YUNAN MEZALİMİ, DÜNYADA EN BÜYÜK SOYKIRIM, TÜRK”LERE YAPILMIŞTIR!.. -1- - Özkan BOSTANCI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









YUNAN MEZALİMİ, DÜNYADA EN BÜYÜK SOYKIRIM, TÜRK”LERE YAPILMIŞTIR!.. -1- - Özkan BOSTANCI
Tarih: 15.05.2010 > Kaç kez okundu? 2105

Paylaş


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK diyor ki:



- "Millî hayatımızda yediden yetmişe hepimizin bilmesi gereken zafer günlerimiz olmakla beraber, ACISINI DÜNYA DURDUKÇA İÇİMİZDEN ATAMIYACAĞIMIZ MİLLÎ FELAKET GÜNLERİMİZ DE VARDIR...



1877 Rus Harbi sonu büyük muhaceretleri!..



TÜRK”ÜN AVRUPA”DAN ÂDETA KÖKÜNÜN KAZINMASI İSTEĞİYLE HORTLAYAN HAÇLI ZİHNİYETİNİN GİRİŞTİĞİ TOPLU KATLİAMLAR!..



1912 Balkan Savaşı ve TÜRKLER”e reva görülen zulüm ve İŞKENCELER!..



Tarihin bu acı mirasları her TÜRK”ün kalbinde unutulmamak üzere dünya durdukça muhafaza edilmelidir.



Milletimizin kalbinde HİSS-İ İNTİKAM olmalı!..



Bu alelâde bir intikam değil; hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların mazarratlarını izaleye matuf bir intikamdır" (16.3.1923) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK



Biz diyoruz ki, DÜNYADA EN BÜYÜK SOYKIRIM, TÜRK”LERE YAPILMIŞTIR!..



İZMİR”İN İŞGÂLİ:



1917 senesinde azılı bir TÜRK ve İSLÂM düşmanı olan ELEFTORİOS VENİZELOS, ikinci defa iktidara geldi, BAŞVEKİL oldu.



TRAKYA ve ANADOLU”nun işgâli bu adamın marifeti olduğu için o dönemin elem verici hadiselerini nakletmeden önce kendisini iyi tanımak gerekir.



VENİZELOS, ilk defa GİRİT İSYANI”nda ve GİRİT”teki TÜRK katliamında adını duyurmuş, şöhret kazanmıştı.



Bu isyanın elebaşlarından biri idi. Eski BİZANS”ı yeniden kurmak, bütün Yunanlar”ın olduğu gibi onun da hayaliydi.



Hatta Yunanistan”ın sınırlarını BÜYÜK İSKENDER”in ulaştığı yerlere taşımayı düşünüyordu!..



Halbuki ETRÜSK asıllı olan MAKEDONYALI İSKENDER, Grek bile değildi!..



Grek-Yunan olmak şöyle dursun, kadim Yunanistan”ı bir uçtan diğer uca çiğneyerek imparatorluğuna katmıştı!..



İSKENDER”in Yunanistan”la tek ilgisi babası Kral FİLİP”in ARİSTO”yu ona hoca olarak tutmasıydı!



Yunanlar, hiç bir zaman MAKEDONYA”ya hâkim ve sahip olmamışlardır. DOĞU ROMA demek olan BİZANS İMPARATORLUĞU da, hiç bir zaman M.Ö. 300”lerde silinen eski GREK-YUNAN şehir devletleri ile alâkalı değildi.



Eski Yunan medeniyetinin Bizans”la ve Avrupa ile bağlantısının kurulması, kendilerine şerefli bir geçmiş arayan Hıristiyan Batı Avrupa aydınlarının uydurmasından öteye gitmez!



Bugünkü Rumlar”ın (ki, Romalı demektir) veya Yunanlar”ın o medeniyetle hiç bir ilgisi olmadığı; MORA İSYANI, GİRİT İSYANI, BALKAN HARBİ”nde olduğu gibi 1919-1922 ANADOLU ve TRAKYA işgâlinde, ve 1950”den itibaren KIBRIS”ta yaptıkları ile ortaya çıkmıştır.



Venizelos, - "Gençliğimizden beri ben, SİKİRİOS adasını (Ege Denizi”nin tam ortasındadır) ELENİZM”in coğrafî merkezi saymışımdır!" derdi...



İlk başvekilliği sırasında (1910-1915) Kral Konstantin”e, "Alman siyasetinden vazgeçerek, İtilaf Devletleri safına dahil olmasını" teklif etmiştir!



31 Ocak 1915”te Kral”a yazdığı bir mektupta, Yunanistan”ın ANADOLU”dan istediği toprakların 125.000 kilometre kareyi geçtiğini" belirtmişti!..



Böylece BALKAN HARBİ sonucu BİR MİSLİ büyümüş olan Yunanistan, BİR MİSLİ daha büyüyecekti!..



Fikrini kabul ettiremeyince, istifa ederek Selânik”e gitmiş, oradaki İHTİLÂLCİLER GRUBU”nun başına geçmiştir!



1917”de Kral Konstantin”in tahtı terketmesi üzerine, yenine gelen Aleksandr, onu tekrar Başvekil yaptı.



Venizelos da, 15 Mayıs 1919”da, sırtını dayadığı İngiltere”nin desteği ile emellerini gerçekleştirmek üzere, Yunan ordusunu İZMİR”e çıkardı!



15 Mayıs 1919 İzmir çıkartması ve 10 Ağustos 1920”de SEVR ANTLAŞMASI imzalandıktan sonra, 7 Eylül 1920”de Yunan meclisi şu kararı almıştı:



- "Yunan âlemi Elefterios Venizelos”u Yunanistan”ın hâdimi, vatanın kurtarıcısı ve koruyucusu olarak selâmlar!"



Venizelos, Yunan ordusunu 1922”de Anadolu”da hezimete uğratmışsa da, Lozan konferansı”nda âdeta bunun intikamını almış, TÜRKİYE burnunun dibindeki EGE ADALARI”ndan mahrum edilmiş, BATI TRAKYA mağlup Yunanistan”da kalmış, yaptıkları bütün katliam ve tahribata rağmen Yunanistan”dan SAVAŞ TAZMİNATI alınamamıştı!..



Ayrıca İstanbul”da hain Rumları”nın, ve fesat yuvası PATRİKHANE”nin yerinde kalması engellenememiştir!



Ünlü Yunan generali ANDONEKEA”nın dediği gibi, LOZAN”da gerçek zaferi, Mandacı İsmet paşa değil, Venizelos kazanmıştır!..

(Nikola A. Andonekea, Politiki Istoria Eledos, 1821-1950, Atina, 1953)



Bunu yazmakla LOZAN ANTLAŞMASI”na karşı olduğumuz sanılmasın!..



Tam tersine, TÜRKİYE”NİN BÜTÜNLÜĞÜ LOZAN”LA KORUNABİLİR!..



Kastettiğimiz, alabileceklerimizin ancak BİR KISMI”nı alabildiğimizdir!



Venizelos, MEGALO IDEA”nın bugüne kadar yaşamasını, KIBRIS, EGE BÖLGESİ, TRAKYA, İSTANBUL ve TRABZON (PONTUS) üzerinde Yunan taleplerinin sürmesini sağlamıştır!



Biz ise MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK”ün TÜRK BİRLİĞİ, MUSUL-KERKÜK, EGE ADALARI ve KIBRIS üzerinde söylediklerini, VASİYET”ini bile unuttuk!..



Hatta GÜNEYDOĞU ANADOLU”yu "verip kurtulmak" isteyen hainleri bile Başbakan yaptık!



Adı Türk, kendi kanı bozuklar 6-7 EYLÜL olaylarını bahane ederek Türkler”i "vahşet"le, "barbarlık"la suçladılar, hâlâ da suçluyorlar!..



Türkler”e ve Müslümanlar”a 180 yıldır zulüm soykırım yapan Rumlar”ın marifetlerini unutturmaya çalışıyorlar!



Ama biz unutmayacağız!..



ATATÜRK”ün dediği gibi, "TÜRK”ÜM, VE DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BİR KİŞİ!" anlayışıyla, bu bitmez tükenmez kine karşı duracağız!



İşte o yüzden bu sayfaları hazırladık.



Yunanlar”ın yerli Rumlar”la birlikte ANADOLU ve TRAKYA”da yaptıkları ZULÜM ve SOYKIRIM 15 MAYIS 1919 tarihinde İZMİR”e çıkmaları ile başlamıştır...



Bunları resmî rapor ve belgeler ile naklediyoruz.



Maliye müfettişi MUVAFFAK BEY”in raporundan:



- "15 Mayıs günü zevalden sonra saat sekiz buçuktan itibaren rıhtıma çıkan Yunan askerleri, fevkalâde coşkun bir tezahüratta bulunan yerli Rumlar”la birlikte Hükûmet Konağı önünden Kışla”ya doğru hareket ettiler."



- "Amiral CALTHORP, “işgâlin muvaffak (uygun) olacağına” dair şifâî teminat (güvence) verdiğinden, HÜKÛMET ve AHALİ mukavemet etmemeyi (karşı koymamayı) kararlaştırmışlardı."



- "Yunan kıt”aları Hükûmet Konağı ile Kışla”nın önünden geçerken, silahını çatıp beklemekte olan Türk askerleri ve civarda toplanmış olan Müslüman halk, yerli Rumlar”ın ağır tahrikine (kışkırtmasına) rağmen, sükûnetini muhafaza ettiler."



- "Yunan kıt”aları Kışla”dan 200 metre ilerledikten sonra, 2 el silah sesi duyuldu. Rumlar”ın ötedenberi husumetini (düşmanlığını)celbetmiş olan Komiser HÜSEYİN EFENDİ, yerli Rumlar tarafından atılan bu kurşunlarla şehit edildi!"



- "Silahların patlaması üzerine, (Yunan askerleri) Kışla ve Hükûmet Konağı”nı şiddetli bir ateşe tuttular."



- "Yarım saat süren bombardımanın hafiflediğini gören Kolordu Kumandanı ALİ NADİR PAŞA, Teğmen CELAL BEY”i, eline BEYAZ BAYRAK alarak ateş kesilmesini talep etmeğe memur etti. Ama ateş kesmeyerek onu yaraladılar!"



- "Ancak bir müddet sonra, Yunan kumandanı “hayatlarını muhafaza kaydı” ile Kışla”daki subay ve erlerin teslimini istediğinden Kışla”dan çıkmaya başladılar. Fakat Kumandan Paşa kapıdan çıkar çıkmaz, bir Yunan subayı tarafından yakasına sarılarak yere düşürülmüş, ve ayaklar altında çiğnenmiştir!"



- "Maiyetindeki subaylar da aynı hareket ve kötü muameleye düçâr oldukları gibi, bir çok defa ZİTO VENİZELOS (Yaşasın Venizelos) diye bağırmaya zorlandılar!"



- "Erkân-ı Harb miralay (albay) FETHİ BEY, ZİTO sözünü kat”i surette söylemekten imtina ettiği için, süngü ve dipçik darbeleri ile vahşiyâne bir surette imha edildi!"



- "Bu mezalimden sonra, Türk subay ve erleri PATRİS vapuruna sevk edildiler. Giderken serpuşları alınmış, elbiseleri yırtılmış Türk askerlerinin üzerlerinde kıymetli ne varsa soyulduğu gibi, yapılmadık işkence ve hakaret de bırakılmamıştır!"



- "Rıhtıma gelindiğinde, Türk askerleri gerek demirli duran gemilerden, gerekse dizilmiş olan Yunanlar”dan ve evlerin pencere ve balkonlarındaki yerli Rumlar tarafından açılan müthiş bir ateşe mâruz kaldı.



Bu suretle 30 kadar subay şehit oldu, 60 kadarı da yaralandı!"



- "Erkân-ı Harb (Kurmay) Miralay ALİ BEY ile Binbaşı ŞÜKRÜ BEY de şehit olanlar arasındaydı.



ŞÜKRÜ BEY”in boynuna taş bağlanarak denize atılmış, nâşı 12 gün sonra çıkarılabilmişti!"



- "PATRİS gemisine varabilenler 48 saat aç ve susuz bırakılarak insanlıkla asla kaabil-i telif olmayacak hakaret ve zulümlere mâruz bırakıldılar."



- "Hükûmet Konağı”nda memurlar, Vali”nin yanına sığınmışlardı. Vali ateşi kestirmek için BEYAZ BAYRAK çıkarmıştı.



Bunun üzerine Yunan askerleri içeri girerek memurların üzerine atıldılar.



Süngü ve dipçik darbeleri arasında hepsi zahire borsasına sevk olundu."



- "Giderken her adım başında bir Yunan subayı kafileyi durduruyor, ve ZİTO VENİZELOS diye bağırmaya mecbur ediyordu!"



- "İşgalden iki saat evvel memurlara Mayıs ayı maaşları verilmişti. Yol boyunca bu paraların hepsi çalındığı gibi, üstlerinde başka ne bulunduysa tamamen aşırılmıştı!"



- "Kafile Gümrük binası önüne geldiği esnada, tabanca ve bıçaklarla mücehhez, tehditler savuran yerli Rumlar”dan müteşekkil bir güruh zavallıların üzerine atıldılar!..



Bu arada bir Amerikalı subayın zuhuru, kanlı boğuşmayı durdurdu.



Yunan subayları yerlileri dağıttılar.



Memurlar çeşitli işkenceler altında 36 saat zahire borsasında alıkonuldu."



- "Askerler ve memurlar öldürülüp yaralanırken, şehre yayılan Palikaryalar ve bunlara iltihak eden yerli Rumlar, tesadüf ettikleri her fesliye hücum ediyorlar ve merhametsizce öldürerek üzerlerinde mevcut her şeyi çalıyorlardı!..



Ertesi gün “mavi-beyaz” rozet satan çocuklar, gayet mânidâr bir şekilde, “CAN KURTARAN satıyoruz” diye bağırıyorlardı!"



Burada bir an durup şu "ilk kurşun" efsanesinden bahsetmek isteriz...



Bilindiği üzre 1950”lerden beri "Hasan Tahsin adlı bir gazetecinin, resmigeçit yapan Yunan askerlerine ANADOLU”NUN KURTULUŞU”nda LK KURŞUN”u attığı, bunun üzerine süngülenerek şehit edildiği" anlatılagelmiştir!..



MÜTAREKE, yani silah bırakma 30 EKİM 1918”dedir! O tarihten itibaren güneyden ve kuzeyden yurdumuz işgâl edilmiştir...



30 EKİM 1918”den 15 MAYIS 1919”a kadar tam 6,5 ay bu işgâle göz yumduğumuzu iddia etmek, TÜRK MİLLETİ”ne hakarettir! IRAK”ta bile vatanseverlerin silahları 6 ay susmadı!



Gerçek şu ki, İLK KURŞUN Mütareke”den hemen sonra, Fransızlar”ın üniforma giydirerek İskenderun-Adana bölgesine soktukların Ermeniler”in zulüm, tecavüz ve katliama başlaması üzerine, ADANA-DÖRTYOL”da atılmıştır!..



GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI, HARB TARİHİ DAİRESİ de böyle ilân etmiştir!.



Peki, o zaman neden Hasan Tahsin”in adı öne sürülmüştür?..



Çok basit...



Her şeyde olduğu gibi, bu konuda da Yahudi Dönmeleri”nin ilk, hatta TEK olduğu propogandasını yapmak için!..



Tıpkı Sultanahmet Mitingi”nde sadece Dönme HALİDE EDİB ADIVAR”ı TEK konuşan kadın olarak gösterdikleri gibi!..



Söyleyin bakalım, bir tek TÜRK KADIN KAHRAMAN adı hatırlıyor musunuz?..



Hiç birini öğretmediler ki!..



Halbuki MİLLÎ MÜCADELE”de bile KARA FATMA, HATİCE HATUN, TAYYAR RAHMİYE, MELEK HANIM gibi niceleri var!..



(Fevziye Abdullah Tansel, Kurtuluş Savaşı”nda Kadın Askerlerimiz, Cumhuriyet Yayınları) HİÇ BİRİNİ TANIMIYORUZ!..



Ama tanımak ve öğrenmek zorundayız...



Aşağıdaki resimde bile ÜÇ KAHRAMAN KADIN mücahidimizi görebilirsiniz .





Rapordan devam edelim:



- "Facialar gündüz şehrin en işlek caddelerinde , her şeye bîgâne duran İhtilaf askerlerinin gözleri önünde cereyan etti...



Gece olunca, Türk evlerine hücum edildi!



Ne var ne yoksa gasp ve çalınarak, Müslümanlar her türlü zulme mâruz bırakıldı!



Kadınların ve genç kızların ırzlarına tecavüz edildi!"



- "...(ismi mahfuz)”un evine giren Yunan askerleri bîçârenin ellerini bağladıktan sonra, gözü önünde karısı ve 14 yaşındaki kızının namusunu kirlettiler!"



- "Yaralı ve şehitlerin adedini hakkıyle tayin etmek kaabil değildir.



Her sokakta cesetlere tesadüf ediliyor!..



İzmir ve mülhakatında öldürülen ve yaralanan Müslümanlar”ın adedi pek çoktur!"



(İzmir ve Mülhakatı ile Civarında Yunan İşgâlinden Mütehaddis Fecaii Hakkında Vürûd Eden Raporlar ile Bazı Muharrerat , Hilâl Matbaası, İstanbul, 1335 / 1919)



İzmir”de işlenen cinayetlerin birinci mes”ulü, Rum papaz HRİSOSTOMOS idi.



Bu adam aslen domuz yetiştiren bir Rum”un oğlu idi.



ATİNA”da hususi surette yetiştirilerek İZMİR”e BAŞ METROPOLİT olarak gönderilmişti.



İSTANBUL FENER PATRİKHANESİ”nde plânlanan ihtilâl ve katliam programının EGE Bölgesi baş idarecisiydi!



15 Mayıs 1919 günü İZMİR”e ayak basan Palikaryaları istikbâle (karşılamaya) çıkan,





Ve onları rıhtımda TAKDİS eden bu papazdı!..





Üç yıl ANADOLU onun ve benzerlerinin kışkırtmaları ile inlemiş, ZAFER”le birlikte linç edilmişti!..



AMA KONU ORADA KAPANMADI!.



BUGÜN, ATİNA”DA HRİSOSTOMOS”UN İZMİR”E MÜTEVECCİH (YÖNELMİŞ) VAZİYETTE DEVÂSA BİR HEYKELİ VARDIR!..





BU HEYKEL, YUNAN”IN, PALİKARYA”NIN, RUM”UN TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ EMELLERİNİN ASLA YOK OLMADIĞININ DELİLİDİR!.



TIPKI SULTAN 2. MAHMUD”UN FENER PATRİĞİ GREGORIOS”U ASTIĞI KAPININ, "BİR BÜYÜK MÜSLÜMAN DİN ADAMININ ASILACAĞI GÜNE KADAR" KAPALI TUTULMASI GİBİ!..



TÜRK EVLÂDI!..



BUNLARI UNUTMA!..



DÜŞMANINI ASLA DOST BİLME!..



BU SADECE ATATÜRK”ÜN VASİYETİ DEĞİL, İSLÂM DİNİNİN EMRİDİR!..



VE ASLA BİR DAHA ONLARIN ZULMÜNE MÂRUZ KALACAK GAFLETE VE ZAAFİYETE DÜŞME!



>>>DEVAM EDECEK



Özkan BOSTANCI





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 473
Toplam Tekil 1642646
IP 54.197.150.143






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu