Burdur’dan Tarım Sanayi’nin Lideri: Kayhan Ertuğrul Makine - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Burdur’dan Tarım Sanayi’nin Lideri: Kayhan Ertuğrul Makine - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 17.04.2011 > Kaç kez okundu? 2629

Paylaş




Burdur ilimiz merkez ve ilçelerinde meydana gelen her türlü gelişme, olay beni yakından ilgilendiriyor. Burdur merkezde günlük ve renkli olarak yayınlanan Çağdaş Burdur Gazetesinin 1909 ncu sayısının manşetinde, H. İbrahim Kara’nın özel haberi, daha doğrusu bir röportajı vardı.

Burada, Kayhan Ertuğrul Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan Ertuğrul ve Başkan Yardımcıları Kayhan Ertuğrul’un kızı Ayka Ertuğrul Kısaoğlu, ile Kayhan Ertuğrul’un oğlu Kaan Ertuğrul’un isimleri yeralıyordu..

Kayhan Ertuğrul yakından tanıdığım, gurur duyduğumuz bir sanayicimiz. Tarım makineleri konusunda, gerçekleştirdiği “ilk” üretimlerle bilinen, takdir gören bir hemşehrimiz.

H. İbrahim Kara’nın haberinden, röportajından aldığımız bilgiler var aşağıda. Bunlar: Elli yılı aşkın tecrübesini 1995 yılında kurduğu Kayhan Ertuğrul Makine Sanayi ile birleştiren Kayhan Ertuğrul, Ortadoğu ve Arap ülkelerine ihracat yapıyor. Burdur ve ülkemiz ekonomisine önemli katkıları bulunan bu kuruluşumuz, Burdur’da 2009 yılında 1 milyar 308 bin 581 TL. matrahı ile vergi rekortmeni olmuş. 11.sırada yeralıyor.

Mermer sanayinde de faaliyet gösteren Kayhan Ertuğrul Makine, bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerle toplam 80 kişi çalıştırarak, Burdur istihdamına önemli katkılar sağlıyor.

Kayhan Ertuğrul Makine’nin TSE belgeli üretim yaptığını, ülkemizin her yerinde bayi ağı ve yetkili servisleri bulunduğunu kaydedelim. 27 bin metrekare açık alan ve 10 bin 500 metrekare kapalı alan üzerinde son teknoloji CNC torna, merkezi işlem tezgâhları ile konusunda tecrübeli, kalifiye elemanları, mühendisleri ile bilgisayar destekli tasarım ve üretim yapmaya devam ediliyor. Ortadoğu ve Arap ülkelerine balya makinesi ihraç ediliyor.

Kayhan Ertuğrul Makine olarak, tarım makinelerinin her türlü yaprak bıçak imalatının da yapıldığı, yıllık ortalama 500 balya makinesi üretiminin gerçekleştirildiği ifade ediliyor.

Kayhan Ertuğrul Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş’de üretilen makinelerin ağırlıklı olarak hasat harman makinesi grubunda ve süt hayvancılığında kullanıldığını söyleyen Ayka Ertuğrul Kısaoğlu; Bunlar arasında, ekin biçme makinesi, harman makinesi, yem kırma makinesi, ot silaj makinesi, selektör, mısır kayışlı, şanzımanlı silaj makinesi haş paylı, 2-3 ipli balya makinesi, rulo balya makinesinin bulunduğunu anlatıyor. Tebriklerimizi, sevgi ve saygılarımızı sunuyorum efendim. ***

Ahmet Sevgi’den: Bir kurucu Teknik Öğretmenin romanı Ahmet Ersudaş

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Ahmet Sevgi, eğitimci, şair, yazar ve araştırmacı. TSM’le yakından ilgileniyor. Yeni bir kitabı var masamda Ahmet Sevgi’nin. Adı: Bir kurucu Teknik öğretmenin romanı, Ahmet Ersudaş.

192 sayfayla, merkezi Ankara’da bulunan Yıldızlar Yayıncılık, yayınları arasında güryüzü görmüş. Kitap, 14.07.1922 Bursa doğumlu Ahmet Ersudaş hocanın hayatı ve anılarını kapsıyor, içeriyor.

Kitabın ilk sayfalarıyla değişik sayfalarında bir düzenleme içinde Ahmet Ersudaş, eşi, çocukları, farklı aile fotoğrafları konulmuş, kitap zenginleştirilmiş.

Ahmet Sevgi titizliğini, ciddiyetini, kitabın her sayfasında görüyor, alkışlıyorsunuz. Ahmet Sevgi imzalı 6 sayfalık bir önsöz dikkat çekiyor ilk sayfalarda. Buranın bir yerinde; “Kitap, Ahmet Ersudaş hocanın babasız geçen çocukluk yıllarıyla başlıyor. Dört küçük evladıyla dul kalan annenin çocuklarını, bir kartal gibi nasıl sarıp sarmalayıp hayata hazırladığını da okuyacaksınız” deniliyor efendim.

Prof. Dr. Cevat Alkan hocamız “önsöz gibi bir yazı” başlığı altında, önder eğitimci, yönetici ve kurucu öğretmen Ahmet Ersudaş hocadan sözediyor, övgü dolu ifadeleriyle kitabın ilgili sayfalarından sesleniyor, ülkemizde mobilya aksesuarı üreten sanayinde Ahmet Ersudaş imzasının bulunduğunu anlatıyor.

İçindekiler sayfalarına, öne dönüyor ve bakıyoruz. Başlıklardan bazıları:

-Bursa Bölge Sanat Okulunda, Ankara Erkek Meslek Öğretmen Okuluna girişi ve öğrenciliği, İlk öğretmenliği, Öğretmenliğinin ikinci durağı, Atatürk ve Ahmet Ersudaş, Vehbi Koç ile tanışma, Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile tanışma, Ahmet Ersudaş’ın Hacettepe’den ve Tepe Mobilya’dan ayrılması, Cezayir’e Mobilya Fabrikası ve Okul Projesinin yapılması, İsmet İnönü ve Ahmet Ersudaş, Annesi ve kardeşleri, okul diplomaları, yazdığı mektuplardan örnekler, kendisine gelen mektuplardan örnekler, vd.

Kitap içinde, sayfalarında yeralan fotoğraflara ve bu fotoğrafların altında yazılanlardan bazı örnekler nakletmek istiyorum Ahmet Ersudaş hocanın daha net tanınması, bilinmesi bakımından:

-Atatürk’ün tabutu açıldı: Prof. Dr. Kâmile Mutlu katafalka Ahmet Ersudaş’ın yardımıyla çıktı (Ortada), Atatürk’ün naşı açılırken Ahmet Ersudaş oradaydı (Soldan ikinci),

-İki eski dost; İhsan Doğramacı ve Ahmet Ersudaş, vd.

Kitap tam bir anılar geçitinin yapıldığı sayfalarla karşımıza çıkıyor. Övünç vesilemiz eğitimcilerimizden biri olarak gördüğümüz, Ahmet Ersudaş hocamızı kutluyor, tebriklerimizle, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz efendim. Ahmet Sevgi kardeşimizi de böyle bir yayının gerçekleşmesini sağladığı için, takdir, tebrik sevgi ve saygılarımızı iletiyoruz. ***

Torunum Nazlı’nın Bayrak ve Türkçe sevgisi

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Torunum Nazlı için yaptığım girişler klasikleşti artık: Nazlı Aykut Torunum. Ankara Arı Okulları 6-D sınıfında 247 numarayla eğitim görüyor. Nazlı’nın dönemeleri, şiirleri vardı geçmiş günlerde yayınladığımız. Bugün, Bayrak ve Türkçe sevgisiyle ilgili birer şiirini sütunlarıma almak istiyorum. Şiirler sırayla efendim:

BAYRAĞIM! (Nazlı Aykut 07.03.2011)

Bayrağım, bayrağım,

Savaşlarda tek umut kaynağım,

Çok soğuk gecelerde,

Şöminem oldun bayrağım.

*

Aşkın kasıp kavuruyor herkesi,

Ayyıldızlı dünya güzeli,

Kalbimin en derinlerindeki,

Tek hürriyet hikâyesi..

*

Bayrağım, bayrağım,

Kalbimizdeki al yanaklım,

Kan kadar kıymetlisin benim için,

Sonsuza dek ayaktasın bayrağım.

Nazlı’nın bayrağımıza, gururumuz bayrağımıza karşı duyguları, ortaya koydukları bunlar efendim.

Aynı Nazlı’nın, Torunum Nazlı’nın birde dilimizle, Türkçemizle ilgili yazdığı bir başka şiir var. Bu şiir de şöyle:

DİLİM TÜRKÇE (14.03.2011

Dil, yansımasıdır yalnızca,

Bir ülkenin, bir kurtuluşun.

Bir Türk konuşmazsa Türkçe,

Türkiye’nin kalbine girer o kurşun.

*

Dil her şeydir,

Dim umuttur, dil mutluluktur.

İletişim kurmak zor değildir,

Yalnızca kendini tanıtır.

*

Benim dilim Türkçe,

Türkçe konuşmalıyım öyleyse,

Bu ülkeyi sefalete düşürmemeliyiz,

Türkçe’yi yok olan dile dönüştürmemeliyiz.

Nazlı AYKUT (Arı Okulları, Sınıf:6-D, No:247-Ankara) ***

Burdur-Gölhisar’dan yeni bir türkü:

Yaktın beni Irmızan

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Burdur türküleri arasına yenilerinin dahil edilmesi için, gayret gösterenlerin başında, Gölhisar ilçemizde oturan, çağdaş halk ozanı, araştırmacı-gazeteci Osman Akkoç gelmektedir. Gölhisar Gündem Gazetesinin 11 Mart 2011 tarihli sayısındaki köşesinde Osman Akkoç, yeni bir Gölhisar türküsünden, “Yaktın beni Irmızan”dan sözetti, öyküsüyle ilgili anlatımlarını sütununa aktardı. Buyurun buradaki anlatımlara bir göz atalım:

Gölhisar yöresinde yas türü şeklinde okunan, son mısraları kıvrak olarak nakaratlarla süslenen, yöre müziğine uygun ritimde olan “Yaktın beni Irmızan” adlı türkünün şiiri yıllar önce mahalli sanatçılarımızdan birine Osman Akkoç tarafından verilir. Bu mahalli sanatçımız vefat eder. Osman Akkoç birgün bir vesileyle rahmetli bu sanatçının evine gider. Rahmetli sanatçının eşi Osman Akkoç’a; “Kocamın sana vermek istediği fakat veremediği bir şiir var, sana verilmesini çok istiyordu”der ve şiiri Osman Akkoç’a verir. Osman Akkoç; “Ben bu şiiri mahalli sanatçımızı verdiğimi unutmuşum” diyor.

Osman Akkoç bu türkünün hikâyesini şöyle anlatır: 1961 yılında Gölhisar’ın önde gelen eşraflarından Hacı Hatip Mustafa amcamızın, bir düğün ziyaretinde bu türküden sözettiğini, yıllar sonra İbecikli Emin Demirayak’la bir sohbet sırasında bu türkünün şiirini okuyan Osman Akkoç’a, Emin Demirayak hoca; “Ben bu türküyü bazen okurum. Hatta albümümün içinde vardı. Plak şirketi nedense bu türküyü almak istemedi. Hadi eve gidelim de kasetimde var sana dinleteyim” diyerek Emin hocanın evine giderler. Türküyü dinlerler.

Türkünün hikâyesi hakkında Osman Akkoç şu bilgileri veriyor: Horzum köyünden, şimdiki… ….. sülalesinin ferdi olan…. ……. isimli kişinin kızı……… sülalenin zengin, şımarık oğluna gönül verir. Kız, oğlanın kendisini kaçırması için ikna eder. Kız Ramazan isimli bu delikanlının evine varır. Pencereye tıklar, oğlan bakar ki Zeynep gelmiş, gönül eğlendirmek için kız ile iki gün beraber olurlar. Üçüncü gün Ramazan kızı bırakır kaçar. Zeynep kız ortada kalmıştır.

Ramazan ertesi gün dul bir kadını kaçırır, ortadan yok olur. Zeynep ailesinin yanına gidemez. Orada bir ağaca ip bağlayarak intihar eder. Emin Demirayak’a göre ise Zeynep firar eder, göçer ailesinin erkeğinin ikinci karısı olur, bir daha o bölgeye dönmez.”Yaktın beni Irmızan” adlı türkünün sözleri:

Pencereden atladım,

Elma armut topladım,

Pencereni tıkladım,

Kaçtım sana Irmızan.

*

Her belaya katlandık,

Bahçelerde saklandık,

Her yerlerde yoklandık,

Kandım sana Irmızan.

*

Beni bırakıp kaçtın,

Başıma belâ açtın,

Dul birine yanaştın,

Yaktın beni Irmızan.

Kaynak kişi: Osman AKKOÇ





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 162
Toplam Tekil 1639704
IP 54.161.128.52






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu