İlhan KARAÇAY yazdı: - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İlhan KARAÇAY yazdı:
Tarih: 22.12.2018 > Kaç kez okundu? 153

Paylaş


Hollanda'yı, yerlisi ve yabancısıyla çalkalayan 16 yaşındaki Hümeyra cinayetinin ardından...



Cani, 'Eşkiya Dünya'ya Hükümdar Olmaz' filminden bir fragman yayınlamış.



Gerçek buysa, lanet olsun böyle geleneğe.



Kurban: Hümeyra Cani: Bekir



Hollanda'da hafta içinde meydana gelen bir cinayet, gerek yerli halk içinde ve gerekse yabancılar arasında büyük çalkantılara neden oldu. Başta, cinayetin işlendiği Rotterdam kentindeki Belediye Başkanı Ahmed Abutaleb olmak üzere, siyasi otoritenin, Lahey Büyükelçimiz Şaban Dişli ve Rotterdam Başkonsolosumuz Aytaç Yılmaz'ın direkt olarak ilgilendikleri bu cinayet, ne yazık ki bir 'Türk/İslam geleneği cinayeti' olarak damgalandı.





Haberi, radyo, televizyon ve gazetelerde islemişsinizdir ama ben kısaca yine de Yavuz Nufel'in haberini kullanayım ve sonra da yorumuma geçeyim:



Hollanda’nın Rotterdam şehrinde 31 yaşındaki Bekir Eraslan tarafından okuduğu okulun bahçesindeki bisiklet garajında 8 kurşunla öldürülen 16 yaşındaki Hümeyra Öz için göz yaşları sel oldu. İki gün önce meydana gelen olayda uzun süredir 16 yaşındaki Hümeyra’yı rahatsız eden Bekir Eraslan defalarca polise şikayet edilmiş ve Hümeyra’nın çevresine ve yanına yanaşmaması yönünde ceza verilmişti.

Yakınları tarafından şizofren hastası olduğu söylenen Bekir Eraslan iki gün önce Hümeyra'yı okuduğu okulun bisiklet garajında yakalayarak 8 kurşunla öldürülmüştü. Olaydan kısa bir süre sonra yakalanan Bekir Eraslan'nın sorgusu sürerken, Hümeyra'nın uzun süredir babası tarafından okula götürülüp getirildiği öğrenildi.

Lahey Büyükelçimiz Şaban Dişli taziyede. Belediye Başkanı Abutaleb

Olayın duyulmasının ardından Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Abutaleb, T.C. Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli, T.C. Rotterdam Başkondolosu Aytaç Yılmaz başta olmak üzere, vatandaşlar ve çeşitli STK temsilcileri Hümeyra'nın acılı ailesini bir an olsun yalnız bırakmadılar. Yapılan otopsinin ardından Crooswijk’de bulunan gasilhaneye

getirilen Hümeyra'nın naaşı, daha sonra cenaze namazı için Rotterdam Mevlana Camii’ne getirildi.

Okul arkadaşları, akraba ve komşuları başta olmak üzere, Mevlana Meydanı'nı dolduran binlerce insanın göz yaşları, talihsiz 16 yaşındaki Hümeyra için aktı.

Genç kızın cenaze namazını katılanların arasında T.C. Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Yılmaz, DENK Partisi Lideri Tunahan Kuzu, Hümeyra'nın babası ile yan yana saf tuttu.

Cenaze namazını T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu Din İşleri Ataşesi Ali Parlak kıldırdı. Hümeyra'nın babası Sadık Öz zorlukla ayakta dururken, namaz sonrası fenalık geçirdi. Hollanda medyasının yoğun ilgi gösterdiği cenaze namazına yaklaşık 4 bin kişi katıldı.

Kılınan namazın ardından talihsiz Hümeyra'nın naaşı, defnefşlmek üzere baba toprağı Karaman’a dualar eşliğinde yolcu edildi.

Yukarıda okuduğunuz haber, Hollanda medyasında da çok geniş yankılandı.

Ne var ki, aynı yayın organlarının çoğu, cinayeti bir 'Türk/İslam geleneği cinayeti' olarak damgalandı.

Hepimizi rahatsız eden bu haberlere reaksiyonda bulunan Hollandalılar arasında, vurgulama ile hemfikir olanlar çoğunluktaydı. Ama Hümeyra'nın katiline de lanetler yağdırılıyordu.



Bu duruma çok üzelen Zehra Sarıaslan, Hollandaca olarak yayınladığı mektubunda, cinayet nedenini Türk/İslam kültürüne bağlayanlara isyan etti.

Zehra sarıaslan Harderwijk şehrinde doğmuş. Önceleri pazar yerlerinde sebze ve meyve satmış, Sonra tahsiline devam etmiş ve Birleşmiş Milletler'de gençlerin temsilcisi olmuş.

Zehra Sarıaslan, İşçi Partisi'nden de meclis üyeliği için aday olmuş.

İşte Sarıaslan'ın yazdıklarından bir demet:



16 Yaşındaki Hümeyra'nın, 31 yaşında bir adam tarafından silahla vurulması haberi karşısında şaşkına döndüm. Ama bundan kötüsü, bu trajik olaydan sonra okuduğum çeşitli reaksiyonlar oldu. Kurban edilene gelen destek reaksiyonları yanında, kurbanın, cinayeti işleyen ile ilişkisi nedeniyle azarlayanlar da vardı. Bazıları bunu Türk/İslam kültürü ile bağdaştırıyor. Bu olayın, aynı kültürün problemli oluşunun kanıtı olduğunu söyleyenler var.



Öncelikle, Hümeyra ile suçlu arasındaki ilşki hakkında hiç kimse bilgi sahibi değil.

Hümeyra'nın bu adamla ilişkisi olabileceğinin yanında, belki de bu adam Hümeyra'ya sarkıntılık yapıyordu, Hümeyra da ret etmekten korkuyordu. Hiç kimse Hümeyra'yı ve aldığı terbiyeyi muhakeme edemez. Velev ki, bu kişi ile ilişkisi olsa da... Biz ne olduğunu bilmiyoruz. Belki manipüle edilmiştir veya şantaj yapılmıştır. Kendisi henüz 16 yaşında bir çocuktur. Herkes hata yapabilir ama hiç kimse hayatını tehlikeye atmaz. Kurban'ı, uygunsuz hareket veya aile terbiyesi almamakla suçlamak kolaydır. İnsanları önyargı ile suçlama girişimlerinden vazgeçmeliyiz.



Bunun yanında, reaksiyonlarda bir başka unsur daha var: Olanların 'Kültürel Çerçeve' olarak kurumlanması. Gerçeği yansıtmayan görüşler ve bilgi eksikliği, spekülasyona dayalı kapsamlı analiz ve görüşlere yol açmış. Olay, Türk veya islam kültürünün belirli bir sorununun bir sonucu olabilirmiş. Bu sorunu etnik bir arka plan, din veya kültür ile suçlamak için çok erken. Bu problemi, etnik geçmişe, din ve kültüre bağlamak saçmalıktır. Böylece gerçek problem bir kenara itiliyor ve kadınların bu tür şiddete maruz kalmalarını kolaylaştırıyor.

Hollanda'daki tüm kültür gruplarında, kadınları genelde bu tür şiddetin kurbanı oldukları araştırmalar sonucunda bilinmektedir. 'Kültürel Çerçeve' yapmak yerine ve bu olayı, yabancı düşmanlığı yapmak için kullanmak yerine, tüm bunlarla nasıl başa çıkılabileceğine bakmamız gerekir.

Polis, doçentler ve profesyonellerin katkısı ile kadınlara karşı şiddeti önleme konusu halledlmelidir. Böylece Hümeyra gibi kurban olmaz Taaa ki. egoları uğruna suçsuz kızları öldürmelerine son verilene kadar...



Sarıaslan'ın yayınladığı yazıda belirtilen 'Türl/İslam kültürü cinayeti' iddiası, elbetteki saçma bir iddiadır.

Cinayeti işleyen Bekir denen adama 'Manyak' demekten başka bir özellik tanıyamayız.

Bu manyağın Facebook sayfasına girdiğiniz zama, gerçek yüzünü göreceksiniz.

Ben gazetecilik anlayışı ile bu manyağın facebook sayfasını buldum ve inceledim.

Saçma sapan film görüntüleri doldurmuş sayfasına...



Cinayetten sonra facebook'taki takipçiler tarafından küfür yağmuruna tutulan bu manyak, facebook sayfasına, 'Eşkiya Dünya'ya Hükümdar Olmaz' fiminden bir fragman koymuş.

Fragmanda, Hızır'ın eşi boşanmak istediğini söylüyor. Hızır da karısına şunları söylüyor:

'Bizde terketmek yok dedik, sen var dedin. Eğer ben buna izin veriyorsam, o kişi benim için ölmüştür. Sen de benim için ölü sayılırsın.'

Eşi, Hızır'a bir şey söylemeye kalkışınca, 'Sus, ölüler konuşmaz. Ben hakkımı helal etmiyorum' diyor Hızır.

Demek ki bu manyak, planını Türk/İslam kültüründen değil, mafyanın kurallarından araklamış.

İşte ben de, doğruysa şayet, 'Lanet olsun böyle gelenek ve göreneğe' diyorum.

Haaa, bir şey daha var: Radyo Televizyon Üst Kurulu RTÜK elemanları, televizyonlardaki söylemlere dikkat etmezlerse, çocuklarımız pek çok kötü şeyi televizyonlardan kapacaklar.

Bu ara, Hollanda'yı yönetenlere de bir çift sözüm var. Değiştirin artık şu insancıl (!) ceza yasalarınızı. En azından Bekir gibi canilere ağır cezalar koyun.

Hoş, bizim çocuklar, bu caniye ömür boyu hapis cezası verilmesi için imza kampanyasına başladılar bile. Bir saat içinde 3 bin imza toplanmış. Gerekli olan 40 bin imzayı bulmaları zor olmayacak. Belki de yüzbin, hatta milyon imza toplanacak.



Sarıaslan'ın Hollandaca yazısı:

Verbijsterd las ik het nieuws over de 16-jarige Humeyra Öz uit Rotterdam die gisterenmiddag is doodgeschoten door een 31-jarige man bij haar school. Maar ik was echt met stomheid geslagen toen ik de verschillende reacties op deze tragische gebeurtenis las. Naast de vele steunbetuigingen die ik heb gelezen, schelden anderen het slachtoffer uit omdat ze vermoeden dat het slachtoffer een relatie heeft gehad met de dader. Anderen rekenen het toe aan de Turks/Islamitische cultuur. Dit voorval zou een indicatie zijn van een specifiek probleem van deze cultuur.

Allereerst weet niemand wat er precies is voorgevallen tussen de dader en Humeyra. Het kan zijn dat ze een relatie hebben gehad, terwijl het ook mogelijk is dat deze man haar gewoon aan het stalken was en een afwijzing niet kon verkroppen. Niemand heeft het recht om te oordelen over haar of over haar opvoeding. Ook al zou ze een relatie hebben gehad. We weten niet wat er is gebeurd. Misschien is ze wel gemanipuleerd of gechanteerd. Ze was immers nog maar 16 jaar. Iedereen maakt fouten, maar niet iedereen bekoopt het met hun leven. Het is makkelijk om het slachtoffer te beschuldigen van ongepast gedrag of haar familie van een slechte opvoeding. We moeten echt kappen met het vellen van oordelen die nergens op zijn gebaseerd.

Daarnaast valt er nog een ander bijzonder element op in de reacties: de ‘cultural framing’ van wat er is gebeurd. Ik heb uitgebreide analyses of oordelen voorbij zien komen die zijn gebaseerd op speculaties terwijl veel feitelijke informatie ontbreekt: het voorval zou een gevolg zijn van een specifiek probleem van de Turkse of Islamitische cultuur. Het is te voorbarig om dit probleem te wijten aan een etnisch achtergrond, religie of cultuur. Hiermee verschuift het daadwerkelijke probleem, namelijk gender gerelateerd geweld, naar de achtergrond. Vrouwen worden disproportioneel vaak het slachtoffer van dit soort geweld. We weten uit onderzoek dat dit in alle culturele groepen in Nederland voorkomt. In plaats van aan ‘cultural framing’ te doen en dit voorval te gebruiken om xenofobische onderbuikgevoelens te laten spreken moeten we juist kijken naar hoe we dit met z’n allen gaan aanpakken. Er moet een brede aanpak komen die zich richt op preventie van geweld tegen vrouwen met de goede hulp van politie, docenten en professionals die als eerste signalen binnen krijgen. Opdat er geen slachtoffers zoals Humeyra meer vallen. Opdat gekrenkte ego’s die het niet kunnen verkroppen dat ze zijn afgewezen niet meer de kans krijgen om onschuldige meisjes te vermoorden.







Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 1401
Bugün Tekil 609
Toplam Tekil 2603255
IP 3.226.251.81






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































23 Zi'l-Hicce 1440
Ağustos 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Asil yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu