CUMHURİYETİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









CUMHURİYETİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 20.04.2010 > Kaç kez okundu? 3834

Paylaş


20 Nisan 2010”da Türkiye Cumhuriyeti Devleti güç günler geçirmektedir. Sanal gündemlerle kafası karıştırılan Türk milleti birer felâket habercisi durumundaki reyting avcısı televizyonları izlerken her seferinde nasıl bir ülkede yaşadığını ve kim olduğunu sorgulamaktadır. Geleceğinden endişe duymakta, her geçen gün karamsar bir duruma sürüklenmektedir.

Oysa gerçek durumun yaratılan sanal ortamla hiç bir ilgisi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti kolay yıkılamayacak kadar güçlü temeller üzerinde inşa edilmiştir. Yani karamsarlığa kapılmaya ve kötümser düşünceye gerek yoktur. Milletimiz tarihte pek çok badireden kendi iradesini kullanarak çıkmasını bilmiştir. Bu defada kendi milli kültür değerlerimiz doğrultusunda geçerli bir çıkış yolu mutlaka bulunacaktır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk kurduğu cumhuriyetin ilelebet muhafazası için gerekli olarak gördüğü kültürün önemini; “Cumhuriyetin temeli kültürdür” sözü ile vurgulamıştır. Gazi”nin burada bahsettiği kültür kavramı; binlerce yıldan günümüze taşınan ve temasta bulunduğu yabancı kültürlerden fazla etkilenmeden varlığını binlerce yıl öteden günümüze kadar devam ettiren zengin Türk kültürüdür..

Günümüzün dünyayı yönetmek iddiasıyla yola çıkan küresel mimarları, yaşayan milli kültür değerlerini kendi küresel menfaatleri açısından çok tehlikeli bulmaktadır. Onlar; Milli kültürlerin milli devletler oluşturacağı düşüncesi ile “Global Kültür Değerleri” olarak gördükleri bilinçsiz, kişiliksiz, aidiyet duygusu olmayan, kökenine sahip çıkmayan, tek düşüncesi daha çok tüketim olan ve sosyal varlık olan insanı sadece karnını doyuran bir varlık haline dönüştüren yozlaşmış bir kültür yapısını insanlığa layık görmüşlerdir.

Küresel mimarlar, kendi güdümlerindeki modern kitle iletişim araçlarını kullanarak azami derecede sömürülmeye meyyal, karnı tok fakat beyni boş insan tipinin yaratılması için fazla zorlanmamışlardır. Çok iyi tahlil ettikleri günümüz insanının maddi ihtiyaçlarının manevi ihtiyaçlarından daha önde olduğunu tespit ederek oyunlarını; “Daha çok kazanıp, daha çok tüketerek, daha kaliteli yaşam elde edileceği” savı üzerine oturtmuşlardır.

Kültürel alışkanlıkların edinilmesi yüzlerce yıl birlikte ayni düzende yaşamayı gerektirmesine rağmen, yeni maddi alışkanlıkların edinilmesi çok daha kolay ve fazla zamana ihtiyaç gerektirmez. Ayrıca sonsuz maddi ihtiyaçlar günümüzde çok basit gayretlerle kolayca elde edilebilmektedir.. İşte bu yüzden küresel mimarların saldırıları karşısında milli kültür değerlerimizi korumak eskisine oranla oldukça zorlaşmıştır.

Türk kültür değerleri bugün çok ciddi küresel saldırı altındadır. Gelinen noktada binlerce yıldan günümüze taşıdığımız, bizi biz yapan ve bize Türk kimliğini kazandıran kültür değerlerimizi kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğumuzu bilmeli ve buna karşı milletçe direnmeliyiz.

Direnmeliyiz ama nasıl? Asıl sorun bunun mantıki cevaplarının bulunarak gecikmeden hayata geçirilebilmesidir.

Bilindiği gibi bütün insan toplulukları; aralarında bulunan duygu, düşünce ve davranış biçimi, ırk, din, dil ve menfaat gibi hususlarda benzerlik ve beraberlik bulunan insanların bir araya gelmeleri ile oluşurlar ve sosyal bir varlık gösterirler.. Bir toplum, gelenek ve göreneklerinden Anayasa düzeyine kadar uzanan hukuk kurallarına birlikte uyar ve onlara göre organize olursa millet olma aşamasına erişir. Ancak bu aşamadan sonra devletin varlığından söz edilebilir.

Milletlerin milli karakterleri, yani onların ayrı bir millet olduğunu belirleyen değişmez vasıfları en az bin yılda oluşur ve millileşir. Her millet ayrı birikimlere sahip olduğundan milletlerin oluşturduğu devletlerde milletleriyle ayni bilgi birikimine sahip olurlar. Diğer toplumlarla ve değişik kültürlerle bir arada yaşamak zorunda kalındığında bazı milli değerler kayıplara uğrayabilir. Burada maddi değerlerin yitirilmesi veya değişik şekiller alması pek önemli değildir. Fakat önemli olan milletlerin sahip oldukları sosyal ilişkilerini düzenleyen manevi değerleri yitirmemeleridir. Çünkü manevi değerler korunabildiği takdirde kaybedilen maddi değerlerin zaman içinde geri kazanılması mümkün olmaktadır.

Millet kavramı dil, kültür ve ülkü birliğiyle birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu bir siyasi ve sosyal olgudur. Gazi Türk milletini; “Türkiye Cumhuriyeti”ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” Şeklinde tanımlamıştır.

Bu tanımda da görüldüğü gibi, Türk milletini oluşturan Türkiye coğrafyası üzerinde ve ülkü bağıyla birbirine bağlı olan Türkiye halkı, üniter devlet yapısı içerisinde bir millet olarak tanımlanmaktadır. Atatürk”ün bu görüşü Anayasamız ile kesinleştirilmiştir. Ancak bugün millet kavramı ve tanımı üzerinde kamuoyunda yapılan bazı tartışmalar ile, millet kavramının teklik niteliği bozulmaya çalışılmaktadır. Oysa millet kavramı ayrıştıran değil, bütünleştiren bir olgudur. Millet bir bütündür parçalardan ibaret görülemez. Böyle görülürse bu parçaların her biri vatanın da parçalarına sahip çıkma temayülü gösterir. Bu ise devletin parçalanmasına giden yolu açar.

Bugün AB ve ABD”nin ülkemiz üzerindeki bilinen ve görünen çabalarının bölünüp parçalanmamızı desteklediği ve üniter devlet yapımızdan federal bir yapıya doğru bizi sürüklemekte olduğu artık yadsımamaz bir gerçek olarak ortadadır.

Türkiye”nin dünyadaki yerini ve değerini; dünya üzerindeki coğrafi konumu, bu konumundan kaynaklanan jeopolitik ve jeostratejik özellikleri, giderek artan genç ve dinamik nüfusu, zengin yeraltı ve yerüstü doğal kaynakları, tarihi ve kültürel mirası, başarılı devlet deneyimleri ile Türk toplumunun milli bir tehlike karşısında oluşturduğu birlik ve beraberlik duygusu belirler. Yine Türkiye”nin kendi milli hedefleri doğrultusunda dünyadaki yerini ise; başkalarının kurguladığı planları uygulamak değil, kendi milli güç unsurlarını koruma, geliştirme ve devam ettirmedeki azim ve kararlılığı belirler.

Kültür; bir millete şahsiyetini verir ve diğer milletlerle aradaki farkı ortaya koyar.

Kültür; millete has maddi ve manevi varlık ve değerlerin ahenkli bir bütünüdür. Milletler sahip oldukları kültür değerleriyle tanınır ve tanıtılırlar.

Milletler varlıklarını; tarihin derinliklerinden gelen kültürlerini muhafaza edebildikleri, çevrelerindeki yabancı kültürlerin baskılarına karşı koyabildikleri ve milli kültürlerini her türlü global saldırıya karşı koruyabildikleri, milli kültür değerlerinin özüne dokunmadan yenilikleri kültür değerlerine adapte edebildikleri sürece hayatiyetlerini devam ettirebilirler.

Her kültürün kendine özgü karakteristik öğrenilmiş davranış biçimleri, inanış tutumları ile geleneksel tören düzenleri vardır. Günümüz toplumsal yaşantısının karmaşık ilişkilerle dolu olan en kalabalık ortamlarında dahi kültürel değerlerin fertlerin kişiliğinin fonksiyonel hale getirilmesinde önemi vardır.

Kültürün muhafazası şarttır ve zorunludur. Bunun için gösterilen gayretler asla eskiye körü körüne bağlılık değildir. Çünkü kültür bugün bizimle yaşayan bir kavramdır. Eskiden beri kullanılıyor olması onu hiç bir zaman eskitmez ve değerini düşürmez.

Kültür; milletleri sonsuza kadar yaşatacak bir ulu kaynaktır. Bu kaynaktan esinlenmeden, yararlanmadan ve bu milli değerler göz önüne alınmadan oluşturulan eserler milli olmak vasfını kaybederler. Her maddi eser bu değişmez kaynaktan mutlaka yararlanmak zorundadır. Çağdaş bütün eserler kendi milli kültürlerinden yararlandıkları nispette evrensel boyut kazanırlar ve zenginleşirler.

Başka kültürlere benzemeye çalışmak, başka kültür değerlerine kendimizi adapte etmeye uğraşmak milletimize ve devletimize en büyük hıyanettir. Çünkü benzemeye çalıştığımız kültür değerlerine tam anlamıyla ulaşmamız asla mümkün değildir. Eğer ulaşabilmiş isek o zaman biz zaten biz olmaktan çıkmışızdır.

Türk Kültürü Türk milletinin yaşama stili ve yaşama biçimidir. Tamamen bize özgü bir karakter içerir.

Her türlü sanat faaliyetinde, ilimde, ahlakta, siyasette, askerlikte, resimde, müzikte, yazıda, dini inanç ve ibadetimizde, vatan sevgimizde, arkadaşlık ve dostluklarımızda, aile ve komşuluk ilişkilerimizde, savaşta ve barışta ayni ortak milli değerlere sahip insanlar olarak kendimize özgü ayni davranış biçimi sergileriz. Bu davranış biçimimiz 12000 yıllık bir tarih süzgecinden gelerek bizlere ulaştığı için, sergilediğimiz davranışların benzerliği Türk kültürünün zenginliğinin, köklülüğünün ve sağlamlığının en güzel belirtisidir.

Milletlerin aralarında bulunan milliyet farklarını unutmaları veya yok farz etmeleri, yani milli kültür değerlerinin tamamını kaldırmaları ve aradaki sınır çizgilerini ayni anda silmeleri maddeten mümkün değildir. Böyle hareket eden veya etmeye çalışan milletlerin, etmeyenlerin, hükümranlığı altına girmeleri kaçınılmaz bir sondur.

Cumhuriyetimizin ilelebet ayakta kalması ve Türk milletinin ebediyen yaşaması için Atatürk”ün “Cumhuriyetin temeli kültürdür” sözünün emredici ağırlığı altında milli kültür değerlerimizin bütün unsurlarına sımsıkı sarılıp onlara sahip çıkmamız gerekmektedir.

Bunu yapamayan milletlerin daima yapanların esiri olduğu gerçeği unutulmamalıdır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 554
Toplam Tekil 1640096
IP 50.16.107.222






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu