“Kadın ve çocuklara yönelik saldırılar insanlık suçudur” 07.03.2018 - TC Cumhurbaşkanlığı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“Kadın ve çocuklara yönelik saldırılar insanlık suçudur” 07.03.2018 - TC Cumhurbaşkanlığı
Tarih: 07.03.2018 > Kaç kez okundu? 215

Paylaş


Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Uluslararası 7. Kadın Emeği Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Hem kadınlara, hem de çocuklara yönelik saldırıların izini inancımızda ve kültürümüzde arayanlar kesinlikle art niyetlidir. Şayet adını tam olarak koymak gerekirse, bu tür eylemlerin her biri birer insanlık suçudur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından Ankara Spor Salonunda düzenlenen Uluslararası 7. Kadın Emeği Buluşması’na katıldı. Etkinlik öncesinde spor salonu önünde kendisini bekleyen vatandaşlara bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra salonda bulunan yerli ve yabancı katılımcılara hitap etti.







Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek başladı. 8 Mart’ın birlik, beraberlik ve kardeşlik günü olması için çaba gösteren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğiyle, alın teriyle, şefkatiyle, yüreğinin genişliğiyle dünyayı bizim için güzelleştiren, yaşanabilir hâle getiren tüm kadınlarımıza selamlarımı gönderiyorum. Vatanımızı ‘Ana’dolu, devletimizi ‘Devlet ana’, toprağımızı ‘Toprak ana’ yapan tüm kadınlarımızı gönülden selamlıyorum” dedi.



“BİZİM KADINLARIMIZ, DÜNYANIN EN FEDAKÂR KADINLARIDIR”



Bu tür sembolik anma günlerinin önemli olduğunu, ancak kadınların anne, eş, kardeş ve çocuk olarak, hepsinden önemlisi insan olarak hayatın her anında zaten mevcut olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart gibi, yılın geriye kalan 364 gününün de kadınların olduğunu söyledi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan başta şehit anneleri olmak üzere tüm cefakâr kadınlara şükranlarını sunarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim annelerimizin dünyanın en fedakâr anneleridir. Bizim kadınlarımız, dünyanın en fedakâr kadınlarıdır. Yeri gelir Erzurum’da Kara Fatma olur, Balkanlar’dan Kafkaslara kadar cephe-cephe dolaşır. Yeri gelir Hafız Selman olur, kadınlarla birlikte tüm şehri burada olduğu gibi organize eder, cepheye lojistik destek sağlar. Yeri gelir Şerife Bacı olur, vatanını evladının önüne koyar, bu yolda kendisi de şehadete yürür. Yeri gelir Nene Hatun olur, evlatlarını evde bırakıp tabyalarda mücadeleye koşar. Yeri gelir Ayşe Aykaç olur, Sevgi Yeşilyurt olur, Türkan Türkmen Tekin olur, Yıldız Gürsoy olur, 15 Temmuz’da hain darbecilerin karşısına bu defa yiğitçe dikilerek şahadete ulaşır. Yeri gelir Şenay Aybüke Yalçın öğretmen olur, gözü gibi titrediği öğrencileri için çırpınırken teröristlerin kurşunlarıyla son nefesini verir.”



Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında kadınla erkeğin fiziksel özellikleri ve fıtratlarının farklı olduğunu, ama aynı bütünün parçaları olduğunu kaydetti ve insanların arasındaki her türlü ayrım gibi cinsiyet ayrımının da suni olduğunu ifade etti.



“ÖNCE KADINLAR ARASINDAKİ AYRIMCILIĞI ORTADAN KALDIRDIK”



Tarih boyunca kadınlara yönelik ayrımcı davranışların hiç eksik olmadığını, içinde bulunulan 21. yüzyılda dahi kadınlara yönelik yüz kızartıcı adaletsizliklere şahit olunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkemizde düne kadar toplum hayatının pek çok noktasından olduğu gibi eğitim kurumlarından dahi zorla uzaklaştırılan kızların olduğunu hatırlattı.



“Evlatlarının en mutlu günlerini uzaktan seyretmek zorunda bırakılan annelerin gözyaşlarını unutmadık, unutmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, onların kendilerinin azmini ve kararlılığını arttırdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Okulunda olduğu gibi iş yerinde ve hatta sokakta taciz edilen kadınlarımızın yürek acısını unutmadık. Ülkesinde, şehrinde, ailesinin dizi dibinde eğitim öğretim imkânı, çalışma imkânı bulamadığı için yurt dışına gitmek zorunda kalan kadınlarımızın hikâyelerini unutmadık. Yaşanan birtakım hadiseler sebebiyle bugünlerde kadına şiddeti konuşuyoruz öyle değil mi? Peki, okulunun kapısı önünde, sınıfında, mezuniyet töreninde hak aramak için çıktığı yollarda, meydanlarda şiddete maruz kalan kadınları hatırlıyor muyuz? Eğer kadın meselesini tüm boyutlarıyla konuşacaksak önce samimi olmamız gerekir. Kadınla erkek arasındaki ayırımcılıktan daha tehlikelisi, kadınlar arasında ayrımcılık yapmaktır. Erkeklerle birlikte kadınların bir kısmının rahatça girip okulunu okuduğu, çalıştığı, dilediği gibi hareket ettiği bir yerde diğer bir kısım kadınları dışarıda bırakamazsınız. Bir anneyi evladının yemin törenine dahi almamaya kalkarsanız, milletin vicdanında onulmaz yaralar açarsınız. Maalesef Türkiye bu sıkıntıları yaşamıştır. Dünyanın başka yerlerinde de özellikle son yıllarda benzer sıkıntılara, benzer utanç manzaralarına rastlıyoruz. Biz önce kadınlar arasındaki ayrımcılığı ortadan kaldırdık. Bununla birlikte kadını hayatın her alanında hak ettiği konuma çıkartacak tedbirleri aldık, imkânları sağladık. Bunun için bize çok saldırdılar. Akla hayale gelmeyecek ithamlarla, provokasyonlarla, iftiralarla uğraşmak zorunda kaldık. Hatta sırf bu sebepten partimizi kapatmaya dahi kalktılar. Hamdolsun Allah’ın yardımı, milletimizin desteğiyle tüm bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardık.”



“BUGÜN TÜRKİYE, KADIN HAKLARI BAKIMINDAN DA İLERİ DÜZEYDEDİR”



Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin bugün tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar diğer hususlarla birlikte kadın hakları bakımından da ileri düzeyde olduğunu belirtti. Millete o zulümleri yaşatanların hiçbirinin artık bu ülkede esamisi dahi okunmadığını, ama kadınların hayatın her alanında dimdik ayakta olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında kadın ve erkek arasındaki üstünlük tartışmalarına değindi. Bu tartışmanın beyhude bir tartışma olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanları bölmeye yönelik her tartışmanın yeni bir zulüm kapısının aralanması anlamına geleceğini ifade etti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınları tüm kötülükleri kaynağı olarak, şeytan olarak, iblis olarak gören, bunun için onları çarmıha geren, işkence eden, yakan güya dini anlayışların asırlarca bu dünyada hüküm sürdüğüne dikkat çekti. Geçmişte çarmıha gerilen kadınları bugün farklı yöntemlerle aşağılamaya, metalaştırmaya devam edenlerin cilaları kazındığında altından yine aynı zihniyetin çıktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bugün dünyada kadın hakları diye ortalığı inletenlerin siz hiç Suriye’deki Doğu Guta’da son birkaç ayda katledilen binlerce kadın için tek bir ettiklerini duydunuz mu, duydunuz mu? Suriye’de çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bir milyon insanın alçakça katledilmesi karşısında kıllarını kıpırdatmayanların kadın hakları konusunda söyledikleri sözlerin ne anlamı olabilir?” şeklinde konuştu.



“MYANMAR’DAKİ KADINLARA EL UZATMAYANLAR NASIL KADIN HAKLARINDAN SÖZ EDEBİLİR?”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’in karanlık sularında kaybolup giden on binlerce kadın ve çocuğun arkasından timsah gözyaşları dökenlerin, gerçek birer kadın hakları savunucusu olduğuna inanamayacaklarını, bu kesimlerin sadece şovmen olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Myanmar’da yaşadıkları yerle akıl almaz zulümlere uğrayan, canlarını kurtarmak için sığındıkları kamplarda insanlık dışı şartlarda hayatlarını sürdüren kadınlara el uzatmayanlar nasıl kadın haklarından söz edebilir? Son çeyrek asırda Balkanlarda, Kafkaslarda, Türkistan’da yaşanan trajedilerin en büyük kurbanı olan kadınları gündeme getirmeyenlerin kadın hakları çağrısı koskoca bir yalandan ibaret değil midir? Srebrenitsa’daki o katliam sırasında, ‘Çocukları küçük mermilerle öldürürler, değil mi anne’ diyen o sabiyi ve annesini duymayanların kalplerinde bırakınız kadınları, insana dair hiçbir sevgi filizleniyor olamaz” dedi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında kadınlara yönelik şiddetle, özellikle de kadın cinayetleriyle ilgili haberlerden duyduğu rahatsızlığı ifade etti. Kadına sırf cinsiyetinden dolayı böyle bir muameleyi reva gören kişinin insanlıktan nasibini almadığına inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hele hele çocuk istismarının asla düşünmek, konuşmak, tartışmak istemeyecekleri bir vahşet hâli olduğunu belirtti. Hem kadınlara, hem de çocuklara yönelik saldırıların izini inancımızda ve kültürümüzde arayanların kesinlikle art niyetli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür eylemlerin her birinin birer insanlık suçu olduğunun altını çizdi.



“CENNETİ ANNELERİN AYAKLARI ALTINA SEREN BİR İNANÇ, KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ TAVSİYE EDEBİLİR Mİ?”



Bazılarının çıkıp tamamen dikkat çekmek, popüler olmak amacıyla kavramları eğip bükerek, özünden saptırarak, asıl mesajını gizleyerek söylediği sözlerin hiçbir kıymeti harbiyesi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar üzerinden dinimizi ve kültürümüzü karalamaya kalkanların derdinin kadınlar veya çocuklar olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlar üzüm yemenin değil bağcıyı dövmenin peşindeler. Onlar milletin inancıyla ve değerleriyle hesaplaşmanın derdindedir. Cenneti annelerin ayakları altına seren bir inanç, kadına yönelik şiddeti veya kötü muameleyi tavsiye edebilir mi? ‘Ana gibi yar olmaz’ diyen bir kültürün kadını ötekileştirmesi, ikinci sınıf görmesi mümkün mü? Şems, ‘Kadın bilmeyene nefs, bilene nefestir’ diyorsa, böyle bir medeniyette kadının yeri tartışılamaz. Öyleyse çözmemiz gereken mesele, birtakım psikopatlara, birtakım cani ruhlulara, birtakım sapıklara harekete geçme cesareti veren iklimin ortadan kaldırılmasıdır, bunu da hep birlikte yapacağız.”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemlerde sıkça çıkan haberlerin, kadına yönelik şiddet ve çocukları hedef alan tacizler konusunda vatandaşlarda ve dolayısıyla medyada oluşan hassasiyetin bir ifadesi olduğuna dikkat çekti. Eskiden yapanın yanına kâr kalan şiddet ve istismar eylemlerinin artık ne milletimiz, ne de devletimiz tarafından görmezden gelinmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kız çocuklarının eğitim düzeylerinin artık erkek çocuklarla aynı seviyede, hatta daha ileri olduğunu, dolayısıyla genç kızlar ve kadınların bu tür durumlarda daha bilinçli, daha cesur, daha dirayetli hareket edebildiklerini vurguladı.



“BAŞIMIZIN TACI OLAN KADINLARIMIZI HER ALANDA DAHA İLERİYE TAŞIMAKTA KARARLIYIZ”



Kadınların toplum hayatındaki yerinin güçlendiğinin en önemli göstergelerinden birinin istihdam olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2005 yılında yüzde 23 seviyesinde olan kadınların iş gücüne katılım oranının, geçen yıl yüzde 34’ü ulaştığını, bu konuda 2023 hedeflerinin ise yüzde 41’e ulaşmak olduğunu ifade etti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Başımızın tacı olan kadınlarımızı her alanda daha ileriye taşımakta kararlıyız. Evde, işte, okulda, hayatın her alanında kadınlarımızla birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Siyasete girdiğim günden beri en büyük desteği hep kadınlarımızdan gördüm. Siyasi çalışmalarımda kadınlarımıza ulaşmaya, onları siyasette aktif hâle getirmeye özel önem verdim. İnşallah 2023 hedeflerimize yine kadınlarımızla birlikte ulaşacak, 2053 ve 2071 vizyonlarımızı onlarla birlikte inşa edeceğiz.”



Kaynak:

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/91666/kadin-ve-cocuklara-yonelik-saldirilar-insanlik-sucudur.html





Yorumlar












Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 1089
Bugün Tekil 999
Toplam Tekil 2293887
IP 54.167.112.42






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































11 Rebiü'l-Evvel 1440
Kasım 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Türk hakanları ve Türkmen Padişahları devlet işlerinde hatunun fikirlerini üstün tutar.
(NİZAM ÜL-MÜLK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu