü ve gür bir ses olarak kabul ettiğim Dr. Şemsettin Küzeci aracılığıyla bana ulaşan kitaplardan bir yenisi:

İsmet Hürmüzlü imzalı “Ve Şeytanlar Yeryüzüne İndiler” adının taşıyıcısı 78 sayfalık Kerkük Vakfı yayınları arasında günyüzü gören bir kitap. Cep kitabı boyutunda, sevimli görünümüyle bize ulaşan karşımıza çıkan bir yayın. Önce tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim.

Suphi Saatçı hocanın bir sunuşu var ilk iki sayfada. Hoca sunuşunun bir yerinde: “Elinizdeki ‘Ve şeytanlar Yeryüzüne İndiler’ adlı eser, usta oyuncu, yönetici, rejisör ve 2 oyun yazarı İsmet Hürmüzlü tarafından kaleme alınmış iki perdelik bir tiyatro oyunudur” diyor.

Oyunun kişileri arasında; Hayrullah Talfah, Saddam Hüseyin, Ali Hasan El-Mecit, Hüseyin Kâmil, İsmail, Ayhan, Aydan, Zeynel, bir kürt vd olarak yeralıyorlar.

Birinci bölüm.. Korku iktidarına doğru tırmanış. 1.tablo. Giriş cümleleri: “Siyah elbiseli, siyah pardösülü, şapkalı, siyah gözlüklü ellerinde silahlar, mafyavari adamlar. Ortada toplantı halindedirler. Saddam diğerlerinden uzak durmaktadır. Tabancası göğsüne asılıdır”

Hayrullah: Sevgili yeğenim, neden uzak duruyorsun?. Yaklaşsana..Yeğenim küçükken de öyleydi.. Az konuşur, yalnız dolaşırdı. Oca’da nehirde kayıkla dolaşmayı severdi. Silahsız hiç dolaşmazdı. İşte genç bir adam karşınızda. Kahramanlıklarını duymayanınız yoktur herhalde..

Saddam: (Yavaş yavaş yaklaşır.. Hepsini inceler.. Birisini seçer).. Sen.. bir adım öne çık. (Adam bir adım öne çıkar).Sen söyle.. Örgütümüzün amacı ve hedefleri nedir?.

Buradan anlıyoruz ki, İsmet Hürmüzlü hoca, bugüne kadar imza koyduğu çalışmalarının, eserlerinin altına çok özel, çok anlamlı ve yıllarca konuşulacak gündemde kalacak bir eserin altına da imza atmış. Tebriklerimizi sunmalı, alkışlamalıyız. Ben de öyle yapıyorum.

İsmet Hürmüzlü: Kerkük doğumlu. Devlet Tiyatrosu sanatçısı. Oyuncu, rejisör ve oyun yazarı olarak biliniyor. Yurt içinde ve dışında sahneye koyduğu oyunlarla takdir toplayan bir sanatçı. Öğretim görevlisi olarak Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarında, tiyatro, oyunculuk üzerine dersler verdi.

Ve Şeytanlar Yeryüzüne İndiler, adıyla, başlığıyla kaleme aldığı iki perdelik oyununu, gerçekçi tragedya olarak kaleme aldı, yazdı. Oyun, Irak’ta yaşayan Türkmenlerin dramını dile getiriyor, anlatıyor.

***

Muhsin Akıl’dan: Şer Üçgeni

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Muhsin Akıl, 1970’li yıllardan itibaren, Konya ilimiz merkezindeki gazetecilik yıllarından itibaren tanıdığım, takdir ettiğim isim ve imzalardan biri, önde gelenidir.

Ankara’da, Anayurt Gazetesindeki yürekli yazılarıyla izlediğim, sonra Orta Doğudan Kuzey Afrika’ya uzanan isyanlar ve derin Dünya Devletinin deşifresi olarak kitaplaştırdığı “Şer Üçgeni” adlı, 504 sayfalık Muhsin Akıl imzalı kitap, merkezi İstanbul’da bulunan Bizim Kitaplar yayınları arasında günyüzü gördü, ilgililerle, okurlarıyla buluştu, buluşturuldu.

Kitabın içindekiler bölümüne baktığımızda, Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan isyanların perde arkası ve derinliğindeki gerçeklerden söz edildiği hatırlatılıyor, İçindekiler sayfalarından bazı aktarmalar yapalım Muhsin Akıl, neler yazıyor, neler sıralıyor bakalım:

Emperyalizm ve Siyonizmin dünya üzerindeki egemenliği / Sömürgecilik / Sömürgeciliğin temellerinde yükselen piramit/Emperyalizmin üç ana kuralı ve gönüllü sömürgecilik / Emperyalist ve Siyonist düşüncenin alfabetik izahı / Eski dünya düzeni / Yenidünya düzeni/11 Eylül Terörünün genel kritiği / Yenidünya düzeni önündeki tek engel İslam / Batının teröre bakışı üzerine düşünceler / Derin dünya Devletinin Türkiye üzerindeki etkileri/Türkiye egemen güçlerin oyununu bozdu vd…

41 nci sayfaya kadar devam eden bir giriş. Uzunca bir giriş anlatımı, yorumların bir araya getirilişi, Muhsin Akıl görüş ve düşünceleri olarak sayfalara aktarılışı.

Muhsin Akıl, şer üçgeninin şifresini; Eski dünya düzeni, Yenidünya düzeni ve Derin Dünya devleti olarak sıralıyor.

Muhsin Akıl Araştırmacı Gazeteci kimliğiyle ciddi konular üzerine parmak basmış. Cesaretli, yürekli adımlar atmış. Sayfa 89’daki Emperyalist ve Siyonist düşüncenin alfabetik izahı başlığı altında verilenlerden:

ABD, Emperyalist ve Siyonist düşüncenin yeryüzündeki en büyük temsilcisidir.

Amerika’daki Yahudi Lobileri bütün güçleriyle İsrail’e türlü desteği vermek için çaba harcıyorlar.

Kitabın arka kapağında yer alanların sonunda; “Muhsin Akıl’ın yıllar süren araştırmaları sonucu hazırladığı elinizdeki ŞER ÜÇGENİ isimli kitap, Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan isyanların içyüzünü, Derin Dünya Devletinin Türkiye’yi bölmek ve parçalamak için hazırladığı 100 yıllık projenin içeriğini ayrıntılı bir şekilde deşifre ediyor” la noktamızı koyalım efendim.

***

Irak’ta Türkmen Varlığı

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Dr. Şemsettin Küzeci dostumun bana ulaştırdığı, Irak Türkmenleriyle ilgili yayın çalışmalarından, “Türkmeneli Bilgi Takvimi”nin 2011 yılına ait olanının sayfalarında yeralan bilgilerden aktardıklarımın devamı olarak toparladıklarımı aşağıya almaya devam ediyorum efendim:

Irak’ta Türkmen varlığıyla ilgili bilgiler; Türkmen İslâmiyet’i kabul ettikten sonra, Türk Milletinin Oğuz boylarına verilen addır. Türkmen kelimesi Türkçe’de yiğit ve cesur Türk anlamına gelir. Orta Asya ve Mavraun Nehir’de yaşayan Oğuz boyları, İslamiyetle birlikte batıya doğru yayılmaya ve yerleşmeye başladı.

Türkmenler, İslâm devletleri ve medeniyetlerinde önemli rol aynadılar. Türkmen lehçesi, Türkçenin batı grubuna mensup Azerbaycan, Türmenistan, Irak, Suriye ve Doğu Anadolu’da konuşulan ağızdır. Irak Türkmenlerinin konuşma dili Azerbaycan şivesi, yazılı dili ise, İstanbul Türkçesidir.

Türk orijinli Sümerlerden sonra, Türkmenlerin Irak’ta ilk yerleşimi 54 Hicri, 674 Miladi yılında varlık göstermiştir. 1055 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in adına Bağdat’ta hutbe okunmasıyla başlayan Irak’taki Türkmen hâkimiyeti, 1918’e kadar yaklaşık 900 yıl devam etti.

Orta Asya’dan göçen Türmenlerin göçü, 1000 yıl önce başladı. Selçuklular döneminde Irakta’ki dağılımla son şeklini aldı. Türkmenler Irak ‘ta, Celayirliler, Selçuklulardan sonra, Erbil’de Küçükoğulları, Musul’da Akabeyler, Kerkük’te Kıpçakoğulları, Akkoyunlular ve Karakoyunlular beyliklerini kurmuşlardır.

Osmanlı hakimiyeti sona erdikten sonra, İngilizlerin bu toprakta kurdukları Irak Devleti çoğu zaman Türkmen varlığını tanımadı. Ve o günden bugüne kadar, Türkmenler Irak’ta makus kaderlerini yaşamaktadırlar.



TÜRKMENELİ MARŞI



Biz Türkmeniz, Türkmencedir dilimiz,

Mendeli’den Telafer’e elimiz,

Müslümanız, Tanrı belimiz,

Türkmeneli, Türkmeneli yurdumuz.



Doğru yola hep beraber koşarız,

Engelleri birer birer aşarız.

Biz Türkmeniz, heran özgür yaşarız,

Türkmeneli, Türkmeneli yurdumuz



Gürdür baba çağlar boyu çağlayan,

Düşmanların yüreğini dağlayan,

Türkmenleri birbirine bağlayan,

Türkmeneli, Türkmeneli yurdumuz.



Gökbörü’nün sönmez yanar çırağı,

Türkmenlere yakın etti ırağı,

Dalgalanır, şanlı Türkmen bayrağı,

Türkmeneli, Türkmeneli yurdumuz.

***

Sanatının 60. yılındaMuharrem Kubat

Prof. Dr. İSA KAYACAN

İnsanoğlu, doğuyor, büyüyor, sonra vefatla aramızdan ayrılıyor, dünyasını değiştiriyor. Bu süre içinde sadece, nefes alıp vermişse, yiyip, içmişse, ortaya bir şey, bir şeyler koymamışsa, belirli bir süre sonra unutulup gidiyor, sadece mezar taşındaki, yazıyla, oradan geçerken, ziyarete gidildiğinde hatırlanıyor.

Bunun karşısında, bunun yanında insanlar var, doğuyor, belirli bir süre sonra, retmeye, yazıp-çizmeye, yazdıklarını yayınlamaya, topluma bir şeyler vermeye, başlamaya adım attıklarından itibaren, isimleri gündemlerde kalmaya başlıyor.

Yukarıda verdiğimiz ikinci bölümdeki örneklerimizin gerçek sahiplerinden biri, Eskişehir’den seslenen Muharrem Kubat hoca. Geçenlerde 338 sayfalık büyük boy bir kitabı geldi. Adı: Sanatının 60. yılında Muharrem Kubat. Yayına hazırlayanlar: Gazi Durusu, Özcan Türkmen, Ahmet Urfalı imzalarıyla karşımıza çıktı bu kitap, çıkarıldı bu kitap.

Muharrem Kubat hoca kitabını, “Kendini ve yaşamını Türk kültürüne adamış, yayın dünyasının mücahiti Sayın İsa Kayacan’a saygılarımla 07.07.2011” notuyla imzalamış. Teşekkürlerimi sunuyorum efendim.

Zaman kaybetmeden, kitabın içindekiler bölümüne bakalım:

Önsöz, Muharrem Kubat’ın hayatı, Muharrem Kubat ve eserleri hakkında yapılan yorumlar, (imza sahipleriyle), Muharrem Kubat’ın şiirlerinde kullandığı temalar, Muharrem Kubat için yazılan şiirler, Muharrem Kubat’ın yaptığı yorumlar, Muharrem Kubat’ın sunduğu bildirilerden bir örnek, Muharrem Kubat’ın incelemelerinden bir örnek, Muharrem Kubat’ın yaptığı röportajlardan bir örnek, vd.

Böyle bir araştırmanın yapılması, değerlendirilmesi zordur. Bu zor başarılmış. Bu arada Muharrem Kubat’ın arşivciliğindeki ciddiyet, titizlik ortaya çıkmış, konulmuş.

Muharrem Kubat hocanın, 09 Ocak 1993 tarihinde dünyaya geldiğini görüyoruz. Çifteler Köy Enstitüsünden mezun olan Kubat, öğretmenlik yaptı. 1961 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü (yeterlilik belgesiyle) 1970 yılında yine dışarıdan Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji bölümünü bitirdi. Emirdağ Ortaokuluna edebiyat grubu öğretmeni olarak atandı. Değişik okullarda, yöneticilik ve öğretmenlik yaptıktan sonra, 1988 yılında emekli oldu. Muharrem Kubat hocanın “Bir Ömür böyle geçti” adlı, başlıklı şiirinin giriş bölümü şöyle karşımıza çıkıyor:

Köylere dağıldık,

Çocuk okutmaya başladık,

Bıkmadık,

Usanmadık,

Didindik,

Ulus için yurt için.

Muharrem Kubat sanat ve edebiyat alanımızdaki kilometre taşlarından biridir. O’nun kültür yolculuğu uzun soluklu, kalıcılığı yüksek ve belirgin satırbaşlarıyla doludur. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim.

WEB: isakayacan.blogspot.com





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 270
Toplam Tekil 1640625
IP 23.23.50.247






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.694 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu