İNSANLAR NEDEN KORKAR? - Nurullah AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İNSANLAR NEDEN KORKAR? - Nurullah AYDIN
Tarih: 23.04.2011 > Kaç kez okundu? 2080

Paylaş


Hangi meslek mensubu ile olursa olsun, maddi gücü ne olursa olsun, hangi

yaşta olursa olsun, hangi makamda olursa olsun, hangi güce sahip olursa

olsun insan korkuyor. Peki ama neden?



Bakın; İnsan beyni, üç bölüme ayrılmış şekilde doğar.



İlk bölüm korteks (beyin kabuğu); öğrenme, soyut düşünme, hayal gücünü

yönetir ve 7 yaşından sonra devreye girer.



İkinci bölüm limbik sistem (beynin ön kısmında) ise duyguları denetler.

Beynin limbik kısmı doğum ile 5 yaş arasında büyük ölçüde çocuğun

annesiyle ilişkisi aracılığıyla oluşur. Anneyle olan ilişkisinden dolayı

limbik sistemin çok güçlü bir kadınsı yanı vardır.



Bunun birlikte bu üç beynin tartışmasız şampiyonu sürüngen beyni de

denilen alt beyindir (beyin ve beyincik). Bu bölüm 200 yıldan beri hiç

değişime uğramamıştır. Alt beynimiz bizi iki duruma programlar: hayatta

kalma ve üreme. Mantık, duygu ve içgüdü arasındaki bir savaşta alt beyin

her zaman kazanır.



İlişkilerimizdeki ve hayattaki seçimlerimizin hemen hepsinde belirleyici

olan hayatta kalma ve üreme iç güdümüz, kültürel etkilerle oldukça

karmaşık bir yumak olarak karşımızda duruyor. Kültür de bir alt beyindir

ve kendini devam ettirmek ister. Fakat onun alt beyni, yaşayan insanların

alt beyinlerine bağlı olduğundan, yavaş bir değişim geçiriyor.



Kültürün dönüşümü bağlamında, son yıllarda sosyal hayatta insanın

geçirdiği değişimlere bakıp, anlam vermekte zorlandığımız davranış

şekilleri ve nasıl davranacağını bilememe durumlarını olağan görmek

gerekir.



İnsanların rolleri değişiyor, çünkü hayatta kalmak zorunda! Özellikle

dünyanın yaşanabilir olmasını tehdit eden bu kültürel dönüşüm, ezberlenen

roller beklenerek atlatılmaya çalışıldığında işler çok daha karmaşık bir

hal alıyor.



Teknoloji çağında kadın da erkek de yeni rollerde. Eskiyi eleştiriyoruz

ama eleştirirken de yozlaşıyoruz. Alt beynimiz kendi zararına olan, hiç

bir faaliyeti onaylamaz.



Ben bu dönüşümün nedeni, kültüre yerleşmiş olan şiddet ve korkudur.



İnsanda bilinçaltında var olan korku, her kültürde farklı olsa da özünde

benzerdir.

Ölüm korkusu, ölüm sonrası nasıl bir yaşam korkusu, servet kaybetme

korkusu, çocukları kaybetme korkusu, makam korkusu, amir korkusu, hayvan

korkusu, eş korkusu gibi korkular insan düşüncesinde her zaman olmuştur,

olacaktır.



Hayatta kalmak ve üremek zamanla paraya bağlı oldukça, toplumda iş sahibi

olmayan bir insan dışlanarak psikolojik şiddete maruz kalmaktadır. Servet

sahiplerinin hatalarına göz yumulması adalet duygusunu zedeler, insanların

içindeki kin ve nefret birikerek çoğalır.



Toplumdaki bu şiddet, çıkar gruplarının işlerine yarar. İnsanları,

canlıları, bitkileri hayatta kalmak üzere güven telkin edilip

yönlendirmeliyiz. Amaçlı olmamız, bizi rahatlatır.



Korkularımız o kadar yoğun ki savaş veya kaç diyen alt beynimizle

yönetiliyoruz. Sorunlar şiddetle çözülmeye çalışıldığı sürece ve herkes

kimseye ihtiyaç duymayacağı bir yaşamı kurmaya çalıştıkça şiddet yeni

korkuları doğuruyor. Bitmeyen savaşlar, ilişkileri, aileleri koparıp

ayırıyor. Bozguna uğrattığımızı sanırken bozguna uğruyoruz. Odamıza girip

kapıyı kilitleyip, kimseyi içeri almayacağımızı haykırdığımızda aslında

kendimizi kocaman bir dünyadan mahrum bırakıyoruz. Sorumluluktan

kurtuluyoruz belki ama böyle hesaplarla hayatımızdan sevgiyi de

uzaklaştırmış oluyoruz.



Korku ile buz tutmuş beyinlerimizi güneşe çıkarma vakti gelmiştir.



GÜnüN SÖzü: İnsan korkusunu da, sorunları da, akıl, duygu ve bilgiyle

çözebilir





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 688
Toplam Tekil 1636219
IP 54.159.197.114






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.621 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu