Türkiye-Özbekistan “İlişkileri Ve De İşbirliğini Güçlendirmek” - Erkin KÖKBÖRİ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türkiye-Özbekistan “İlişkileri Ve De İşbirliğini Güçlendirmek” - Erkin KÖKBÖRİ
Tarih: 27.08.2010 > Kaç kez okundu? 2949

Paylaş


Özbek lider İslam Kerimov 1991 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiğinde; “Eğer Türkiye bize destek olursa, Özbekleri bundan sonra kimse boyunduruk altına alamaz… Atatürk ilkeleri, bizim Özbekistan’da yapmak istediklerimizle paraleldir. Ben Atatürk’e hayranım ve Onun Türkiye’de başardıklarını Orta Asya halklarının da başaracağını ümit ediyorum. Ben, Türk halklarının birliği düşüncesini savunuyorum. Bu birlik mutlaka gerçekleşmelidir” * diyordu.



Ne var ki Özbekistan-Türkiye ilişkileri, Kerimov’un 1991’de ortaya koyduğu vizyona yeterince yaklaşamadı. Özbek liderin Türkiye ile ilgili bu düşüncelerine rağmen, daha sonra Türkiye’ye üst düzey hiçbir temsilcisini göndermeme noktasına gelmesi üzücü.



Ancak şimdi, bu duruma nasıl gelindiğini tartışmaya gerek yok. Taraflar gereken muhakemeleri yapmıştır mutlaka. Önemli olan Kerimov’un 1991’de ortaya koyduğu vizyona, Türkiye ve Özbekistan’ın, bundan sonra nasıl ulaşacakları konusuna yoğunlaşmalarıdır.



Kerimov’un vizyonuna ulaşılması, Türkiye ve Özbekistan’ın yanı sıra, bölgedeki diğer ülkelerin de ufkunu açacaktır. Neticede, iki ülke arasındaki ilişkilerin istenilen düzeyde geliştirilememesi, sadece ve sadece bölge üzerinde hegemonya kurmak üzere güç mücadelesine giren üçüncü tarafların işine yaramaktadır.



Türkiye’nin Orta Asya ülkelerine yönelik politikalarında belirleyici faktörü, öteden beri bu coğrafyanın, Türk halkı için taşıdığı manevi değer, Türkiye’nin Orta Asya ülkelerine yönelik dış politika önceliğini de, bölge ülkelerinde istikrar ve gücün muhafaza edilerek, ulusal kalkınma ve refahın sağlanması oluşturmaktadır. Türkiye’nin Kırgızistan’da yaşanan son olaylardaki yaklaşımı da, bunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu yüzden bölge ülkelerinin Türkiye’ye bakış açısı da, bir ABD veya Rusya, ya da herhangi bir Avrupa ülkesine göre oldukça farklıdır.



Türkiye Özbekistan’ı, Orta Asya’nın önemli aktörlerinden birisi olarak görmekte ve her alanda birlikte hareket etmek istemektedir. Kırgızistan’da yaşanan son olaylarda olması gereken ve bölge istikrarına katkı sağlayan çok isabetli bir tutum sergileyen İslam Kerimov yönetiminin, Türkiye’nin Orta Asya ülkelerine yönelik politikası ile paralellik arz eden bu tutumunun Türkiye’de ses bulmasının ve önemsenmesinin nedeni de budur.



Takılan isimler kulağa hoş gelen “Lale”, “Gül”, “Turuncu” devrimler ve Kırgızistan’da son yaşananlar aslında, iyi tahlil edilmesi halinde, Asya coğrafyasındaki nüfuz alanlarını genişletmek için mücadele veren ülkelerin, bölge halklarına neler yaşatabileceğini ortaya koymaktadır.



Bu arada, Asya’ya yönelik stratejik menfaatleri bulunan ABD’nin ST֒leri, Rusya’nın ise enerji kartını kullanarak bölge ülkelerinde kendilerine yakın iktidarları iş başa getirme taktiklerini artık bilmeyen yok ve Orta Asya’daki önemli konumu nedeniyle Özbekistan da bu ülkelerin yakın takibi altında.



Türkiye süper bir güç olmayabilir. Ancak, “Ata Yurdu” olarak gördüğü Orta Asya’ya ve “aynı kökten geldiği” bölge halklarına süper güçler gibi “menfaat temelli” yaklaşmamakta, politika bilimine tezat düşmesine rağmen “duygusal” bir politika yürütmektedir. Başta Özbekistan olmak üzere Orta Asya ülkelerinin artık bunu görmesi, ortak bir platform oluşturmak için Türkiye ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi ve Türkiye’den, Batı ile Doğu arasında bir köprü olarak istifade etmesi gerekmektedir.



Gerçek şu ki; Özbekistan-Türkiye ilişkilerinin güçlenmesi ve olması gereken noktaya getirilmesi, diğer bölge ülkeleri için de bir çekim gücü oluşturacak, belli başlı güçlerin bölgeye yönelik rengarenk devrimler ihraç etme planlamalarının da önünü kesecektir.



Tabi bütün bunların gerçekleşmesi için öncelikle; bazı yanlış anlaşılmalar, diyalog eksikliği, üçüncü tarafların provokasyonları ve esasında incir çekirdeğini doldurmayacak küçük sorunlar nedeniyle olması gerekenin çok gerisinde seyreden Özbekistan-Türkiye ilişkilerinin, iki ülke yöneticileri tarafından ileriye bakan bir bakış açısı ile yeniden inşa edilmesi lazım. Bunun için de, öncelikle Devlet Başkanı seviyesinde olmak üzere, üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi, hatta protokol kuralları bir tarafa bırakılarak, iki kardeş halk arasına bugüne kadar nifak sokmak isteyenlere nispet yaparcasına bunun sıkça yapılması gerekmektedir.



İlişkilerin arzulanan seviyeye ulaşması; sokaktaki herhangi bir Özbek ya da Türk vatandaşı açısından manevi rahatlama, pragmatik açıdan ise “bölgede güçlü bir Türk birliğinin inşası ve üçüncü tarafların kirli oyunlarının engellenmesi” anlamına gelecektir.



Özbekistan ve Türkiye halkları arasında bir sorun bulunmamaktadır. Ve iki ülke halkı da yöneticilerinden, aralarındaki yanlış anlaşılmaları gidererek, aynı karede sık sık görüntü vermelerini beklemektedir.



Haluk Mergen



*Süleyman MERDANOĞLU, “Bağımsızlığının 16. Yılında Türkiye Özbekistan İlişkileri “Türkiye Özbekistan Siyasi İlişkileri – 1” (www.altinmiras.com/Icerik_Detay.asp?Icerik=1554)





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 287
Toplam Tekil 1637348
IP 54.158.83.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu