“Türk yumruğunu görecekler” - ORTADOĞU GAZETESİ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“Türk yumruğunu görecekler” - ORTADOĞU GAZETESİ
Tarih: 12.06.2010 > Kaç kez okundu? 1923

Paylaş


2010-06-08 16:41:45



MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan”ın Türk düşmanı ve PKK”nın koruyucusu Mesut Barzani ile kucaklaşmasına ve İsrail”in küstahlığına sert tepki gösterdi.



Barzani”yi baştacı yaptılar

BARZANİ”ye karşı takınılan tavrın Türk tarihine kara bir leke olarak geçeceğini vurgulayan Bahçeli, "Teröristlerin emniyetini sağlayan Barzani”dir. Kerkük”te tapu ve nüfus dairelerini yakan çapulcu başlarından biri de Barzani”dir. PKK”yı terör örgütü olarak görmediğini söyleyen, PKK”yı Türkiye”ye karşı pazarlık aracı olarak kullanan da Barzani”dir. Cüret bulup her fırsatta Türkiye”ye meydan okuyan küstah da Barzani”dir. Başbakan”ın “Hoş geldiniz”dediği, elini sıktığı, yemek yediği, görüştüğü kişi budur" dedi



Hangi yetki ile geldi?

BAHÇELİ, "Mesut ağabey diyerek aileye alınmak istenen, Mehmetçik katili de bunlardır. Görüşmeler esnasında arka plana peşmerge paçavralarının asılmamış olması durumu gerçeği değiştirmeyecektir.

Başbakan sonuçta muhatabına kavuşmuştur. Önüne halılar sererek kucakladığını zat nihayetinde Irak”ı temsil etmediğine göre kafaların arkasındaki sinsi niyetler nelerdir? Peşmerge reisi en üst düzeyde ağırlandığına göre ülkemizde hangi yetki ve görevle ve nereyi temsilen bulunmuştur" diye sordu



Köşe bucak kaçacaklar

İSRAİL”in Türk gemisine saldırısının ardından yaşanan gelişmelere de değinen ve "Bu saldırı, Türk Milleti”ne karşı yapılmıştır”diyen ve MHP”nin hedefinin, çıkış noktasının ve stratejilerinin kaynağının yalnızca " Başkent Ankara " olduğunu belirten Bahçeli, " İşte ancak o zaman, Ermeni hesap soramayacak, Peşmerge aşağılayamayacaktır. Başımıza çuval geçirenler ise köşe bucak kaçacaktır. Ve işte o zaman, sahte “van minut”ların yerini, gerçek “Türk yumrukları”alacak ve hak edenin başına inecektir " dedi.



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, " Irak”ta yıllardır süren kanlı oyunlara göz yumanların, Türkmenlerin ezilip horlanmalarına aldırmayanların, Mehmetçiklere bir cenaze merasimini bile çok görenlerin, Allah”ı zikredenleri eleştirenlerin yalnızca Gazze üzerinden Müslümanlara, Orta Doğu ölümleri üzerinden şehitlere sahip çıkmaya çalışmaları tam bir aldatmadır, tam bir istismardır, tam bir iki yüzlülüktür " dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, MHP”nin, İsrail”in yardım gemisine yaptığı saldırıyı duyduğu andan itibaren gösterdiği tepkinin arkasında olduğunu ifade etti.

Bahçeli, " Uluslararası sularda gerçekleşen bu saldırı, Türk milletine karşı yapılmıştır. İsrail cezasız, ölümlerle sonuçlanan bu düşmanlık karşılıksız kalmamalıdır " dedi.



AKP”Lİ VEKİLLER NEDEN VAZGEÇTİ?

Aradan geçen yedi günlük süre içinde hükümetin, " hamasi nutuklardan ve sahte çıkışlardan başka ciddi sayılacak hiçbir girişimde bulunmayacağını ve bu anlayışla etkili ve kalıcı bir sonuç elde edemeyeceğini gösterdiğini " savunan Bahçeli, " Yardım faaliyetinin sakıncaları konusunda Dışişleri Bakanlığı önceden uyarıda bulunmuş mudur? Dışişlerinin vaki uyarısından sonra Gazze”ye gitmeye hazırlanan bazı AKP milletvekilleri bu kararlarından vazgeçmişler midir? sorularını yöneltti.

"Olayın duyulmasının ardından sözlü bile olsa haklı ve yerinde tepkiler göstermeye başlayan Başbakan Erdoğan, hükümeti ve partisi, ilerleyen günlerde yaptırımdan kaçıp hamasete sığınarak süreci neden soğutmaya çabalamışlar?" diyen Bahçeli, şöyle konuştu:

"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden bağlayıcılığı ve yaptırımı olan kınama kararı çıkartılamamış, bunun yerine, etkisi olmayan Başkanlık açıklaması ile yetinilmiştir. Başbakan”ın dünyayı ayağa kaldıracağız iddiaları da daha baştan boşluğa düşmüştür. İsrail”in yaralı ve vefat etmiş vatandaşlarımızı iadesi bir diplomatik zafer gibi sunulmaya çalışılmış, ne Arap ülkelerinden ve bunların oluşturduğu birliklerden, ne de birbirlerine ön isimleri ile hitap edecek kadar samimi olunan nikah şahidi yabancı başbakanlardan veya eşbaşkanlık yaptığı küresel projelerin sahibinden İsrail karşıtı bir açıklama ve destek alınamamıştır."



ERDOĞAN ÇARESİZLİK İÇİNDE

"Uluslararası ilişkilerde yaşadığı derin hayal kırıklıkları ve geriye doğru attığı yanlış adımların Başbakan Erdoğan”ı giderek çaresizleştirdiğini ve hamasete sığınmasını kaçınılmaz hale getirdiğini" belirten Bahçeli, "Bu açıdan, gelişmeleri hükümetin yedi buçuk yıllık icraatıyla beraber değerlendirmek; yaşananları doğru ve tarafsız bir bakışla incelemek yerinde olacaktır" dedi.

Bahçeli, İsrail”in bölgedeki sert tavrının herkesçe malum olduğunu ifade ederek, İsrail”i uyarmak ve şiddetten döndürmek için siyasetçilerin "elde Tevrat birbirleri ile münakaşaya tutuştuklarını" söyledi.

Devlet Bahçeli, "Biz, bu “öldürmeyin”, “çalmayın”ekseninde birbiriyle münakaşa eden muhataplarına 13 Kasım 2007 tarihinde kürsüden şiirler okuyan İsrail Cumhurbaşkanını TBMM”de hararetle alkışlamadan önce bu uyarıları niye yapmamış olduklarını hatırlatmak ve sormak isteriz" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan”ın geçen haftaki konuşmasında belki de en çarpıcı vurgusunun "bugünün yeni bir milat olduğu, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı ve İsrail”in bir yerlerden güç aldığını" söylemesi olduğunu ifade eden Bahçeli, "Şayet Başbakan Erdoğan bu sözünün arkasında durabilirse, bundan öncekiler gibi bu sözünü de yutmadan tutabilirse, bizim için bu son yorum diğerlerinden çok daha önemli ve stratejik sonuçlar doğuracak bir tespittir.

Başbakan Erdoğan”ın bu noktaya yedi buçuk yılın sonunda ulaşmış olması bile kendisi için bir ilerleme ve başarı sayılmalıdır" dedi.



"ONE MİNUTE" LARIN YERİNİ, GERÇEK “TÜRK YUMRUKLARI” ALACAK"





Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AKP”nin göbeğinden böylesine bağlı olduğu, Devlet Başkanını TBMM zemininde bir kurtarıcı gibi ayakta alkışladığı, geleceğini küresel projelere göstereceği sadakatte aradığı bu ülkeye karşı, Başbakan Erdoğan”ın üstü örtülü bile olsa eleştirmeye çalışması, kendisi için muazzam bir gelişmedir, dönüşümdür, aşamadır.

Bu değişimin devamı halinde, ülkemizi düşürdüğü zilletten kurtaracak bir umudun ışığı belki doğabilecektir.



Unutmayalım ki, dünyada ezilen, horlanan, zulmedilen Müslümanlar yalnızca Gazze”de bulunanlardan ibaret değildir. Irak ve Kerkük başta olmak üzere başka coğrafyalarda da oluk oluk kan akmaktadır.

Yine unutmayalım ki, mukaddesatı için hayatını kaybeden şehitler yalnızca Mavi Marmara gemisindekilerden ibaret değildir. Her gün PKK terörü vatan evlatlarımızın hayatını almaya devam etmektedir.

Geçtiğimiz hafta içinde İsrail saldırganlığını Türk topraklarında protesto eden bazı grupların ellerine Türk bayrağını almamış olmaları konusundaki eleştiri ve uyarı hakkımızı saklı tutarak diyoruz ki; Irak”ta yıllardır süren kanlı oyunlara göz yumanların, Türkmenlerin ezilip horlanmalarına aldırmayanların, Mehmetçiklere bir cenaze merasimini bile çok görenlerin, Allah”ı zikredenleri eleştirenlerin yalnızca Gazze üzerinden Müslümanlara, Orta Doğu ölümleri üzerinden şehitlere sahip çıkmaya çalışmaları tam bir aldatmadır, tam bir istismardır, tam bir iki yüzlülüktür."

MHP”nin hedefinin, çıkış noktasının ve stratejilerinin kaynağının yalnızca "Başkent Ankara" olduğunu belirten Bahçeli, "İşte ancak o zaman, nafile sözler yerini yaptırımlara bırakacak, boş hamaset yerini stratejik adımlara terk edecektir. Ermeni hesap soramayacak, Peşmerge aşağılayamayacaktır.

Başımıza çuval geçirenler ise köşe bucak kaçacaktır. Ve işte o zaman, sahte “van minut”ların yerini, gerçek “Türk yumrukları”alacak ve hak edenin başına inecektir" dedi.



BARZANİ İLE KUCAKLAŞTILAR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Geride kalan yıllar AKP hükümetlerinin terörle mücadele politikalarının iflasının acı hatıraları ile doludur" dedi.

Bahçeli, geçen haftanın önemli gelişmelerinden birinin Irak”ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani”nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kucaklaşması olduğunu söyledi.

"Türk tarihine kara bir leke olarak geçecek bu buluşmanın, hükümetin baştan beri izaha çalıştıkları küresel projelere nasıl mahkum hale geldiğinin de en açık delili olduğunu" savunan Bahçeli, "Acaba dünyada kendisine yöneltilmiş kanlı eylemler hızla sürerken, katillerin dostu ile kucaklaşan başka bir ülke yöneticisi daha var mıdır? Maalesef ülkemiz buna da şahit olmuş, milletimiz bu alçalma halini de AKP zihniyeti ile iliklerine kadar yaşamak durumunda kalmıştır.

Bizzat AKP”li bir hükümet üyesinin tarifiyle “dünün postal yalayıcısı” olmakla küçümsenen bu zatın ziyaretinde, bu sözleri söyleyenin de aynı toplantıda utanmadan hazır bulunmuş olması, gerçekte hangisinin postal yaladığı hakkında herkese fikir vermiş olmalıdır" diye konuştu.

"Barzani”nin kim olduğuna bakarsak, nasıl bir kumpasın karşımızda olduğunu, Başbakan”ın nasıl bir aczin içene düştüğünü anlamamız da kolay olacaktır" diyen Bahçeli, "Kuzey Irak”ı Türkiye”ye karşı saldırılarda bir harekat üssü olarak kullanan PKK teröristlerinin yuvalandığı alanın sorumlusu, Barzani”dir" dedi.



Kandil dağına giden yolların kontrolünün, her gün iki kamyon erzakın taşındığı kontrol noktasının da sorumlusunun, Barzani olduğunu öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Can almaya devam eden kanlı terör örgütü PKK”nın en büyük koruyucusu, Barzani”dir. Bölgede yuvalanan teröristlerin lojistik desteğini ve emniyetini sağlayan, Barzani”dir.





Türkiye”nin PKK”yı dağdan indirmek için peşinden koşmak durumunda bırakıldığı kişi de Barzani”dir. Kendi ülkesindeki bölünme modelinin benzerini ülkemizde de uygulamak için içten içe siyasi faaliyet gösteren de Barzani”dir. PKK”yı terör örgütü olarak görmediğini ilan eden, PKK”yı Türkiye”ye karşı bir tehdit ve pazarlık aracı olarak kullanan da Barzani”dir. Başbakan”ın güvendiği, elini sıktığı, iş birliği yapmaya çağırdığı, beraber yemek yediği, hoş geldiniz dediği, karşılıklı görüştüğü Barzani budur.



ERDOĞAN MUHATABINA KAVUŞTU

Görüşmeler esnasında, arka plana peşmerge paçavralarının kamuoyu alıştırılana kadar asılmamış olması durumu ve gerçeği değiştirmeyecektir.

Başbakan Erdoğan sonunda muhatabına kavuşmuş ve layığını bulmuştur. Resmi basın açıklamalarına sahne olan salonda, Irak Devletinin bayrağın bulunmaması son derece manidar ve tehlikeli bir gidişatın habercisi niteliğindedir. Önüne halılar sererek kucaklaştığınız zat, nihayetinde Irak Devletinin bir mensubudur. Bu şahıs ülkesinin bayrağı ile temsil edilmediğine göre, kafaların arkasındaki sinsi niyetler nelerdir?



Bu iğrenç ilişkiyle birlikte, Türkiye”nin Irak”ta oluşması muhtemel yapay devletin varlığının savaş nedeni sayılacağına dair kuru tehdit de bütünüyle ortadan kalkmış, sözde kırmızı çizgi tamamen silinmiştir. Özellikle son yıllarda, binlerce vatan evladının kaybından sorumlu tutulması gereken bir suç ortağının ve şebeke reisinin Başbakan, Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı ile buluşmuş olması ancak AKP”ye layık bir düşkünlük olarak tarihe geçecektir."



BU SAKAT YAKLAŞIM...

Terör saldırılarının, AK Parti için ciddiye bile alınması gereksiz ayrıntılar haline geldiğini iddia eden Bahçeli, "Varsın Mehmetçikler toprağa verilmeye devam etsin, varsın aşiret reisleri hakaretlerini sürdürsün; yeter ki Okyanus ötesi ile aramız bozulmasın, yeter ki peşmerge reisleri gücenmesin ve bu duruma milletimizde sessiz kalsın. AKP”nin düştüğü açmazın özü ve özeti budur" diye konuştu.

"AKP Hükümeti, yıllar içindeki teslimiyetiyle terörle mücadelemizin yöntemini küresel gücün icazetine, tedbirleri ise Barzani”nin vereceği kararlara mahkum etmiş, terörle mücadeleyi yabancıların ipoteği altına sokmuştur" diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Kuzey Irak”a karşı caydırıcı etki icra edecek ekonomik önlem ve yaptırımlar uygulanamamış, askeri alanda Türkiye”nin gücünü ve imkanlarını harekete geçirmede kararlı bir duruş ortaya maalesef konulamamıştır. Türkiye”nin yapması kaçınılmaz olan geniş çaplı askeri harekatın önünü baştan kesen Amerika, sorunun çözümünü Türkiye içinde atılacak siyasi adımlara yönlendirme çabası içine girmiş ve açılım denen yıkımla yeni bir süreç başlatmıştır. Bu dönemde, bir taraftan “terör örgütü demeyeni muhatap almayız”diyerek sözde kararlılık gösteren Başbakan, diğer yandan PKK”ya terörist diyemeyen Barzani ve Talabani ile görüşmelerini ısrarla ve pişkince sürdürmüştür.

Geride kalan yıllar AKP hükümetlerinin terörle mücadele politikalarının iflasının acı hatıraları ile doludur. Kuzey Irak yönetiminin PKK”yı himaye etmekten vazgeçirilmesi için caydırıcı ve zorlayıcı önlemleri uygulama imkanı varken, AKP hükümeti bunun yerine peşmerge reislerini daha da cesaretlendirecek yanlışlara sürüklenmiştir.

Hükümet, etkisiz müzakereler ve ikili görüşmeler, karşılıklı ziyaretler, üçlü mekanizma, koordinatör sistemi ve stratejik vizyon belgesi adı verilen oyalanma metinleriyle geçen yılların ardından terörle mücadelede hiçbir mesafe kat edememiştir. Her kanlı cinayeti “teröristlerin son çırpınışları” olarak geçiştiren hükümet, bugüne kadar gereken siyasi ve hukuki tedbirleri almaktan kaçınmış, terör gibi çok organize bir faaliyeti sözde etnik kimliklerin okşanması ile çözeceğini zannetmiştir.

Bu sakat yaklaşım, yurt içinde ve dışında bölücülüğün daha da zemin kazanmasına yol açmış, bugün ülkemizin karşısına açıkça isyan ve eylem tehditleri savuran hainlerin çıkmasına, ayrışma ve bölünme dinamiklerinin bütün unsurlarıyla harekete geçmesine neden olmuştur.





Başbakan Erdoğan”ın açılımla birlikte Iraklı aşiret reislerini resmi muhatap olarak tanıması, Türkiye ile PKK arasında dolaylı ve aracılı müzakere sürecini de başlatmıştır ve nihayet oynanan oyunun son perdesi de açılmış, adına geçtiğimiz yılın Temmuz ayının 23”ünde “açılım”denen yıkım projesi, iyi şeyler olacak tezahüratları eşliğinde hayata geçirilmeye çalışılmıştır.





Gelinen aşamada ise ülkemiz işbirlikçi hükümet eliyle PKK ile peşmerge reisi arasında bir tercihe doğru hızla itilmekte, “ölümü göstererek sıtmaya razı edilmeye”çalışılmaktadır. Bu konuda bizlere ışık tutacak yegane ölçü ve kılavuz, açılım denen yıkımdan memnun olanların sicilleri ve kimlikleridir."

Bahçeli, toplantı çıkışında gazetecilerin, anayasa değişikliğinin iptali istemini içeren başvuruya ilişkin sorularını, gruptaki konuşmasını gölgelediği gerekçesiyle yanıtlamadı.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 441
Toplam Tekil 1635972
IP 54.167.165.157






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu