Kazan kaldırmanın ellinci yılı.. - Dr. Burhan ÖZFATURA - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Kazan kaldırmanın ellinci yılı.. - Dr. Burhan ÖZFATURA
Tarih: 05.06.2010 > Kaç kez okundu? 1985

Paylaş


04 Haziran 2010



27 Mayıs – yüz kızartıcı- darbesinin üzerinden elli yıl geçti. Ancak, doğurduğu yıkımlar, anti- demokratik tablolar, kötü alışkanlıklar, bir türlü sona ermedi. Gerçek anlamda demokrasiye, halâ kavuşamadık. Tayinle gelenlerin, seçimle gelenleri yönettiği; seçim/sandık/oy kavramlarının hiçbir değerinin olmadığı; darbe teşebbüs ve teşviklerinin bitip tükenmediği; halkın hor görülüp, devamlı baskı altında tutulduğu, Atatürkçülük ve Laikçilik istismarları ile demokratik hakların yasaklandığı; imtiyazlı olduğunu farz eden bazı gurupların (CHP, Yargı, Medya, Asker, Holding patronları, vb) yönetime hâkim olma arzusunun sürdüğü; çarpık tablo hâlâ devam etmektedir.



- 27 Mayıs harekâtı; her şeye zarar veren; bu arada Ordu”nun disiplin ve düzenini de berbat eden, ayakları baş yapan bir isyandır. ABD”nin verdiği para ile 5 binden fazla subay ve özellikle de generallerin tümü/ (235 adet) tasfiye edilmiştir. Tam anlamı ile ABD”ye bağlı, her fırsatta oradan gelen emir ve talimatlarla darbe yapan, bir yapı kurulmuştur. Halkla Ordu arasına engeller konmuş; toplumun büyük çoğunluğunu potansiyel tehlike olarak gören, dış düşmanlara değil de halkına karşı örgütlenen; manevi değerlere soğuk bakan; suçlamayı/ fişlemeyi/ dışlamayı görev sayan, her işe karışan, devamlı olarak politikaya müdahale eden, bir ortam oluşturulmuştur.



- Silahlı Kuvvetler mensuplarının, halkla ilişkisi kesilmiş; Lojman/ Orduevi/ Kışla üçgenine mahkûm edilmişlerdir. İstedikleri gazete/ dergi ve kitapları okuyamaz; özel hayatlarını arzu ettikleri gibi yaşayamaz olmuşlardır. Toplumun tümüne yönelik, büyük gözaltı ve fişleme uygulamaları, onlar için de geçerli olmuştur.( Binlerce, çok değerli subay ve astsubay, çoğu iftiralara dayanan kararlarla, ordudan ihraç edilmiştir. Haysiyetleri ve ekmekleri ile oynanmıştır)



- Her darbe, her muhtıra, Ülkenin sosyal/ ekonomik ve demokratik düzeyine zarar vermiştir. Neticede; az gelişmiş, demokrasi ile yönetilmeyen ülkeler listesinde yer alan, bir Türkiye durumuna düşülmüştür. ( Bu tablonun en büyük teşvikçisi ve destekçisi de CHP/ Üniversiteler/ Yargı/ Medya ve İstanbul dukalığıdır. Elbette; her darbe sonrası, meydanları dolduran, dönek ve şakşakçılar ile korkak ve tepkisizlerin vebali de çok büyüktür)



- Uygulamalardaki ve sosyal statüdeki eşitsizlik (eğitim/yargı/maaş ve emeklilik uygulamaları; Askeri ihale ve harcamaların denetimsizliği; Orduevi ve kantin hesaplarının kontrolsüzlüğü, vb) ayrı bir problemdir. Ve politikacıların dile getirmeye cesaret edemediği konulardır.



- 27 Mayıstan bu yana, seçim kazanmış iktidarların tümü, gerçek anlamda muktedir olamamışlardır. Her konuda, Ordu”dan icazet bekler, duruma düşmüşlerdir. Bu pasifliğe rağmen; darbe ve muhtıraların ardı arkası kesilmemiştir. Ülke”nin gerçek demokrasiye kavuşmasına; TBMM”nin lâyık olduğu önemi kazanmasına, bir türlü geçit verilmemiştir.



Velhasıl, 27 Mayısı, ne kadar lanetlesek azdır.



- İhtilâl”de, 17 yaşında, lise son sınıf öğrencisi, bir gençtim. Aslında DP ye karşı, ciddi bir sempatim de yoktu. Zira benim kasabamda, ne kadar üçkâğıtçı varsa, bu partinin yönetimine girmişti. Kahve/ Lâstik/ Kalay/ Sümerbank malları vb. her türlü malın karaborsasını bunlar yürütüyordu. Kızılay/ ÇEK / THK vb. kurumları da, sömüren bunlardı.



O günkü, bilgi düzeyimle bile, nasıl bir ABD uydusu olduğumuzu; milli sanayimizi (özellikle Savunma Sanayini) nasıl körelttiğimizi; ABD arabaları satılsın diye, demiryoluna değil de, karayollarına ağırlık verdiğimizi; analiz edebiliyordum. (Aynı ABD, merhum Menderes”in ipini çektirmiştir)



Ancak, iğrenç 27 Mayıs tabloları; özellikle Yassıada mahkemesindeki yüz karası uygulamalar/ talimat ile yürüyen davalar/ sanıklara karşı takınılan/ seviyesizce ve ahlâksızca tavırlar; idama giden / maktul bir Başbakana yapılan hakaretler, prostat muayeneleri; Ada komutanının psikopatça tavırları; medyanın yalanları ve yalakalıkları; davaların komik gerekçeleri; haksız idam kararları; beni çok etkiledi. Mağdur ve mazlumlara karşı sempati doğurdu.



Buna ilaveten, 1960 yılında girdiğim SBF” de; Prof. Bahri Savcı gibi hocaların, Anayasa dersi yerine, durmadan “ kuyruklar” diye sürdürdüğü hakaretler, işin tuzu biberi oldu.



Ve bizzat yaşayarak, en kötü demokratik uygulamanın, her türlü askeri rejimden daha iyi olduğunu, öğrendim. Darbe teşvik ve destekçilerinin de gerçek yüzünü gördüm.



- Özellikle başkanlık dönemimde, çok sayıda üst rütbeli general ile tanışmak ve beraber çalışmak imkânım oldu. Tümü de; kaliteli, dost canlısı insanlardı. Peki, ama nasıl olup da, Silahlı Kuvvetler mensubu olarak, bu tabloyu normal görebiliyorlardı? Aldıkları eğitim mi hatalıydı? Yoksa herkes birbirinden mi çekiniyordu? Standart düşünce ve uygulamanın dışına çıkmaktan mı korkuyorlardı? Onların da fikir ve vicdan hürriyetleri üzerinde baskı mı vardı? Hâlâ, çözebilmiş değilim.



Netice olarak, ömrümüz geçti, bir türlü gerçek demokrasi havasını teneffüs etme, imkânı bulamadık. Hiç olmazsa, evlatlarımız ve torunlarımız, bu yüz kızartıcı, çağ dışı ortama mahkûm olmasınlar. Gerçek demokrasi ortamında, yaşama şansı bulsunlar.



www.burhanozfatura.org









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 25
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 532
Toplam Tekil 1640887
IP 54.161.168.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu