BASIN BÜLTENİ Atun: “Enerji hatlarının oluşmasıyla KKTC de Tayvan modeli gibi literatüre girecek” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Atun: “Enerji hatlarının oluşmasıyla KKTC de Tayvan modeli gibi literatüre girecek”
Tarih: 06.10.2017 > Kaç kez okundu? 96

Paylaş


Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, mevcut enerji ve doğal kaynak araştırma ve değerlendirmeleriyle beraber, enerji hatlarının oluşmasıyla KKTC’nin de Tayvan modeli gibi, kendi özel durumuyla literatüre “KKTC modeli” olarak gireceğini söyledi.

İstanbul’da Cihannüma Derneği tarafından düzenlenen "Fikristanbul Buluşması’nda" konuşan Atun, bölgedeki bütün kavgaların temelinde enerjinin olduğunu, enerjinin sadece petrol ve doğal gazdan oluşmadığını, suyun önemli bir yeri bulunduğunu belirterek, bu süreçte ana vatan Türkiye ile küresel projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'den KKTC'ye deniz altından su hattı döşendiğini anımsatan Atun, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat vizyonu, takibi ve ısrarıyla 2010’da başlandı ve 2015’te tamamlandı. Şu anda Anadolu’nun bereketli suları KKTC’nin kurak topraklarına hayat getiriyor. Bu, kendi içinde Güney Kıbrıs’ı da hesaba almış bir proje. Güney Kıbrıs ile de bunu insani gerekçelerle paylaşmak isteriz ama bu aynı zamanda çok önemli bir siyasi güç demektir. Bu devamında İsrail ve Ürdün’e de uzanarak, bölgenin su sıkıntısına çare üretebilir. Dolayısıyla bu, elbette küresel niteliği olan bir projedir." ifadelerini kullandı.

Elektrik üzerinde de çalıştıklarını dile getiren Sunat Atun, şöyle devam etti:

"Türkiye'den deniz altı kabloyla KKTC'ye elektrik enerjisi nakledilmesi de ekonomimize sürdürülebilirlik getirecektir. Bu, ucuz, kesintisiz ve büyük ölçekli elektrik enerjisi imkânı sağlayacaktır. Bu beraberinde kuzey-güney ve doğu-batı ekseninde dünyanın en değerli enerji koridorunu barındıran Türkiye’nin en etkili enerji merkezi olması yolunda ciddi bir zenginlik sağlayacaktır. Akdeniz'de gaz ve petrol aramalarına ilişkin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına 30 yıllık imtiyaz hakkı verdik. Karada yapılan aramalar yerini denizlerde sismik araştırmalara bıraktı. Sismik araştırmalar da tamamlandı. Tahmin ediyoruz 2017’nin son ayları veya 2018’in ilk aylarında bir sondaj platformu Akdeniz’e KKTC karasularına gelir, sondajlama yapılır, o bölgedeki gaz yataklarına biz de erişmiş ve Rumlar tarafında gasp edilmeye çalışılan kendi haklarımızı elde etmiş oluruz."

İsrail’in Akdeniz’de kendi adına yaptığı çalışmalarla iki yatağa eriştiği bilgisini veren Atun, "Küçük olan yatağı kendi iç tüketimlerine, büyük rezervleri de AB’nin gaz ihtiyacını karşılamak üzere projelendirmişler. Bunun sondaj platformundan boru hattıyla AB’ye nakledilmesi gerekiyor. Bu işin fizibil olmasının tek yolu Türkiye’ye bunu boru hattıyla götürmektir. Bunu gerçekleştirmek için de bizim sondaj platformumuza, oradan da Ceyhan’a bağlanmak durumundalar." diye konuştu.

Tüm bu projelerin KKTC’yi enerji denklemlerinin içine getirdiğini anlatan Atun, "Bu, ana vatanımız Türkiye’nin bu koridorlardaki gücünü daha da artırıyor. Bu, beraberinde Kıbrıs sorununu siyasi eksenden enerji eksenine doğru kaydırıyor. Bütün bunlar da bölgeye yeni anlamlar ve farklı konjonktürler doğuruyor." dedi.

Türkiye’nin 15 Temmuz’da Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimiyle önemli bir badire atlattığını belirten Atun, ülkenin tarihi bir aşamadan geçtiğini, milletin kendi devletine ve topraklarına sahip çıktığını vurguladı.

Atun, şunları kaydetti:

"Son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti hükümetleri 2002’de aldıkları Türkiye bayrağını çok yükseklere taşıdı. Türkiye bizim gözümüzde dünyadaki birkaç sayılı süper güçten biri. Bundan hiçbir kuşkumuz yok. Bugün Türkiye ve Rusya yan yana geldiğinde küresel siyasette birtakım dengeleri değiştirecek güce ve imkana sahip. Haliyle o dış güçlerin tasarladıkları Ortadoğu projeleri istedikleri şekilde gitmiyor. Türkiye’ye yapılacak en son şeyi de denediler. Burada en son nokta kendi unsurlarıyla bir ülkenin bütünlüğüne, toprak bütünlüğüne, rejimine, cumhurbaşkanının hayatına kastetmekti. Bunu da denediler ama başaramadılar. O yüzden Türkiye'nin geleceğini çok daha aydınlık ve önü açık görüyoruz. Bu yükseliş ve ilerleyişi durdurmaya muktedir olamayacaklardır. Kuzey Irak’ta sözde bir referandum yaptılar. Bu da o senaryonun bir parçasıdır. Türkiye’deki darbe girişimiyle eş zamanlı Kıbrıs konusuyla ilgili alelacele masalar kuruldu. İkisini beraber kotaracaklardı. Hem Türkiye’de oyuncu değişikliği yapacaklar hem de Kıbrıslı Türklere önümüzdeki 20-30 yılda adayı terk ettirecek unsurları oraya koyarak Kıbrıs’ı istedikleri şekle sokacaklardı."

Atun, KKTC’de Ulusal Birlik Partisi’nin bu yolun ana vatan Türkiye ile gönül, fikir ve kader birliği ederek yürünmesi gerektiği yönünde bir parti politikası ortaya koyduğunu dile getirerek, "Türkiye bizim ana devletimiz, ana vatanımızdır. Türkiye’nin menfaatleri, KKTC’nin menfaatleri anlamına gelmektedir. Bu yüzden Kıbrıs konusunu değerlendirirken sadece adanın kuzeyinin kendi perspektifinde değil Türkiye’nin perspektifinde ve gelecek 50 yılı ön görerek hareket etmek durumundayız." değerlendirmesini yaptı.

Kıbrıs görüşmeleri ivme kazandığında 3 ana konunun masaya getirildiğine değinen Atun, şöyle konuştu:

" 'Türk askeri çekilsin, Türkiye garantörlüğünden vazgeçsin, toprak tavizi verin' diyorlardı. 'Türk askeri çekilsin' demek, o toprakları teslim etmek anlamına gelir. Bu sadece adada yaşayanların güvenliğiyle ilgili değil. Bu, Türkiye’nin güney sınırlarının müdafaası ve güvenliğiyle de yakından alakalı bir meseledir. Türkiye’nin garantörlükten vazgeçmesini talep etmek, 'Kıbrıs adasında Türklüğü, Türk varlığını sonlandır' demek anlamına gelir. Bunu talep etmek hiç kimsenin haddi değildir. Garantörlüğün sahibi Türk milletidir. Bizim de ana vatanımızın garantörlüğünden taviz vermeye asla niyetimiz yok. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da zaten 'Tek bir Türk askerini çekmeyiz. Türkiye garantörlükten vazgeçmez. Toprak tavizimiz de yoktur' dedi. Bu 'Artık Kıbrıs konusu daha mevcut parametrelerle değil daha farklı parametreler içerisinde konuşulmalı' demektir. Bu noktadan sonra tanınma yoluna gitmek veya yeni bir sistemi ve modeli konuşmak gerekir.”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, “Ben şuna inanıyorum, mevcut enerji ve doğal kaynak araştırma ve değerlendirmeleriyle beraber, ifade ettiğim hatların oluşmasıyla KKTC de Tayvan modeli gibi, kendi özel durumuyla literatüre 'KKTC modeli' olarak girecektir." Dedi.

Sunat Atun, KKTC ekonomisinin özellikle son 8-9 yılda kayda değer olumlu ilerlemeler yaşadığını belirterek, ülkenin ana vatanın da destekleriyle çok geliştiğini dile getirdi.

Hem enerji hem de ekonomi açısından son derece değerli bir coğrafyada bulunduklarını aktaran Atun, sözlerini, "Bunu sağlayan sadece yer altı kaynaklarının karşılığı değil, bütünlük içerisinde küresel siyaset dâhilindeki ağırlığıdır, küresel siyasetin bölgeye verdiği manadır. Bugün Türkiye’nin güneydoğu sınırlarındaki dış kaynaklı sıkıntıların temel nedeni, bölgede yeniden şekillenmekte olan enerji denklemleri ve bu enerji denklemleri içinde ana vatanımız Türkiye'nin giderek artarak güçlenen rolüdür." diye tamamladı.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, ayrıca Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile de bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile imzalanan işbirliği protokolü çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Görüşme sonrasında kısa bir açıklama yapan Bakan Atun, “Devam eden KKTC-Türkiye Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokol çalışmaları sonuçlarını Sayın Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile değerlendirme fırsatı bulduk” dedi ve şunları söyledi:

“Malum geçen hafta teknik komitelerin konuya ilişkin çalışmaları sonlanmıştı. Protokoller, KKTC’ye kamu yönetimi ve mevzuatta takvimlendirilmiş bir icraat planını uygulama sorumluluğu da veriyor. Bunun yanında mali ve finans alanında değerlendirmeler de yaptık. Kendi ayakları üzerinde duran bir mali yapı için Türkiye Cumhuriyeti ile uyum içinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu bağlamda Sayın Başbakan Yardımcısı Akdağ ile çok verimli bir görüşme gerçekleştirdik” dedi.



Dürüst: “Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün sebebinin Rum tarafı olduğu gerçeği ortadadır”



Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün sebebinin Rum tarafı olduğu gerçeğinin artık ortada ve somutlaşmış bir gerçek olduğunu belirtti.

KKTC Ahıska Türkleri Derneği yetkililerini kabulünde konuşan Dürüst, nezaket ziyareti kapsamında gerçekleşen görüşmede yaptığı konuşmada, tarihi geçmişi bakımından Kıbrıs Türkeri’ne benzerlik gösteren KKTC Ahıska Türkleri Derneği’ni makamında kabul etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kemal Dürüst, 1974-75 yılları arasında Anavatan’dan KKTC’ye göç eden Ahıska Türkleri’nin sayısal açıdan az olmalarına karşın, her birinin artık birer KKTC yurttaşı olduklarının altını çizerek, “Artık dünyada toplumları yok etme hareketleri, mücadele ve inançları karşısında durulduğu zaman, başarısızlık kaçınılmazdır” ifadesini kullandı.

Dürüst, Kıbrıs sorununa da değinerek, “Artık Rum tarafının 5-6 yılda gerçek yüzü iyice ortaya çıkmıştır. Dünya kamuoyu, her ne kadar da görmek istemese de, Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün sebebinin Rum tarafı olduğu gerçeği artık ortadadır, somutlaşmış bir gerçektir” ifadesini kullandı.

Bu gerçekler ışığında yapılması gerekenin KKTC bayrağı altında tek vücut ve tek yürek olarak mücadeleye devam etmek olduğunun altını çizen Dürüst, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırsız ve koşulsuz desteği ile bütün zorlukları aşabilecek kadar güçlüyüz” şeklinde devam etti.

KKTC’yi kendilerine vatan bellemiş olan Ahıska Türkleri’nin kendi kültür ve geleneklerini yaşatmak adına ortaya koydukları çabanın doğru ve haklı bir eylem olduğunu belirten Dürüst, bakanlık olarak KKTC Ahıska Türkleri Derneği’ne imkanlar çerçevesinde her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.



Müftüoğlu: “Mektubun Türkiye açısından hiçbir geçerliliği yok”



Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, Rum yönetiminin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderdiği mektubun Türkiye açısından hiçbir değeri veya geçerliliğinin bulunmadığını ve Rum yönetimine gerekli yanıtın KKTC makamlarınca verileceğini ifade etti.

Müftüoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Rum yönetiminin New York’taki temsilcisinin, BM Genel Sekreterine 3 Ekim’de gönderdiği mektubun, “S/2017/831” simgesiyle BM Güvenlik Konseyi belgesi olarak yayımlandığını belirtti.

Büyükelçi Müftüoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi.

“Söz konusu yönetime ilişkin tutumumuz ve bu yönetimi tanımadığımız bilinmektedir. Bu itibarla, anılan mektubun ülkemiz açısından hiçbir değeri veya geçerliliği bulunmamaktadır. Mektupta yer alan asılsız iddiaların da bu çerçevede dikkate dahi alınması söz konusu olmayacaktır. Mektupta Ada’yla ilgili olarak dile getirilen görüşlere ise Rum yönetiminin gerçek ve tek muhatabı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarınca gerekli yanıt verilecektir.”



Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği APIMONDIA 2017de temsil edildi



Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği’nden bir heyet İstanbul’da düzenlenen “Dünya Arıcılık Kongresi”ne (APIMONDIA 2017) katıldı.

İstanbul’daki kongrede, Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği standı kuruldu ve “Kıbrıs’ta Arıcılığın Dünü Bugünü” ve “Kıbrıs ta Arı Hastalıkları” konularında sunum yapıldı.

Kongrede Romanya, Macaristan Ukrayna gibi ülkelerin ilgili birlikleriyle işbirliğini öngören anlaşmalar imzalandı.

Biyolog Erkay Özgör, “Kıbrıs’ta Arıcılığın Dünü Bugünü” adlı sunum yaparken, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ), Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) ve Arıcılar Birliği işbirliğinde, Biyolog Erkay Özgör ve Veteriner hekim Meryem Betmezoğlu tarafından hazırlanan “Kıbrıs ta Arı Hastalıkları” araştırması poster olarak sergilendi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar














Aktif Ziyaretçi 31
Dün Tekil 1028
Bugün Tekil 929
Toplam Tekil 1968668
IP 54.161.108.158






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































5 Rebiü'l-Evvel 1439
Kasım 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Asil yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu