TÜRKİYE İLE TÜRK CUMHURİYETLERİ ARASINDA EĞİTİM ALANINDAKİ İLİŞKİLERE PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİĞİN KATKILARI - Doç. Dr. Kamile Bahar AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRKİYE İLE TÜRK CUMHURİYETLERİ ARASINDA EĞİTİM ALANINDAKİ İLİŞKİLERE PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİĞİN KATKILARI - Doç. Dr. Kamile Bahar AYDIN
Tarih: 18.08.2018 > Kaç kez okundu? 106

Paylaş


Aydın, K. B. (2012). Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasında eğitim alanındaki ilişkilere Psikolojik Danışma ve Rehberliğin katkıları (The contributions of the psychological counseling and guidance to relationships in education between Turkey and Turkish Republics). Çağdaş Eğitim Dergisi Akademik, 1(4), 11-19.

TÜRKİYE İLE TÜRK CUMHURİYETLERİ ARASINDA EĞİTİM ALANINDAKİ İLİŞKİLERE PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİĞİN KATKILARI

THE CONTRUBUTIONS OF THE PSYCHOLOGICAL COUNSELING AND GUIDANCE TO RELATIONSHIPS IN EDUCATION BETWEEN TURKEY AND TURKISH REPUBLICS

Kâmile Bahar AYDIN

Öz

Her yıl Türkiye’den Türk Cumhuriyetleri’ne, bu ülkelerden de Türkiye’ye özellikle yüksek öğrenim için, önemli sayıda öğrenci gelmektedir. Öğrencilerin, öğretim hizmetlerinden en iyi şekilde faydalanmaları, yeni ortama daha az stresle uyum sağlamaları, kendilerini kişisel ve sosyal olarak geliştirmeleri ve çevrelerine faydalı olabilmeleri için psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri en etkili hizmetlerden biri gibi görünmektedir. Aynı şekilde, Türkiye’den bu ülkelere, Bakanlar Kurulu kararı ile öğretmen gönderilmektedir. Bu öğretmenlerin de yeni ortama daha az stresle uyum sağlamaları ve Psikolojik Danışma ve Rehberlik ve öğretim alanındaki görevlerini en etkili şeklide yapabilmeleri için, yapılması gerekenleri bilmek ve gerekli önlemleri almak önemlidir. Bu doğrultuda, Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Rehberlik ve Araştırma Merkezi, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği ve üniversiteler işbirliği içinde çalışarak uluslar arası düzeyde etkili eğitim ve/ya da Psikolojik Danışma ve Rehberlik modelleri, araştırmacılar da etkili araştırma modelleri geliştirebilirler. Bu düşünceden hareketle, makalede, Türk Milli Eğitim Bakanlığının yıllık

 Bu makale 2. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kongresi, 2010, Çeşme, İzmir’de sunuldu.

 Y. Doç. Dr., Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi, kamilebahar@hotmail.com

2

raporları ve ilgili literatür taranarak, Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinin eğitim alanındaki ilişkilerini daha etkili kılmak için, Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı temelinde bazı önerilerde bulunmak amaçlanmıştır

Anahtar kelimeler: psikolojik danışma ve rehberlik, Türkiye, Türk cumhuriyetleri, eğitim alanındaki ilişkiler

Abstract

Every year, a lot of students in those countries come to Turkey, and a lot of students in Turkey go to those countries to get higher education. Psychological Counseling and Guidance seems to be the most effective service in helping students take advantage of educational services, adapting to the new environment with the least amount of stress, improving themselves personally and socially and being useful to their environment. Similarly, some teachers and counselors are sent to Turkish Republics and communities from Turkey by the council of ministers as well. It is important to take precautions and to know what should be done for the teachers and the counselors who were sent to those countries to be able to adapt to the new culture with the least amount of stress and to be able to be successful in their missions. Accordingly, Turkish Ministry of Education, Guidance and Research Center, Turkish Association of Psychological Counseling and Guidance, and universities in Turkey may develop some models of educational and/or psychological counseling and guidance at international level by considering the recommendations. The researchers also may design some research models. Act on this belief, in this study, the annual reports of Turkish Ministry of Education and related literature were examined to make the relations in education between Turkey and Turkish Republics and communities much more effective; as a result, some recommendations were presented. These recommendations were based on Psychological Counseling and Guidance.

Keywords: psychological counseling and guidance, Turkey, Turkish republics , relations in education

GİRİŞ

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) 1990’lı yıllarda dağılmasının ardından, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile bağımsızlığına kavuşan Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları ile Türkiye arasında başlayan ekonomik, siyasal ve kültürel ilişkiler etkilerini, eğitim alanında da göstermektedir. Eğitim alanındaki ilişkiler kapsamında, Orta Asya, Kafkaslar, Ortadoğu ve Balkanlar gibi coğrafyalarda yaşayan Türkler için, Türkçe öğretim merkezleri ve okullar açılmakta, Büyük Öğrenci Projesi ile

3

bu ülkelerden Türkiye’ye yüksek öğrenim görmek için Türkiye bursuyla (devlet ve hükümet bursuyla) öğrenciler getirtilmektedir (Ergin ve Türk, 2010). 1996-1997 Eğitim-Öğretim yılında yaklaşık on bin öğrenci (Çarıkçı, 1998), 1992-2009 yılları arasında 15.248 (Ergin ve Türk, 2010) öğrenci öğrenim görmüştür. 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında ise, Türkmenistan’dan 670, Azerbaycan’dan 660, Kazakistan’dan 554, Kırgızistan’dan 669, Özbekistan’dan 109, Asya ülkelerinden 2093, Balkan ülkelerinden 1884 olmak üzere toplam 6639 öğrenci (anonim, 2012a) Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim görmektedir. Bu istatistiklerden, 1992 yılından 2012’ye kadar sayının gittikçe azaldığı anlaşılmaktadır. Bunun önemli nedenleri arasında, bu öğrencilerin Türkiye koşullarında yaşadıkları sorunlar olabilir. Yapılan araştırmalardan, öğrencilerin, Türkçe kurslarının süresinin kısa, verilen burs miktarının düşük olması, uyum problemleri (Ergin ve Türk, 2010), Türkçeye hakim olamama, Türkiye’ye gelinen ilk günlerde kendini ifade edememe (Kesten vd., 2010), aileden gönderilen paranın yetersizliğine bağlı olarak ekonomik zorluklar ve yakın çevreyi özlem (aile, arkadaş) (Kıroğlu vd., 2010) gibi sorunlar yaşadıkları anlaşılmaktadır. Öğrencilerin Türkiye koşullarında yaşadıkları sorunlara ve başka nedenlere (Örneğin, Özbekistan’ın Türkiye’ye yönelik izlediği politika) bağlı olarak, Türkiye’ye yüksek öğrenim için gelen her on öğrenciden ancak biri eğitimini tamamlayarak geldiği ülkeye geri dönebilmektedir (Ergin ve Türk, 2010).

Dil yetersizliği ve buna bağlı olarak kültürel ve sosyal yaşama uyum zorlukları, Türk cumhuriyetlerinden (Kırgızistan) emsalleriyle kaynaşamama (Tutkun, 2006) gibi sorunlar da Türkiye’den Türk Cumhuriyetlerine giden öğrencilerin sorunları arasında yer almaktadır. Aydın (2011), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne üniversite eğitimi almak için giden Türkiyeli öğrencilerle, Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören emsallerini stresle başa çıkma stratejileri ve psikolojik belirtiler yönünden karşılaştırdığı araştırmada, KKTC’deki üniversitelerde öğrenim gören Türkiyeli öğrencilerin psikolojik belirtilerinin (depresyon, kaygı, somatizasyon ve olumsuz benlik) Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören emsallerinden anlamlı düzeyde daha yüksek olduğunu ve işlevsel olmayan stresle başa çıkma stratejilerini (kaçınma stratejisi) kullandıklarını bulmuştur. Tüm bunlar, gerek Türkiyeli gerekse Türk Cumhuriyetli öğrencilerin yardıma ihtiyaçları olduğunu göstermektedir. Bu duruma, Büyük Öğrenci Projesinin amaçları açısından bakıldığında, sorunun ciddiyeti daha iyi anlaşılabilir.

4

1992-1993 yılında uygulamaya konulan Büyük Öğrenci Projesinin amaçları, Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları’nın eğitim düzeyini arttırmak, yetişmiş insan gücü gereksinimini karşılamaya yardımcı olmak, Türkiye dostu genç bir nesil yetiştirmek, Türk dünyasıyla kalıcı bir kardeşlik ve dostluk köprüsü kurmaktır (Kavak, 2001). Fakat, Türk Cumhuriyetleri’nden gelen öğrenci sayısının giderek azalması ve öğrencilerin karşılaştıkları sorunlar, bu amaçlara ulaşmayı zorlaştıracak görünmektedir. Hayal kırıklıklarıyla ülkelerine dönen gençlerin, gelecekte Türkiye ile eğitim, politik ve ekonomik gibi alanlarda dostça ilişkiler kurmaları ve işbirliği yapmaları zor olabilir. Dolayısıyla, bu proje, görünüşteki amacının aksine hizmet edebilir. Tüm bunlar, gerek Türkiye’nin gerekse Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarının geleceği açısından büyük bir risk gibi görünmektedir. İlişkiler, etkin ve verimli hale getirilmediğinde, gerek Türkiye gerekse Türk Dünyası’ndaki diğer ülkeler, devamlı globalleşen dünyada yapayalnız kalabilirler.

Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilebilmesinde, eğitim alanı içinde öğrencilere “psikolojik yardımların” sunulduğu Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri anahtar bir rol oynayabilir. Gerek Türkiye’deki, gerekse Türk dünyasındaki uluslar arası öğrencilerin eğitsel, mesleki ve kişisel yönlerden ihtiyaç ve uyum sorunlarının gerçek yönleriyle bilimsel yöntemler kullanılarak belirlenip, müdahale ve önlemeye dayalı yardımlar sunulabilir.

Bunlardan dolayı çalışmada, Türkiye ve Türk Dünyası arasındaki eğitim alanındaki ilişkileri güçlendirmede katkı sağlayabileceği umulan PDR yardımı temelinde önerilerde bulunmak, Türk Milli Eğitim Bakanlığının, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneğinin, diğer ilgili birimlerin ve sivil toplum örgütlerinin bu konuya dikkatini çekmek amaçlanmıştır.

Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları

Bugün dünya üzerinde aralarında dil ve kültürce pek ayrılık olmayan 12 milyon kilometre karelik bir alana yayılmış, bazıları bağımsız, bazıları özerk, bazıları azınlık, bazıları da yabancı statüsünde yaşayan 200 milyonu aşkın bir Türk topluluğu

5

bulunmaktadır. Bu topluluk, Avrupa’dan Amerika’ya kadar, dünya nüfusunun önemli bir kısmını meydana getirmektedir (Devlet, 2006).

Bu Türk toplulukları yeknesak değildir. Bazılarının dilleri birbirlerine çok yakın, bazılarınınki anlaşamayacak kadar uzaktır. Alfabeleri ve yazı dilleri farklıdır. Farklı kültür çevrelerine mensup ülkelerde yaşamaktadırlar. Rejimler aynı değildir. Kökeni çok eskilere giden kavim ve coğrafya kavgaları da vardır. En önemlisi kimlik sorunları da vardır.

Bugün Türklerin dünya üzerinde dağılımları incelendiğinde, şu bölgelerde yoğun şekilde yaşadıkları görülmektedir. Türkiye, Avrupa, Balkanlar, Ortadoğu, İran, Kafkasya, Rusya (İdil-Ural, Kuzey Kafkasya ve Sibirya), Orta Asya. İşte bu coğrafî bölgeler ve buna komşu yörelerde yaşayan Türkler çok değişik adlarla bilinirler. Bağlı oldukları devletlere göre şöyle adlandırılmaktadırlar: Bağımsız Devletler Topluluğu'nda: (nüfus yoğunluğuna göre) Özbek, Kazak, Azeri, Tatar, Türkmen, Kırgız, Çuvaş, Başkurt, Yakut (Saha), Karakalpak, Uygur, Kırım Tatarı, Kumuk, Gagauz, Tuvali, Karaçay, Mesnet (Ahıska), Hakas, Balkar, Altaylı, Nogay, Şor, Karaim, Kundur ve Dolgan. Irak'ta Türkmen, İran'da Azeri, Kaşkay, Afşar, Şahseven, Kaçar, Karapapah, Hamse, Kengürlü, Türkmen v.b. Afganistan'da Özbek, Türkmen, Kırgız, Kazak, Karakalpak ve Uygur, Çin'de Uygur, Kazak, Kırgız, Salar (Salur), Şibe (Şive), Özbek, Sarı Uygur ve Tatar. Bu sayılanların dışında Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, (eski) Yugoslavya, Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve birkaç başka ülkede de çoğunluğu Anadolu kökenli olan Türkler yaşamaktadır (Devlet, 2006).

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluş sürecinde, bütün Türk Dünyasını kucaklayan, Türklerin birlik ve beraberliğinin şart olduğunu vurgulayan demeçler vermiş ve icraatlarda bulunmuştur (Gömeç, 2007). Türkiye Cumhuriyeti ile Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları arasında ve Türk Cumhuriyet ve topluluklarının kendi aralarındaki siyasi, ticari, ekonomik, turizm, kültürel ve eğitim alanlarında her türlü etkin ve verimli etkileşim, bu devletlerin, çağdaş dünyadaki gelişmiş devletler ve birlikler arasında söz sahibi olabilmeleri ve aynı zamanda refah içinde yaşayabilmeleri için büyük bir önem taşımaktadır.

6

Psikolojik Danışma ve Rehberlik

Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR), bireylerin kendilerini her yönüyle tanımaları, kabul etmeleri, çevrelerini tanımaları, çevrelerindeki olanakları görebilmeleri ve bunları etkin bir biçimde kullanabilmeleri, doğru eğitsel, mesleki ve kişisel kararlar alabilmeleri, problemlerini çözebilmeleri, sağlıklı bir kişilik geliştirebilmeleri ve kendilerini gerçekleştirebilmeleri için uzman kişilerce yapılan psikolojik yardımlardır. Bu yardımın iki ana hedefi vardır. İlki, öğrencilerin her yönüyle gelişimlerini desteklemek; ikincisi, onların uyum sorunlarını çözebilmelerine yardımcı olmaktır. PDR hizmetleri, insancıl ve demokratik bir anlayışa dayanmaktadır. PDR hizmetleri, Türkiye’de 1970’li yıllardan beri okullarda öğrencilere sunulmaktadır. Bu hizmet alanı, ağırlıklı olarak psikolojik danışmanlarının sorumluluğunda yürütülebilecek profesyonel bir yardımdır. Ayrıca, bir ekip işi olup, tüm öğretmenler, okul idarecileri ve veliler de bu hizmetin yürütülmesinden sorumlu kişilerdir (Yeşilyaprak, 2007).

PDR yardımıyla, öğrencilere kişisel, sosyal, eğitsel ve mesleki gelişim alanlarına ilişkin yeterlikler kazandırılmaya çalışılır. Bu alanlara ilişkin yeterlikler kazandırıldığında ve uyum sorunları çözüldüğünde, bireyin kendini gerçekleştirebileceği beklenmektedir. Maslow’a (1970) göre, psikolojik sağlığı yerinde olan kişi, kendini gerçekleştiren kişidir. Kendini gerçekleştiren insanlar; kendilerini, başkalarını ve doğayı olduğu gibi kabul ederler, gerçeği olduğu gibi algılayıp, içinde bulundukları ortama kolay uyum sağlarlar, daha derin kişiler arası ilişkiler kurabilirler, yaşamdan gerçekten doyum sağlarlar, özerk yapıları vardır, çevrelerinden bağımsızdırlar, yaratıcıdırlar, sıklıkla doruk yaşantılar geçirebilirler, demokratik bir kişilik yapısına sahiptirler, kendiliğinden, doğal davranırlar, kendileri dışında sorunlarla da ilgilenirler, amaçlar ve araçlar arasındaki uygun ayrımı yapabilirler, yalnız kalabilme gücüne sahiptirler, insanlarla birlikte olmaktan hoşlanırlar, ancak toplumsal kalıplara boyun eğmezler, düşmanca olmayan bir mizah anlayışına sahiptirler (Maslow, 1970). Öğrencilerin kendini gerçekleştirme sürecinde ilerleyebilmeleri için, onlara okul örgütü içinde, Psikolojik Danışma, Oryantasyon, Bireyi Tanıma, Bilgi Toplama ve Yayma, Yöneltme ve Yerleştirme, İzleme ve Değerlendirme, Çevre ve Veli ile İlişkiler, Müşavirlik, Araştırma ve Geliştirme olmak üzere dokuz hizmet sunulmaktadır.

7

Gelişimsel yaklaşıma dayalı olarak programlanan bu hizmetler, öncelikle Türk Milli Eğitim Bakanlığı, son olarak okul düzeyinde örgütlenerek öğrencilere verilmektedir.

Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri Arasında Eğitim Alanındaki İlişkilerde Yapılan Uygulamalar

Türkiye, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile uzun yıllar ihmal ettiği veya gerçekleştiremediği sosyal ve kültürel ilişkilerini bu cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmaları ile geliştirmeye başlamıştır. Bölge ile dil, din ve kültür bağları olan Türkiye’nin doğal görevi de bu olmaktadır. Yabancı bilim adamları bile, Türkiye’nin, dil ve kültür yönü ile bu bölge için kültürel çekim merkezi olduğunu belirtmektedirler (Fuller, 1992).

Türk Cumhuriyetlerinin ilişkileri, kültürel ağırlıklı olup, bu ilişkide Türkiye merkezi bir rol oynamaktadır. Türkiye ve Türk cumhuriyetlerinin eğitim ve kültür alanındaki bu işbirliğinin öncülüğünü bir teknik yardım kuruluşu olan ve 1992’de tesis edilen TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı), TÜRKSOY (Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi) ve Ahmed Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi yapmıştır (Gömeç, 2007). Bu girişimden sonra, devlet ve özel teşebbüse ait pek çok girişim olmuştur. Buna bağlı olarak, 1993 Temmuz’unda Türk Dünyası Üniversiteleri arasında ilişkilerin güçlendirilmesi için “Türk Dünyası Üniversite Rektörleri Daimi Konferansı” gerçekleştirilmiştir (İmaşova, 2002; Yıldırım ve Kacıroğlu, 2003).

Kültürel etkileşimi artırmak amacıyla, Türkiye Türkçe’sini yaygınlaştırma çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Türk toplulukları arasında ortak Türkçeyi yaygınlaştırmak amacıyla, 1993’te Türkiye ve Azerbaycan’ın gayretiyle 34 harfli Türk alfabesi kabul edilmiştir. Bununla birlikte, ortak Türk tarihinin yazılmasına yönelik çalışmalarda bulunmaktadır. TİKA tarafından sürdürülen Türkoloji Projesi vasıtasıyla Türk cumhuriyetinde ve özerk bölgesinde Türk dilinin kullanımının yaygınlaştırılması ve Türk tarihinin ve kültürünün öğretilmesi amacıyla 1990’lı yıllardan beri çalışmalar devam etmektedir. TİKA, eğitim dışında tarım, maliye, sanayi, sağlık, turizm vs. konularda da Türk Cumhuriyetleri’ne destek vermektedir (Gömeç, 2007).

8

Türkiye ve Türk Cumhuriyetleriyle eğitim alanında işbirliği bağlamında, Türk devlet ve topluluklarından 1996-1997 eğitim-öğretim yılında, yaklaşık 10 bin öğrenci Türkiye’de eğitime alınmıştır. Bu sayıda öğrencinin eğitim, barınma ve burslarının tahsisi Türkiye tarafından üstlenilmiştir (Çarıkçı, 1998). 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılında Türkiye bursuyla yüksek öğrenim amacıyla Türk Cumhuriyeti ve topluluklarından Türkiye’ye gelen öğrencilerin sayıları şöyle sıralanabilir: Türkmenistan’dan 670, Azerbaycan’dan 660, Kazakistan’dan 554, Kırgızistan’dan 669, Özbekistan’dan 109, Türkmenistan’dan 670, Asya ülkelerinden 2093, Balkan ülkelerinden 1884 olmak üzere toplam 6639 öğrenci (anonim, 2012a).

Türk Cumhuriyetleri’nden yüksek öğrenim görmek amacıyla Türkiye’ye gelen öğrencilerin yanında, Türk Cumhuriyetleri’ne kendi imkânlarıyla yüksek öğrenim görmek için giden Türkiyeli öğrenciler de bulunmaktadır. 2011-2012 Eğitim öğretim yılında, Azerbaycan’da 1908, Kazakistan’da 979, Kırgızistan’da 2072, Özbekistan’da 216, Tacikistan’da 216 ve Türkmenistan’da 1631, Moldova’da 184, Romanya’da 609 lisans ve lisansüstü düzeylerde, fen ve sosyal alanlardan toplam 7815 öğrenci kendi imkânlarıyla öğrenim görmektedir. Ayrıca, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Moldova, Özbekistan, Romanya ve Türkmenistan ile Türkiye’nin işbirliğiyle açılmış 17 devlet okulu (ilköğretim, ortaöğretim ve Türkiye Türkçesi eğitim-öğretim merkezi) bulunmaktadır. Bu eğitim-öğretim kurumlarında Türkiye’den 2089, Türk Cumhuriyetleri’nden 4375 olmak üzere, toplam 6464 öğrenci öğrenim görmektedir (anonim, 2012a).

Her yıl Türk cumhuriyetleri ve Türk topluluklarına Türkiye’den Bakanlar Kurulu kararı (5 Haziran 2003 gün ve 2003/5753 sayı) ile öğretmen gönderilmektedir. Öğretmenler en az bir, en fazla beş yıllığına görevlendirilmekte, öğretmenler görevlendirilmeden önce iki aşamalı bir sınavdan geçmekte, meslek bilgileri ve genel kültürden yazılı sınav, bunun ardından mülakat olmaktadır. Bu sınavda başarılı olanlar, gidecekleri ülkenin eğitim sistemi hakkında iki-üç haftalık bir eğitimden geçmektedir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında, Azerbaycan’a 64, Kazakistan’a 31, Kırgızistan’a 65, Özbekistan’a 14, Türkmenistan’a 61, Tacikistan’a 4, Moldova’ya 12, Romanya’ya 7 olmak üzere toplam 258 öğrenci görevlendirilmiştir. Bunun yalnızca dördü Psikolojik

9

danışmandır (rehber öğretmen). 2011-2012 yılı istatistiklerine göre ise, yukarıdaki Türk Cumhuriyetlerine 242 öğretmen ve 32 yönetici olmak üzere toplam 274 personel görevlendirilmiştir (anonim, 2012a).

Psikolojik Danışma ve Rehberliğin Katkıları

Psikolojik Danışma ve Rehberliğin (PDR) kapsamını oluşturan dokuz hizmet alanı, gelişimsel ve kriz odaklı psikolojik yardım hizmetleri temel alınarak, Türkiye ve Türk cumhuriyetleri arasında eğitim alanındaki ilişkilere katkı sağlayabilecek öneriler aşağıda sunulmuştur.

PDR’nin “bireyi tanıma hizmetleri” (Yeşilyaprak, 2007) kapsamında, Türk Cumhuriyetleri’nden gelip Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören ve Türk cumhuriyetlerindeki üniversitelerde öğrenim gören Türkiyeli öğrencilerin kişisel-sosyal, eğitsel ve mesleki sorunları ve ihtiyaçları belirlenebilir. Belirlenen sorunlar ve ihtiyaçlar üzerinde, bu öğrencilere özellikle grup yaklaşımına dayalı psikolojik yardımlar sunulabilir. Bu konuda üniversitelerin bünyesindeki sağlık, spor ve kültür daire başkanlıklarında çalışan psikolojik danışmanlar, PDR bölümleri ve milli eğitim müdürlüklerinin görevlendireceği psikolojik danışmanlar işbirliği içerisinde çalışabilirler.

Türk PDR derneği, Türk uluslar arası öğrencilerin sorunları, ihtiyaçları, çözüm önerileri ve uygulama planı üzerinde kongre düzenleyebilir.

Türk Cumhuriyetleri’nden Türkiye’ye gelen öğrencilerin Türkiye kültürüne ve yaşadıkları çevreye uyum sağlayabilmeleri için, üniversitelerin sağlık, spor ve kültür daire başkanlıkları, PDR bölümleri, uluslar arası ofis ve milli eğitim müdürlükleri işbirliği ile bu öğrencilerin yeni ortama uyum sağlamaları için oryantasyon yapabilirler. Benzer şekilde, Türkiye’den Türk Cumhuriyetleri’ne lisans ve lisans üstü düzeylerde öğrenim görmek için giden öğrencilere de oryantasyon yapılmalıdır. PDR’nin hizmet alanlarından birisi olan oryantasyonun amacı, öğrencilerin yeni girdikleri çevrelerini tanımalarını, bu çevreye uyum sağlamalarını ve kendilerine açık olan fırsatları

10

değerlendirmelerini sağlamaktır. Oryantasyon faaliyetleri, öğrencilerin kültür şokunu da azaltabilir.

İlköğretimden yüksek öğretime oryantasyon uygulamaları (Yeşilyaprak, 2007) kapsamında, öğrencilere Türkiye’yi ve Türk cumhuriyetlerini her yönüyle tanıtıcı filmler izletilebilir. Bu uygulamada, Türkiye’yi tanıtıcı filmler Türk cumhuriyetlerindeki okullarda, Türk cumhuriyetlerini tanıtıcı filmler de Türkiye’deki okullarda izletilebilir. Bu anlamda, Türkiye Türk Cumhuriyetlerindeki öğrenciler için, Türk Cumhuriyetleri de Türkiyeli öğrenciler için bir gelişim fırsatı olabilir.

Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören Türk cumhuriyetlerinden gelen öğrencilere sunulan psikolojik yardımların etkili olabilmesi için, psikolojik danışmanların, bu öğrencilerin geldikleri kültürü tanımaları gerekmektedir. Çünkü, içinde yaşanan kültür, bireyin psikolojisini, kişiliğini ve benliğini etkilemektedir. Bireyin tüm davranışlarında rol oynayan benlik, bireyin tamamen özgürce yarattığı ve devam ettirdiği bir fenomen olmayıp, bir kültür içerisinde gelişir ve kültür benliği etkiler (Kağıtçıbaşı, 2010; Osborne, 1996). Chun ve arkadaşlarına (2006) göre, kültür bireyin stres yaşantılarını ve stresle başa çıkma stratejilerini etkiler. Yani, bir durumun stres verici olarak değerlendirilmesinde, bireyin kültürel değerleri ve inançları önemli rol oynamaktadır. Capuzzi ve Gross’ye (2003) göre, psikolojik danışman, danışanın (yardım sunduğu kişinin) kültürünü bilirse, onu daha iyi anlar ve onunla birlikte daha etkili çözümler üretebilir. Bu önemli gerekçeden hareketle, eğitim fakültelerinin birinci sınıf lisans müfredatına psikolojik danışmanlar ve öğretmenler için, Türkiye’nin ve Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarının kültürünü tanıtan “genel kültür” dersleri kapsamında zorunlu bir ders konulabilir. Bu dersin adı, “Türk Kültürü” olabilir. Bu ders, farklı coğrafyalara göre, farklı Türk kültürlerinin yanı sıra “ortak Türk kültürünü” de içerebilir. Bu ders, Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarındaki eğitim fakültelerinde de okutulabilir. Öğretmenlerin de öğretimi ve rehberlikteki görevlerini etkili yapabilmeleri için kültürü bilmeleri gerekir. Vygotsky’ye (1978) göre de en iyi gelişim ve öğrenme sosyo-kültürel çevrede gerçekleşmektedir.

11

Tüm Türk Dünyası’nda okutulan “Türk Kültürü” dersinin şöyle bir yararı olabilir: Bu ülkelere bakanlar kurulu kararı ile görevlendirilen öğretmen, yönetici ve psikolojik danışmanlar, Türk cumhuriyetlerini ve topluluklarını tanıyarak ve tercih ederek gidebilirler. Buna bağlı olarak, gittikleri ülkeye daha az stresle uyum sağlayabilirler. Böylece de, hem Türkiye’yi en iyi biçimde temsil edebilirler, hem de daha etkili hizmetler verebilirler.

Türk cumhuriyetleri ve topluluklarında Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) açılabilir. RAM’ların kurulması konusunda Türkiye, sahip olduğu birikimi ile yol gösterici ve destekleyici bir işlev görebilir. Bu merkezler Türkiye’de ilköğretime, ortaöğretime ve toplumun geneline Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri ve Özel Eğitim olmak üzere iki alanda hizmet vermektedir (Yeşilyaprak, 2007). RAM’lar sayesinde Türk Dünya’sında daha geniş kitleye hizmet verebilir ve Türkiye’nin tanıtımı sağlanabilir. 2012 yılı itibariyle, Türkiye’de il ve ilçelerde toplam 199 RAM bulunmaktadır (anonim, 2012b). Türkiye’de yer alan toplam 81 il ve 891 ilçeye ve nüfus sayısına bağlı olarak 250 adet RAM bulunmalıdır.

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dernekleri Türk cumhuriyetleri topluluklarının tümüne yaygınlaştırılabilir. Bu dernekler, Türkiye’deki Türk PDR derneği (TPDR-DER), genel merkezi ile koordineli çalışabilir. TPDR-DER, Türk PDR dergisi ve bültenini çıkarmakta, kongreler düzenlemekte, uzmanların eğitim ve yetişme esaslarını, görev ve sorumluluklarını belirlemekte, araştırmaların ve sorunların ilgililerce paylaşılmasını sağlamaktadır (Yeşilyaprak, 2007). 2012 yılı itibariyle Türkiye’de Türk PDR derneğinin 15 şubesi bulunmaktadır (anonim, 2012b).

Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarındaki özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin okul ortamında zaman kaybetmeden belirlenebilmesi için, söz konusu cumhuriyetlerde çalışan tüm psikolojik danışman ve öğretmenlere, hizmet-içi eğitim verilebilir. Bu eğitim işinde, Türkiye’deki özel eğitim uzmanları aktif rol alabilir. Hizmet içi eğitimin koordinasyonunda Türkiye’deki Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Türk PDR-DER aktif rol oynayabilir; ayrıca, Türk Cumhuriyetlerine psikolojik danışma ve rehberlik ve özel eğitim alanlarında doküman yardımında bulunabilir.

12

Türk PDR-DER, Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarında görev yapan psikolojik danışmanlara, idarecilere, öğretmenlere, velilere ve öğrencilere eğitsel, mesleki ve kişisel gelişim ve uyum alanlarında (Yeşilyaprak, 2007) seminerler ve konferanslar verebilir.

Eğitim fakültelerinde “Türk Dünyası” adıyla bir öğrenci kulübü kurulabilir. Söz konusu kulüp, Türk dünyası ülkeleri arasında öğrenci etkileşimini sağlayabilir. Öğrenciler, internet üzerinden tanışıp çeşitli konularda ortak projeler hazırlayabilirler; hazırladıkları projeleri Türkiye’de yapılan “bilim” ve “bahar” şenliklerinde bir araya gelerek sunabilirler. Yüksek Öğretim Kurulu ve TÜBİTAK bu tür projeleri de destekleyici olabilir. Psikolojik danışmanlar, bu öğrencilerin oryantasyonundan sorumlu olabilirler.

Özellikle temel eğitimde tüm Türk dünyasında, kişisel ve mesleki rehberlik uygulamalarında, ulusal ve uluslar arası düzeyde tanınmış bilim insanı, tarihçi, edebiyatçı, devlet adamı, iş adamı, sanatçı, sinemacı, sporcu, tıp doktoru gibi başarılı Türklerin yaşam biçimleri, kişilik özellikleri, stresle başa çıkma yolları ve çalıştıkları meslekler incelenebilir. Psikolojik danışmanlar ve sınıf rehber öğretmenleri, model kişiler (Bandura, 2001) aracılığıyla öğrenciler için“başarılı Türk kimliği profili” çizebilirler. Böyle bir uygulama, öğrencileri, yaratıcılığa ve başarıya motive edici olabilir.

Literatürde Türkiye ve Türk cumhuriyetinden öğrencilerin birbirleriyle kaynaşamadıklarını gösteren araştırma bulguları (Tutkun, 2006) vardır. Türkiye ve Türk cumhuriyetleri ve toplulukları arasında ortak noktaların yanı sıra “farklılıklar” da vardır. Bu ülke ve topluluklara ait insanların birbirleriyle etkili ilişkiler kurabilmeleri için, farklılıklara saygı anlayışı geliştirmeleri gerekmektedir. Bu amaçla, okul danışmanları ve sınıf rehber öğretmenleri, kişisel rehberlik uygulamaları kapsamında, Türkiye ve Türk dünyasındaki okullarda öğrenim gören öğrencilere, insancı yaklaşımın (Nelson-Jones, 1982) önerdiği etkili iletişim biçimini (özellikle empatik anlayış ve koşulsuz kabul) ve Mevlâna’nın insan sevgisine ve hoşgörüye dayalı felsefesini öğretebilir;

13

öğrencilere Türkiye ya da Türk dünyasından insanlarla olan ilişkilerinde bireysel ve kültürel farklılıklara empatik bir anlayışla yaklaşmaları yönünde bilinç kazandırabilirler. Öğrencilerde, “farklılıklara aşağılayıcı, tuhaf, mantıksız şeyler olarak yaklaşmak yerine”, “farklı coğrafyalarda gelişen kültürlerdeki farklılıkların doğal olduğu ve bunu anlamaya çalışmanın zekice bir davranış olduğu anlayışı” geliştirilebilir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Ulaşılabilen dokümanlardan ve araştırma bulgularından anlaşılmaktadır ki, Türkiye’nin Türk cumhuriyet ve topluluklarıyla ilişkilerini güçlendirmek için başlattığı girişimlerde bazı aksayan yönler bulunmaktadır. Türk cumhuriyetlerinden gelen ve mezun olan öğrenci sayılarının azalması ve yaşadıkları sorunlar bunun kanıtı gibi görünmektedir. Türkiye’den Türk Cumhuriyetlerine giden öğrenciler de önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Kuşkusuz, Türk Dünyasındaki ülkeler arasındaki işbirliği girişimlerinin amacına ulaşması ve telafisi güç risklere dönüşmemesi için, her türlü bilim dalının sağlayabileceği katkılar vardır. Bu çalışmada, eğitim alanındaki ilişkilerin güçlendirilebilmesi için, gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında eğitim faaliyetleri içinde çok önemli bir yere sahip olan, Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı temelinde bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu önerilerin, katkıya dönüşebilmesi için denenmesi gerekir. Bu amaçla, bu çalışma uluslar arası düzeyde projeye dönüştürülerek MEB’na ya da Başbakanlık Yurtdışı Türkler Dairesi Başkanlığı’na sunulabilir. Bu kurumların önderliğinde, Türk MEB’dan, PDR-DER’den ve üniversitelerin PDR bölümlerinden uzmanlar, bir araya gelerek projeyi uygulayabilirler. Araştırmacılar, bu makaleden esinlenerek araştırma modelleri ortaya koyabilirler.

KAYNAKLAR

Bandura, A. (2001). Social Cognitive Theory. An Agentic Perspective. Annual Review of Psychology, 52, 1-26.

Anonim. (2012a). Milli Eğitim İstatistikleri: Örgün Eğitim 2011-2012, Ankara: T. C. Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Resmi İstatistik Programı Yayını.

14

Aydın, K. B. (2011). Comparison of the University Students in Turkey and Cyprus with regard to Psychological Symptoms and Strategies for Coping with Stress. Turan Stratejik Araştırmalar Merkezi Uluslararası Bilimsel Hakemli Mevsimlik Dergi, 10, 27-40.

Bandura, A. (2001). Social Cognitive Theory. An Agentic Perspective. Annual Review of Psychology, 52, 1-26.

Capuzzi, D. and Gross, D. R. (2003). Counseling and Psychotherapy: Theories and Interventions, New Jersey: Merrill Prentice Hall.

Chun, C., Moos, R. H. and Cronkite, R. C. (2006). Culture: A fundamental context fort he stress and coping paradigma. International and cultural psychology: Handbook of multicultural perspectives on stress and coping (Ed.: In P.T. P. Wong, and L. C. J. Wong ), 29-53, United States of America: Springer.

Çarıkçı, E. (1998). Türk Cumhuriyetlerinde Ekonomik Gelişmeler ve Türkiye’nin Rolü. Bilgi Dergisi, 7, 1-5.

Devlet, N. (2006). Çağdaş Türk Devletleri ve Toplulukları. Türk Tarihi ve Kültürü (3. Baskı), (Ed: C. Öztük), 175-202, Ankara: Pegem A yayıncılık.

Ergin, G. ve Türk, F. (2010). Türkiye’de Öğrenim Gören Orta Asyalı Öğrenciler. Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, 2, 1, 35-41.

Fuller, G. (1992). Turkey Faces East. Avrasya Etütleri Dergisi, 14, 2-17.

Gömeç, S. (2007). Türkiye-Türk Cumhuriyetleri Üzerine Bir Değerlendirme. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 1 (1), 114-131.

Anonim. (2012b). Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, https://www.pdr.org.tr/IcerikDetay.aspx?id=11#. Erişim Tarihi: 16. 10. 2012.

İmaşova, N. (2002 ). “Kazakistan ve Türkiye Arasındaki Eğitim-Öğretim İlişkilerinin Gelişmesi ve Problemleri”. Yüce Erek, 4, 28.

Kağıtçıbaşı, Ç. (2010). Benlik, Aile ve insan Gelişimi: Kültürel Psikoloji, İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları.

15

Kavak, Y. (2001) Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri, Türk ve Akraba Topluluklarına Yönelik Eğitim Politika ve Uygulamaları. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 20, 92 -103.

Kesten, A., Kıroğlu, K. ve Elma, C. (2010). Türkiye’de Öğrenim Gören Uluslararası Öğrencilerin Dil ve Eğitim Sorunları. Sosyal Bilimler Dergisi, 24, 65-85.

Kıroğlu, K., Kesten , A. ve Elma, C. (2010). Türkiye’de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu lisans Öğrencilerinin Sosyo-Kültürel ve Ekonomik Sorunları. 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 6, 2, 26-39.

Maslow, A. H. (1970). Motivation and Personality, New York: Harper and Row Pub.

Nelson-Jones, R. (1982). Danışma psikolojisi kuramları (Çev. Editörü: F. Akkoyun), Ankara: Cassel Educational Limited.

Osborne, R.E. (1996). Self: En Eclectic Approach, United States of America: Allyn & Bacon.

Tutkun, Ö. F. (2006). Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesindeki Türkiyeli Öğrencilerin Uyum Sorunları. Sosyal Bilimler Dergisi, 15, 255-267.

Vygotsky, L. S. (1978). Mind in Society, USA: President and Felows of Harvard College.

Yeşilyaprak, B. (2007). Eğitimde Rehberlik Hizmetleri: Gelişimsel Yaklaşım (15. Baskı), Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

Yıldırım, K ve Kacırcıoğlu, F. (2003). Türk Dünyası Öğrencilerinin Durumu. Orkun, 61, (Online) http://www.orkun.com.tr/asp/orkun.asp?Tip=Makale&Makale_Nu=LHBQGALVEEO*F-C/B,OQ/XB/Z,ATFDP*LOSIEA.JS/EOAA/WATDU!. Erişim Tarihi: 16.10.2012.





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 1093
Bugün Tekil 917
Toplam Tekil 2290596
IP 54.90.185.120






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































8 Rebiü'l-Evvel 1440
Kasım 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu