KENDİNİ ARAYAN TÜRKİYE - Yakup Tufan - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









KENDİNİ ARAYAN TÜRKİYE - Yakup Tufan
Tarih: 01.01.2011 > Kaç kez okundu? 2094

Paylaş


"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız...!"(Hadisi Şerif)



Dün geşmişi inkar, ona karşı isyankar ve onunla kavgalı bir Türkiye vardı. O, adeta “Çankaya”da sıkışıp kalmış, “manga ve mandacı” bir zihniyete mahkum olmuştu. Şimdi öz değerleriyle barışma ve buluşma yollarını arayan bir Türkiye var.

Dün kendi öz yatağını terk eden ve yıllarca yabana, boş bir mezraya akan bir Türkiye vardı. Şimdi asıl mecrasına geri dönmek ve ummana doğru yol almak için çırpınan bir Türkiye var.



Türkistan çoğrafyasından Anadolu’ya gelen mümtaz ecdadımız; “ilim, irfan, sevgi ve hoşgörü” düsturuyla gönülleri fethetmiş; yetmiş iki kavme “tek mizan” tutumuştur. Koskoca bir coğrafyada, kendi mecrağında;“din, dil ve gönül birliği” idhas etmiş ve asırlarca bir arada yaşamasını bilmiştir.

Karamanoğlu Mehmet Bey:“Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır” buyurmuş ve millete yol göstermiş, yön göstermiştir.



Ne zaman ki ulvi değerler “elden, dilden, gönülden” gitmiştir; toplum arasında (dışarıdan ve içeriden) nifak tohumları ekilmeye başlamıştır. Sonuç ise çok hazin: Aziz vatan, Maveraünnehir’den Tuna’ya, İdil’den Nil’e, koskocaman bir çoğrafya, param parça olmuştur. Mehmet Akif ne kadar doğru söylemiş: „Girmeden bir millete tefrika, düşman giremez!”...



Namüsait şartlar altında canlarını dişlerine takan atalarımız, millet ve memleketin tarih sahnesinden silinmesini önlemişler. Onlar canla başla çalışarak bir istiklal mücadelesi vermişler. Çetin bir istiklal mücadelesi sonucunda kurtarılan vatan toprakları, yeni nesillere payidar bırakılmışdır.

Bir kez daha Mehmet Akif’in:“Toplu attıkca sineler, onu top sindiremez.!” Veciz sözüne kulak verelim...



Gelişen ve değişen Türkiye’de herkes bir şeyler söylemek istiyor. Buyrun, herkes konuşsun: Ortak akıl üretilsin, ortak fikir üretilsin. Fakat, düstur: „Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım/ Sevelim sevilelim... „olsun, Yunus’a kulak verilsin.



Kendini arayan, geleceği tarayan Türkiye’de herkesin bir hedefi var: Ne yazık ki, kimi toplum arasında nifak tohumları ekme gayretinde. Kimi bin yıllık hukuku, kardeş olmuş bir milleti, ayırma ve ayrıştırma çabasında.

Bir kısım zatlar ve zevatlar ise, „ayrı dil, ayrı bölge, ayrı güç ve arkası gözükmeyen karanlık talep ve dayatmalarlar” peşinde. Onlar “sel önünden kütük kapmak” telaşında.



Ufku geniş, aklıselim, barış ve kardeşlikten yana olanlar; şimdi siz cevap verin:

Bu çıkışlar, birlik ve bereberliğe koşan Türkiye’nin önüne “kütük atmak” değil de nedir?

Bu tavırlar, değişme ve demokratikleşme çabası içerisinde olan Türkiye’yi “sabote etmek” değil de nedir?

Bu başkaldırış endamı, Türkiye’yi “istikrarsızlığa ve huzursuzluğa sürüklemek” niyeti değil de nedir?

Bu tutum ve davranış; kendini arayan, kendi değerleri üzerinde yükselmeye çalışan, dünyada barış ve istikrara katkı sağlamaya uğraşan Türkiye’nin “sözünü kesmeye matuf” bir hareket değil de nedir?

Daha açık bir ifadeyle: Türkiye’de “kardeşi kardeşe düşman etmek, bununla birlikte millet, devlet ve ülkeyi bölünmeye götürmek” değil de nedir?...



Gün bugün; aklı başında olanlar, eli kalem tutanlar, ağzı laf yapanlar, etkili ve yetkililer, sizler, daha çok konuşun: Barış ve kardeşlik, huzur ve istikrar yolunda fikir üretin, yol gösterin, yön gösterin. Ayrılığı ayrıştırmayı değil, birliği birleştirmeyi konuşun. Sizler, İsmail Gaspralı Bey’e kulak verin: “Dilde, fikirde işte birlik!” yapın...







Bugün küreselleşen dünya konjoktöründe, dünden daha çok aklıselim düşünüp, aklıselim konuşmak, plan yapmak ve iş yapmak lazım. O zaman:

Batman ile Balıkesir’in ayrıştırılmasını yerine, Bursa ile Batum, Bakü, Basra ve Buhara’nın birleştirilmesini konuşmak lazım.

Aydın ile Ağrı’nın ayrıştırılmasını yerine, Ankara ile Aşkabat, Astana, Algier ve Asmara’nın birleştirilmesini konuşmak lazım.

Siirt ile Sivas’ın ayrıştırılmasını yerine, Hatay ile Halep, Hocali, Hotan ve Hartum’un birleştirilmesini konuşmak lazım.

Kars ile Kayseri’nin ayrıştırılması yerine, Konya ile Kırçali, Kahire, Kerkük, Kabil ve Kaşgar’ın birleştirilmesini konuşmak lazım.

Kısacası „Adriyatikten Çin settine” diye tabir edilen gönül coğrafyası ve ötesinde: Kardeşlik, barış ve istikrarı temin ve tesisi yolunda çalışmak, işbirliği ve güçbirliğini konuşmak ve tartışmak lazım...



Asrımızda süratle küreselleşen bir dünyada, kendi gönül bahçemizde; dilde, fikirde, kültürde, sanatta, medeniyette ve edebiyatta işbirliğini ve güç birliğini konuşmak ve tartışmak lazım. Geçmişten ders almak geleceğe kafa yormak, fikir üretmek lazım.



Hülasa, ayrılıkları gayrılıkları sıfırlamak, kardeşlik ve dostlukları güçlendirmek lazım...



Her şeyi konuşur ve tartışırken: “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”(Hucurat 13) İlahi emri asla unutmamak ve unu düstur edinmek lazım.



Her yerde, her zaman ve her vesileyle; ayrılığın gayrılığın, ayrıştırmanın ötekileştirmenin önüne geçmek, kakpleri kinden nefretten arınmak ve gönülleri birleştirmenin bütünleştirmenin yollarını aramak lazım...



Velhasıl Hacı Bektaşı Veli’ye kulak vermek lazım:”Eline, beline, diline sahip ol!”’



Dinslaken, 26 Aralık 2010

Yakup Tufan





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 461
Toplam Tekil 1640816
IP 54.158.119.60






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.384 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu