AB Kendi Kuyusuna Düştü - Prof. Dr. Ata ATUN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









AB Kendi Kuyusuna Düştü - Prof. Dr. Ata ATUN
Tarih: 18.08.2011 > Kaç kez okundu? 2154

Paylaş


AB içindeki bazı ülkelerde son yıllarda yaşanan ekonomik kriz, yıllar önce Kıbrıs konusunda yaptıkları hataların sonuçlarını da bir bir su yüzüne çıkarmaya başladı.

Kıbrıs’ta yaklaşık 48 yıldır adadaki iki halkın düşmanca duygularla yaşadığını ve aralarında çözülmesi mümkün olmayan sorunların bulunduğunu, yıllardır adada ihtilaflı bir sınır olduğunu, adanın sıcak bir çatışma sonucu ikiye bölündüğünü ve de son 47 yıldır BM askerlerinin Kıbrıs’ta olduğunu bile bile, Yunanistan’ın şantajı sonucu AB’nin bütün ilkelerini çiğneyerek Güney Kıbrıs’ı 2004 yılında AB’ye üye yapan Brüksel, şimdi adeta başına saksı düşmüş gibi yalpalıyor ve ne yapacağını bilemiyor.

Ekonomik kriz aniden gözlerinin açılmasına neden oldu ve Kıbrıs’ı başlarına bela bir sorun olarak görmeye başladılar.

Türkiye ile müzakereleri başlatmak için 2005 Ekiminde Rumların baskıları ile uygulanamaz şartları müzakere koşulları içine koyan Brüksel, şimdi bu şartlardan kendisi kurtulmak istiyor.

Ekim 2005’de, Türkiye’nin önüne, görüşmeleri 20-30 sene uzatacak denli ağır koşullar koyup, Türkiye’nin bıkarak AB üyesi olmak sevdasından vaz geçeceğini planlayan AB’nin taktisyenleri,her olasılığı göz önüne aldılar ama AB’nin ekonomik bir kriz içine düşebileceğini hiç hesaba katmadılar. Bunun tedbirini de almadılar.

Macaristan’ın yıllar önce moratoryum ilan etmesine, yani “battım üzerime gelmeyin hiçbir şey alamazsınız. Borç ödeme vademi (sonsuza kadar) uzatın” demesine ilaveten 5 ülkenin daha borç batağına sürüklenmesi, hem AB’yi hem de AB’nin para birimi Avro’yu fena sarstı.

Kaybedilen prestij de cabası oldu.

Çok değil daha birkaç yıl evvelsine kadar Türkiye’yi AB’ye muhtaç gören Brüksel’in Fransa ve Almanya gibi ağaları şimdi AB’nin Türkiye’ye muhtaç kaldığı görüşünde.

Annan Planı sonrasında ortaya çıkan Rumların çözüm yanlısı olmadıkları gerçeği, Rumların yoğun karşı propagandası sonucu, “Türkiye Limanlarını açmıyor, Kıbrıslı Türkler de çözüm istemiyor”a dönüştü ve Türkler suçlu konumuna itildiler. Brüksel’de bu yanıltıcı Rum-Yunan propagandası altında kalarak Kıbrıs konusu BM şemsiyesi altında devam etsin AB karışmasın havasına girdi.

Şimdi ise işler değişti.

AB, başına bir saksının düşmesini bekliyordu ki, Türkiye üyesi olmazsa, gerek Balkanlarda, gerek Kafkaslarda, gerekse de Orta Doğu’da herhangi bir varlık gösteremeyeceğinin farkına vardı. Bu nedenle de müzakerelerde Fransa ve Kıbrıs Rum tarafının dondurduğu başlıkları bir şekilde açmak ve müzakereleri hızlandırmanın yolunu aramaya başladı.

Bu yolun da Kıbrıs’tan geçtiğinin farkında.

Yıllarca BM Kıbrıs konusunu halletsin derken, şimdi kendisi bir an evvel Kıbrıs sorunun çözebilmek için planlar yapıyor.

Tam da bu doğrultuda, Rum tarafı bir kenara itilerek çalışmalar başlatılmışken, Fransa’nın da batak ülkeler listesine en alt sıradan ilişmesi, AB içinde bir başka deprem yarattı ve Almanya’yı yalnız bıraktı.

AB içinde yeni oluşumlar ve yeni inisiyatifler gündemde.

Almanya şu anda tek başına hem AB’nin lider koltuğunda hem de kilit ülke konumunda. Rumlara verdiği desteği de geri çekmeyi düşünüyor.

Almanya desteğini çekerse, Rumlar sadece Fransa’nın desteğiyle Türkiye’ye baskı yapmak işini götüremez ve Kıbrıs müzakerelerini de sonsuza kadar sürdüremez.

Bir şekilde, belli bir takvim içinde Kıbrıs sorunun çözülmesi artık AB için vacip oldu.

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Hristofyas arasında Ekim ayında yapılacak görüşme çok önem taşıyor.

AB’nin ve Kıbrıs’ın kaderini, bu görüşme sonrasında oluşumunu zaman içinde tamamlayacak yep yeni bir gelişmenin ve ortamın belirleyeceği söylenebilir.

Dünyadaki konjonktür geçmiş yıllara kıyasla çok fazla değişikliğe uğradı ve Kıbrıs sorununun çözüm şekli de gidiyor.





Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

19 Ağustos 2011











Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 531
Toplam Tekil 1636825
IP 54.211.191.72






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu