İsrail - Hamas Savaşında Son Durum - Serkan Taflıoğlu - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İsrail - Hamas Savaşında Son Durum - Serkan Taflıoğlu
Tarih: 16.01.2009 > Kaç kez okundu? 3234

Paylaş


İsrail Dışişleri Bakanı Livni, Kahire’de Mısır Dışişleri Bakanı ile beraber yaptığı basın açıklamasında “Gazze artık eskisi gibi olmayacak” ifadesini kullanmıştı. Bu açıklamanın yapıldığı yer göz önünde bulundurulursa İsrail’in Mısır ile bazı konularda fikir birliğine vardığı kuvvetle muhtemeldir. Mısır hükümetinin kara harekatının tüm şiddeti ile devam ettiği şu günlerde bile Gazze için hayati öneme sahip Refah kapısını açmaması bu ihtimali daha da güçlendirmektedir. Mısır Devlet Başkanı Hüsni Mübarek HAMAS Filistin’de seçimlerde galip çıkıp daha sonra Gazze’yi kontrol altına alınca “artık İran ile komşu olduk” ifadesini kullanmıştı. Bu ifade Mısır yönetiminin HAMAS’a bakışını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Mısır İstihbarat Başkanı Ömer Süleyman ve HAMAS arasında yapılan görüşmelerde Mısır yönetimi HAMAS’ın kayıtsız şartsız daimi ateşkes ilan etmesi için baskı yapmaktadır. Mısır yönetiminin, yaptığı açıklamalarda Gazze’de ateşkes isterken İsrail’in Gazze’yi acilen terk etmek de dahil hiç bir ön şart öne sürmemesi düşündürücüdür. Mısır yönetimi, zamanında İsrail ile yapılan barış anlaşması gereği Refah kapısının bulunduğu Sina bölgesinde yüksek sayıda asker bulunduramamaktadır. Gazze saldırıları ve sivil katliamlar Mısır ordusu içerisinde de büyük rahatsızlık yaratmaktadır. Bu sebeple Mısır yönetimi Gazze ve Mısır sınırındaki geçişleri ve silah kaçakçılığını engellemek için Birleşmiş Milletler’e bağlı bir askerî güce sıcak bakmaktadır. Fakat HAMAS’ın bunu kabul etmesi zor görünmektedir.

İsrail tüm gücü ile HAMAS’ın Gazze’deki askerî ve yapısal gücünü sıfıra indirmeye çalışmaktadır. İsrail saldırısı HAMAS’a İsrail ile Hizbullah gibi doğrudan savaşma imkanı sağlamış ve bu durum HAMAS’a İslam ve Arap kamuoyunda büyük bir itibar sağlamıştır. Özellikle Mısır desteği ile yaklaşık 1,5 yıldır abluka altında olan HAMAS’ın direnişi sürdürmesi Ürdün ve Mısır gibi devletlerin kendi devlet yapılanmaları içinde sıkıntılar meydana getirmeye başlamıştır. Özellikle Ürdün Kralı’nın Ürdün İstihbarat Başkanını ani bir kararla değiştirmesi bu bağlamda değerlendirilebilir. Arap Zirvesi Mısır ve Suudi Arabistan’ın dolaylı yoldan engellemeleri ile toplanamamaktadır. Bu durum Arap kamuoyunun kendi yönetimlerine karşı olan muhalefetlerini daha da arttırmaktadır. HAMAS baştan beri öne sürdüğü İsrail’in Gazze topraklarından çıkması, Refah kapısının açılması ve ablukanın kaldırılması konusunda geri adım atmamaktadır. Aynı şekilde HAMAS İsrail’i koruma amaçlı ve Gazze’ye olan ablukayı yasallaştıracak bir uluslararası askerî güce karşı çıkmaktadır. Refah kapısı ve Mısır-Gazze arasındaki tüneller HAMAS için bir nevi nefes alma yollarıdır.

HAMAS gibi İsrail ordusu karşısında düşük yoğunluklu bir savaş mücadelesinde savaşçılar için ana hedef hayatta kalmaktır. Bu bağlamda şartların zorlaşmasının ya da alt yapının yıkılmasının kısa vadede direnişe bir tesir etmesi zordur. Gazze’ye farklı kollardan giren İsrail ordusu HAMAS’ın Gazze’yi beş idari bölgede yönettiğini bilmektedir. İsrail ordusunun Gazze’ye kara kuvvetlerinin giriş hatlarına bakılacak olursa kuvvetle muhtemel askerî saldırı ve mücadele de bu istikamette gelişmektedir. İsrail ordusunun ikinci bir mağlubiyeti kabullenmesi çok zordur. Temmuz 2006 Hizbullah savaşında kendi açısından bir çok dersler çıkaran İsrail ordusunun Amerikan ordusundan şehir savaşlarında kullanılmak üzere misket ve fosfor bombası gibi saldırı silahları aldığı bilinmektedir. Bu da doğal olarak dünyanın insan yoğunluğu en fazla olan bölgesi Gazze’de sivil can kayıplarını olağanüstü arttırmaktadır. İsrail ordusunun bazı noktalarda kendi birliklerini vurması, direnişin Gazze’de son derece iyi yerleştiğini ortaya koymaktadır. HAMAS milislerinin İran’lı ve Hizbullah milisleri tarafından İsrail tanklarının zayıf noktaları ve anti-tank silahlarının nasıl kullanılacağı yönünde eğitim aldığı bilinmektedir. Bu da İsrail zırhlı birliklerinin doğrudan Gazze’ye girmesini engelleyen diğer bir unsurdur.

Direnişin uzaması halinde Yemen, Somali, Sudan ve Mısır üzerinden El Kaide gibi selefi direniş gruplarının Gazze’ye sızma olasılığı da çok yüksektir. Irak işgali sonrası Felluce gibi şehirlerden Ürdün’e yasal veya kaçak yollardan giren, sayıları 500.000’den fazla olduğu tahmin edilen Sünni nüfus içerisindeki selefi unsurlar da bu açıdan önemlidir. HAMAS’ın direnişi sürdürebilmesi, Ürdün içerisinde de büyük rahatsızlıklar yaratabilecektir. Amerika ve İsrail’e karşı savaşı bölgeye taşımak isteyen El Kaide ise bu durumu kendisi için büyük bir fırsat olarak görmektedir. HAMAS’ın Arap kamuoyundaki önemini arttıran bir unsur da bu direniş hareketinin Arap İslam dünyasının en önemli millî ve dinî hareketi olan Müslüman Kardeşler’in tek resmî silahlı temsilcisi olmasıdır. Bu hareketin en etkin olduğu merkez ise Mısır coğrafyasıdır. Sünni Ulemalar Gazze için cihat çağrısını tüm engellemelere rağmen ilan etmişlerdir. Bu sebeple direnişin uzaması Mısır yönetimini, Gazze’ye savaşmak için gitmek isteyen gönüllü savaşçılar gibi konular da dahil bir çok konuda sıkıntıya sokacaktır. İsrail hükümetinin Savunma Bakanı Ehud Barak şimdiden HAMAS’ın Gazze’deki altyapısını imha ettikleri ve gereken cevabı verdiklerini söyleyerek amaçlarına ulaştıklarını ifade etmiştir. Esas itibarı ile İsrail hükümetinde bu konuda henüz tam bir fikir birliği yoktur. Bu gibi açıklamalar olası bir ateşkes ve Gazze’den çekilme durumunda askerî başarısızlık havası yaratmamaya yöneliktir.

Esas itibarı ile Ceyşul İslam, Ceyşul Umme, Fethul İslam ve Al Ahrar gibi Sünni selefi direniş örgütleri İsrail’e karşı savaşmak için Ürdün, Lübnan, Filistin ve Mısır’dan Batı Şeria ve Gazze’ye sızmaya çalışmaktadırlar. Bu hareketler bölgede İsrail’e karşı direniş ve saldırı faaliyetlerini yürütürken HAMAS komutasına girmeyi, yaptıkları anlaşmalar ile kabul etmişlerdir. Nitekim Mayıs 2007’de BBC muhabirinin Ceyşul İslam örgütü tarafından kaçırılması HAMAS ile bu grup arasında rahatsızlık yaratmış fakat daha sonra gazeteci serbest bırakılmıştır. Haziran 2007’de İsrail’li askerin kaçırılması ise iki hareketin ortak bir operasyonu olarak değerlendirilmektedir. Daha sonra iki grup arasında çatışmalar olmuş fakat tekrar bir anlaşma sağlanmıştır. Şii İtikadi anlayışında oluşan Hizbullah’ın İslam dünyasında artan itibarı tüm Sünni direniş hareketlerinde geri plana düşmeleri sebebi ile bir rahatsızlık yaratmıştır. Bu sebeple İsrail-HAMAS savaşı Sünni İslami hareketlerin bir nevi kendilerini ortaya koymak için bir fırsattır. İsrail Gazze’de işgali ve savaşı uzatırsa, muhtemelen bu çatışma Batı Şeria’ya da yayılacaktır. Ayrıca bu durum İsrail ile müttefik olan Mısır ve Ürdün rejimleri içinde hayati bir güvenlik sorunu ortaya çıkaracaktır.



16 Ocak 2009

Kaynak: ASAM (http://www.asam.org.tr/tr/yazigoster.asp?ID=3042&kat2=1)





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 763
Toplam Tekil 1638652
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu