ÇARPITILAN ÖZGÜRLÜKLER KAVRAMI -1- - Özkan BOSTANCI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÇARPITILAN ÖZGÜRLÜKLER KAVRAMI -1- - Özkan BOSTANCI
Tarih: 08.02.2011 > Kaç kez okundu? 2024

Paylaş






Bu yazıyı ATATÜRK'ün el yazısı notlarından "özgürlükler" kavramını çarpıtanlara cevap vermek amacıyla kaleme aldık!..



Burada ATATÜRK, YAŞAMAK, ÇALIŞMAK, VİCDAN ve FİKİR HÜRRİYETİ'nden bahsetmiş;



“- Bir milleti meydana getiren kişilerin o millet içindeki her çeşit hürriyeti, YAŞAMAK hürriyeti, ÇALIŞMAK hürriyeti, FİKİR ve VİCDAN HÜRRİYETİ GÜVEN ALTINDA BULUNDURULMASI LAZIMDIR!..” (ATATÜRK'ün El Yazısı Notları)



Bunların GÜVEN altında olması gerektiğini söylemiş...



Kim güvene alacak?..



Tabii ki DEVLET!..



Peki, DEVLET "kendisini yıkmak" fikrini de mi "güven altına" alacak?..



"ÜLKE'yi bölmek, asker-polis vurmak, VATAN'ı satmak" fikirlerine de mi "güven" sağlıyacak?..



"Esrar satanlar, mafya tipi örgüt kuranlar" da ÇALIŞMA HÜRRİYETİ kapsamında mı?..



Adam öldürenler, çocuklara tecavüz edenler, VATAN'a bölmek için silaha sarılanlar" başkalarının YAŞAMA HÜRRİYETİ'ne set çekmelerine rağmen, daha ne kadar YAŞAYACAK?..



Daha önce başka yazımızda "DÜNYA'nın Robinson Crusoe'nun ISSIZ ADA'sı olmadığını, insanlar ne kadar TOPLU halde yaşarlarsa, SERBESTİYET'lerinin o kadar kısıtlanacağını" belirtmiştik...



Ayrıca YASALAR'ın aslında yapacaklarımızı değil;



YASAKLAR'ı ortaya koyduğunu anlatmıştık.



ATATÜRK'ün değişik zamanlarda yaptığı FİKİR JİMNASTİĞİ'nin bir sonucu olan bu ifadelerin bir kısmına bağlanıp, en önemli PRENSİP'i ihmal etmek, ancak politikacı ve "aydın"ların başvuracağı bir aldatmacadır!..



Elbette bu "hürriyet"lere bir sınır vardır ve bu sınırı gene ATATÜRK'ün ağzından ifadeler ile nakletmek gerek..



İşte en önemli HAK!..



"- FERDİN birinci HAKKI, TABİİ YETENEKLERİNİ serbestçe GELİŞTİREBİLMESİDİR!.. Bu gelişmeyi temin için, en iyi vasıta, ferde BAŞKALARININ benzer HAKLARINA ZARAR VERMEKSİZİN, TEHLİKE VE ZARAR KENDİNE AİT OLMAK ÜZERE, KENDİ KENDİNİ istediği gibi SEVK VE İDARE etmeye müsaade etmektir!.. (ATATÜRK'ün El Yazısı Notları)"



Kimsenin üzerinde durmadığı, şimdiye kadar partilerin programlarında yer vermedikleri, verseler bile gerek iktidarda gerekse muhalefette hiç üzerinde durmadıkları bir HAK bu!..



HERKES KENDİNİ, KAABİLİYET ve TEMAYÜLLER'ine uygun, BAŞKALARINA ZARAR VERMİYECEK ŞEKİLDE GELİŞTİREBİLMELİDİR!..



DEVLET, KENTTE VE KÖYDE HER BİR FERDE BU İMKANI SAĞLAMALIDIR!..



Hem fertlerin, hem de onları savunduklarını söyliyen kuruluşların ilk talebi bu olmalıdır!..



Ama öyle mi?..



Neredesiniz "özgürlükçüler"?..



Neredesiniz "Atatürkçüler"?..



Bakın ATATÜRK, bunu BİRİNCİ HAK olarak görmüş!..



Hani sizin listeniz?..



Var mı orada?..



ATATÜRK ayrıca bütün diğer özgürlüklerin bu amaca hizmet için var olduğunu belirtmiş.



Yani bunu hepsinin üstüne koymazsanız, diğerlerinin bir anlamı olmaz!..



Yine ATATÜRK, iktidarların ve DEVLET'in bu hizmeti sağlamadığı takdirde, görevini yapmamış olacağını çok kesin belirtmiş...



Onun için hükümet ve partiler yüz tane "özgürlük" kanunu çıkartsa; bu HAKK'ı sağlamadıkça, havanda su döğmüş olur sadece!..



Şimdi akşam "demokrasi" ile yatıp, sabah "kişi hak ve özgürlükleri" ile kalkanlar arasında, bu esası hedef almış olan bir tek kişi veya parti var mı?..



Yok!..



Öyleyse biz ne "hürriyet"inden söz ediyoruz?..



Peki, BAŞKALARININ HAKLARINA ZARAR VERENLER ne olacak?...



Elbette ki onların faaliyetleri ve imkanları kısıtlanacak...



Ve onlardan açılan sahaya kendine ve başkasına yararlı insanlar yerleştirilecek!



Ama öyle mi?..



Elbette değil!..



Şimdi kendini ve ülkeyi geliştirmek istiyenlerin imkanları kısıtlanıp ihtiyaçları karşılanmazken;



BAŞKALARINA, ÜLKEYE, DEVLETE ZARAR VERMEYİ AMAÇ EDİNENLER'in önü açılıyor...



Hapishanelerde bile her türlü ihtiyaçları karşılanıyor!..



Biz daha önce HÜRRİYET-ÖZGÜRLÜK-SERBESTİYET kelimelerinin tarifini yapmıştık.



Kısaca tekrarlıyalım...



Kavram kargaşası BATI dillerinden geliyor...



Mesela İngilizce'de FREE kelimesi hem HÜR, hem SERBEST, hem de BEDAVA anlamına gelir.



Baştan savma tercümeler yüzünden bizim politikaya hep HÜR şekliyle girmiştir...



HÜR TEŞEBBÜS, HÜR SENDİKACILIK, HÜR BASIN gibi!..



Hep o Fransız İhtilali hayranı "aydın"larımız yüzünden!..



Fransa'da Orta Çağ'da Asiller, Rahipler ve Serfler vardı... ki, bu son grup TOPRAK KÖLESİ idi...



Sonradan bazıları hürriyetini elde edip burjuva oldu ama, İhtilal'e kadar yine hiç bir hakları yoktu.



İşte onun için İhtilal'in üç sloganından biri HÜRRİYET idi... Çok yerinde bir talep!..



Ancak, böyle bir durum bizde asla söz konusu değildi...



Köle olarak satın alınıp saraya girmiş olanlar SADRAZAM, hatta PADİŞAH ANASI SULTAN olabilirdi!..



Buna rağmen Jön Türkler cahilce bir taklitçilik ile "hürriyet" diye bağrışıp durmuşlardır.



Bizce HÜR kelimesinin karşıtı KÖLE veya ESİR'dir...



Ancak düşman işgali var ise, HÜRRİYET'ten söz edilebilir...



Hürriyet öyle ayağa düşecek bir kavram değildir, gerçekten kaybedilmedikçe kıymeti bilinmez.



Bir kayboldu mu da, kolay bulunmaz.



Türkiye'de çoğu zaman kullanılan "hürriyet" kelimesiyle kastedilen şey, SERBESTİYET'tir!..



Kısıtlı, tahditli, kontrollü olmanın karşıtıdır...



TÜRKİYE ve TÜRKLER'e ALLAH ESARET yüzü göstermesin!..



Biz zaten daima HÜR olmuş, son saldırıda da zincirleri esir tüccarlarının boynuna dolamış bir MİLLET'iz!



Bunu da sağlam DEVLET anlayışımıza borçluyuz.



Böyle bir DEVLET'e karşı, bir mahkumun bile HÜRRİYET'ten söz etmesi, terbiyesizliktir!..



Onun kaybettiği, (işlediği suçtan dolayı) SERBESTİYET'idir!..



HÜRRİYET'in ne olduğunu ancak Ermeniler'e esir düşen AZERİLER; Sırplar'ın tahakkümü altında yaşamak zorunda olan BOŞNAKLAR, ARNAVUTLAR; Bulgaristan'dan kaçan POMAKLAR bilir!..



Onlar SERBEST'çe dolaşsalar da, HÜR değillerdir.



Bu yüzden HÜR TEŞEBBÜS, HÜR SENDİKA, HÜR BASIN OLMAZ!..



SERBEST TEŞEBBÜS, SERBEST SENDİKA ve SERBEST BASIN OLUR!..



ESİR TEŞEBBÜS VAR MI Kİ, HÜR'Ü OLSUN?..



Önce TÜRKÇE'mizi düzeltelim...



Bu oyunu bir tek FREE MARKET kavramında yapamamışlardır...



HÜR PİYASA, HÜR PAZAR çok komik olacağı için SERBEST PİYASA ve SERBEST PAZAR diye doğrusunu kullanırlar.



ÖZGÜRLÜK kelimesi ise her İKİ anlama da gelir, bu yüzden de kavram karışıklığını çözmez.



Aslında yukarda sıralananlar için HAK kelimesini kullanmak en doğrusudur...



YAŞAMA HAKKI, ÇALIŞMA HAKKI gibi!..



Çünkü bu kelime daima VAZİFE ve MESULİYET ile birlikte kullanılır.



Yani YAŞAMA dahil her HAK, bir VAZİFE ve MESULİYET getirir.



Yağma yok!..



Bir İMTİHAN MAHALLİ olan dünyaya gelmiş herkes, TANRI'nın, TABİAT'ın, DEVLET'in kendisine sağladığı bu HAKLAR MANZUMESİ karşılığında OTOMATİKMAN bazı SORUMLULUKLAR üstlenmek zorundadır.



HAK arttıkça, SORUMLULUK ta artar!..



Mesela çölde doğmuş ve yaşamak durumunda olan bir insanın üstlendiği sorumluluk ile, bağlık bahçelik yerde doğmuş olanın üstlendiği sorumluluk farklıdır...



İkincisi en azından bulunduğu mekanı tahrip etmemekle yükümlüdür!..



İşte "özgürlükler"den bahsedenler, bu hakikati gözlerden gizlerler.



Onlar her zaman "Rabbena, hep bana!" anlayışı ile hareket ederler.



Yeni "özgürlükler" talep ederler!..



Peki, "karşılığında ne vereceksin?" desen;



"Ne demek??? Hürriyet'in karşılığı mı olurmuş?" diye diklenirler!..



Elbette olur!..



Her şeyin olduğu gibi onun da bir BEDEL'i vardır!..



TÜRK sevgi ve selamlarım ile.

Özkan BOSTANCI - Kastamonu





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 631
Toplam Tekil 1638520
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu