MHP'ye GENÇ BAKIŞ - Ayşe ALTAY - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









MHP'ye GENÇ BAKIŞ - Ayşe ALTAY
Tarih: 22.03.2011 > Kaç kez okundu? 2100

Paylaş


Kendisini tanıdığımda henüz üniversiteye yeni başlamıştım. Pek çoğumuzun babası uzaktaki evladını emanet edecek birilerini arar. Babam da beni MHP İzmir İl teşkilatına emanet etmeyi uygun görmüş. Bu vesile ile meslektaşım ve her yaşta ilk günkü ki ülkücülük heyecanını yaşayan Emre başkanla tanıştım. Geçen hafta kendisi ile değerli büyüğüm Ümit Akkuş’un ofisinde görüştük. Emre beyi daha önceden tanıyordum ama Ümit beyi ilk defa görme şansını elde ettim. Her daim güleç ve son derece pozitif bir insan olan Ümit Akkuş ile saatlerce sohbet etmek hem onları daha iyi tanımama hem de aramızda ülkücülükten öte ağabey kardeş sıcaklığını yakalamamıza sebep oldu. 80 öncesi sıkıntılarından bahsetti Ümit ağabeyim, o anlattıkça başka bir gözle analiz ettim kendisini. Ne kadar yüzüne söyleyemesem de onca sıkıntının ardından nasıl bu kadar dinç ve güler yüzlü olur diye aklımdan geçirdim.







Son zamanlarda pek çok tanıdığım isim çeşitli partilerden aday adayı veya aday oldu. Aday adaylığına sevindiğim bir isim de Emre Eryıldıran oldu. Kendisi 24. Dönem milletvekilliği genel seçimlerinde MHP İzmir 2. Bölge milletvekili aday adayı. Kendisi ile yapmış olduğum söyleşiyi aktarmak istiyorum.







ALPARSLAN TÜRKEŞ SAYESİNDE ÜLKÜCÜ OLDUM







1976 yılında doğdum. Memur bir ailenin tek erkek evladıyım. Ülkücü camia ile tanışıklığım ilk ve ortaöğretimde eğitimimi aldığım Kırıkkale şehrinde gerçekleşti. Bir gün ortaokul yıllarımda büyük bir kalabalığın hareket ettiğini gördüm. Bu kalabalığın sebebini sordum. “Türkeş geliyor” dediler. Bende merak ettim. Kırıkkale’nin cumhuriyet meydanında merhum Alparslan Türkeş’i dinleme şerefine nail oldum. Konuşması beni etkiledi. Bu vesile ile ülkücü oldum. Ülkücü harekete girişimde ki en önemli etken rahmetli Alparslan Türkeş’tir. Onu görebilme, dinleyebilme şerefine genç yaşta nail olmuş biriyim. Sonraki yıllarda, Lise yıllarımda, ocak teşkilatlarında görevler aldım.







1994 yılında, 18 yaşımda, ön lisans eğitimimi almak üzere Karadeniz Teknik Üniversitesine bağlı Ordu Meslek Yüksekokulu İnşaat bölümüne gittim. Ailemden ilk ayrıldığım zamanlardı. Ordu Meslek Yüksekokulu’na ülkücü kimliğimle gittim. O yıllarda ülkücü kimliğimiz eğitimimizin üstüne çıktı. 2 sene boyunca Ordu Ülkü Ocaklarında üniversite teşkilatında yüksek okul başkanı olarak görev yaptım.







1996 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesine kaydımı yaptırdım. Bu vesile ile İzmir’e geldim. İzmir benim için değişik bir yerdi. Daha önce görmediğim bir coğrafyaydı. Gelir gelmez burada ki Ülkü Ocakları ile bir tanışıklığımız söz konusu oldu. Üniversite eğitimi aldığım ve belirli bir bilimsel ve ideolojik donanımım olduğu için henüz 1. Sınıf öğrencisi iken üniversitelerden sorumlu olarak görevlendirildim. 3 sene boyunca ege üniversitesi başkanlığı yaptım. Bu tarih diliminin içine harekete katılış sebebimiz olan Alparslan Türkeş’in vefat ettiği dönem de giriyor. 4.Nisan.1997 tarihi hareketin içindeki pozisyonumuzu, duruşumuzu gözden geçirmemize vesile olan bir tarih dilimidir.







HER SON BİR BAŞLANGIÇTIR







8.Nisanda ki cenaze törenine katıldım. Oradaki kalabalık, o zamana kadar merhum Türkeş’e sevgi duyan insanların birlikteliği, yaşarken hareketin içinde görmediğimiz tanımadığımız insanların oradaki birlikteliği, hareketin içindeki insanlara bakışımızı da tekrar sorgulamamıza sebep oldu. Bu hareketin içinde rahleyi tedrisatlardan geçerken bir önemli konuyu orada görme şansına eriştim. Buda bu hareketin birbirine bağlıydı ve asıl önemlisi liderine bağlı olduğunun ta kendisidir.







4 DUVAR ARASINDA ÜLKÜCÜ OLUNMAZ







Daha sonra okul yıllarımızda bu farklılıkların ve birbirimize olan sevginin, Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti üzerine ideolojik donanımlarını tamamlamış gençlerin ve kitlelerin birbirine olan sevginin de pekişmesine vesile oldu. O sevginin de ön planda olması gerekliliğini de ortaya koyarak “bu zamana kadar bizimle iletişimi olmamış kitlelerle diyalog kurulması gerekir” fikrinden yola çıkarak o zaman ki arkadaşlarımızla üniversite içerisinde şiir kulübü, motor sporları kulübü gibi sosyal aktivitelerle üçüncü kişilerle yol alabileceğimiz fiziki zeminler oluşturduk. Ege Üniversitesi teşkilatı için geçmişinden geleceğine o alanda teşkilatlanma hızını artıracak bizi fiziki zeminin içine soktu. Yani sadece Ülkü Ocakları ve onun organizasyonları değil, başka sosyal kitlelerin, kulüplerin, üniversite içinde öğrenci kulüplerinin de organizasyonlarına davet edildik.







Teşkilat mensubu arkadaşlarımızla başka fakültelerde ve yurtta başka bloklarda kalan insanların pekişmesine vesile olduk. Bu bizim o zamanlarda İzmir’de farklı kitlelerle bir araya gelmemizi sağladı. Sosyal çevremiz sadece teşkilat içerisinde değil teşkilat dışından insanlarla tanışmamızla genişledi. Bu yaşananlar ile ülküdaşlarımız için teşkilatların dışında da hayatın olduğuna dair bir öngörünün oluşmasına vesile oldu. Farklı alanlarda faaliyet gösterdik. Kimi arkadaşlarımız spor kulüplerinde, kimi arkadaşlarımız sivil toplum kuruluşlarında yönetici oldu. Ve bu şehirde bizim kendi kuşağımıza ve bizden sonraki kuşağa katkı koyabildiğimizi düşünüyorum. Bu siyasette de eş zamanlı gitti. Ve İzmir’de milliyetçi hareket partisi Türkiye’de belki kendisi ile iletişim kurmamış kitlelerle diğer şehirlere göre daha hızlı iletişim kuran bir yapıya ulaştı.







Ve öğrencilik yıllarımın hemen ardından 2003 yılında MHP İzmir İl teşkilatı 7. Olağan kongresinde bizi il yönetimine seçildim. Bu hareketliliğimiz ve bu aktifliğimiz parti büyüklerimiz tarafından dikkate alınmış olacak ki 27 yaşımda iken MHP İzmir il yönetim kurulu üyesi, bir hafta yapılan divan teşekkülünde de basın ve propaganda dan sorumlu il başkan yardımcılığı görevine getirildim.







31.Aralık.2010 yılında görevimizden ayrıldık. 24. Dönem milletvekilliği için parti genel merkezine başvurumu gerçekletirdim. İzmir’de bu yolda teşkilatımız içerisinde 8 senedir gösterdiğimiz performansı seçim sürecinde İzmir’in diğer insanları ile paylaşabilecek zaman ve imkânlar şahsımda olduğu için bu yola çıktım.









KARAR ALMA SÜRECİNDE KİMLER DESTEKÇİNİZDİ?







Herhangi bir destek alarak yola çıkmış değilim. Bu biraz kişisel geçmişimden de kaynaklanıyor. Genç yaşta ailesinden ayrılmış biri olarak, bir evin tek çocuğu olarak hayatımda ki pek çok kararı kendi başıma aldım. Öğrenciyken, işimi kurarken, ülkücü hareketle tanışırken, siyasetle tanışırken, kararlarımı kendim aldığım gibi bu kararı da kendim aldım.







Eğitimimi Ziraat Mühendisliği üzerine yaptım. Ticari hayatımda da bu sektörün içindeyim. Mhp’nin beyannamesinde yer alan konularda yeterlilik taşıyabildiğime inanıyorum. Genel başkanımızın ifadelerini, parti genel merkezimizin ortaya koyduğu projeleri, şehrimiz insanları ile paylaşılmasında en azından bu alanda zamanım, eğitimim ve imkânlarım açısından katkı koyabileceğimi düşündüğüm için aday adayı oldum. Bu bağlamda benim destekçim şahsi geçmişimdir. Yeterli olur olmaz bu hiç önemli değil. Ben kendi yeterliliğime güvendiğim için aday oldum.







ALDIĞINIZ KARARDA AİLENİZİN TEPKİSİ NASILDI?







Bizim kuşağımızda ki insanların birçoğunun ailesi 80 dönem öncesinde Türkiye de siyasi olayların en üst düzeyde yaşandığı süreci yaşayan insanlar. Ve onların birçoğu ve benim ailemde dâhil çocuklarını üniversitelere gönderirken “aman evladım siyasete bulaşma, siyasi olaylara karışma” diye gönderirler.







Ailem Ordu’da ve İzmir’de Ülkü Ocaklarında görev yaptığımı biliyordu. Bu hususta şahsıma olumsuz bir şey söylemediler. Siyasetin içerisine girdim yine hiçbir şey söylemediler. Hatta onların destekleri ve duaları ile çok önemli görevler yaptım. Burada benim en büyük destekçim ailemdir. Milletvekili aday adaylığına başvurduğumu ve başvuracağımı ailemle paylaştığımda “dualarımız seninle” demişlerdir.









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 568
Toplam Tekil 1638457
IP 54.163.92.62






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu