TÜRK”ÜN KÖKÜNÜN KAZINMASI -6- - Özkan BOSTANCI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRK”ÜN KÖKÜNÜN KAZINMASI -6- - Özkan BOSTANCI
Tarih: 26.05.2010 > Kaç kez okundu? 2053

Paylaş


TÜRK”ÜN KÖKÜNÜN KAZINMASI -6-



Yazımızın 6. bölümüne geldik, kaldığımız yerden devam edelim.



- "Millî hayatımızda yediden yetmişe hepimizin bilmesi gereken zafer günlerimiz olmakla beraber, ACISINI DÜNYA DURDUKÇA İÇİMİZDEN ATAMIYACAĞIMIZ MİLLÎ FELAKET GÜNLERİMİZ DE VARDIR...



1877 Rus Harbi sonu büyük muhaceretleri! ..



TÜRK”ÜN AVRUPA”DAN ÂDETA KÖKÜNÜN KAZINMASI İSTEĞİYLE HORTLAYAN HAÇLI ZİHNİYETİNİN GİRİŞTİĞİ TOPLU KATLİAMLAR!..



1912 Balkan Savaşı ve TÜRKLER”e reva görülen zulüm ve İŞKENCELER!..



Tarihin bu acı mirasları her TÜRK”ün kalbinde unutulmamak üzere dünya durdukça muhafaza edilmelidir.



Milletimizin kalbinde HİSS-İ İNTİKAM olmalı!..



Bu alelâde bir intikam değil; hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların mazarratlarını izaleye matuf bir intikamdır"

(16.3.1923) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK



BALKAN HARBİ (1912) :



Balkan Savaşı; Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ”ın Osmanlı Devleti”ne harp ilan etmesi ile başlamıştır...



Bulgar Kralı Alman asıllı Ferdinand, "Hıristiyanları esaretten kurtarmak için Türkler”e harb açmak zorunda kaldıklarını" söylemişti.



Savaş sırasında Yunan ve Bulgar sansürüne ilâveten Rus sansürü de etkili idi. S



adece Hrıstiyanların hissiyatını okşayan haber ve yazılara imkân tanınıyordu.



Türkler zulüm ve vahşete kalkışmış gibi gösterilerek dünya kamuoyu aldatılmakta idi.



Gerçekleri ortaya koymaya çalışan Piyer Loti ve Klod Farer önceleri hakarete uğramışlar ve kendilerine inanılmak istenmemişti!



Ancak bütün sansüre rağmen Balkan devletlerinin giriştikleri tüyler ürpertici zulümler en sonunda gizlenemeyecek hale gelmiş, bir çoğu resmî vesikalar her tarafta görülmeye başlamıştı.



Saldırgan çarıklı komitacıların din gayretinden ziyade; yağma, talan, ırza tecavüz, ve kinlerini tatmin etme peşinde oldukları meydana çıkmıştı.



Bu zalimler müslüman evlerinden tatmin olmadıkları takdirde, hıristiyan evlerine de saldırıyorlardı!



Müslüman kadınları zorla hıristiyan yapmak için ölüm ve ırza geçme tehdidi ile kiliselere götürüyorlar, istemeyerek hıristiyan olanlara dahi sonradan tecavüz ediyorlardı!



Balkan orduları, tıpkı 2. Mahmud döneminde Yeniçeriler”in ortadan kaldırmasının yarattığı boşluk gibi, Meşrutiyet ve particiliğin yarattığı boşluk içinde olan Osmanlı ordusunun zaafından istifade ederek, 15 gün içinde hudutlarımızı geçmiş, Türk beldelerini yağma, talan ve tahribe koyulmuşlardı...



Geçtikleri yerlerde evleri, ekinleri yakıyor çoluk-çocuk, genç-ihtiyar demeden ele geçirdiği köylüleri çeşitli işkencelerden sonra öldürüyorlardı...



Genç kız ve kadınları ise öldürmeden evvel döverek, zorlayarak ırzına geçiyor, bir kısmını da kiliselere götürerek zorla Hıristiyan yapıyorlardı.



Reddedenleri, diğerlerinin gözleri önünde yavaş yavaş, en âdi usüllerle öldürüyor, geri kalanlara korku salıyorlardı...



Memeleri, tenasül uzuvları kasatura ile kesilen, saçlarından asılan kadınlar...



Gözleri oyulan.



Kulakları, burunları, dilleri kesilen.



Veya duvarlara kulaklarından çakılan erkekler...



Ağlamalarına engel olmak için kundaklarında süngülenip parçalanan çocuklar...



Bunlar her yerde tekrarlanan mezalimin alelâde hadiseleri idi!



Bu kanlı-kinli Haçlı ordusuna, yol üzerindeki yerli Hıristiyanlar da iltihak ediyordu.



Bu yüzden Müslümanların çoğu nereye kaçsa kurtulamıyor...



Yakalanıyor...



Öldürülüyor...



Öldürülüyor...



Öldürülüyorlardı!..



Her nasılsa kaçabilenler, aç, çıplak, perişan kafileler halinde gündüzleri ormanda, ağaçların arasında saklanıyor.



Geceleri de soğukta, karda, tipide yol almaya çalışıyorlardı!..



Bunun ne demek olduğunu, 24-35 yaş arasındakiler hem Bosna facialarından, hem de Kosova felâketinden dolayı bilirler.



Böyle perişan kafileler televizyon ekranlarına yansımıştı. (1990”lar)...



Ama çekilen acıların ne kadar büyük olduğu, yaşamadan bilinmez.



Filim gibi seyretmekle olmaz!



Camilere giren komitacılar, duvarlarda asılı duran âyet levhalarını yerlere atıyor, Kur”an-ı Kerimleri parçalayarak ayaklar altında çiğniyordu!..



Bunu da yaşadık.



Amerikan askerleri, Guantanamo işkencehanesinde yıllardır tutulan Müslümanlar”ın elinden aldıkları Kur”an-ı Kerimleri (hâşâ!) tuvalet kâğıdı olarak kullanmışlardı!.. (2000”ler)



Tekkeler, zaviyeler ahır haline getiriliyor, türbeler içindeki evliya mezarları kaldırılarak saman ve arpa deposu yapılıyor, şehitlerimizin mezar taşları ile helâ inşa ediliyordu.



Çiftlik sahibi beylerin bütün malları yağma ediliyor, kendileri de çiftlik kapısına ayağından asılıp altına ateş yakılıyordu!



Bütün bu vahşete rağmen, korkunç bir karşı propoganda ile "Türkler”in Hıristiyanlar”a zulmettiği" Avrupa”da yayılıyor, bunun için hayalî kartpostallar, broşürler bastırılıyor, haberler, kitaplar yayınlanıyordu.



DİMİTRİ KİTSİKİS adlı Rum”un YUNAN PROPOGANDASI (İstanbul, 1963”de tercümesi yayınlandı) adlı kitabı bu işin nasıl yapıldığını anlatmaktadır.







Yine de yabancı gazeteciler arasında şahit oldukları manzara karşısında isyan edenler de çıkıyordu.



Bunlardan birisi şöyle yazmıştı:



- "Trakya ve Makedonya”da nazarlara çarpan facialar, ilk çağın ve orta çağın zulüm ve vahşetlerini fersah fersah geçmiştir!"



- "Her nereden geçiyorsak;



Parça parça olmuş cesetler...



Yangınlar içinde yakılıp yıkılmış köyler...



Tahrip edilmiş çiftlikler...



Yağma edilmiş ev ve dükkânlar...



Kiliseye çevrilmiş camiler...



Açlıktan can çekişen binlerce aile...



Irz ve namuslarına tecavüz edilmiş yüzlerce genç kız..."



- "Hasılı, tüyler ürpertecek facialar, tasvir ve yazmakla bitmeyecek zulümler görüyoruz.



Ey medenî Avrupa!



Bu zulümlere daha ne kadar müddet seyirci kalacaksın?"



Bu tarz bilgileri ihtiva eden vesikalardan bazıları şunlardır:



- Fransız subayı Mösyo Folon”un Deba gazetesinde yayınlanan raporu,



- Jandarma müfettişi Fransız generali Buman”ın gönderdiği resmî rapor.



- Paris”te Fransızca yayınlanan Jön Türk gazetesinin"Müttefiklerin Dosyası" ser”i yazısında yer alan vesikalar...



Daha sonra bu vesikalar Jan Rupi yazdığı "Doğu Savaşı ve Balkan Hükûmetlerinin Zulümleri" adlı kitaba da girmiştir.



- "Balkan Zulümlerinin Vesikalarını Yayınlama Cemiyeti"nin yayınladığı belgeler,



- Selânik Valisi”nin 9 Aralık 1912 tarihli raporu,



- İstromca Müddeiumumisi”nin 24 Ocak 1913 tarihli raporu,



- Ecnebi gazetecilerin kendi gazetelerinde yayınladıkları raporlar.



- Balkan Savaşı”nında Yunanlar, girdikleri şehirlerdeki hapishanelerden kaatilleri çıkararak, her birine resmî bir sıfat veriyor, sonra bunların öldürdükleri insanların üzerinden çıkan paradan hisse veriyorlardı!..



Bunu Osmanlı tâbiyetinde olan Rum doktor Andoki”ye dahi uyguladılar.



Andoki”yi öldüren kaatile, bankadaki parasının bir kısmını verdiler.



Karısının feryatlarına aldırmayarak mallarını müsadere ettiler!



- SİROZ, DRAMA, KAVALA, NUSRETLİ ve DEMİRHİSAR halkı tepeden tırnağa Bulgarlar tarafından soyuldu!..



DEDEAĞAÇ ve ISTROMCA”da evlerin pencerelerinde solmuş bir perde dahi bırakmadılar!..



Sandıklardaki kefen bezlerini dahi aldılar!



Yerli Bulgar ahali askerlere ve komitacılara yardım ediyordu.



Herkesin mâlî durumu az çok bilindiğinden, bir şeyler gizlediğinden şüphelenilenlere, çok ağır zulüm ve işkence tatbik ettiler!



- DEDEAĞAǔta yanlışlık olmasın diye Hıristiyan evlerinin kapısına haç işareti koymuşlardı.



Fakat sonradan çapulculuğun ölçüsünü öyle kaçırdılar ki, Rum evlerine de daldılar!..



İtalyan rahipleri silah tehdidi ile soydular!..



Fransız rahiplerin ellerindeki paralar da aynı şekilde gaspedildi.



Bulgar ordusu şehre girince, kumandan General Kenol”a şikâyette bulunuldu.



Ancak general toplanan paradan geri alabildiğini kendi cebine attı!



- Bulgar papazları, zaptedilen her şehir ve köye ordunun önünde giriyorlar, Müslümanlar”ın mal, can ve ırzlarını "helâl" ilân ediyorlardı!..



Kocaları, babaları öldürülen genç kız ve kadınlar yaka paça kiliseye getirilerek din değiştirmeye zorlanıyorlardı!..









Bulgarlar İSTROMCA”da gruplar halinde genç Türk kızlarını kiliseye götürerek hıristiyanlaştırdılar!..



Kabul etmeyenler, diğerlerinin gözü önünde gözleri oyularak, memeleri hançerlenerek yavaş yavaş öldürüldüler!..



Diğerleri can korkusu ile papazın dedilerini tekrar etmek zorunda kaldılar!



- 5 Kasım 1912”de İSTROMÇA askerî Valisi, şehrin Rum metropolitine "bütün ahaliyi Hıristiyan yapması" için bir emir gönderdi!..



8 Kasım”da 300 Boşnak aile, ölüm tehdidi ile kiliseye götürülerek zorla hıristiyanlaştırıldı.



- RAHMANLI”da önce katliam yapıldı, sonra sağ kalan ahalinin tamamen Hıristiyan olması lüzumunu ilan ettiler!.



Kabul edilmezse, halkı camiye doldurarak imha edeceklerini bildirdiler.



Neticede kabul etmeyenleri söyledikleri gibi öldürdüler!



Garşofi imzası ile Bulgaristan”dan gönderilen bir mektupta:



- FİLİPE”ye bağlı ÇORYANO nahiyesi imamı MUSTAFA EFENDİ, bir Bulgar papazı tarafından 27 Kanunisâni 1913”de tevkif edilerek TOLAŞTIR nahiyesine getirildi.



Müslümanlar”ın zorla Hıristiyanlaştırılması ayinini müteakip, papaz, imama dönerek , ”Eğer köyünün İslamlar”ına da Hıristiyanlığı kabul ettiremezsem, seni asacağım,” dedi.



İmam jandarmaların muhafazası altında köyüne döndü.



O gece evvela kızlarını ve karısını boğazladı, sonra kendisini astı!"



- "Şikâyet üzerine FİLİBE kumandanı GENERAL İLYOF, Müslüman köylerine gitti, ama TEŞPİNO”ya bağlı DORKOBO ve KOSTONDOVO köylerine varır varmaz camileri yıktırdı!.."



- "Bulgarlar, İslamlar ile meskûn köylerde her türlü vahşeti irtikap ediyorlar! Müslüman kızlarının zorla Hıristiyanlar ile evlendiriyorlar!..



Yüzlerce fukara ve zuafa, aç-bîilâç sokakta dolaşıyorlar, zerre kadar merhamet görmüyorlar!"

(Avram Galanti, Tarih Dünyası cilt 3, sf. 21, 1951



Bulgar ordusu, Bulgar ve Yunan çeteleri için ırza tecavüz alelâde bir hadise idi!..



Bunun benzerine, 1990”ların başında Sırp, Hırvat çetelerinin Bosna”da uyguladıkları zulüm ve tecavüzleri ile şahit olduk!..



Onbinlerce Müslüman kadın, komşularının bile tecavüzüne uğradı!



Sırplar genç Müslüman kadınlardan çeteler iç in genelevler oluşturdular.



Aynı davranışı, Japonlar 1940”larda Kore”ye girdiğinde, askerleri için yapmıştı!



Zincirini koparmış gibi saldıran bu vahşi eşkiyalar takattan kesilinceye kadar tecavüzlerine devam ediyor, mecalleri kalmayınca da zavallı kadınların tenasül uzuvlarını kasatura ile kesiyor, öldürüyorlardı!



Kadınlara kocalarının önünde bile tecavüz ettiler!..



Kurşuna dizmek veya işkenceyle yavaş yavaş öldürmek üzere bağladıkları erkeklerin gözleri önünde kızlarını kirlettiler!..

Biz hep MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK”ün emperyalist Hristiyan ülkeler için kullandığı;



"GARB”IN ASLA AFFETMEYECEĞİMİZ ZALİMLERİ"



Tanımına inanmışızdır!..



O ZALİMLERİ VE ONLARIN UŞAKLARINI ASLA AFFETMEYİZ!..



Özkan BOSTANCI





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 765
Toplam Tekil 1638654
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu