SANDIKLAR ”HAYIR” LARLA DOLSUN!.. - Zafer DİRENİŞ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









SANDIKLAR ”HAYIR” LARLA DOLSUN!.. - Zafer DİRENİŞ
Tarih: 12.09.2010 > Kaç kez okundu? 2017

Paylaş


Osmanlı Türk Devletini paramparça eden zihniyetin köklerine indiğinizde, devletimizi yönetenlerin köksüzlüklerini, asaletsizliklerini görürsünüz. Türk’ten daha Türk görünümlü sabataycıların, müslüman kimlikli Ermenileri, Rumları, gayri müslümanları devletin ta en tepelerinde yuvalandıklarına şahit olursunuz. Ulu Hakanımız Abdülhamid Han; bu durumu fark etsede iş işten geçmiş olduğunun farkına varmış olmasına rağmen işgali ve yıkımı engelleyememiş, kıvrak zekası sayesinde devletimizin paramparça edilmesini otuz yıl geciktirebilmişti!



Nere baksa; çıngıraklı yılanlar gibi her yer işgal edilmiş, Türk’ün hakimiyetinde hiç bir alan, makam, kurum kalmamış! Can çekişen, ipi çekilmiş Osmanlı Türk Devleti kan kaybettikçe üç kıtadaki varlığı biterken vatan evlatlarımızın kanları sebil edilmiş, yüzbinlercesi kahpe tuzaklarla katledilmişti!.. Şanı yüce peygamber efendimizin topraklarını koruması, ona hizmetkarlık yapmamıza dahi t ahammülleri olmayan Arap yobazlarının, bedevilerinin, İngiliz kafirin devşirmeleri ile tuzaklar kurulmuş, masum vatan evlatlarımız hicaz’da yok edile edile Anadolu topraklarına çekilmişiz… Koskoca üç kıtaya yayılmış topraklarımız büzüldükçe küçülmüşüz!



Avrupa’nın ne kadar azmış haçlı ruhu varsa ayağa kalkmış, elimizde kalan son vatan parçasınıda elimizden almak için bin yıllık öfke ve kinleri ile kudurmuş köpekler gibi saldırmışlar, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Erzurum, Kahramanmaraş ve diğer şehirlerimiz işgal edilmişti. Kana doymayan sülükler yine Ermenilerle birlikte doğu’da can kardeşlerimiz, kıblemiz bir olan, aynı kanımızdan olan kürtleri kesmişler, kadınların ırzına geçmişler… batımızda da aynı durumlar olmuş ve topraklarımız cehenneme dönmüştü!





Peki bunlar nasıl olmuştu? Haçlılar bu cesareti, gücü nereden almışlardı? Cevabı oldukça basit! İçimizden yetiştirdikleri işbirlikçiler ile, kendi soylarından olanları müslüman kılığında devleti aliye’mize yerleştirmelerinden dolayı idi ! Girmedikleri alan kalmamıştı ki … Tabi hal bu oluncada mukadderatımız kaçınılmaz olacaktı cellatların elinden!



Cenab-ı Allah, Allah’ın keskin kılıcı olmuş Türk milletine soylu bir lider Mustafa Kemal Atatürk’ü göndererek, dağılmış, yok olmaya mahkum edilmiş Türk milletini derleyip toparlayan bir BAŞBUĞ, BOZKURTÇA yurdumun her köşesine ulaşarak, milletimizin işgalci haçlılara karşı direnmemizi sağlayacak ordumuzu kurmuştu.



Dağılmış ordularımızı yeniden tanzim ederek cephelere göndermiş, vatan müdafasını savunmuşlardı. Çanakkale’de, Sakarya’da, Ege’de, Antep’te, Maraş’ta… velhasıl vatanımızın her karışında düşmana Türk tokatı vurulmuş, Anadolu’muz dar edilerek bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuş, işbirlikçiler İstiklal Mahkemelerinde hesap vermişlerdi. Devletin her kademesinden hainler kovulmuş, vatanın asil evlatları yeniden görev başı yapmışlardı.



Mustafa Kemal Atatürk’ün hakka yürüyüşüne kadar mükemmel olan idaremiz, vefatın dan sonra azar azar sekteye uğrayarak yine fesatlar, hırs düşkünleri, hırsızlar, hainler kadrolarımıza sızmış bazı devlet büyüklerimizin gafleti yüzünden. Sonra bir avuç vatan yiğitleri ”iş başa düştü” diyerek Türk milletini tam bağımsız olmasının temellerini atmaya başlamışlarken yine tepelerine çökülmüş, zindanlara atılarak olmadık işkencelere maruz kalmışlardı. Alparslan Türkeş, H. Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan vs… ve nice yurt severler…



1944 yılından 1980 yılına kadar olan dönemde devletimiz üç ihtilal görmüş ve her ihtilalde VATAN KURTARMAYA gelenlerin hep ihanetlikleri görülmüş ve vatana göz diken hainler daha da güçlenerek vatanımzıda ÇIBAN BAŞI olmuşlardır. 12 Eylül 1980 ihtilalini yapanların yaptıklarına baktığımızda güya vatanı kurtarmışlardı. Nerede vatansever gençler varsa, onları toplamış zindanlara atmış, olmadık işkencelere tabi tutarak, istediklerinide sorgusuz-sualsiz asmışlardı. Devrimci, Ülkücü dedikleri memleket severlere hayatı dar edenler ihtilali Amerikan emperyalistin emirleri doğrultusunda yapmamışlar mı ydı? Ve kurdurdukları PKK melanet yuvası ne zaman yapılanmasına başlamıştı? Elbette Kenan Evren ve arkadaşları devleti ele geçirdiklerinde! Peki bu çok vatansever generallerimiz(!) neden önlemediler ilerlemelerini?Önleyemezlerdi! Efendileri öyle istemişti! Mehmetçiklerimizin kırdırılmasına göz yumanların kime hizmet ettiklerini düşünmeye gerek var mı?



Topraklarımızın paramparça edilesine zemin hazırlayan bu alçakların başında Kenan Evren ve Turgut Özal denen Amerikan devşirmesi değil miydi? Elbette!.. Memleketimiz, kanunlar çıkartılarak derinden ve sessizce yeniden işgal altına alınmasına Turgut Özal’ın döneminde başlanmıştı. Hatırlar mısınız bilmem ama ben hatırlarım; Van ve havalisinde 400 bin Amerikalı (!) emekliler yerleştirilmesi çalışmalarını bizzat yürüten Turgut Özaldı!

Kimdi bu Amerikalılar? Ermenilerdi! O bölgeyi muhasara altına almak içindi. Biz ülkücülerin baskısı ile hevesleri kursaklarında kalmıştı. Amma, gizli gizli memleketimizin belli bölgeler ine yerleştiriliyorlardı.



O zamandan R.Tayyip Erdoğan’ın işbaşına getirilişine kadar geçen dönem içinde PKK ve diğer hainlerle ortamlar hazırlanarak son darbe planları yapıldı Tayyip göreve getirilerek! İnsanlarımızın zihinlerinin kirletilmesi için ne kadar tv kanalı, radyo, gazete, dergi Amerikalı ve batılılar tarafından satın alınarak medya ele geçirildi. En sağ, mukaddesatçı bilinen, devrimci bilinen gazeteler yüklü paralar verilerek ellerine geçti. Bizde sandık ki alış veriş meselesi diyerek işin ciddi tarafına bakamadık! Ve düşman öyle bir işe girişti ki; TV’lerde müthiş bir beyin yıkamaya gitti yarışmalar adı altında. Olmadık kepazelikler sergilenerek beyinler uyuşturuldu, narkozlandı Türk milleti. Hele dini bütün (!) uyduruk tarikatlara ve liderleri etrafında saf, zavallı müslüman halkımız çekilerek her kale feth edildi.



Sekiz yıldır Amerika’nın, AB’nin, siyonistlerin dayatmaları ile kanunlar çıkartılarak her şeyimize el konuldu. Başbakan, ül kemizin başbakanı olmaktan çıkarak tarihi düşmanlarımızın başbakanı o lmuş, ülkemizin ne kadar yer altı ve yer üstü değerleri varsa onlara peşkeş çekmiştir. Oynadığı tiyatro ile insanlarımızı yalaka medyanın aracılığı ile kandırmasını bilmiş ve Yadudilerden aldığı cesaret ödülünede güvenerek ülkemizi daha da tehlikelere, maceralara sürükler olmuşdur! Kurdukları tezgahlarla vatanseverlerimizi mahkum ettirmiş, kişilerin özel hayatlarına girebilecek kadar ileri gitmişlerdir. Ordumuza öyle bir saldırmış ki; bizans kalıntılarına taş çıkartacak cinstendi. Utanmadan yalan ve iftiralar savurarak, küfürler ederek milletimize hakaretler etmiş, vatan hainlerinin hainliklerini adeta ödüllendirmiştir. Bunların tek sebebi vardı; Türk milletini Anadolu topraklarından kovmak, yok etmek için bugünlerin hayallerini yüzyıllarca yaşatan haçlılara vermek içindi! Onun için kanunlar çıkarıyor, topraklarımızı sincice satıyordu İSRAİL OĞULLARINA …



Yaptıkları az geldi ki; anayasamızı Amerikalıların görevlendirdiği, yahudilerin ve Avrupalıların fikri destek verdiği kişilere hazırlatarak Türkiye Cumhuriyetini tarihine gömmeye hazırlanmaktadır. Hayasız, ar damarı çatlamışların anayasamızı değiştirerek ülkemizin Osmanlı Türk Devletindeki durumuna sokmak istenmektedir.



Bakınız; satılan topraklar kimlere satıldı, özelleştirme adı altında topraklarımızdaki zenginlikler kimlere teslim edildi ve anayasanın onaylanması ile de kıbrıs büyüklüğündeki mayınlı bölge denilen sınır topraklarımızı İsraillilere 45 yıllığına gözümüzün içine baka baka onlara verecek, Limanlarımız yine onlara verilerek denizlerimizdeki varlığımız sıfırlanarak işgali tamamlattıran Yahudi anne ve babanın oğlu Tayyip, vatanı eyaletlere bölerek Türk’ün varlığına son verecek anayasanın oylanması sonucunda. Daha bir çok hainlikler peş peşe gelecektir anayasa dedikleri hainlikler onaylanırsa!

O nedenle, ülkücü hareketin içinde yetişmiş, sonradan menfaatin olduğu tarafa kayanların ceplerine doldurdukları paracıklar sayesinde dut yemiş bülbüller gibi öten ÇA MUR ADAMLAR, alçakça Ülküdaşlarımıza, sayın Devlet Bahçeli beye, MHP’ ye çirkefliklerini kusmaktadırlar son günlerde anayasanın onaylanması adına. Be hey gafiller, hiç mi düşünemediniz Tayyib’in ve avanelerinin kime hizmet ettiklerini? Dünyanın gizli devleti CFR’nin AKP’yi özel olarak kurdurduklarını neden bilmezler, görmezlikten gelirler? Hani sizler Nizam-ı Alem Ülkücüleri idiniz ya? Ne oldu size? Haçlı ruhu, ruhunuza mı girdi? Ne diyeyim size? Yazıklar olsun topunuza…



Bugün, Türk devletinin yaşatılması ve öldürülmesi savaşı vardır referandum oyunu ile. Türk milletine tarihi bir görev düşmektedir. Bu oyun bozulmalı, kemik yalayıcılara gereken dersi vererek tarihi görevimizi yerine getirelim.

Sandıklardan EVET çıkmamalı! Ülkemizin ve geleceğimizin hayırına HAYIRLAR bir çığ gibi büyümeli! İmanını, kitabını küffara satmış şerefsizlere hak ettikleri dersi verelim ey halkım!



Çevrenizde ne kadar tanıdık, dost varsa oylamaya mutlaka götürünüz. Hasta olanlara yardımcı olunuz. Türk milletine kurulmuş bu referandum tuzağını hain lerin ayaklarına dolayalım vazifemizi yerine getirerek!



Allah’ın necip milletine yakışanı yapacağından şüphemiz yok! Emperyalizme karşı şanlı duruşumuzu göstermeliyiz. Peygamber efendimize mazhar olan Türk’ün dirilişi olmalıdır bu referandum…



Ey koçyiğitlerim, Asenalarım, Bozkurtlarım yürüyüşümüz bugünden itibaren başlamıştır TURAN, KIZILELMA ÜLKÜSÜNE… Dağbaşını dumanda alsa, fırtınalarda işgal etse, çakallar it dalışıda yapsa; zafere yürüyüşümüz yılmadan devam edecektir!



Yaşasın Şanlı Türk’ün Direnişi!..



Tanrı Türkü Korusun!



Zafer Direniş

…



12 Eylül 2010 Pazar Saat 01.42





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 84
Toplam Tekil 1639626
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.813 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu