BASIN BÜLTENİ Akıncı: “AB’nin Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesi hem Türkiye, hem AB, hem de Kıbrıs için iyidir” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “AB’nin Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesi hem Türkiye, hem AB, hem de Kıbrıs için iyidir”
Tarih: 26.03.2018 > Kaç kez okundu? 124

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, uzun bir aradan sonra bugün, Avrupa Birliği ile Türkiye’nin Varna’da bir araya geleceğine ve bunun Kıbrıs’ı da ilgilendiren önemli bir gün olduğuna işaret ederek, “Biz AB-Türkiye ilişkilerinin iyiye gitmesini istiyoruz. AB’nin Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesi hem Türkiye, hem AB, hem de Kıbrıs için iyidir” dedi.

Akıncı katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın da katılımıyla Varna’da Türkiye AB ilişkileri konuşulacak. Bulgaristan Başbakanı, Avrupa Komisyonu Başkanı Sayın Jean-Claude Juncker, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk da Varna’da olacak. Biz AB-Türkiye ilişkilerinin iyiye gitmesini istiyoruz. AB’nin Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesi hem Türkiye hem AB, hem de Kıbrıs için iyidir. Avrupa’dan uzaklaşan bir Türkiye, Türkiye’nin çıkarına olmadığı gibi Avrupa’nın ve Kıbrıs’ın geleceği için de iyi değildir. Yarınki toplantının başarılı geçmesini, ilişkilerin daha iyi bir noktaya gitmesini bütün Kıbrıs Türk halkı adına arzu ediyorum” şeklinde konuştu.

AB’nin temellerinin ekonomik işbirliği üstünden yükseldiğini, kömür, enerji işbirliğine dönüşerek devam ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, işbirliğinin genişleyerek bugüne kadar geldiğini ifade ederek, “Avrupa Birliği, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkıntılar üzerinde bir barış projesi olarak ortaya çıktı” dedi.

Cumhurbaşkanı, “Biz dünyanın her yerinde barış ve elbette adanın diğer yarısıyla da iyi ilişki istiyoruz, barış içinde yaşamak istiyoruz. Denizlerimizde gerginlikler yaşamak istemiyoruz. Yetkiyi de, ortak devleti de, zenginlikleri de, her şeyi adil ölçüler içinde paylaşmak, eşitlikçi bir anlayışla herkesin hakkına düşeni talep edeceği bir yaklaşımla hareket edelim istiyoruz” dedi.

Rum tarafının yanlış siyaseti ve Avrupa Birliği’nin de buna alet olması nedeniyle hem AB projesinin başlangıcı ve gelişimini hatırlatma, hem de adil ölçüler içinde herkesin hakkına düşeni talep edeceği anlayışı yeniden vurgulama gereği duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, AB’nin birkaç gün önce bir karar alarak, Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki haklarını korumak amaçlı davranışlarından dolayı Türkiye’yi kınadığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı, “Kıbrıs Türk halkının görmezden gelindiği bir ortamda Türkiye’den başka ne beklenebilir? Doğal gaz konusunu gelin konuşalım, bir komite kuralım diyoruz ‘hayır bu bizim egemenlik hakkımızdır’ diyorlar. ‘Gelecekte bir gün sizin için de bir hesap açarız, orada sizin için de bir miktar para ayırırız’ diyorlar. Böyle bir ortaklık anlayışı olabilir mi?” diye sordu.

Ortaya bir zenginlik çıkacaksa, bunun en başta planlama aşamasından fiiliyata kadar birlikte hareket edilmesini gerektirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, “Ortak gelecek kurmak, bu adayı barış ve huzur adası yapmak, bölgeyi istikrar denizi haline getirmek, işbirliği köprüleri kurmak bunu gerektirir. Ekonomik işbirliğiyle başlayıp bir barış projesine dönüşen Avrupa Birliği bu konuda yardımcı olması gereken örgütlerin başında geliyor. Ayrıştıran, ötekileştiren değil, hasım haline getiren değil, işbirliği ortağı haline getirip birleştiren bir anlayış sergilemesi gereken örgütlerin başında AB geliyor” dedi.

Bugünkü Türkiye – AB zirve toplantısının bu yönde bir toplantı olmasını temenni ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Dışlayarak, Türkiye’yi ötekileştirerek ve Kıbrıs Türk halkının haklarını da görmezden gelerek bu adadaki gerek siyasal yetki, gerekse doğal kaynak, zenginlik anlamında Kıbrıs Türk halkının haklarını görmezden gelerek bir barış projesi inşa edilemez. AB bu şekilde davranarak bu barış projesine katkıda bulunamaz. O nedenledir ki AB’nin bu tavrının değişmesi gerekir” dedi.



Erdoğan, Macron ile Kıbrıs konusunu görüştü



TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile önceki gün telefonda yaptığı görüşmede Kıbrıs konusu da gündeme geldi. Görüşmede Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarıyla ilgili olarak Türkiye’nin ve KKTC’nin meşru haklarının korunması gerektiğini belirtti.



Özersay: “Güneyden gönderilen yardımlara alınan gümrük vergisini kaldıracağız”



Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, KKTC’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronit azınlık için Güney Kıbrıs’tan gönderilen erzak yardımlarına uygulanan gümrük vergisinin kaldırılacağını açıkladı.

Özersay, önceki gün Bakanlar Kurulu öncesi Başbakanlık’ta TAK ve BRT’ye yaptığı açıklamada, KKTC’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitlere Kıbrıs Rum tarafından uzun yıllardır gönderilen erzak yardımlarına hükümet olarak düzenleme getireceklerini daha önce ifade ettiklerini hatırlatarak, yardımlarından alınan gümrük vergisinin kaldırılması yönünde adım atacaklarını söyledi.

Güney Kıbrıs’tan gönderilen erzak yardımlarının satılması noktasında yaşanan sıkıntıların aşılması için ise Birleşmiş Milletler aracılığı ile gönderilen yardımların miktar ve nitelik açısından denetleneceğini ifade eden Özersay, ürünlerin üzerine satılmasının yasak olduğunu hatırlatacak birden fazla dilde uyarılar içerecek etiketler yapıştırılıp, broşürler dağıtılacağını kaydetti.

Kıbrıs Rum basınında, KKTC’deki Maronit ve Kıbrıslı Rumlara yapılan yardımlar konusunda KKTC’nin tavrını “mahsurlarla oyun” olarak verildiğine işaret eden Özersay, “Kıbrıs Türk toplumu içinde yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronit azınlığın siyaset malzemesi yapılmasını istemiyoruz. Medeni, çağdaş bir yaklaşım uygulayacağımızı açıklamıştık” dedi.

Kıbrıs Rum tarafının bahse konu insanlar için her zaman mahsurlar tanımlamasını yaparak mahsurlar edebiyatı yaparak istismar politikası izlediğini kaydeden Özersay, “Dileriz ki bizim iyi niyetle attığımız bu adıma karşılık önümüzdeki dönemde Kıbrıs Rum tarafı da mahsurlar edebiyatını bir tarafa bırakıp azınlıklar üzerinden siyaset yapmaktan vazgeçer” dedi.



Tatar: “Avrupa Birliği’nin gerçekleri bile bile Rum yanlısı tutum izlemesi Kıbrıs’ta çözüm istemediği anlamına geliyor”



Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Ersin Tatar, Avrupa Birliği’nin (AB) gerçekleri bile bile Rum yanlısı bir tutum izlemesinin, Kıbrıs’ta çözüm istemediği anlamına geldiğini kaydetti

Tatar, yaptığı yazılı açıklamada, AB Liderler Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nin Kıbrıs’la ilgili bölümünü eleştirdi ve “Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’ta Türk ve Rumların siyasi eşitliğine dayalı bir çözüm istemediğinin, amacın Kıbrıs’ı Yunan yapmak olduğunun son kararla kesinleştiğini” ifade etti.

Tatar açıklamasında Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs’ta Rumlar kadar hak sahibi olduğunu, Kıbrıs Türkü’nün 1963’te silah zoru ile Rumlar tarafında ortaklıktan atıldığını, Rum-Yunan ikilisinin 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs Helen Devleti’ni ilan ettiklerini, Türkiye Kıbrıs’a müdahale etmese bunu gerçekleştirmiş olacağını, bütün çözüm planlarının Rumlar tarafından reddedildiğini çok iyi bildiğini ifade etti.

Tatar, “AB bunları bile bile Rumların Kıbrıs Türk tarafını hiçe sayarak hidrokarbon aramasını, anlaşmalar yapmasını onaylıyor, destek veriyorsa art niyetlidir, bir antlaşma istemiyor demektir” ifadelerini kullandı.

“Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan AB ve Rum tarafının bu uzlaşmaz tutumu karşısında sadece lafta kalacak tepkilerle yetinmemelidirler” diyen Tatar, Rum lider Anastasiadis’le yemekte buluşmanın veya görüşme masasına dönmenin Kıbrıs Türkü’ne bir faydası olmayacağı görüşünü belirtti.



Aksoy: “AB, Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını tamamen yitirdi”



TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını tamamen yitirdiğini belirterek, "Bu tutum devam ettiği sürece AB'nin, Kıbrıs meselesinde üçüncü bir taraf olarak kabul edilmesi mümkün değildir." dedi.

Aksoy, diplomasi muhabirlerini bilgilendirme toplantısında, Kıbrıs ile ilgili gelişmelere de değinerek, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın 20 Mart'ta Türkiye'ye resmi ziyarette bulunduğunu hatırlattı. Aksoy, görüşmelerde Kıbrıs konusundaki son gelişmelerin ele alındığını ve Rum yönetiminin Doğu Akdeniz'deki tek taraflı hidrokarbon faaliyetleri karşısında Türkiye ile KKTC'nin birlikte atabileceği adımlar üzerinde durulduğunu belirtti.

Kıbrıs Rum tarafında seçimlerin ardından "sıfır asker sıfır garanti" söylemlerinin yeniden dillendirildiğine dikkati çeken Aksoy, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuya ilişkin olarak kullandığı "hayalden öte olmadığı" sözlerini anımsattı.

Aksoy, "Rum tarafına bir kez daha bu rüyadan uyanmalarını ve adadaki gerçekleri daha iyi görmelerini tavsiye ediyoruz." dedi.

Aksoy, AB liderlerinin geçtiğimiz Perşembe günü yayımlanan sonuç bildirgesinde, "AB Konseyi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege Denizi'nde devam eden yasa dışı faaliyetlerini güçlü şekilde kınıyor ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Yunanistan'la olan tam dayanışmasının altını çiziyor." ifadelerinin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

"AB Zirvesi'nde yine Rum - Yunan tezlerine hizmet eden ülkemiz aleyhine kabul edilemez ifadeler içeren bir yazımla karşı karşıya kaldık. AB bu iki ülkeye yalnızca üye oldukları için, haklı olup olmadıklarına bakmaksızın destek veriyor. Burada biz şunu anlıyoruz; AB, Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını tamamen yitirmiştir. 2004'te de biz bunu gördük. Aynı filmi tekrar yaşıyoruz. Bu tutum devam ettiği sürece AB'nin Kıbrıs meselesinde üçüncü bir taraf olarak kabul edilmesi mümkün değildir. AB ülkeleri, uluslararası hukuka aykırı hareket eden GKRY'yi koşulsuz olarak, hiç sorgulamadan arkasında duruyor. İbret verici bir durumdur bu. Biz AB ile olumlu bir gündem yaratmaya çalışırken, AB'nin bu tarz kararlar alması elbette yapıcı sonuçlar doğurmayacak.



Eker: “Her seferinde masadan kaçan taraf Rumlar oldu"



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Türkiye'nin Kıbrıs'ta kalıcı, adil, onurlu, iki taraflı, iki toplumlu çözümden ayrı durmadığını, bunu desteklediğini belirterek, "Türkiye, her zaman bunun oluşması için masada oldu. Her seferinde masadan kaçan taraf Rumlar oldu." dedi.

KKTC'de temaslarda bulunan Eker ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, Girne'de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.

Eker, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekatı'nı soydaşlarının hak ve hukukuna sahip çıkmak için yaptığını belirterek, Türkiye'nin 2004 yılındaki Annan Planı'na destek verdiğini, Kıbrıs Türk toplumunun da buna olumlu yaklaşarak referandumda "Evet" dediğini anımsattı.

Avrupa Birliği'nin (AB) Rum tarafını Annan Planı'na "Hayır" demesine rağmen birliğe aldığına dikkati çeken Eker, AB'nin ikiyüzlülüğünün, çifte standardının bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı.

Eker, Türkiye'nin Kıbrıs'ta kalıcı, adil, onurlu, iki taraflı, iki toplumlu bir çözümden ayrı durmadığını, bunu desteklediğini belirterek, "Türkiye her zaman bunun oluşması için masada oldu. Her seferinde masadan kaçan taraf Rumlar oldu." dedi.

Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının daha müreffeh, daha özgür yaşaması için bütün çabaları desteklediğini, desteklemeye de devam edeceğini dile getiren Mehdi Eker, "Türkiye, KKTC'ye su temini projesinde olduğu gibi birçok projeyi yapmaya devam edecek. Desteğimiz, sizin daha onurlu biçimde varlığınızı devam ettirebilmeniz için bundan sonraki süreçte de devam edecek." diye konuştu.



Örek, ölümünün 19. yıldönümünde anıldı



Merhum Başbakan Osman Örek, önceki gün ölümünün 19. yıldönümünde törenle anıldı. Örek için Lefkoşa Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında yapılan törende konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Osman Örek’i 19. Ölüm yıldönümünde bir kez daha saygı ve minnetle andığına işaret ederek, Örek’in 1960 Cumhuriyeti’nin savunma bakanı olduğunu ama onun sonrasında Kıbrıs Türk Federe Dönemi, geçici Kıbrıs Türk Yönetimi dönemlerinde de Dışişleri ve Savunma Bakanlığı görevlerini birlikte yürüttüğünü anımsattı.

1959 Londra Konferansı’na gidildiği süreçlerde ve daha sonra 1963 olayları sırasında ve sonrasında Osman Örek’i hep Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’la birlikte mücadelenin yoğun safhaları içinde gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, Örek’in, böyle bir davanın varlığının anlaşılabilmesi için gerek Türkiye’de, gerekse dünyanın çeşitli ülkelerinde çok büyük uğraşlar verdiğini, diplomasi yeteneklerini, Kıbrıs Türk halkının yararına kullanmaya çalıştığını anlattı.

için onunla birlikte mücadele edenlere rahmet dileyerek, minnetle andı.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Başbakan Yardımcılığı ve

Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 33
Dün Tekil 835
Bugün Tekil 952
Toplam Tekil 2235259
IP 54.225.59.14






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































8 Muharrem 1440
Eylül 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.408 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu