BASIN BÜLTENİ Dışişleri Bakanlığı: “Rum Yönetimi’nin kuzeyde yaşayan Rum ve Maronitlere tüketim malzemesi göndermesi uygulaması sonlandırılıyor” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Dışişleri Bakanlığı: “Rum Yönetimi’nin kuzeyde yaşayan Rum ve Maronitlere tüketim malzemesi göndermesi uygulaması sonlandırılıyor”
Tarih: 25.09.2017 > Kaç kez okundu? 109

Paylaş


Dışişleri Bakanlığı, Rum Yönetimi’nin Kuzey’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitler’e Birleşmiş Milletler Barış Gücü aracılığıyla çeşitli günlük tüketim malzemeleri gönderdiğini, Rum ve Maronitler’in ihtiyaç duymadıkları bu malzemeleri Kıbrıslı Türklere satmakta olduklarının tespit edildiğini duyurdu ve KKTC hükümetinin mevcut uygulamayı sonlandırmaya karar verdiğini açıkladı.

Yapılan yazılı açıklamada 1 Ekim 2017 tarihi itibarıyla, Rum Yönetimi’nin KKTC’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitler’e söz konusu tüketim mallarını göndermekte ısrar etmesi halinde, söz konusu mallara yürürlükteki mevzuat uyarınca gümrük işlemi yapılmaya başlanacağını belirtildi.

Gerekli olan vergi ve harçlar tahsil edildikten sonra malzemelerin ülkeye girişine izin verileceği ifade edilen açıklamada insani nedenlerle tıbbi yardımın bu kapsam dışında tutulmaya devam edeceği de kaydedildi.

Yeni uygulamanın teknik ayrıntıları hakkında Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne gerekli bilgilendirmenin en kısa sürede yapılacağı da vurgulanan açıklamada, gerekli görülen uygulama değişikliğinin 1975 yılında Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum tarafları arasında Viyana’da imzalanan Nüfus Mübadele Antlaşması ile uyumlu olduğuna da dikkat çekildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, 1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan sonra adanın Kuzey’inde kalmayı tercih eden Kıbrıslı Rumlar ile Maronitler’in KKTC sınırları içerisindeki köylerinde yaşamlarını sorunsuz bir şekilde sürdürdükleri kaydedilerek, Gerek Kıbrıslı Rumlar, gerekse Maronitler’in kendi din adamlarının bulunduğu kiliselerinde dini ibadetlerini gerçekleştirdikleri, ayrıca Kıbrıslı Rum’ların Güney’den gelen öğretmenlerin görev yaptığı kendi okullarında eğitim alabildikleri ifade edildi.

“Ülkemizde ikamet eden Kıbrıslı Rumlar ile Maronitler’in, KKTC sınırları içerisinde serbest dolaşım hakları olduğu gibi, 2003 yılında Kuzey ile Güney arasında sınırların serbest geçişe açılmasıyla birlikte Güney’e de hiçbir sınırlama olmaksızın geçebilmesi mümkündür” denilen açıklamada, Güney’de bulunan yakınlarının Kuzey’e geçip Kıbrıslı Rum ve Maronitler’i istedikleri zaman ziyaret edebildikleri de belirtildi. Açıklamada ayrıca şunlar kaydedildi.

“Yukarıda işaret edildiği üzere, KKTC sınırları içerisinde yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitler bulundukları bölgelerde hiçbir surette mahsur veya kuşatma altında değildir. İlaveten, KKTC vatandaşlarına sağlanan tüm sağlık, belediye vb. hizmetlerden de yararlanabilmektedir.

Buna karşın, 1974 yılından bu yana değişen koşullar ve mevcut durum göz ardı edilmekte, Kıbrıs Rum liderliği konuyu siyasi istismar unsuru olarak kullanmayı sürdürmektedir. Rum liderliği yerleşik siyasi anlayışı çerçevesinde Kuzey’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitler’i ‘işgal altındaki bölgelerdeki mahsurlar’ olarak uluslararası topluma yansıtmakta ve Birleşmiş Milletler Barış Gücü aracılığıyla çeşitli günlük tüketim malzemelerini bahse konu kişilere düzenli olarak göndermektedir.

Uzun bir süredir, yardım malzemesi ulaştırılan Kıbrıslı Rum ve Maronitlerin ihtiyaç duymadıkları bu malzemeleri Kıbrıslı Türklere satmakta oldukları tespit edilmiştir.

Konunun gerek siyasi istismar konusu olmasına son vermek, gerekse söz konusu tüketim mallarının kaçak olarak piyasada satışını önlemek amacıyla Hükümetimiz mevcut uygulamayı sonlandırmaya karar vermiştir.

1 Ekim 2017 tarihi itibarıyla, Rum yönetiminin ülkemizde yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitler’e söz konusu tüketim mallarını göndermekte ısrar etmesi halinde, söz konusu mallara yürürlükteki mevzuat uyarınca gümrük işlemi yapılmaya başlanacak ve gerekli olan vergi ve harçlar tahsil edildikten sonra ülkemize girişine izin verilecektir. İnsani nedenlerle tıbbi yardım bu kapsam dışında tutulmaya devam edecektir.

Bu konuda bir süredir Birleşmiş Milletler ile her düzeyde görüşmeler yürütülmüştür. Yeni uygulamanın teknik ayrıntıları hakkında Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne gerekli bilgilendirme en kısa sürede yapılacaktır.

Gerekli görülen uygulama değişikliğinin 1975 yılında Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum tarafları arasında Viyana’da imzalanan Nüfus Mübadele Antlaşması ile uyumlu olduğunu kamuoyunun dikkatine sunarız.”



Ertuğruloğlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Lacroix ile görüştü



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, New York’taki temasları çerçevesinde Birleşmiş Milletler (BM) Barışı Koruma Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ile görüştü.

BM’de yer alan görüşmede, Bakan Ertuğruloğlu Lacroix'e, Kıbrıs Türk tarafının görüşlerini iletti.

BM'nin Kıbrıs'taki çalışmalarının da ele alındığı görüşmede, Ertuğruloğlu, yeni süreçte Kıbrıs Türk tarafının BM'den beklentilerini dile getirdi.

New York’taki temaslarını tamamlayan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bugün Washington’a geçerek, burada bazı ABD'li yetkiler, düşünce kuruluşları ve medya temsilcileri ile bir araya gelecek.



Ertuğruloğlu: “İİT ve kardeş üye ülkelerden ciddi adımlar bekliyoruz”



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı ve üye ülkelerden, teşkilatın KKTC’yle ilgili karar ve deklarasyonlarını fiiliyata geçirmek için ciddi adımlar beklediklerini söyledi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, New York’ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Yıllık Eşgüdüm Toplantısı’na katılarak konuşma yaptı.

New York’taki temaslarını sürdüren Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, ikili görüşmeler yapıyor ve bazı medya kuruluşlarına demeçler veriyor.

BM Genel Merkezi’nde geçtiğimiz Cuma günü gerçekleşen İİT Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda üyelere hitap eden Ertuğruloğlu, “İİT ve kardeş üye ülkelerin, KKTC ile ilgili İİT karar ve deklarasyonlarını fiiliyata geçirmesini umuyor, ciddi adımlar bekliyoruz. Kıbrıs ile ilgili karar ve deklarasyonları fiilen yürürlüğe sokacak ve Kıbrıslı Türkler üzerinde uygulanan izolasyonlara son verecek bir yol haritası hususunda görüşmek istiyoruz” dedi.

Kıbrıs konusunda da açıklamada bulunan Dışişleri Bakanı, “Kıbrıslı Türklerin sebebi olmadıkları ve sürdürülmesine neden olmadıkları bir sorunun esiri haline getirilmeleri büyük bir haksızlıktır, insanlık dışıdır” şeklinde konuştu.

Toplantıdaki konuşmasında, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Al-Othaimeen’e, Kıbrıs Türk halkına verdikleri destek ve işbirliği için teşekkür eden Ertuğruloğlu, İslam dünyasının kalkınmayı, barış ve istikrar ortamını tehdit eden savaşlar, terör ve ihtilaflarla boğuşmaya devam ettiğini söyledi.

“İslam dünyasında yaşanan ve kardeşlerimizi derinden etkileyen olaylara seyirci kalamayacağımız hususunda elbette hepimiz mutabıkız” diyen Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“İslam dünyasının temsilcileri olarak bizler açısından Kuzey Arakan’ın Myanmar eyaletinde yaşanan trajik olaylar hiç kuşkusuz tahammül edilemezdir. Rohingya Müslümanlarının acılarını hafifletmek üzere karar almamız ve acilen somut adımlar atmamız kaçınılmazdır.

Filistin, Suriye, Irak, Yemen, Afganistan ve Somali’de yaşanan can kayıplarının neredeyse her gün tekerrür eden, olağan hadiseler haline gelmesi beni derinden üzmektedir. Kararlı tavır sergileyerek, bu ülkelerdeki kardeşlerimizi desteklemek hepimizin sorumluluğudur. Attığımız adımların kardeşlerimiz tarafından hissedilmesinin ve hayatlarının daha iyi bir hal almasının artık zamanı gelmiştir. Kıbrıslı Rumların saldırıları ve baskılarına maruz kalan Kıbrıslı Türkler olarak bizler kardeşlerimizin neler yaşadıklarını çok iyi anlıyoruz ve bu hususta üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

Kıbrıs konusunda açıklamalarda bulunan, “Müzakereler tükendi, soruna esir edilmemiz insanlık dışı” diyen Bakan Ertuğruloğlu, şunları söyledi:

“Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin tüm yapıcı çabalarına rağmen, 28 Haziran-7 Temmuz 2017 tarihleri arasında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı’ndan, Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz ve maksimalist tavrı ve statükoyu perçinleyen ucu açık müzakerelerin devam ettirilmesindeki ısrarı sebebiyle sonuç alınamamıştır. Bahse konu konferans, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu parametreleri çerçevesinde iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelinde 50 yıldır sürdürülmekte olan müzakerelerin tükendiğini açıkça gözler önüne sermiştir.

Bu cihetle, Kıbrıslı Türklerin sebebi olmadıkları ve sürdürülmesine neden olmadıkları bir sorunun esiri haline getirilmeleri büyük bir haksızlıktır ve insanlık dışıdır. Geçmiş geleceğin aynasıdır. Bu noktada, Kıbrıs Rum Dışişleri Eski Bakanı Rolandis’in, Kıbrıs Rum tarafının geçmişte de 15 kez çözüm çabalarını engellediğini şahsen itiraf ettiğini hatırlatmak isterim. Dönemin Birleşmiş Milletler Genel-Sekreteri Kofi Annan’ın 28 Mayıs 2004 tarihli raporunda belirttiği üzere, Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türk halkı ile güç ve refah paylaşımına hazır değildir. Bu değerlendirme, Kıbrıs’taki mevcut durumu bugün için de doğru bir şekilde yansıtmaktadır.”

“Uluslararası toplumun da desteği ile adadaki iki tarafın güçlü komşuluk ilişkileri kurabileceği ve yan yana, barış ve istikrar içerisinde yaşayabilecekleri farklı çözüm alternatiflerinin artık değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz” diyen Dışişleri Bakanı, şunları ekledi:

“Bu yalnızca ada barışı ve istikrarı için değil, çatışmalar sebebiyle sorunların yaşandığı bölgemizin barış ve istikrarı açısından da büyük bir önem taşımaktadır. Bu önemli dönemeçte, İslam İşbirliği Teşkilatı ve kardeş üye ülkelerin İİT karar ve deklarasyonlarını fiiliyata geçirerek Kıbrıslı Türk kardeşleri ile dayanışmalarını gösterecek somut ve ciddi adımlar atmalarını umuyoruz.”

Kıbrıs Türk hükümeti olarak İİT Sekretaryası ve tüm kardeş üye ülkelerle, Kıbrıs ile ilgili karar ve deklarasyonları fiilen yürürlüğe sokacak ve Kıbrıslı Türkler üzerinde uygulanan izolasyonlara son verecek bir yol haritası hususunda görüşmek istiyoruz” şeklinde konuşan Tahsin Ertuğruloğlu, “bahse konu yol haritasının İİT Sekretaryası’nın gündemine alınacağına inanıyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk Devleti’nin, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın hedeflerine tamamıyla bağlı olduğunu ve Teşkilat’ın gözlemci üyesi olmaktan gurur duyduğunu vurgulayan Dışişleri Bakanı, “İhtilaflar ve yoksulluğun yanı sıra eğitim ve çevre gibi İslam dünyasının karşı karşıya kaldığı çeşitli sorunların aşılmasında üzerimize düşeni yapmaya hazır, her türlü işbirliğine açığız” ifadelerine yer verdi.



Ertuğruloğlu: “Kıbrıs Türk halkının haklarına ve eşitliğine saygı duyulmadığı sürece bir anlaşma bulunması söz konusu olamaz”



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türk halkının haklarına ve eşitliğine saygı duyulmadığı sürece bir anlaşma bulunmasının söz konusu olamayacağını belirterek, Birleşmiş Milletlerin (BM) Kıbrıs'ta eşitliğe dayalı, devletten devlete zemininde yeni bir sayfa açması gerektiğini yineledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, temaslarını sürdürdüğü New York'ta Agence France-Press’e (AFP) değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs müzakerelerinin Crans Montana'da çöktüğünün hatırlatılması üzerine Ertuğruloğlu, sürecin zaten başından itibaren yanlış olduğunu ve günün sonunda başarısızlıkla çöktüğünü söyledi.

Ertuğruloğlu, ancak geçen bu 50 yılda kaybedenin sadece Kıbrıs Türk halkının olduğuna işaret ederek, bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

BM'nin Kıbrıs'ta eşitliğe dayalı yeni bir süreç başlatması gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu, "Devletle-toplum değil, devletle devlet masada olmalı" dedi.

Ertuğruloğlu, KKTC'nin yeni süreç ve tanınma ile ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine, KKTC'nin tanınma yoluna çıkmasının masadaki seçeneklerden sadece biri olduğunu ancak buna Türkiye ile birlikte karar verilebileceğini söyledi.

Kıbrıs'ta Rumların devlet olarak kabul edildiği, Kıbrıs Türk halkının eşit görülmediği, ambargolar altında tutulduğu, haklarına saygı duyulmadığı ve azınlık kabul edildiği sürece anlaşma olamayacağını belirten Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

"Kıbrıs Türk halkı Anavatan Türkiye'nin garantörlüğünden asla vazgeçmez. Kıbrıs Türk halkının güvendiği tek ülke anavatanıdır. Kıbrıs Türk halkı barışçı bir halktır. Bugüne kadar hep bir anlaşma bulunabilmesi için iyi niyetle masada oturmuş, ancak karşılık bulamamıştır. Bundan sonra Rum tarafıyla iyi komşuluk ilişkileri içerisinde yoluna devam edecektir.

Kıbrıs'ta Konfederasyon tartışılabilir ve bu daha yaşanır bir çözüm olur. Çünkü Kıbrıs'ta sadece Kıbrıs Cumhuriyeti tanındığı sürece çözüm olmaz. 50 yıldır olmadı, bu şekilde sürmesi halinde 500 yıl daha olmaz. Zaten bunun olmayacağı Crans Montana'da görüldü ve sadece konferans değil, süreç kapatıldı.

‘Müzakereler bitti yapmayacağız' demiyoruz ama eskisi gibi devam edemez. Halkımız, Devletine sahip çıkıyor, uluslararası camia tarafından tanınmak ve geleceğe güven içerisinde bakmak istiyor. 50 yılımız boşa harcandı ve sonunda başarı sağlanamayacağı görüldü, bu yüzden Kıbrıs'ta artık yeni bir sayfa açılmalı."



Ertuğruloğlu, Al-Othaimeen ve Alawi görüştü



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Dr. Yousef Al-Othaimeen ve Umman Sultanlığı Dışişlerinden Sorumlu Bakanı Yusuf bin Alawi ile ayrı ayrı görüştü.

New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde yer alan İİT Dışişleri Bakanları Yıllık Eşgüdüm Toplantısı'na katılan Dışişleri Tahsin Ertuğruloğlu, toplantının tamamlanmasının ardından görüştüğü İİT Genel Sekreteri Dr. Yousef Al-Othaimeen’ne, Kıbrıs Türk halkına verdiği destek ve sağladığı işbirliğinden ötürü teşekkür etti.

KKTC'nin gözlemci üye olarak yer aldığı İİT toplantısında konuşma yapması ve Kıbrıs Türk halkının sesinin duyurulmasının önemine işaret eden Ertuğruloğlu, EİT ve İİT'nin, Kıbrıs Türk halkının gözlemci üye olarak yer aldığı ve sesini duyurabildiği en önemli uluslararası etkinlikler olduğuna işaret etti.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının haklılığını ve maruz kaldığı haksızlıkları uluslararası camiaya anlatmak için her türlü uluslararası girişimi yapacaklarını da sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun, Umman Sultanlığı Dışişlerinden Sorumlu Bakanı Yusuf bin Alawi ile gerçekleştirdiği görüşmede ise, KKTC'nin çalışmaları ve İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkeler ile ilişkilerin nasıl geliştirilebileceği konuları ele alındı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, görüşmede, KKTC'nin temsilciliğinin de bulunduğu Umman Sultanlığı Dışişlerinden Sorumlu Bakanı Abdullah'a Kıbrıs sorunu bağlamındaki son gelişmeler hakkında da bilgiler verdi.



Akıncı: “Aynı metodla bir yere varılamayacağı ortada”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'ta sürecin bundan sonrasıyla ilgili BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile aynı görüşte olduklarını, Guterres’in de, Güney Kıbrıs’ta yaklaşan seçimler nedeniyle süreci yeniden canlandırma yönünde bir girişim yapma düşüncesinde olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinin ardından BM Genel Merkezi'nde aralarında yabancı basın mensuplarının da bulunduğu gazetecilere açıklama yaptı, soruları yanıtladı.

Akıncı, daha sonra KKTC New York Temsilciliği'nde TAK ve BRT’ye de değerlendirmede bulundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yararlı ve verimli olarak değerlendirdiği görüşmede, Guterres’le Kıbrıs Türk tarafının görüşlerini paylaşma ve onun da görüşlerini alma imkanı bulduklarını belirtti.

Guterres’in Crans Montana’da çok yararlı katkıları olan bir Genel Sekreter olduğuna işaret eden Akıncı, orada ortaya koyduğu çerçeveyi Rum tarafının istediği gibi anlayarak çarpıttığını, Türk tarafı sadık kalırken Rum yönetiminin bir türlü bu çerçeve içine giremediğini kaydetti.

Guterres ile bundan sonrası için aynı görüşte olduklarını tespit ettiklerini belirten Akıncı, Genel Sekreter’in Güney Kıbrıs’ta seçim süreci yaşanırken herhangi bir girişim yapma düşüncesinde olmadığını, Rum tarafında da bu yönde bir beklenti olmadığını, seçimlerin sonucunun bekleneceğini söyledi.

Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in seçime hazırlanırken ciddi kararlar verecek durumda olmasının da beklenemeyeceğini ifade ederek bundan sonrası için, sorunun neden çözülemediği, nerede yanlışlar yapıldığı, çözüme götürecek yolun ne olduğunu düşünmek gerektiğine işaret etti.

Guterres ile bundan sonraki süreçlerin sonuç vermesi için farklı yöntemler denenmesi gerektiğini de konuştuklarını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Aynı metotla bir yere varılamayacağı ortada” dedi.

Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin eşitliği konusunda hazımsızlığı bulunduğunu, siyasi eşitliğe dayalı bir çözüme hazır olmadıklarının anlaşıldığını ifade eden Akıncı, bir gün bir Kıbrıslı Türk’ün de ortak devletin başkanı olacağını benimsemeleri gerektiğini söyledi ve aksi halde nasıl bir ortaklık kurulacağını sordu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rumların seçim sürecinde bunları da tartışması gerektiğini belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının çözüm yönünde ortaya koyduğu onca katkıya rağmen halen izolasyonlar ve ambargolar altında yaşamaya devam ettiğine vurgu yapan Akıncı, bu durumun devam etmesini istemediklerini söyledi.

Akıncı, Güven Yaratıcı Önlemler konusunda ve teknik komitelerin çalışmalarını sürdürmeye hazır olduklarını, mobil telefon iletişimi ve elektrik sisteminin enterkonnekte olması konularında da birlikte çalışabileceklerini ifade etti.

“Bir yerde bir sorun varsa arayışlar da devam edecektir” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, Genel Sekreter Guterres’in de taraflardan çağrı gelmesi halinde sürece katkılarını sürdüreceğini belirttiğini, bu konunun Güney'deki seçimlerden sonra değerlendirileceğini kaydetti.

Akıncı, “Ucu açık, çözüm odaklı olmayan bir süreç, Kıbrıs Türk tarafının benimsediği bir yöntem değil” dedi.

Coğrafyanın değiştirilemeyeceğini, arayışların süreceğini yineleyen Cumhurbaşkanı, New York’taki temaslarından ve Guterres ile görüşmelerinden memnun ayrıldıklarını söyledi.

Akıncı, bir soru üzerine, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya da değinerek, Maraş konusunu yeniden gündeme getirmesinin samimiyetle bağdaşmadığını belirtti ve genel kuruldaki konuşmasını çok talihsiz bir konuşma olarak değerlendirdi.

Rum tarafının ortaya koyduğu yaklaşımlarıyla çözüme hazır olmadığını gösterdiğini, çok büyük yanlışları olduğunu ifade eden Akıncı, “Kıbrıslı Türkleri bir aktör olarak görmek istemiyorlar, küçümsüyorlar. Türkiye’yi muhatap alma eğilimleri var. Kıbrıs Türk tarafını ve seçilmiş insanlarını hor görmesi gerçek anlamda bir ortaklık fikrine ne kadar yabancı olduklarını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Akıncı, gelinen süreçte halen iki toplumlu, iki bölgeli, federal bir çözüme inanıp inanmadığı yönündeki soruya karşılık, önemli fırsatlar kaçırıldığına, zaman geçtikçe sorunun çözümünün daha da zorlaştığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Çözüm bugün, 2004’ten daha kolay değil ve 10 yıl sonra belki de imkansız olacak” ifadelerini kullandı.

Bir soruya karşılık, genel kural olarak, bir tarafın güvenliğinin diğer tarafın güvenliğini tehdit etmemesi gerektiğini hep söylediğine işaret eden Cumhurbaşkanı, daha fazla güven yaratıldıkça daha az asker, daha fazla işbirliği oldukça daha az garantiye ihtiyaç duyulacağını anlattı.

En son Crans-Montana’da Türk tarafının bu konularda yaptığı açılımlar olduğuna işaret eden Akıncı, ancak Rum tarafının ilk günden sonuna kadar “sıfır asker, sıfır garanti” söylemini bırakmadığını anımsattı.

Akıncı, sadece hidrokarbon konusunda değil, daha birçok konuda işbirliği yapılabileceğini de vurguladı.

Bir gazetecinin “Türkiye’de azınlıktaki Kürtlerin bağımsızlığı tanınmazken Kıbrıslı Türkler için bağımsızlık istendiği” yorumu üzerine ise Akıncı, her ülkenin kendi pozisyonu ve zorlukları bulunduğunu, tüm toplumların ve insanların barış ve uyum içinde yaşamasından yana olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin üniter bir devlet olduğunu Kıbrıs'ta ise federal yapıda bir devlet kurulmaya çalışıldığını belirterek iki konunun ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını söyledi.

New York temaslarını da değerlendiren Cumhurbaşkanı Akıncı, Sosyalist Enternasyonal toplantısına katıldıktan sonra Başkan Yorgos Papandreu ile kısa süreli görüşme ve değerlendirme yapma fırsatı bulduklarını, Başkan Yardımcısı CHP Başkan Yardımcılarından Umut Oran'la da yararlı temasları olduğunu ifade etti.

TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile de önceki akşam süreçle ilgili değerlendirme yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı, “New York’tan memnun ayrılıyoruz” dedi.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York temasları çerçevesinde Türkiye’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’nu kabul etti.

KKTC'nin New York Temsilciliği’nde yer alan kabulde Cumhurbaşkanı ile Büyükelçi, durum değerlendirmesi yaptı ve görüş alışverişinde bulundu.















Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri



unsubscribe from this list update subscription preferences







TRNC Ministry of Foreign Affairs

Public Information Office



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio@mfa.gov.ct.tr

Address: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter : @trnc_pio

Facebook : TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 0
Bugün Tekil 423
Toplam Tekil 1981002
IP 54.163.210.170






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































24 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey TÜRK ulusu! Silkin ve kendine dön! Niçin yanılıyosun? Bütün bunlar kendinden, kendi öz benliginden uzaklaşıp düşmana dönük yaşadığın için oldu.
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu